Bu ortamın, onun yetişmesinde çok önemli bir yeri olmuştur.「彼の育った地区は危険な場所だった。
Diğer zarkanatlılar gibi ışıklı ortamı severler.植木等のスーダラ節を好む。
Kapalı ve yapay ortamlarda balık bakılması, tarihi çok eskilere dayanan bir uygulamadır.閉鎖環境あるいは人工環境中で魚を飼うことは、歴史的に深い起源を持つ。
Ancak aktivite için hareket edebileceği bir ortama ihtiyacı vardır.ただし、発動にはある条件がある。
Java ve .NET Framework bayt kodu ortamları ayrıca tüm diziler üzerinde sınır denetimi gerektirir.Javaプラットフォームや.NET Frameworkでは全ての配列に対して境界チェックが必須とされる。
Dolphin, KDE masaüstü ortamının dosya yöneticisi uygulamasıdır.Dolphin(ドルフィン)は、KDEデスクトップ環境で動作するファイルマネージャーである。
Samsung tarafından uygulanarak test ortamında hız rekoru kırılmıştır.彼はサンビームでも速度記録に挑んだ。
Fedora Linux tabanlı KDE masaüstü ortamı kullanan bir Linux dağıtımı.Kona Linux KDE デスクトップ環境はKDE。
Wikimedia Commons'ta Andrew Johnson ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.アンドリュー・ジャクソンの関連項目を参照。
Daha başka kullanım ortamları da vardır.他にも別の使い方がある。
Oluşan ortam nedeniyle hareketten önemli kopmalar yaşandı.主に突発的事象による故障。
Popüler olan her şeyi bulmak mümkün bu ortamda.彼らはこのような普遍的なものに気づくだろうから。
Aynı zamanda içerisinde bulunan laboratuvarlarda yerçekimsiz ortamda deneyler yapılır.実験室内で扱いやすい大きさである。
Fakat yıldızlararası ortamda mevcut toz, gözle görülür ışıkla gözlemlendiğinde soluk görülmektedir.しかし、星間物質中に存在する宇宙塵は可視光線で把握しづらい。
Yerleşim ortama 2 kişi/km² dir.単位は人/km2。
İşte bu ortam, insan topluluklarına geniş olanaklar sunmuştur.このため人間たちのところに豊年がやってくるのさ。
Fregat kuşları gibi deniz ortamında yaşamak üzere adaptasyon geçirmiş orta büyüklükte kuşlardır.現代の鳥類のように中空の骨を持っていた。
Bu şarkılar dijital ortamda yeniden düzenlenmiştir.それら収録曲は、新たにデジタル・リマスタリングが施された。
İş oturarak yürütülür, ortam genellikle sessizdir.仕事では活発に演じているが、普段は物静かで穏やかである。
KDE 3, K masaüstü ortamının 3. ana sürümüdür.Kデスクトップ環境3の後継であった。
Öntanımlı masaüstü ortamı XFCE'dir.デスクトップマネージャは、Xfceである。
Romanya da bu ortamdan yararlanıp, kârlı çıkmak istiyordu.ローマ人はこの目的のために土地を利用することに成功した。
Ortamın etkisine de bağlıdır.環境にも有害である。
Bunu başaracağımıza inanıyorum çünkü çok sıcak bir ortam var burada.そのおかげで朕が即位できたので、司空には大功がある。
Savaş ortamının etkileri yazılarında görülmektedir.作中で大戦の影響が言及されている。
Güven verici aile ortamını yitirdikleri duygusuna kapılırlar.自信家で負けず嫌いな性格。
Jump Live tarafından dijital ortamda yayınlanmıştır.LINE LIVEにより生放送された。
Bu enerji seviyeleri atomun türü ve atomun bulunduğu kimyasal ortama bağlıdır.原子核の周りの電子の状態はその原子がどのような化学結合をしているのかに影響を受ける。
Mandriva, tamamen özgür ve şeffaf bir geliştirme ortamı sunmaktadır.マディソンは自由・進歩の気風の強い土地柄である。
İletim ortamı boşta mı?発売時期未詳。
Yehidah ise ruhun Tanrı'yla birleşmenin mümkün olabildiği en yüksek planıdır (düzeyi, ortamı).ジュワイニーは神(アッラー)に心を向け、神が唯一全能の造物主であるという基本信条に忠実であろうとした。
NASA, Voyager 1'in Yıldızlararası ortama 25 Ağustos 2012'de ulaştığını 12 Eylül 2013'te resmi olarak duyurdu.2012年8月25日頃に太陽圏を脱出し星間空間の航行に入っていることが、2013年9月12日にNASAより発表された。
Hepatotoksinler laboratuvar ortamında da elde edilebilir.実験室ではフッ素化剤としても用いられる。
Toplantı çok gergin ortamda, tartışmalarla geçti.大会は大変な盛況で熱気があふれ、競技に掛け声をかけていた。
Esir ortamına alışık değillerdir.予備兵に服役の年限はない。
Bu sebeple gezegenler arası ortam heliyopozda duran kabaca küresel hacmi doldurur.惑星間物質は、ヘリオポーズの中をおおよそ球状に満たしている。
Birçok Veteriner hekim klinik ortamda çalışır ve hayvanları doğrudan tedavi eder.医療室では持ち込んだたくさんの治療用の動物が飼われており、治療にこれらの動物を多用する。
Gürültülü iletim ortamında veri iletiminin başarılı olması çok uzun zaman alır ya da hiç olmaz.雑音の多い伝送路では、転送が成功するまで非常に時間がかかったり、全く転送できないということが考えられる。
Ancak yüzyılın son çeyreğinde bu istikrarlı ortam bozulmuştur.この半世紀の間、我々の最終目標は不変のままです。
Adalet Partisi, kapatılan Demokrat Parti'nin (DP) ardılı olarak, böyle bir ortamda siyaset sahnesine çıktı.この行政区の直接民主制への市民としての関わりの中で、彼は政治参加に目覚めていった。
GFAJ-1, çok az veya hiç fosfor bulunmayan ortamlarda yaşamını sürdürebildiği bilinen ilk canlı formu olmuştur.GFAJ-1是现已知的生命中首个可以在磷含量极少乃至无磷环境中生长的物种。
Bu fenomen toplam iç yansıma olarak bilinir.Kritik açı hava ortamındaki camlar için yaklaşık olarak 41° dir.这种现象称作全内反射,临界角被称作全反射临界角,对於空气中的玻璃约为41°。
En temel haliyle bir bulut odası, aşırı doymuş su veya alkol buharı içeren kapalı bir ortamdır.最簡單的雲室,只是一個密封的環境,裡面充滿過飽和的水蒸氣或酒精。
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.电子格式发布的书籍被称作电子书。
Kontrollü deneyler genellikle laboratuvar deneyleridir ve laboratuvar kontrollü bir ortam sağlar.受控實驗通常是在實驗室內進行完成,因為實驗室能夠提供一個可控制的環境。
Farklı renklerdeki ışık vakum harici bir ortamdan farklı hızlarda geçer.不同顏色的光在穿透介質時會有不同的播速度。
Diğerleri çok soğuk ortamlarda, veya aşırı tuzlu, asit veya alkali ortamlarda bulunurlar.還有的生存在很冷的環境或者高鹽、強酸或強鹼性的水中。
Bu enerji seviyeleri atomun türü ve atomun bulunduğu kimyasal ortama bağlıdır.这些能级的大小取决于原子类型和原子所处的化学环境。
Yasalar, II. Dünya Savaşı öncesi Avrupa ve Asya'da baskın olan karışık ortamın ürünüdür.這些法案是用以回應第二次世界大戰前在歐洲和亞洲日益混亂的局面。
Bir sonraki hesaplama Yıldızlararası Ortam (ISM) ve Gökadalararası Ortam (IGM) ile ilgilidir.我們還需要考慮星際物質(ISM)和星系際介質(IGM)的質量。
Oyun 3D ortamda oynanır.標有★的爲3D遊戲。
GRASS özel GIS hesaplamalarını gerçekleştirmek için araçları çalıştırılır bir ortam olarak tasarlanmıştır.GRASS 被设计成一个运行环境,执行特定 GIS 计算的工具在其中被执行。
Bonn, ortama 20 dakikada bir seferin düzenlendiği yaklaşık 30 otobüs hattına sahiptir.波恩还有一个有大约30个线路的稠密的公共汽车网,最长每隔20分钟发出一班车。
Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur.行星際物質中至少有兩個圓盤狀的區域像是宇宙塵的家。
Frekansı, ilerlediği ortamla—katının atomik örgüsü (atomic lattice of the solid) sınırlanmıştır.它的频率由它的传播介质——固体的原子晶格所约束。
Wikimedia Commons'ta Goniądz ilçesi ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.讓韓國大眾開始著重環境的相關議題。
Proxmox Virtual Environment ya da Proxmox VE açık kaynaklı bir sanallaştırma ortamıdır.Proxmox VE(英语:Proxmox Virtual Environment,通常简称为Proxmox),是一个开源的服务器虚拟化环境Linux发行版。
Gürültülü iletim ortamında veri iletiminin başarılı olması çok uzun zaman alır ya da hiç olmaz.在一个噪音较大的媒介中,成功传输数据可能需要很长时间甚至不可能完成。
Böylelikle, mesafeleri ölçmek için kırmızıya kayma kullanıldığında kümenin ortamı biraz sıkışık görünmektedir.所以如果只用紅移來測量距離,星系團的環境看起來會被壓縮了一點。
Wikimedia Commons'ta Çin asıllı Malezyalılar ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.中國大陸網路有輿論認爲,居住在廣州的黑人犯罪率高。