Ana içeriğe geç
Sözlük

ortam ile cümle

ortam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Doğal ortam kaybı en büyük tehditdir.A destruição do habitat é a maior ameaça.
Geri dönüşüm kutusu işlevselliği genellikle bir masaüstü ortamına ve dosya yöneticisine entegredir.Geralmente, o mecanismo da Lixeira é integrado em um ambiente de desktop e gerenciadores de arquivos.
Doğal ortamda hava yoluyla yayıldığı belgelenmemiştir.A transmissão por via aérea ainda não foi documentada em ambiente natural.
Maxwell, vakum ortamı için özel bir düzeltme yapmadı ve bu ortama bir madde ortamı gibi yaklaştı.Maxwell não fez nenhum tratamento especial para o vácuo, tratando-o como um meio material.
Bu da onları içinde bulundukları ortam için çok hassas ölçücü yapar.Isso também os torna sensíveis em seus ambientes.
Asgardia, İnternet ortamında oluşturulmuş ülke.Asgardia é um projeto de nação baseado no espaço exterior.
EUH006 Hava ile teması halinde ve havasız ortamda patlayıcıdır.R6 : Perigo de explosão com ou sem contacto com o ar.
Cihaz oda sıcaklığında da, ortam sıcaklığında da çalışabilir.Por sua vez, a temperatura na sala poderia ser também controlada.
Genellikle çok kuru ortamlarda yaşar.Geralmente, vive em ambiente mais seco.
Vahşi ve kaotik bir ortama doğru evrilen gelişmeler bir insan hakları krizi ve anarşi ortamına dönüşmüştür.A situação cada vez mais violenta e caótica evoluiu para uma crise humanitária e para um estado de anomia.
Nemli ortamlarda yaşarlar.Vivem em meios desérticos.
Kapalı ortamlarda çok hareketlidirler.Ocorrem em ambiente de cerrado.
LaserDisc veya Laserdisc (LD) ticari kullanıma sunulmuş ilk optik disk depolama ortamıdır.LD ou Laserdisc foi o primeiro disco óptico de armazenamento de áudio e vídeo disponível ao público.
Unutulmuş Topraklarda bulunan şekilsiz askerler, ortama uyum sağlamış ve vahşileşmişlerdir.Ficaram intactos o modo de vida interiorano, valores esquecidos e sotaques.
GNOME 2.22 sürümünden itibaren GNOME masaüstü ortamının resmi bir uygulaması haline gelmiştir. ^ GelişmeA partir da versão GNOME 2.16, O Orca é uma parte integrante da plataforma de GNOME.
Eye of GNOME, GNOME masaüstü ortamının resim görüntüleme yazılımıdır.Eye of GNOME é o visualizador de imagens oficial do desktop GNOME.
LightScribe ortamı'nın 1.2 sürümü Avrupa ve Asya'da piyasaya sürülmüştür.Por volta do ano de 1 200 a.C., o fabrico de tijolos generalizou-se na Europa e na Ásia.
Bunu başaracağımıza inanıyorum çünkü çok sıcak bir ortam var burada.O local tem esse nome por ser um lugar muito quente e com muitas queimadas.
Özgür, hoşgörülü bir ortamda büyüdü.Cresceu num ambiente familiar liberal.
MSS'deki ortam, özellikle travma sonrasında, miyelin ve sinir hücrelerinin onarılmasına karşı koyar.O ambiente dentro do SNC, especialmente após o trauma, neutraliza o reparo da mielina e dos neurônios.
Wikimedia Commons'ta BL 5.5 inç orta top ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.Boetsch esteve presente no top #5 da categoria Peso Médio.
Kullanılan ortam elektroniktir.Eletrônica Aplicada.
Danıştay'da açılan davada yürütmeyi durdurma kararı alınınca ortam yeniden karıştı.Estando presentes expoentes em número suficiente para julgar a questão, iniciou-se o processo.
Ortamla etkileştiklerinde, Çerenkov radyasyonu denilen bir kısık ışık üretilirler.A medida que interagem com o meio, eles geral uma luz fraca denominada radiação Cherenkov.
Oyun 3D ortamda oynanır.O jogo é totalmente em 3D.
Windows Server 2012 Standart fiziksel veya az derecede sanallaştırılmış ortamlar içindir.Windows Server 2016 Standard - Para uso em ambientes físicos ou ambiente com pouca virtualização.
Bu ortamda Kur'an ve Hadis çalışmaları çok ilerlemişti.Este tempo de crescimento e de trabalho missionário foi fugaz.
Ubuntu 18.04 sürümünden itibaren öntanımlı olarak Gnome masaüstü ortamıyla geliyor.A partir da versão 18.04 LTS, o Ubuntu terá como desktop padrão o GNOME.
Tamamı erkek olsaydı hiçbir anlamı olmazdı, bu yüzden onlar için daha gerçekçi bir ortam yaratmak istedim.Um ser que não carecesse de nada não desejaria nada, seria um ser perfeito, um deus.
Birçoğu, ıslak ortamlarda yaşayan ökaryotik, fotosentetik organizmalardır.Muitas das algas são eucariotas, organismos fotossintetizantes que vivem no meio ambiente molhados.
Akademideki ortamdan ve eğitimden memnun kalmayınca okulu bıraktı ve tekrar Avrupa'ya gitmek istedi.Decepcionada com o ambiente acadêmico, ela decidiu viajar para a Europa antes de acabar seu curso.
Hepatotoksinler doğal ortamlarda da bulunabilir.Apenas os compostos de silício podem ser encontrados na natureza.
Ortamı kendine göre düzenlemiş, hatta bir hamster beslemeye başlamıştır.Assumiu uma identidade secreta, Sevotharte, e começou a controlar Metatron.
Sevdiğim, yapmak istediğim işi, yapmak istediğim kişilerle ve istediğim ortamda yapıyorum.Posso brincar do que eu quiser, ser o que eu quiser, com a cor que eu desejar.
Bu deneyler laboratuvar ortamında kontrollerle yapılmaktadır.Funciona sob supervisão direta de laboratório.
İnsanlar ‘offline’dan daha çok ‘online’ ortamdaki forumlarda kendilerini daha eşit hissediyor olabilir.Além disso, pode-se ser jogado no modo online como offline na opção Multiplayer.
Bana çok güzel bir aile ortamı yaşattığı için Kemal'e minnettarım.Felipe tem grande apoio da família em sua carreira.
Bu oluşan huzursuzluk ortamı yerini eski barışçıl ortama bırakmaya başlamıştır.Estes eventos acabaram por colocar a já tensa paz em risco.
Hem web hem de CD ortamında kullanılmıştır.Será realizado em CD e digitalmente.
Bu ortam, Somali'nin laik güçlerin elinde bulunmasını isteyen Etiyopya'nın da savaşa girmesini tetiklemiştir.Isso também causou a intervenção da Etiópia, que apoiava as forças seculares da Somália.
Peyzaj, hayatlarımız için ortam sağlar.Pimenta e seus benefícios à saúde.
Aynı tarihte dijital ortamda da satışa sunuldu.Na economia do digital esse compromisso também existe.
Ayrıca KKTC dışişleri bakanları, uluslararası bazı ortamlarda dışişleri bakanı olarak ağırlanmıştır .Por outro lado, a função de ministro do Exterior é comum no âmbito de organizações supranacionais.
Bu tip ortamlarda uzun süre yaşamanın insan sağlığına zararlı etkileri olduğu belirtilmiştir.Foi também demonstrado que pode sobreviver durante várias semanas sobre pele humana saudável.
Çalışma ortamında sağlık ve güvenlik kurallarına dikkat edilmesi şarttır.Pergunte ao profissional de saúde sobre o que é seguro no seu caso.
Grup 1986 yılında dağıldı ve Rubin'in ilgisi New York'taki Hip Hop ortamına kaydı.De band ging uit elkaar in 1986, omdat Rubin zijn passie verschoof naar de New Yorkse hiphopscene.
Bir kısmı da ortama ısı olarak verilir.Een deel daarvan wordt gespleten en draagt zo bij aan de warmteopwekking.
EUH044 Kapalı ortamda ısıtıldığında patlama riski var.R 44: Ontploffingsgevaar bij verwarming in afgesloten toestand.
Bakteriler ortamda nemli tutulursa, insanları 15 güne kadar hasta etmeyi sürdürebilir.In een vochtige omgeving kunnen ze mensen nog 15 dagen lang ziek maken.
Kaplan, yönetim bilimlerinin ve genel işletme üniversite ortamının geleceğiyle ilgilenmektedir.Kaplan is geïnteresseerd in de toekomst van managementonderwijs en het algemene business schoollandschap.
Akvaryum ortamında üretilmemiştir.Voortplanting is in een aquarium niet mogelijk.
Quest3D bir 3 boyutlu oyun motoru ve geliştirme ortamıdır.Quest3D is een 3D-engine en een ontwikkelplatform.
Gwibber, GNOME masaüstü ortamı için bir mikroblogging istemcisidir.Gwibber is een microblogging client voor het GNOME desktop environment.
Ortamı kendine göre düzenlemiş, hatta bir hamster beslemeye başlamıştır.Hij schafte er zelf een aan en schnabbelde ook bij als organist.
Bu sürecin hızlı gelişme göstermesi dış ortamın basıncına ve yoğunluğuna bağlıdır.De snelheid van deze expansie hangt af van de dichtheid en druk van het externe medium.
Şayet birinci ortam boşluk veya hava ise n1=1'dir.Indien de bol zich in lucht bevindt geldt bij benadering n1=1.
Doğal ortam kaybı en büyük tehditdir.Habitatverlies vormt de voornaamste bedreiging.
Hidrojen gazının yakılması sonucunda ortama sadece su/su buharı çıkar.Bij de verbranding van waterstofgas ontstaat uitsluitend waterdamp.
Bana söylenen her şey şu şöyle şöyle bir ortamda, güzide bir konuşma yaptı."Zo beschouwde hij denken (dianoia) en spreken (logos) als een en hetzelfde.
Bu süreçler sanal ortamda yapılacağı gibi insanların şahsen başvurmaları esasıyla da gerçekleştirelebilir.Men kan zelfs de vraag stellen of ruimtelijke processen als zodanig bestaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod