Ana içeriğe geç
Sözlük

ortam ile cümle

ortam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tiyatro eserlerinde sosyolojik ve siyasi ortamdan izler yansıttı.I deres fodspor fulgte social og materiel udvikling.
Kullanım amacı bir ortamı gizlice dinlemektir.Tavshedspligt er en forpligtelse til at holde visse oplysninger hemmelige.
Özellikle esaret altında yaşayan türlerin yeniden doğal yaşam ortamına sokulmasından farklıdır.Her som andetsteds fornyede den romantiske anskuelse følelsen for naturlivet.
Böylece cash-in için gerekli ortam oluşturulmuş oluyordu.I stedet blev det en hyldestsang til Cash.
Astronomide Yıldızlar arası ortam(ISM), bir galaksideki yıldız sistemleri arasında var olan maddedir.I astronomi er det interstellare medium (eller ISM) dét stof som befinder sig imellem stjernerne.
Herkes mantıklı olmaya çalışıyordu ancak yine de bir anlaşma ortamı sağlanamadı.Alle prøvde å være redelige, men noen enighet ble ikke oppnådd.
İşte bu ortam, insan topluluklarına geniş olanaklar sunmuştur.Dette ble starten til et langt samarbeid med disse folke-gruppene. .
Quest3D bir 3 boyutlu oyun motoru ve geliştirme ortamıdır.Quest3D er en 3D-motor og utviklingsplattform.
Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur.I den interplanetare materien finnes minst to skiveformede områder med kosmisk støv.
GNOME Files (GNOME Dosyalar), önceki adıyla Nautilus, GNOME masaüstü ortamının resmi dosya yöneticisidir.GNOME Filer, også kjent som Nautilus, er den offisielle filbehandleren i skrivebordsmiljøet GNOME.
Bu yüksek baskılı ortamda piyade silah ve taktikleri hızla gelişti.I dette høytrykksområdet utviklet våpenene og taktikkene seg raskt.
Bilindiği gibi, su, bulunduğu ortamın şeklini alma özelliğine sahiptir.Ved hjelp av luktesansen, måtte de finne ut hvilken te hun lagde.
Fakat sadece internet ortamında yer almıştır.Den ble kun sluppet på internett.
Genellikle çok kuru ortamlarda yaşar.De lever ofte i tørre områder.
Oyun 3D ortamda oynanır.Spillet er også i full 3D.
Renkli tahta baskı desenler hayvanları doğal yaşam ortamlarında resmetmeye çalışan ilk gerçek denemedir.Problemet er særlig stort for fargeblinde malere som forsøker å gjengi virkeligheten naturtro.
Proxmox Virtual Environment ya da Proxmox VE açık kaynaklı bir sanallaştırma ortamıdır.Proxmox Virtual Environment eller Proxmox VE er en Linuxdistribusjon for tjenere.
NME, albümün prodüksiyonunu "patentli tektonik funk ritimleri ve dokunaklı bir ortam" olarak nitelendirdi.NME beskrev produksjonen som "tektoniske, funky beats og trist atmosfærisk".
Yüksek kalitede (High-Fidelity) ses depolama ortamıdır.Hi-fi eller high fidelity er mest brukt om lydgjengivelse av høy kvalitet.
Chicago'nun Michigan Gölü üzerindeki konumu, uygun ortamı hazırlıyordu.Området rundt Chicago ligger ved Michigansjøen, og er tett befolket.
Kafes ortamında yaşam süreleri 80-100 yıla kadar çıkabilir.Det er antatt at blåhval kan leve opp mot 80-100 år.
Ama daha sonraları satış ortamları genişledi.Etter hvert bedret forsyningssituasjonen seg.
Çalışanlar ve öğrenciler arasındaki güçlü ilişkiler sayesinde iyi bir eğitim ortamı oluşmaktadır.Både elever og ansatte har fått gode arbeidsforhold.
Sürü halinde gezmeyi seven bu balık bu yüzden ev ortamında tercih edilmemelidir.For lokalbefolkningen er slik fangst helst ei attåtnæring.
Bilgisayar ortamında bilgiler 0 ve 1'lerden oluşur.Maskinspråk består bare av tallene 0 og 1.
Cinnamon, GTK+ 3 tabanlı bir masaüstü ortamıdır.Cinnamon er utviklet med widgetverktøyet GTK+ versjon 3.
Bu yöntemlerden bazıları ise laboratuvar ortamında test edilmiştir.Noen av disse skyldtes uhell i medisinske laboratorium.
SACD (Super Audio Compact Disc), Sony ve Philips konsorsiyumu tarafından geliştirilmiş dijital ortam.SACD – Super Audio Compact Disc Utviklet av Sony og Philips, kom på markedet i 1999.
Rakiplerin fiziksel varlığı, yerel ağ etkinliklerinin daha sosyal bir ortam yaratmasını da sağlar.Naturforholdene er med på å danne et gunstig lokalt klima.
Çoklu ortam desteği arttırlıdı.Vekstsesongens lengde har økt.
Bu ortamdan kaçan Yahudiler, Yafa'dan Tel Aviv'e yerleşmeye başladı.De første jødene som bygget utenfor Jaffa i det området som i dag er Tel Aviv, var jemenittiske jøder.
Festival ortamına rağmen Lejyonlardaki hoşnutsuzluk artıyordu.Til tross for festlighetene var det fortsatt problemer i provinsene.
Enlightenment, basit, hızlı, sade ve kullanışlı bir masaüstü ortamı yaratmak için başlatılan bir projedir.Formålet med distribusjonen var å tilby et stabilt, enkelt, open source operativsystem.
Ortam aynı zamanda örnek ile etkileşim için atıl olması ve yüksek basınç altında stabil olmalıdır.Det tillater også degenerert materie å være stabilt under ekstreme trykk.
Masaüstü ortamı olarak KDE ve GNOME kullanılmıştır.Distribusjonen bruker GNOME og KDE som skrivebordsmiljø.
İstendiğinde bu kayıt ortamından orijinal dalga yeniden elde edilir.Etter fløyelsrevolusjonen er det originale lydsporet kommet i bruk igjen.
Siyah fosfor, beyaz fosforun havasız ortamda ve basınç altında ısıtılmasıyla elde edilir.En fjerde variant er svart fosfor som fremstilles ved å varme opp hvit fosfor under høyt trykk.
Oyunun ortamı da olumlu eleştirildi.Spillets handling har også fått god kritikk.
Örnek olarak, tam rekabet ortamında fiyatlar düşer ve fiyatlar düşünce bundan tüketiciler yararlanır.Særlig i den digitale verden stiger mulighetene mens prisene faller.
Göreme'deki Kiliseler Wikimedia Commons'ta Göreme ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.Diskusjonen som foregår om borgerjournalistikk minner på mange måter om diskusjonen omkring Wikipedia.
4 masaüstü ortamının ISO kalıpları ayrı ayrı dağıtılır.Fire tennisracketer av tre ble solgt separat.
Tiyatro eserlerinde sosyolojik ve siyasi ortamdan izler yansıttı.I deres fotspor fulgte sosial og materiell utvikling.
Doğal ortamında N. crassa tropik ve subtropikal bölgelerde yaşar.Di lingkungan alaminya, N. crassa tinggal terutama di daerah tropis dan subtropis.
Rabi iddia ortamına geç vardı ve tek kalan 18 kilotonu bulup aldı.Rabi datang terlambat dan hanya mendapatkan angka 18 kiloton.
E. coli bakterisi 15N içeren bir ortamda birkaç nesil boyunca büyütülür.E. coli dibiakkan selama beberapa generasi di medium yang mengandung 15N.
Öntanımlı masaüstü ortamı XFCE'dir.Standar lingkungan desktop-nya adalah Xfce.
C. J. Gorter’in önerisiyle grup, salınımlı ortam kullanmaya yöneldi.Atas saran C. J. Gorter, tim tersebut berupaya untuk menggunakan wadah oskilasi.
İşte bu ortam, insan topluluklarına geniş olanaklar sunmuştur.Keadaan ini dapat saja menimbulkan protes oleh sejumlah elemen masyarakat.
Karanlığa yakın ortamlarda görebilirler.Dapat melihat dengan jelas dalam keadaan gelap.
Daha sonra ortamdan 2,5 ml alınarak, başka bir tüpe transfer edilir.Setelah inkubasi, 2,5 mL medium dipindahkan ke tabung lainnya.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Burung laut adalah burung yang telah beradaptasi dengan kehidupan lingkungan laut.
Xfce bir de geliştirme ortamı sunmaktadır.Xfce juga menyediakan sebuah kerangka pengembangan aplikasi.
Bunu başaracağımıza inanıyorum çünkü çok sıcak bir ortam var burada.Tembakau cocok sekali untuk tumbuh di wilayah ini karena daerahnya yang panas.
Her bireyin farklı ortamlarda sahip olduğu (oynadığı) roller vardır.Serta tiap jenis tokoh wayang berbeda dalam memainkannya.
Diğerleri çok soğuk ortamlarda, veya aşırı tuzlu, asit veya alkali ortamlarda bulunurlar.Habitat umum lainnya termasuk habitat yang sangat dingin dan air yang sangat asin, asam, atau alkali.
Bu da onları içinde bulundukları ortam için çok hassas ölçücü yapar.Hal ini membuatnya sangat dikenal luas di lingkungan masyarakatnya.
Aksine, yıldızlararası bir bulut, yıldızlararası ortamın ortalamasından daha yoğun olan bir bölgedir.Awan antarbintang adalah daerah yang kerapatannya di atas rata-rata kerapatan medium antarbintang.
Birincil kullanımı, aşağı bağlantıya sahip video ile savaş ortamlarında gözetleme ve gözlem içindir.Penggunaan utamanya adalah untuk pengawasan dan observasi di lingkungan medan perang dengan video downlinked.
Sevdiğim, yapmak istediğim işi, yapmak istediğim kişilerle ve istediğim ortamda yapıyorum.Contoh, saya mempunyai hak untuk pergi kemana saja yang saya suka atau mengatakan apa yang saya inginkan.
Pirüvik asidi diğer asitlere dönüştürenler ortamın pH’ını 4,2 civarına çeker.Enterik yang memetabolismekan asam piruvat menjadi asam lainnya menurunkan pH medium menjadi 4,2.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod