Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.引っ掻き回されたくなんてないんです でも権威に頼ってしまえば 常に -いや必ずしも
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Asi sa niekde fláka, lebo je už prijatá na univerzitu.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Chị ấy có lẽ đang lười biếng Bây giờ chị ấy đã được nhận vào trường đại học!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Dia mungkin saja bermalas-malasan sekarang karena sudah diterima di universitas.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Elle se repose probablement ici et là maintenant qu'elle a été acceptée à l'université !
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Hon latar förmodligen sig nu i och med hon har blivit antagen i universitetet!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Hun dovner sikkert rundt nu hvor hun er blevet accepteret af universitetet!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Pewnie się gdzieś teraz włóczy kiedy ją już przyjęli na uniwersytet!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Probabil ca pierde timpul prin prejur acum ca a fost acceptata la universitate!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Probabilmente starà oziando ora che é stata accettata all'università!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Sie rennt jetzt vermutlich herum, weil sie jetzt auf einer Uni aufgenommen wurde!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Ze waarschijnlijk rond aan het luieren nu dat ze geaccepteerd is in de universiteit!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Πιθανώς θα τεμπελιάζει τριγύρω τώρα που την πήραν στο πανεπιστήμιο!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Сигурно се шляе наоколо, сега като знае, че е приета в университет.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Теперь, когда её приняли в университет, она наверно мается ерундой!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!היא בטח מתבטלת כל היום בגלל שהיא כבר התקבלה לאוניברסיטה
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!أنها ربما تتكاسل الأن هي قد قبلت في الجامعة !ـ
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!あんた どこでそんな言葉 習ったの?!
Ne yapıyoruz? Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Chúng tôi đang làm gì à? oh, chỉ là đang vui vẻ với Grammy của chúng tôi.
Ne yapıyoruz? Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz. Ne ne.저희 지금 뭐하냐고요? 그냥 "그래미"랑 놀고 있어요~ '안뇽'
Ne yapıyoruz? Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz. Ne ne.Τι κάνουμε; Απλά αράζουμε με το Grammy μας.
Ne yapıyoruz? Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz. Ne ne.מה אנחנו עושים? אה, סתם מסתלבטים עם הגראמי שלנו. מה מה.
Ne yapıyoruz? Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz. Ne ne.ماذا نفعل؟ فقط نسترخي مع جائزتنا
Ne yapıyoruz? Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz. Ne ne.もうちょっと上手くできると思うんだけど...
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Briggsin sotilaat eivät anna sarjamurhaajan kulkea vapaana.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Desværre er vi ikke så dovne her, at vi lader en seriemorder gå fri.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Lo siento, pero los soldados de Briggs nunca dejarían a un asesino en serie suelto.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Na twoje nieszczęście my w Briggs nie pobłażamy seryjnemu zabójcy, którego ktoś wypuścił.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Purtroppo per te, i soldati di Briggs non sono così pigri da lasciare un serial killer a piede libero.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Tyvärr är vi i Briggs inte så lata att vi låter en seriemördare gå fri.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Δυστυχώς για εσένα, οι στρατιώτες του Μπριγκς δεν θα άφηναν ποτέ ένα δολοφόνο ελεύθερο.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.К сожалению для тебя, солдаты Бриггса не такие рохли, чтобы оставить на свободе серийного убийцу.
Onu görmek istiyorum, birkaç zamandır ortalıkta görünmüyor. üç veya dört gündür kimse görmemiş.Chcem ju vidieť. 'Už sme ju chvíľu nikde nevideli. Už tri alebo štyri dni ju nikto nevidel.'
Onu görmek istiyorum, birkaç zamandır ortalıkta görünmüyor. üç veya dört gündür kimse görmemiş."Neviděli jsme ji nějakou dobu. Bylo to asi tři nebo čtyři dny, nikdo ji neviděl."
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.Circulă un zvon.
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.Corre um rumor na cidade.
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.Er gaat een gerucht rond.
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.He oído un rumor.
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.Il a une rumeur qui traîne, en ce moment.
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.La gente parla di te.
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.Širijo se govorice.
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.Κυκλοφορεί μια φήμη.
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.О тебе ходят слухи.
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.هناك شائعات تدور بالجوار
Ortalıkta dolaşıp insanlara Amerika'da neyin değişmesi gerektiğini söylemediÉl no fue diciéndole a la gente qué tenía que cambiar en EE.UU.
Ortalıkta dolaşıp insanlara Amerika'da neyin değişmesi gerektiğini söylemediIl n'est pas allé dire aux gens ce qu'ils devaient faire pour changer l'Amérique.
Ortalıkta dolaşıp insanlara Amerika'da neyin değişmesi gerektiğini söylemedi그는 사람들에게 미국에서 변화를 위해 필요한 것을 말하고 다니지 않았습니다.
Ortalıkta dolaşıp insanlara Amerika'da neyin değişmesi gerektiğini söylemedi彼は自分が信じることを語ったのです
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.Es gibt nicht viele Menschen, die sich als Klienten wirklich mit Architektur beschäftigen.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.Il n'y a pas beaucoup de gens qui se sentent réellement concernés par l'architecture parmi les clients.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.Je krijgt meestal niet veel klanten die echt betrokken zijn bij architectuur.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.Không có nhiều người mà thực sự liên quan đến giới kiến trúc với tư cách khách hàng.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.의뢰인 중에 건축에 진짜 관여하는 분들은 많지 않거든요.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.Não há por aí muitas pessoas que estejam realmente envolvidas na arquitectura como clientes.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.Nie ma wielu ludzi naprawdę rozeznanych w architekturze, którzy są naszymi klientami.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.No hay muchas personas que, como clientes, esten realmente comprometidos con la arquitectura.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.Non sono molte le persone davvero coinvolte nell'architettura in qualità di clienti.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.Nu sunt mulţi oameni în jur care să fie într-adevăr implicaţi în arhitectură din ipostaza de clienţi.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.Tidak banyak orang yang benar-benar terlibat dengan arsitektur, ketika menjadi klien.
Ortalıkta müşteri olarak mimariyle gerçek anlamda uğraşan çok fazla insan yok.Вокруг не так много людей, которые являются клиентами архитектуры.