Ana içeriğe geç
Sözlük

ortalıkta ile cümle

ortalıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .لذلك هنا لدينا كل انواع الاقواس والاعداد حولها
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .数が飛びまわります. しかしどんな計算の順序の問題でも, あなたが本当にすることは
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Będziemy trzymali się wersji o satelicie skoro już poszła w świat.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Nos apegaremos a la historia del satélite por ahora, ya que ya se ha divulgado.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Per ora ci atterremo alla storia del satellite, visto che e' gia' in giro.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Prozatím se budeme drľet historky o satelitu, protoľe uľ koluje venku.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Vom susţine deocamdată povestea cu satelitul, dacă deja circulă.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Θα εμμείνουμε στην ιστορία με τον δορυφόρο για τώρα μιας και ήδη διαδόθηκε.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Раз история со спутником попала в прессу, этой версии и будем придерживаться.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.だが、ロシア人が、彼らの何かを僕らが隠しているとわかったら、取り戻したがるだろう。
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Azt mondták "Nos, talán nincs túl sok matematikus, aki csak ücsörög, és tengeri csigákat bámul."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Bene, suppongo che non ci siano molti matematici seduti qua e là ad osservare molluschi di mare."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Bueno, supongo que no hay muchos matemáticos observando las babosas de mar".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Ik denk dat er niet veel wiskundigen zijn die kijken naar zeeslakken."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Ils ont dit : " Je pense qu'il y a peu de mathématiciens qui observent les limaces de mer. "
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Julgo que não há muitos matemáticos "sentados a observar lesmas do mar."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."그들은 이렇게 말했어요 "음.. 제 생각에 많은 과학자들은 해수동물들을 직접 관찰하지 않아서 일거 같네요."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Pai, banuiesc ca nu foarte multi matematicieni stau si se uita la echinoderme."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Powiedzieli, że "Pewnie nie ma zbyt wielu matematyków, którzy się wpatrują w ślimaki morskie".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Rekli so, "Najbrž res ni veliko matematikov, ki opazujejo morske polže."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Tja, wahrscheinlich gibt es nicht viele Mathematiker, die herumsitzen und sich Nacktschnecken anschauen."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Ами, предполагам, че не са толкова много математиците, които седят и наблюдават морски охлюви."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Они сказали: "Ну, наверное, не так много математиков сидит и разглядывает морских слизней".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."הם אמרו, "כנראה שלא היו כל-כך הרבה מתמטיקאים שישבו והתבוננו בשבלולי-ים."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."لقد قالوا، " حسناً لا نعتقد أن هنالك علماء رياضيات يجلسون في الجوار ليتأملوا الرخويات البحرية."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."少ないからではないか と言われました もっともな意見ですが それよりも重大なのは
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.Ces notions étaient absolues; valables pour toujours.
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.절대적이며 변하지 않는다고 생각했지요.
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.Ήταν απόλυτοι. Και βρίσκονταν εκεί για πάντα.
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.שהם מוחלטים; שהם יישארו שם לנצח.
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.و هما مطلقان ، و هما عالقان هنالك للأبد.
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.ですから彼は自然界では
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Agora, a ideia não é tão louca como parece.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Dansers zijn er nooit als je ze nodig hebt.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Évidemment, il n'y a jamais de danseurs autour de vous lorsque vous en avez besoin.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.물론, 항상 필요할땐 우리 주위에 댄서가 아무도 없죠.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Naturalmente i ballerini non si trovano mai quando servono.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Natürlich sind die Tänzer nie da, wenn man sie braucht.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Oczywiście, gdy potrzeba tancerzy, nigdy ich nie ma.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Por supuesto, parece que nunca hay bailarines por ahí cuando los necesitas.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Samozřejmě, když potřebujete, nejsou v okolí žádní tanečníci.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Sigur, nu găsești dansatori prin jur când ai nevoie de ei.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Som vanligt finns det aldrig några dansare till hands när du behöver dem.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Tất nhiên, dường như chẳng bao giờ có người vũ công nào xung quanh khi bạn cần họ.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Φυσικά, δεν υπάρχουν ποτέ χορευτές γύρω σου όταν τους χρειάζεσαι.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Разбира се никога няма танцьори наоколо, когато имате нужда от тях.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Разумеется, когда нужны танцоры, их никогда нет.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.וכמובן, לעולם אין בנמצא רקדנים בדיוק כשצריך אותם.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.بالطبع، يبدو انه لايوجد راقصين حولك عندما تحتاجهم.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.でも発想はそれほど おかしくありません
El kol hareketleri yapıyor, ortalıkta koşturuyorlardı.De gestikulerade, de sprang omkring.
El kol hareketleri yapıyor, ortalıkta koşturuyorlardı.De viftede, de løb rundt.
El kol hareketleri yapıyor, ortalıkta koşturuyorlardı.-- eles têm dossiers cheios de documentos secretos.
El kol hareketleri yapıyor, ortalıkta koşturuyorlardı.Gesticolavano correndo qui e la.
El kol hareketleri yapıyor, ortalıkta koşturuyorlardı.Gesticulaban... corrían.
El kol hareketleri yapıyor, ortalıkta koşturuyorlardı.Gesticulau, alergau peste tot.
El kol hareketleri yapıyor, ortalıkta koşturuyorlardı.Gestikulovali a behali dokola.
El kol hareketleri yapıyor, ortalıkta koşturuyorlardı.Gestlikulovali, pobíhali okolo.
El kol hareketleri yapıyor, ortalıkta koşturuyorlardı.Gestykulowali, biegali dookoła.
El kol hareketleri yapıyor, ortalıkta koşturuyorlardı.Hadonásztak, rohangáltak körbe-körbe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod