Eye of GNOME, GNOME masaüstü ortamının resim görüntüleme yazılımıdır.העין של GNOME (באנגלית: Eye of GNOME) הוא מציג התמונות הרשמי של סביבת שולחן העבודה GNOME.
Ama bu ortama rahat bir hava verir.רק במצב כזה מתאפשר מזג אוויר סוער.
Ayrıca albümde bulunan şarkılar dijital ortamda 9.9 milyon kopya satışına ulaştı.נכון להיום מכירותיו של השיר עומדות על 4.9 מיליון עותקים.
Bu enerji seviyeleri atomun türü ve atomun bulunduğu kimyasal ortama bağlıdır.רמות האנרגיה הללו תלויות בסוג האטום ובסביבה הכימית שבה נמצא האטום.
GNOME, bir masaüstü ortamı.GNOME - סביבת עבודה גרפית.
Şarkı, dijital ortamda 3 Haziran 2011'de dünya çapında ve 5 Haziran 2011'de İngiltere'de piyasaya çıktı.הסינגל יצא להורדה דיגיטלית ברחבי העולם ב-3 ביוני 2011, ולבריטניה ב-5 ביוני 2011.
Ama o bekliyor ve ortamı değerlendiriyordu.אף על פי כן היה מראהו ומשקלו בגדר הממוצע.
S-300'ün kullandığı füzeler kapalı ortamda dış etkilerden korunmuştur ve servis süresince bakım gerektirmez.טילי ה-S-300 מוכנים לשימוש, אטומים, ואינם דורשים תחזוקה לאורך חייהם.
Ciltler ortama 90'ar sayfaydı.לפחות הדבר נכון לגבי שנות ה-90.
Öntanımlı masaüstü ortamı XFCE'dir.האקלים השורר בתל אביב–יפו הוא אקלים ים תיכוני.
Evolution, GNOME masaüstü ortamının resmi kişisel bilgi yönetimi uygulamasıdır.Evolution (מאנגלית: אבולוציה) היא תוכנת דואר אלקטרוני וניהול מידע אישי של GNOME.
Böylesine kötü ve kargaşa dolu bir ortamda önemli sorunlar meydana gelmiştir.בעקבות כך נוצר מצב בעייתי ושנוי במחלוקת.
ABD bu dönemde bir barış ve refah ortamını yaşadı.תקופה זו הייתה תקופה של שלום ושגשוג.
Bana çok güzel bir aile ortamı yaşattığı için Kemal'e minnettarım.אדית המשיכה לנהל את עסקי היהלומים של המשפחה בהצלחה מרובה.
Ubuntu MATE: MATE masaüstü ortamını kullanan türevi.קובונטו (Kubuntu) - הפצת אובונטו המשתמשת בשולחן העבודה KDE.
Askeri ya da sivil radarları engelleme (Askeri ortamlarda karşı tarafın iletişimini engellemek.)קַשָר (צבא) / אלחוטאי - תפקיד צבאי של חייל האחראי על מערכות הקשר ביחידה (למשל: קשר של המחלקה או אלחוטן אוויר).
Dolayısıyla, kırılgan bir barış ortamı oluştu.הייתה בקרבם אווירה של ייאוש.
Gazeteciliğe Yeni Ortam gazetesinde gazeteciliğe başladı.החל את דרכו העיתונאית בעיתון "נקודה".
e-öğrenme, elektronik ortam aracılığı ile yapılan öğretim denilebilir.E-learning היא למידה באמצעות מכשירים אלקטרונים.
Bazı maçlar belirli kapalı ortamlarda gerçekleşir.Някои мачове се провеждат в специални затворени среди.
Bakteriler ortamda nemli tutulursa, insanları 15 güne kadar hasta etmeyi sürdürebilir.Ако бактериите са в постоянно влажна среда, те могат да заразяват хора до 15 дни.
RealMedia Real Networks tarafından geliştirilen bir çoklu ortam içerik biçimidir.RealMedia е мултимедиен формат създаден от RealNetworks.
Çocukluğu, milliyetçilik hareketleri nedeniyle Bulgarların Türk köylerini bastığı bir ortamda geçti.Детството му е преминало през период на национални български движения, когато турските села били нападани.
Yeni yaşama ortamına ayak uyduramayan ve adapte olamayan diğer tüm türler yavaş yavaş yok olmaya başladı.Тези, които не са могли да се приспособят към променящите се външни условия, постепенно са изчезнали.
DOS ortamında çalışan ilk sürümü Yost Group tarafından üretilmiş ve Autodesk tarafından yayımlanmıştır.Първоначалният продукт 3D Studio е разработен за DOS платформа от Yost Group по споразумение с Autodesk.
EUH044 Kapalı ortamda ısıtıldığında patlama riski var.R44: Риск от експлозия при нагряване в затворено пространство.
Boyalar kendileri de ortama bağlı olarak belirli bir tutarlılık geliştirir.Самите бои също развиват определена консистенция в зависимост от средата.
Dolphin, KDE masaüstü ortamının dosya yöneticisi uygulamasıdır.Dolphin е файлов мениджър за KDE.
Astronomide Yıldızlar arası ortam (ISM), bir galaksideki yıldız sistemleri arasında var olan maddedir.Междузвездната среда е материята, заемаща пространството между звездните системи в дадена галактика.
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.Когато текстът или илюстрациите са в електронен формат, се наричат е-книга.
Böyle bir ortamda başarısızlık söz konusu olamaz.Това не означава, че подобен неуспех не може да бъде избегнат в бъдеще.
IntelliJ IDEA Java'da bilgisayar yazılımı geliştirmek için kullanılan bir tümleşik geliştirme ortamıdır (IDE).IntelliJ IDEA е интегрирана среда за разработка (IDE) в Java за компютърен софтуер.
Romanya da bu ortamdan yararlanıp, kârlı çıkmak istiyordu.Още римляните са открили и използвали това благодатно място за живот.
Multimedia kartların kayıt ortamı Flash Bellek lerdir.Общомедия разполага с мултимедийно съдържание за Операция „Флавиус“.
Ortamı kendine göre düzenlemiş, hatta bir hamster beslemeye başlamıştır.Той е недоволен от храната и започва да си приготвя гурме ястие.
Giderek Paris ortamında bir ün kazandı.Предстои световнно първенство в Париж.
Yeterince kuru bir ortamda gömülü bir ceset de yıllardır korunmuş olabilir.Така приготвената в домашни условия консервирана лютеница може да се съхранява дълго време.
Bu agar içeren katı bir ortam olarak kullanılabilir.Това ѝ позволява да бъде използвана като активен прекъсвач.
ABD bu dönemde bir barış ve refah ortamını yaşadı.Народът му живял в мир и благоденствие.
Ansiklopedi bilgileri, 21. yüzyılla birlikte internet ortamında paylaşılmaya başlanmıştır.През 21 век започват да се разпространяват онлайн уебкомикси.
Hepatotoksinler laboratuvar ortamında da elde edilebilir.Може да бъде проведен само в лабораторни условия.
Wikimedia Commons'ta Bundesautobahn 66 ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Общомедия разполага с мултимедийно съдържание за Път 66.
Uluslararası ortamda tanınan 500 ülke, Birleşmiş Milletler'e üye olan 193 ülke ve Vatikan'dır.Дадените 193 държави са 191–те членове на ООН, заедно с Тайван и Ватикана.
Artan karışıklık ortamında Almanya 1 Eylül 1939'da Polonya'ya girdi.Нацистка Германия нахлува в Полша през септември 1939.
Doğal ortamda hava yoluyla yayıldığı belgelenmemiştir.До момента все още няма документирано разпространение по въздушен път в естествена среда.
Çok sıcak veya soğuk ortamlar hardaliyenin tadını etkiler.Горещата и студената храна понижават вкусовата чувствителност.
Bağırsak bakterilerinin bulunduğu kültür ortamı bir tüpe aşılanır.Ако поставим сребърна пластина в хранителна среда на някоя бактериална култура, бактериите умират.
Lubuntu, LXDE masaüstü ortamını kullanan Ubuntu türevi Linux dağıtımıdır.Lubuntu e Linux дистрибуция, базирана на Ubuntu и използваща LXDE графична среда.
Protestocuların talebi işçiler için daha iyi çalışma ortamı ve daha çok politik özgürlüktü.Левицата поискала избирателно право и по-добри условия за работниците.
Ortamda bulunan diğer devlet başkanlarından büyük alkış almıştır.Президентът има най-големите правомощия сред останалите, участващи в управлението.
Menekşeler ışıklı ortamları severler, fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamaları gerekir.Растенията обичат полусенчестите места, не е желателно да бъдат огрявани пряко от слънцето.
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Освен това има много близки или съпричастни към дейността му СМО в Турция.
Dijital ortamda satışa sunulan single'ı Çekil'i çıkardı.Intel постигат споразумение да продават чипа на пазара.
Çocukluğu, milliyetçilik hareketleri nedeniyle Bulgarların Türk köylerini bastığı bir ortamda geçti.Детството му е преминало през период на национални български движения, когато турските села били нападани.
Win32 ortam alt sistemi 32-bit Windows uygulamalarını çalıştırabilir.Win32 podsustav okoline može pokretati 32-bitne Windows aplikacije.
Bakteriler ortamda nemli tutulursa, insanları 15 güne kadar hasta etmeyi sürdürebilir.Ako su bakterije u okolini izložene vlazi, ljudi se od njih mogu razboljeti u razdoblju od najviše 15 dana.
Dolayısıyla mülteciler bu kaos ortamında ortada kaldı.Drugi su pak pokušali pobjeći usred kaosa.
Denizlerde ve tatlı sularda, birçok farklı ortamda dağılım gösterirler.Još uvijek se kako u moru tako i u slatkim vodama otkrivaju nove vrste.
Nitekim, Windows Vista'yı düzenli olarak kullanmak her zaman çoklu oturum ortamına neden olur.Ustvari, uobičajena poraba Windows Viste uvijek rezultira u višesesijskoj okolini.
Doğal ortamında çoğaldığı gibi kültürel olarak da yetiştirilmektedir.Čak se i razmnožavaju kao da su u slobodnoj prirodi.