Ana içeriğe geç
Sözlük

ortam ile cümle

ortam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Muhtemel olarak soyu doğal ortamında tükenmek üzeredir.Он, возможно, исчез из мест своего естественного обитания.
Ancak, bu nispeten ılımlı ortam çok uzun sürmedi.Однако такое неестественное устройство не могло, конечно, долго продержаться.
Ama daha sonraları satış ortamları genişledi.Мы уже и так достаточно растянули наши линии снабжения.
Hava ortamındaki düşük nem oranı gerilimi (voltajı) artırır.Русло слабо извивистое (в низовьях более извилистое), в верховье пересыхает.
Her iki imparatorun bahşişleriyle ortam sakinleşti ama huzursuzluk geçmedi.Для обоих императоров ситуация на время успокоилась, но проблемы остались.
Zakir Memmedov siyasi takip ortamında büyümüş, bunun için annesinin soyadını almıştır.Закир Мамедов рос в условиях политических преследований, и поэтому был записан на фамилию матери.
Wikimedia Commons'ta Lexus RX ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.В Викицитатнике есть страница по теме Lexx.
Yeryüzündeki her ortamda bakteriler mevcuttur.Однажды на планете Земля исчезают все бактерии.
LaserDisc veya Laserdisc (LD) ticari kullanıma sunulmuş ilk optik disk depolama ortamıdır.LD может означать: LaserDisc — первый коммерческий оптический носитель данных.
GNOME 2.22 sürümünden itibaren GNOME masaüstü ortamının resmi bir uygulaması haline gelmiştir. ^ GelişmeС версии 2.22 входит в официальную часть среды GNOME.
Ayrıca fenolftalein asidik ortamlarda amonyak kokusu yayar.Во влажном воздухе пахнет аммиаком.
Anadolu'da ekonomik düzen ve asayiş ortamının sekteye uğraması.В Сантьяго введено чрезвычайное положение и комендантский час.
Bu durum takım içinde kötü bir ortam yaratti.Это поставило команду в сложную ситуацию.
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Одновременно этот вид был обнаружен также в Турции.
Kalabalık ortamlarda genelde saklanma isteği içindedirler.Обычно скрывается в толпе людей.
Örneğin, lisans aynı ortamda dağıtılan diğer programların özgür olması gerektiğinde ısrar etmemelidir.Например, нельзя требовать, чтобы остальные программы, поставляемые вместе с данной, также были открытыми.
Yıldızlararası Ortam ve MaddeСвязь всемирного и звездного времени Время
Burada istediği ortamı bulamadı ve genelde yedek oturdu.Не смог закрепиться в основном составе, обычно выходил на замену.
Wikimedia Commons'ta Güney Çin Denizi ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.Большую опасность при плавании Южно-Китайским морем представляют тайфуны.
Uzay aracı dizaynına mimari yaklaşım tüm ortamın inşasına çıkar.Архитектурный подход к проектированию космических судов затрагивает все элементы конструируемой среды.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.С 1998 года в поселении доступен Интернет.
Giderek Paris ortamında bir ün kazandı.Особо отличился при взятии Парижа.
Yeniçeriler şehirde bir terör ortamı yarattılar.Гитлеровцы установили в селе режим террора.
Ortam yeni bir s t + 1 {\displaystyle s_{t+1}} durumuna evrilir.Каждая точка инцидентна t + 1 {\displaystyle t+1} прямым.
Çeşitli eter teorileri ortam ve madde konularını somutlaştırmaktadır.Различные теории эфира воплощают различные концепции этой среды или вещества.
Windows Ortam çatısı'nın bir parçasıdır.Дормер — элемент крыши над слуховым окном.
Brooke Ballentyne, Kuzey Carolina'da kısıtlayıcı ve dini bir ortamda büyüdü.Баллентайн выросла в строгой религиозной семье в Северной Каролине.
Ama o bekliyor ve ortamı değerlendiriyordu.Там его сфотографировали и измерили его рост.
Bu tabaka mercan, sünger ve yumuşakçaları, onlar ise daha büyük canlıları bu ortama çekmektedir.Едкий, словно гранулированный, концентрат пота и чего-то страшнее угадывался в этом запахе.
Omurgalıların solunum sistemi organizma ile dış ortam arasında gaz alışverişi sağlayan sistemdir.Газообмен — обмен газов между организмом и внешней средой.
Proxmox Virtual Environment ya da Proxmox VE açık kaynaklı bir sanallaştırma ortamıdır.Virtual Proxy – Виртуальный прокси-объект.
Özellikle, birçok ortam doğrusal ya da neredeyse öyledir.Обычно они или очень похожи, или совсем одинаковые.
İstendiğinde bu kayıt ortamından orijinal dalga yeniden elde edilir.При нажатии на клавишу начинается воспроизведение соответствующей ленты.
Sürü halinde gezmeyi seven bu balık bu yüzden ev ortamında tercih edilmemelidir.Водяной фазанчик, обладая способностью плавать, тем не менее предпочитает передвигаться по суше.
Yeni silah sistemlerini gerçek savaş ortamında denemesi ve geliştirmesi.Разработка и испытания нового вооружения.
Vernik emdirme işlemi havasız bir ortam içinde yapılır.Вручение ордена проводится в торжественной обстановке.
Önceki nesilde olduğu gibi, onun ortam ışığı sensörü, ana ekranın altında yer almaktadır.Как и у предыдущего поколения, датчик освещенности часов расположен ниже основного дисплея.
Eş'ariliğin çıkışındaki ortam da bunun böyle olmasını zorunlu kılıyordu.Пржемысл Оттокар в итоге был вынужден бежать.
Asetonlu ortamda hızla kabarır.В окружающей обстановке ориентируется быстро.
Bu süreçler sanal ortamda yapılacağı gibi insanların şahsen başvurmaları esasıyla da gerçekleştirelebilir.Особый интерес эти реакции представляют в связи с тем, что они могут протекать и в организме человека.
Larvaları karasal ortamları tercih ederler.Парамеции предпочитают кислые условия среды.
Kubuntu 8.04'te öntanımlı ortam oynatıcı olarak kullanılmaktadır.По конструкции он очень похож на 0810.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.Цель таких аквариумов — создание атмосферы умиротворения и спокойствия.
Berlin - Charlottenburg'un çok kültürlü ortamında yetişti.Она выросла в буржуазной среде в Берлин-Шарлоттенбург.
Kafes ortamında yaşam süreleri 80-100 yıla kadar çıkabilir.При благоприятных условиях живёт до 80—100 лет.
Bu riskler, maddenin iyi havalandırılmış ortamda kullanılmasıyla azaltılabilir.Считается, что риск может быть незначительным, если работать в хорошо проветриваемом помещении.
Bilindiği gibi, su, bulunduğu ortamın şeklini alma özelliğine sahiptir.В качестве исключения они могут владеть водоёмом, в котором обитают.
Ortam çok yoğunsa, etkilerin devamı birkaç saat sürebilir.Так как призов достаточно много, розыгрыш занимает несколько часов.
Ancak bunun için yeterli şartların oluştuğu geniş ortamlar gereklidir.Существует несколько вариантов дополнительных условий, которые делают их достаточными.
Romancımız, döneminin yazın ortamına da tepki duymaktadır aslında.Да и какое писанье теперь в мои лета.
Gün ışığı altında maviye yakınsarken yapay aydınlatmalı ortamlarda siyaha benzer bir tonda görülmektedir.Недалеко есть гора, которая при определённом освещении может показаться синей.
Ancak son zamanlarda daha fazla sayıda sinema filmi doğrudan dijital ortama çekilmektedir.В последнее время для кинодемонстрации всё чаще используются цифровые кинопроекторы.
Eser, bu döneme alıntılar yaparak feodal ortamdan Kürt aydınlanmacılı­ğını yaratmayı başarmayı konu alır.Неожиданно тому приходит в голову мысль: он с помощью своих способностей делает из Пипа фейерверк.
Wikimedia Commons'ta Yunan mutfağı ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.В районе количественно преобладают рестораны греческой кухни.
Bu bakteriler oksijensiz ortamda yaşamlarını devam ettirirler.Такие анаэробы постоянно живут в лишенной кислорода среде.
Nemli ve sıcak ortamlara uyum göstermiştir.Хорошо приспособлена к сухому, жаркому климату.
Eğer yılan henüz kaçmamış ise, yavaşça ve dikkatlice ortamdan uzaklaşmak önemlidir.وإذا لم يهرب الثعبان فمن المهم الابتعاد ببطء وبحذر.
Yeni kütüphane binası eski ahşap evlerin ortamına uyacak şekilde tasarlanmıştır.وقد صمم مبنى المكتبة الجديدة ليتناسب مع بيئة المنازل الخشبية القديمة.
Gezegenler arası ortam, Dünya’dan gözlemlenebilen bazı etkilerden sorumludur.الوسط بين الكواكب هو المسئول عن العديد من الآثار التي يمكن رؤيتها من الأرض.
Bu gibi malzemeler ıslak ortamlarda veya belirli derinliklerde su altında kullanılabilir.وقد تستخدم تلك الأشياء في البيئات الرطبة أو تحت الماء حتى أعماق محددة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod