Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil."Oh, elke keer dat er zo'n klein groen kereltje met 2 stippen langskomt, is dat niet zo'n goede zaak.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.O, immer wenn ich diesen grünen Kerl mit 2 Punkten bekomme, ist das nichts was ich gerne in der Nähe hätte.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.O, κάθε φορά που μπορώ να βρω το μικρό πράσινο φίλε με 2 τελείες, Αυτό δεν είναι καλό να έχουν περίπου.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.Questi iniziano a pensare:
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil."Zawsze, kiedy spotkam jednego z tych zielonych gości z dwoma kropkami, dzieje się coś złego.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.Вона усвідомлює: Хм, щоразу, коли сюди потрапляють ці малі з 2 цятками, через них тут багато клопоту.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.ואיך אפשר לזהות אותן, אבל בואו נאמר שמערכת החיסון שלנו מזהה אותן כך:
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.「あ、この2つの点がある緑のヤツ。 近くに置いとくと、いつもまずいことになるんだよな。 よし。それじゃあ、こいつらが免疫系やDNAとかに侵入する前に、なんとかして破壊してしまおう。」という感じ。
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.Cioe', non siamo solo dei piccoli unici organismi che vanno in giro; siamo parte di un grande eco-sistema.
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.Cu alte cuvinte, nu suntem organisme unice, inseparable suntem parte dintr-un mare ecosistem.
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.Innymi słowy, nie jesteśmy wyjątkowymi organizmami swawolącymi dookoła. Jesteśmy częścią wielkiego ekosystemu.
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.생태계에 생명체가 우리만 존재하는 것이 아닙니다. 우린 그저 큰 생태계의 일부일 뿐이죠.
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.Por outras palavras, não somos os únicos organismos por aí. Fazemos parte de um grande ecossistema.
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.We zijn geen individuele kleine organismen die rondrennen. We zijn onderdeel van een groot ecosysteem.
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.Wir laufen nicht als kleine Organismen allein auf der Welt rum, sondern sind Teil eines großen Ökosystems.
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.Другими словами, мы не существуем сами по себе Мы часть большой экосистемы.
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.С други думи, ние не сме уникални, малки организми разхождащи се наоколо; ние сме част от голяма екосистема.
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.במילים אחרות, אנו לא יצורים מיוחדים וקטנים שמתרוצצים- אנו חלק ממערכת אקולוגית גדולה.
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.بعبارة أخرى ، نحن لسنا المخلوقات الوحيدة الموجودة في العالم نحن جزء من منظومة اكبر في البيئة
Bir başka deyişle, bizler ortalıkta dolaşan biricik canlılar değiliz; daha büyük bir ekosistemin parçasıyız.我々は巨大な生態系の一部なのです お伝えするのは気が引けますが 実際に
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.A vicc, amit csináltam, mikor a Floridai szavazás zajlott.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.Đây là một trò đùa tôi đã làm khi các phiếu Florida đã được chuyền quanh.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.Det här är ett skämt jag gjorde när Floridas valsedlar var aktuella.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.E' lo scherzo che ho fatto durante il ballottaggio in Florida.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.Esta é a piada que fiz durante as votações na Flórida.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.Esta es la broma que hice cuando estaba pasando la votación en Florida.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.알 고어 표를 나타내는 점들을 세고 조지 부시 표를 나타내는 점들을 센 후
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.lorsque l'on parlait du ballot de loi, en Floride.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.To je šala, ki sem jo naredil, ko je bil aktualen škandal preštevanja glasov na Floridi.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.To jest żart, który zrobiłem podczas głosowania na Florydzie.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.Toto je hříčka, kterou jsem vytvořil, když se tajně hlasovalo na Floridě (prezidentské volby).
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.Toto je vtip, ktorý som vytvoril keď sa tajne hlasovalo na Floride.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.Είναι ένα αστείο που έκανα όταν γίνονταν οι εκλογές στη Φλόριντα.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.Така се пошегувах, докато вървеше балотажът във Флорида.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.Я шутил так, когда проходило тайное голосование во Флориде.
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.כשההצבעה בפלורידה התקיימה. אתם
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.عندما كان يجري التصويت في فلوريدا
Bu benim Florida adayları daha ortalıktayken yaptığım bir şakaydı.ゴア氏の点を数えてください
Bu noktada sizden ortalıkta dolanıp olabilecek herşeyi kabullenmenizi beklemiyorum.Acuma, nu mă aştept să vă plimbaţi liniştiţi acceptând tot ceea ce se întâmplă.
Bu noktada sizden ortalıkta dolanıp olabilecek herşeyi kabullenmenizi beklemiyorum.Neočekávám, že budete chodit a přijímat vše, co se děje.
Bu noktada sizden ortalıkta dolanıp olabilecek herşeyi kabullenmenizi beklemiyorum.עכשיו, אני לא מצפה שתסתובבו לכם ותקבלו את כל מה שקורה.
Bu sadece "Bir akıl hocası olarak ortalıkta bir göründüm" değildir.Esto no se trata de algo así como limitarse a comparecer como mentor.
Bu sadece "Bir akıl hocası olarak ortalıkta bir göründüm" değildir.Ini bukan soal. "Saya adalah seorang mentor"
Bu sadece "Bir akıl hocası olarak ortalıkta bir göründüm" değildir.단순히 멘토로서 접근하는 게 아니라
Bu sadece "Bir akıl hocası olarak ortalıkta bir göründüm" değildir.Nie na zasadzie: "Pojawiłem się jako mentor".
Bu sadece "Bir akıl hocası olarak ortalıkta bir göründüm" değildir.Це не просто: "Я тут - ментор".
Bu sadece "Bir akıl hocası olarak ortalıkta bir göründüm" değildir.وهذا لا يعني "الظهور كمرشد" فقط.
Bu sadece "Bir akıl hocası olarak ortalıkta bir göründüm" değildir.チームとはフルタイムで関わります
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Así que aquí tenemos todo tipo de paréntesis y números volando alrededor.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Hier hebben we allerlei soorten haakjes en getallen in het rond vliegen.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .여기 나열된 괄호를 보시면 숫자들이 이리저리 날아다니는 것들을 볼 수 있어요
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Mindenféle zárójel és szám van itt nekünk.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .On a ici plusieurs sortes de parenthèses et des nombres dans tous les sens.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Qui abbiamo ogni sorta di parentesi e numeri che svolazzano.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Temos aqui todo tipo de parênteses e números flutuando por aí.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Tutaj, mamy wszystkie rodzaje nawiasów i liczb pojawiających się dookoła.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Vi har en masse parenteser og tal i de her stykker.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Έτσι εδώ, έχουμε διάφορες παρενθέσεις και αριθμούς να "παίζουν"¨.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Тук имаме всякакви видове скоби и числа, разпръснати хаотично
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Тут ми маємо всі види дужок та всюди числа.