Bunun örnekleri, eğitim ortamında KDS tartışmalarının yoğun bir bölümünde görülebilir.Παραδείγματα αυτού μπορούμε να δούμε στο μεγάλο όγκο συζητήσεων των Σ.Υ.Λ.Α. στο εκπαιδευτικό περιβάλλον.
İnternet kullanıcısı ile internet sitesi arasında etkileşimli bir ortam sağlar.Τοποθετείται ενδιάμεσα των χρηστών και του Διαδικτύου.
Yaptığı şarkıları internet ortamında paylaşarak tanınmaya başladılar.Απέκτησε κάποια φήμη όταν κυκλοφόρησε τα τραγούδια του στο διαδίκτυο.
Eğitim genellikle askerî bir ortamda verilmektedir.Αυτό συμβαίνει συνήθως κατά τη διάρκεια μιας ανοικτής εκπαίδευσης.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Από το 1990 λειτουργούσε και η διαδικτυακή υπηρεσία.
Destan, egzotik bir ortamda geçer.Η ανταλλαγή θα γίνει σε έναν ερημικό δρόμο.
İstatistik Proses Kontrol Tekniklerinin Bilgisayar Ortamında Uygulanması.Τεχνολογία υπολογιστών Επεξεργαστική ισχύς των υπολογιστών.
Resmî Gazete'nin eski sayıları internet ortamında erişime açıktır.Mέρος του Αρχείου Ειδήσεων Τηλεόρασης είναι προσβάσιμο στο διαδίκτυο.
Vernik emdirme işlemi havasız bir ortam içinde yapılır.Fragoria λαμβάνει χώρα μέσα σε ένα φανταστικό περιβάλλον.
Sevdiğim, yapmak istediğim işi, yapmak istediğim kişilerle ve istediğim ortamda yapıyorum.Θα το κάνω όμως με τους δικούς μου όρους και με τον τρόπο που θέλω εγώ.
Bu ortam, hem bireysel hem de işbirlikçi öğrenme ortamı sağlar.Αυτή η προσέγγιση είναι αποτελεσματική τόσο για την ατομική μάθηση ,όσο και για την κοινωνική υποστήριξη.
Hidrojen gazının yakılması sonucunda ortama sadece su/su buharı çıkar.Κατά τη διαδικασία της καύσης του υδρογόνου παράγεται μόνο νερό.
Yerleşim ortama 2 kişi/km² dir.Οι δύο οικισμοί απέχουν μεταξύ τους 3,0 χιλιόμετρα.
Ekipmanların yerleştirilmesi için ilk olarak uygun bir tesis ortamının kurulması gerekmektedir.Απαιτείται ένας σκληρός δίσκος για την πρώτη φορά εγκατάστασης.
Atina bu gelişme için çok uygun bir ortamdı.Η Αθηνά ίσταται εμπρός του Δία.
Öntanımlı masaüstü ortamı XFCE'dir.O φασματικός τύπος της είναι CXF.
Artan karışıklık ortamında Almanya 1 Eylül 1939'da Polonya'ya girdi.Ο πόλεμος ξέσπασε όταν η Γερμανία εισέβαλε στην Πολωνία την 1η Σεπτεμβρίου 1939.
Çok Kültürlü Ortamlarda Halkla İlişkiler, 2005.Λυρικές σχέσεις, Λευκωσία 2005.
HoloLens Kabuk programlama üzerinde taşır ve Windows masaüstü ortamından birçok unsurları uyarlar.Το κέλυφος HoloLens μεταφέρει και προσαρμόζει πολλά στοιχεία από το περιβάλλον εργασίας των Windows.
Wikimedia Commons'ta Romanya'da din ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur. ^ "Romania". (yardım)Σύμφωνα με το Statistics Denmark, το Rasmussen αποτελεί το ένατο κοινότερο επώνυμο στη Δανία: (βοήθεια)
CD, sayısal optik veri saklama ortamıdır.Το CD περιείχε και οπτικοακουστικό υλικό.
Isı pompasının amacı ise bir ortamı sıcak tutmaktır.Η βαρύτητα της Γης της επιτρέπει να κρατήσει μια ατμόσφαιρα.
Farklı işlemcilerin iş parçacıkları farklı çalışma zamanı ortamlarını kendilerine tahsis ederler.Οι πεσσοί αυτοί διαφέρουν από τους συμβατικούς ως προς τον τρόπο που κινούνται.
Eye of GNOME, GNOME masaüstü ortamının resim görüntüleme yazılımıdır.Το Eye of GNOME είναι ο επίσημος προβολέας εικόνας του περιβάλλοντος της επιφάνειας εργασίας του GNOME.
Çünkü ortam kendisinden daha yoğundur.Είναι πολύ πιο φιλειρηνικός από όσο τον παρουσιάζουν.
Ortamla etkileştiklerinde, Çerenkov radyasyonu denilen bir kısık ışık üretilirler.Μόνο με αρκετά επιταχυμένα φορτία γίνεται ορατή η ακτινοβολία Τσερενκόφ.
Bunun yanında çalışma ve ev ortamında mevcut olanları da konu alır.Όταν αυτό συμβαίνει υπάρχουν επιπλοκές τόσο στο σπίτι όσο και στη δουλειά.
Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur.I det interplanetariske medie findes mindst to skiveformede områder med kosmisk støv.
Bana söylenen her şey şu şöyle şöyle bir ortamda, güzide bir konuşma yaptı."(Ordet: Generelt, kan her læses som: Det som genererer alt ( i den og den sammenhæng)).
Etkinlik ayrıca sıcaklık, kimyasal ortam (örneğin pH) ve substrat konsantrasyonu tarafından etkilenir.Aktiviteten påvirkes også af temperaturen, de kemiske omgivelser (fx pH) og koncentrationen af substratet.
Çeşitli uygulamada soy gazlar, inert atmosfer ortamı yaratmak amacıyla kullanılır.I mange sammenhænge bruges ædelgasserne til at skabe en inert atmosfære.
Hıristiyan bir misyoner aileden gelmekle beraber tutucu ve entelektüel bir aile ortamı içinde büyümüştür.Han kom fra en kristen missionærfamilie og voksede op i et beskyttet og intellektuelt hjem.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Havfugle er fugle der er tilpasset marine miljøer.
Eylül 2010'da şarkılarının isimlerini dijital ortamda Avrupa ve İtalya'da yayımlamştır.I september 2010 udgav han en digital EP i Italien og Europa.
Ana madde: Adaptasyon Adaptasyon, canlıları yaşadıkları ortama daha uygun hale getiren bir süreçtir.Tilpasning er en proces, der gør organismer bedre egnet til deres omgivelser.
Dış döllenme, dış ortamda gerçekleşen döllenmedir.De et ydre tegn på det, der sker i det indre menneske.
Wikimedia Commons'ta Focke-Wulf Fw 190 ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Wikimedia Commons har flere filer relateret til Focke-Wulf Fw 190
Oyun 3D ortamda oynanır.Spillet vil også kunne blive spillet i 3D.
Doğrusal olmayan bir ortamda, geçirgenlik manyetik alanın gücüne bağlıdır.I et ikke-lineært medium kan permeabiliteten afhænge af det magnetiske felts styrke.
Chicago'nun Michigan Gölü üzerindeki konumu, uygun ortamı hazırlıyordu.Området omkring Chicago ligger ved Michigansøen og er tæt befolket.
R, istatistiksel hesaplama ve grafikler için yazılım ortamı olup aynı zamanda programlama dilidir.R er et sprog og miljø til statistisk databehandling og grafik.
Pek çok büyük pencere geniş ve ferah bir ortam hissi vermektedir.De mange store vinduer giver et rummeligt indtryk.
Temel biçim, teknik bir ortam yoluyla insan tarafından görülür/duyulur/hissedilir hale getirilir.Alt vises/fortælles fra et realistisk synspunkt.
CD, sayısal optik veri saklama ortamıdır.Cd-rom er et optisk medie til data.
Çalışma ortamında sağlık ve güvenlik kurallarına dikkat edilmesi şarttır."I denne sammenhæng er det ikke så relevant, at arbejdsmiljøreglerne er overholdt.
Wikimedia Commons'ta Maybach ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Wikimedia Commons har flere filer relateret til Maybach Maybach Manufaktur Maybach Foundation
Bunu başaracağımıza inanıyorum çünkü çok sıcak bir ortam var burada.Det bliver mindre indbildsk fordi, der er et meget uforudsigelig groove i den.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.En cirkelkomposition giver harmoni og ro til et billede.
Bu ortamda mağduriyet yok dayatma var.Der er ingen smerter efter proceduren.
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.Elektronerne, som bliver udsendt, bliver i mange lærebøger benævnt 'fotoelektroner'.
Sadece kendisi değil onun iki kardeşide bu ortamdan etkilenerek komünist olur.Han er ikke så kendt, da hans to storebrødre har taget den del.
Ulu doğanlar, doğal yaşam ortamlarından şahincilik için zorla alıkonulurlar.De hvide mennesker håber at bryde naturens tyranni en gang for alle.
Peyzaj, hayatlarımız için ortam sağlar.Lucifer æde mit liv ind.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Hjemmesiden havde været lukket siden 2008.
Tip 2 diyabet, insülin direnci ortamında beta hücrelerinin yetersiz sayıda insülin üretmesinden kaynaklanır.Type 2-diabetes skyldes utilstrækkelig insulinproduktion fra beta-cellerne i forbindelse med insulinresistens.
Kullanılan ortam elektroniktir.Styringen var elektronisk.
Toplantı çok gergin ortamda, tartışmalarla geçti.Diskussionerne blev ført i en ophidset stemning.
Film serisi hem Blu-ray hem de DVD ortamında yayınlandı.Derudover er filmen også udgivet på Blu-Ray.
Esir ortamına alışık değillerdir.Befolkningen er ikke vant til udlændinge.
Wikimedia Commons'ta Don't Cry for Me Argentina ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Wikimedia Commons har flere filer relateret til Don Juan de Austria