Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz. Ne ne.Ah, vi hænger bare ud med vores Grammy pris.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz. Ne ne.A passar o tempo com o nosso Grammy.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz. Ne ne.A, przesiadujemy tu z naszym Grammy.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz. Ne ne.Stiamo qui col nostro premio Grammy.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Och, wir hängen mit unserem Grammy ab.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Oh, csak itt lazulunk a Grammy-nkkel.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Oh, gewoon een beetje rondhangen met onze Grammy.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Oh, hanya berjalan-jalan dengan nenek kami.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Oh, on passe le temps avec notre Grammy.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Oh, simplemente pasar el tiempo con nuestro Grammy.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Právě relaxujeme s naší Grammy.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Si noi pe aici cu premiul nostru Grammy.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Ами, само висим тук с нашите Грами. Какво какво.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Ну так, бывает хвастаемся своим Гремми.
Ah, Grammy'mizle ortalıkta dolaşıyoruz.Просто тусуємося з нашим Греммі.
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Det här hade inte hänt om jag inte hade återvänt för din skull.
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Det her skyldes kun, at jeg kom tilbage for din skyld.
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Se non fossi venuto a cercare un certo ottuso, questo non sarebbe successo!
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!¡Si no hubiera vuelto para asegurarme de que no estabas metiendo la pata, esto no estaría pasando!
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Αν δεν είχα γυρίσει να βεβαιωθώ τι κάνει ένας ανόητος, αυτό δεν θα γινόταν!
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Если бы я не пришёл убедиться, что кое-кто не лодырничает, этого бы не было!
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ale ten člověk zmizel, a peníze mi nedal.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ale ten človek zmizol, a peniaze mi nedal.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Maar, de man is verdwenen, en ik heb dus geen geld gekregen.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ma l'uomo č sparito e non mi ha dato il denaro.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Nie. To moja wina. Musimy odwieźć cię do szpitala.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Но този човек изчезна и не ми даде парите.
Ama hala ortalıkta yoklar.Aber sie sind nicht hier.
Ama hala ortalıkta yoklar.Ale przecież ich nie ma.
Ama hala ortalıkta yoklar.De még sincsenek itt.
Ama hala ortalıkta yoklar.Ma ancora non ci sono.
Ama hala ortalıkta yoklar.Maar ze zijn er niet.
Ama hala ortalıkta yoklar.Mais ils ne sont pas là.
Ama hala ortalıkta yoklar.Nhưng tới nay thì vẫn chưa có.
Ama hala ortalıkta yoklar.Pero aún no están aquí.
Ama hala ortalıkta yoklar.Αλλά δεν είναι εδώ.
Ama hala ortalıkta yoklar.Но их здесь нет.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Die Vorstellung, dass ihr Vater in der Öffentlichkeit singt, reichte, damit sie sich benahmen.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Het idee alleen al dat hun vader in het openbaar zou zingen, was voldoende om zich te gedragen.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Khái niệm về việc cha của chúng sẽ hát ở nơi công cộng cũng đủ làm chúng hành xử tốt trở lại
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.사람들 앞에서 아빠가 노래를 한다는 개념 자체로 아이들이 말을 잘 듣게 할 수 있다는 것입니다.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.La idea misma de su papá cantando en público era suficiente para hacer que se comportaran bien.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.La notion même de leur papa chantant en public était suffisante pour qu'elles se tiennent bien.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Pouhá představa, že jejich táta bude zpívat na veřejnosti zajistila, že se začaly chovat slušně.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Sama ideja, da njun oče poje v javnosti, je bila dovolj, da sta se lepo obnašali.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Samo wyobrażenie ich taty śpiewającego publicznie wystarczało, aby zachowywały się dobrze.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Simpla idee ca tatăl lor să cânte în public era destul să le cumințească.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Själva tanken att deras pappa skulle sjunga offentligt var tillräckligt för att få dem att uppträda väl.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Solo l'idea del loro padre che cantava in pubblico era abbastanza per farle comportare bene.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Η ιδέα και μόνο να τραγουδάει δημοσίως ο μπαμπάς τους ήταν αρκετό για να συμμαζευτούν.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Одна мысль о том, что их папа сейчас запоёт во всеуслышание, заставляла их вести себя прилично".
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Само мисълта за баща им, пеещ на публично място била достатъчна за да ги накара да са послушни.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.Сам спомин про те, що їхній батько заспіває на публіці, змушував їх поводитись як слід.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.רק הרעיון של אבא שלהן שר בפומבי הספיק בכדי לגרום להם להתנהג יפה.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.مجرّد فكرة غناء والدهما في مكان عام كان كافياً لتهذيبهما.
Babalarının ortalıkta şarkı söyleyeceği düşüncesi davranışlarını değiştirmek için yeterliydi.おりこうにする気になったのです こう疑問を持つ人もいます
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil."Ah, toda vez que vejo esse cara verde com dois pontinhos ... ...isso não é nada bom."
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.En bien, à chaque fois que je vois ce bonhomme vert avec deux points dessus, ce n'est clairement pas salutaire
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.Hű, akárhányszor ezekbe a kétpöttyös zöld izékbe botlok az nem tesz túl jót nekem.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.Když jsou tu tyto malé zelené potvory s dvěma tečkami, není to pro mě dobré.