Hepinizin ortalıkta duyduğundan emin olduğum başka bir söz:「ビデオゲームは集中力を弱め 注意力を散漫にする」
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Chceli ísť späť do čias, keď ešte neboli automobily, ani Twitter ani "American Idol".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Ils voulaient remonter avant les automobiles ou Twitter ou La Nouvelle Star.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.잘 모르겠지만, 그들 모두 자동차, 트위터, 그리고 아메리칸 아이돌이 없던 과거로 가기를 원했습니다.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Querem voltar ao tempo em que não havia automóveis nem Twitter nem American Idol.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Quieren volver a antes de que hubiera automóviles. o Twitter, o "American Idol".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Vissza akarnak térni egy korba az autók, a Twitter, vagy az "American Idol" előtt.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Vogliono tornare a prima che ci fossero le auto o Twitter, o "American Idol".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Vor să se întoarcă înainte de inventarea automobilului, înainte de Twitter sau de "American Idol".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Ze willen allemaal terug naar de tijd voordat auto's of Twitter of "American Idol" bestonden.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Zírám. Chtějí do doby kdy ještě nebyly auta ani twitter ani TV pořad 'Americký Idol'.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Θέλουν να πάνε πίσω, τότε που δεν υπήρχαν αυτοκίνητα ή το Twitter ή το American Idol.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Они хотят отправиться во времена, когда не было автомобилей, или твиттера, или "Минуты славы".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Те искат да се върнат преди да е имало автомобили или Туитър, или "Музикален идол".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.אני לא יודע. הם רוצים לחזור לתקופה שלפני המכוניות, או טוויטר, או "כוכב נולד."
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.أنا لا أعرف . إنهم يريدون أن يرجعوا إلى فترة ما قبل السيارات أو تويتر أو " أمريكان ايدول" .
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.そんな時代に戻りたがります なぜでしょうね
Hiçbir yetkilendirme olmaksızın her hafta ortalıkta dolanıyorlar.A takhle se střídají každý týden bez jakéhokoli povolení.
Hiçbir yetkilendirme olmaksızın her hafta ortalıkta dolanıyorlar.Ανταλλάσουν κάθε εβδομάδα χωρίς καμία εξουσιοδότηση.
Hiçbir yetkilendirme olmaksızın her hafta ortalıkta dolanıyorlar.И това продължава всяка седмица, без разрешение.
İspanyollar, Asyalılar, biz ortalıkta daha çok acı çekiyoruz.Hispanicii, asiaticii, noi vom suferi mai mult în masă.
İspanyollar, Asyalılar, biz ortalıkta daha çok acı çekiyoruz.Hispaniques, Asiatiques, on souffre davantage .
İspanyollar, Asyalılar, biz ortalıkta daha çok acı çekiyoruz.스페인계, 아시안계, 우리는 주류에서 더욱 고통받았죠.
İspanyollar, Asyalılar, biz ortalıkta daha çok acı çekiyoruz.La gente hispana y asiática sufriríamos más en la cultura dominante.
İspanyollar, Asyalılar, biz ortalıkta daha çok acı çekiyoruz.Latino's, Aziaten, zouden wij meer lijden in de mainstream.
İspanyollar, Asyalılar, biz ortalıkta daha çok acı çekiyoruz.latynoskie, azjatyckie - nasze cierpienie będzie powszechniejsze.
İspanyollar, Asyalılar, biz ortalıkta daha çok acı çekiyoruz.Mỹ La Tinh, Châu Á, chúng ta phải chịu nhiều hơn.
İspanyollar, Asyalılar, biz ortalıkta daha çok acı çekiyoruz.ההיספאנים, האסיאתים, אנחנו נסבול יותר בלב החברה.
İspanyollar, Asyalılar, biz ortalıkta daha çok acı çekiyoruz.الأسبان, الأسيوين, يجب علينا ان نعاني اكثر في الشارع العام.
İspanyollar, Asyalılar, biz ortalıkta daha çok acı çekiyoruz.彼らの気持ちも分かる
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.Ecco qui una piccola città con qualcuno dei nostri ragazzi che passeggiano.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.Es gibt eine kleine Stadt, in der einige unserer Jungs herumlaufen.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.Esta es una pequeña ciudad con algunos tipos caminando por ella.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.Esta é uma pequena cidade com algumas criaturas a passear.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.Iată un mic oraş cu câteva dintre personajele noastre mergând prin el.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.우리 생물체들이 돌아다니는 작은 도시가 있네요.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.Mamy miasto, paru mieszkańców.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.On voit ici une petite ville avec quelques-uns de ces bonshommes se balader dedans.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.Tässä on kaupunki, jossa kävelee joitakin luomiamme tyyppejä.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.Вот маленький город, по нему гуляют какие-то из наших ребят.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.И така, ето малък град с някои от нашите момчета, които се разхождат из него.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.Ось маленьке місто із кількома істотами, що розгулюють тут навколо.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.אז כאן יש עיר קטנה עם כמה מהחברים שלנו פשוט מסתובבים להם.
İşte adamlarımızdan bazılarının ortalıkta dolaştığı küçük bir şehir.هذه هي مدينة صغيرة مع بعض الرجال يتجولون فيها.
Iyice aramak gerekir. Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Bạn phải cất công tìm kiếm. chứ chúng không nằm trên bề mặt.
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.En halua ahdistella oman kansani jäsentä- -mutta et voi kulkea tekemässä, mitä haluat.
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.Jag avskyr att gå emot mitt eget folk- -men du kan inte dra runt och göra precis som du vill.
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.Jeg hader at gå imod mit eget folk, - - men du kan ikke gå rundt og gøre, hvad du har lyst til.
Kes sesini! Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Gdybym się nie wrócił, żeby sprawdzić, czy pewien pacan się nie zbłaźni, nie byłoby problemu!
Kes sesini! Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Jos en olisi tullut auttamaan, tätä ei olisi tapahtunut.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.어떤 분자생물학자도 화학자가 갑자기 와서 이것저것 들쑤시는걸 원치 않습니다.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Niemand wil dat een chemicus zijn neus in zijn zaken komt steken en dingen komt veranderen.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Niemand will, dass ein Chemiker daherkommt und in ihren Sachen herumstochert und alles verändert.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Nikt nie lubi, gdy chemik przychodzi, myszkuje w cudzych badaniach i zmienia wszystko o 180 stopni.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Nimeni nu vrea un chimist să vină și să răscolească prin lucrurile voastre și să schimbe tot.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Personne ne veut qu'un chimiste vienne se mêler de ses affaires comme ça et changer les choses.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Никой не иска някой химик да влиза, да им ръчка из работите и да променя разни неща.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Никто не хочет, чтобы пришёл какой-то химик и стал указывать, что и как надо изменить.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.אף אחד לא רוצה שיבוא איזה כימאי ויחטט לו ככה בדברים ויעשה שינויים.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.لا أحد يريد من كيميائي أن يأتي ويحشر نفسه في أمورهم ويغير أشياء.