Ötzi'nin 2000 yılında Das Album adlı ortaklaşa bir albüm çıkarmasıyla sonuçlandı.Dj. Ötzi) album, Das Album in 2000.
Skorgenes'te , Spjelkavika'ya kadar E39 ile ortaklaşaE136 at Skorgenes, jointly with E39 until Spjelkavika
1995 yılından bu yana bu yeri Filarmoni Orkestrası ile ortaklaşa tutulmaktadır.Since 1995 the residency has been jointly held with the Philharmonia.
Film uluslararası olarak yapıldı ve Trier ile Eskil Vogt tarafından ortaklaşa yazıldı.The film was internationally co-produced and was co-written by Trier and Eskil Vogt.
"Anything That Moves", Bruni ve Darrell Thorp ( Radiohead, Beck ) tarafından ortaklaşa üretildi."Anything That Moves" was co-produced by Bruni and Darrell Thorp (Radiohead, Beck).
Ruiz ve Pavón ortaklaşa yayınladıkları:Ruiz and Pavón jointly published:
İyi ölülerin diyarı ise Maca, Sitan ve Bathala tarafından ortaklaşa yönetiliyor.Maca, the realm of the good dead, is jointly ruled by Sitan and Bathala.
Rum ve Kıbrıslı şirketler tarafından ortaklaşa yapılacak.To be jointly made by Greek and Cypriot companies.
Dernek, Taylor & Francis ile ortaklaşa birden fazla dergi yayınlamaktadır:[1]The association publishes multiple journals in partnership with Taylor & Francis:[2]
Muhtıra Avlonyalı İsmail Kemal bey ve Luigj Gurakuqi tarafından ortaklaşa yazılmıştır. [3]The Memorandum was jointly written by Ismail Kemal bey Vlora and Luigj Gurakuqi.[3]
Tables - Airtable ile kıyaslanabilir ortaklaşa bir veri tabanı programı.Tables – a collaborative database program comparable to Airtable.
AstraZeneca ile ortaklaşa Bristol-Myers Squibb tarafından geliştirilmiştir.It was developed by Bristol-Myers Squibb in partnership with AstraZeneca.
Daha sonra, Elementary OS ile ortaklaşa oluşturulmuş özel bir yükleyiciye geçti.[1] [2]Later it switched to a custom installer built in partnership with elementary OS.[17][18]
Ancak 1906 yılında Fransa ve Birleşik Krallık, adaları ortaklaşa yönetmeye karar verdi.In 1906, however, France and the United Kingdom agreed to administer the islands jointly.
Bu tür ortaklaşa şairlik Waka (cevap şiiri) olarak da anılıyordu.Diese Form des gemeinsamen Dichtens war auch als Waka (Antwortgedicht) bekannt.
Japon fizikçi Takaaki Kajita ile ortaklaşa 2015 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.2015 wurde ihm gemeinsam mit Takaaki Kajita der Nobelpreis für Physik zugesprochen.
İmparator Caligula, 41 yılında Senatoryal sınıfın ve muhafızların ortaklaşa bir komplosu sonucu öldürüldü.Im Jahr 41 wurde Kaiser Caligula von einigen Verschwörern aus der senatorischen Klasse und der Garde getötet.
2010'da Richard F. Heck ve Ei-ichi Negishi ile birlikte ortaklaşa Kimya Nobel ödülü'nü aldılar.Suzuki erhielt im Jahr 2010 gemeinsam mit Richard F. Heck und Ei-ichi Negishi den Nobelpreis für Chemie.
Bu Avrupa şampiyonası ilk kez iki ülkenin ortaklaşa düzenlediği bir turnuva olmuştur.Damit wurde zum ersten Mal eine Europameisterschaft von zwei Ländern ausgetragen.
Tüm standartlar bu kurumların ortaklaşa çalışmasıyla belirlenmektedir.All diese Funktionen sind als Unified Messaging bekannt.
Daha sonra tüm filmlerinin senaryolarını ya kendi yazdı ya da ortaklaşa yazdı.Il les a ensuite retranscrits dans les films qu'il a réalisés ou scénarisés.
Bir grup insanın, kendi arasında, ortaklaşa üretmesine ve tüketmesine dayanır.Les membres d'une bande coopèrent, notamment pour chasser et partager leur nourriture.
Bodleian, 2004 yılında Google ile ortaklaşa bir sayısallaştırma projesi yürütmüştür.La Bodléienne est actuellement engagée dans un projet de numérisation massive avec Google,.
Şarkı James Bond'un söz yazarı Don Black'le ortaklaşa yazıldı.Ce cycle de chanson fut écrit par le parolier Don Black.
İmparator Caligula, 41 yılında Senatoryal sınıfın ve muhafızların ortaklaşa bir komplosu sonucu öldürüldü.En el 41, Calígula fue asesinado en un complot orquestado por ciertos senadores y miembros de la guardia.
Japon fizikçi Takaaki Kajita ile ortaklaşa 2015 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.En 2015, le fue otorgado el Premio Nobel en Física, de manera conjunta con Takaaki Kajita.
ARA düşüncesi, afetleri, ortaklaşa bir cevabı talep eden karmaşık problemler olarak görür.Según este enfoque los desastres son problemas complejos que reclaman una respuesta colectiva.
Ulusal final, yapım şirketi Raab TV tarafından ortaklaşa üretilecek.También posee la empresa de producción Raab TV.
2010'da Richard F. Heck ve Ei-ichi Negishi ile birlikte ortaklaşa Kimya Nobel ödülü'nü aldılar.Se le concedió el Premio Nobel de Química 2010, conjuntamente con Richard Heck y Eiichi Negishi.
Hava Kontrol Grubu uçakları ortaklaşa kullanarak benzer görevler ifa etmektedir.Agrupaciones similares Servicio de Medios Aéreos.
Türk Hava Kurumu ve Türk Hava Kuvvetleri tarafından ortaklaşa kullanılmaktadır.L'aeroporto è utilizzato sia dal traffico civile sia come base aerea militare russa.
Birçok kardeşiyle birlikte ortaklaşa ülkeyi yönetmiştir.Некоторыми землями братья управляли совместно.
Böylelikle sürücü her iki diferansiyeli ayrı ayrı veya ortaklaşa kilitleyebilir.أثناء تشغيل السيارة يكون من الممكن استخدام كلا المحركين بشكل متتابع متواز أو منفصل عن بعضهما.
2002 Dünya Kupası'nı ise Güney Kore ve Japonya'nın ortaklaşa düzenlemesine karar verildi.أقيمت بطولة كأس العالم لكرة القدم 2002 في نسختها السابعة عشر بتنظيم مشترك لكل من كوريا الجنوبية واليابان.
İlk İngilizce kitaplar Airbus ile ortaklaşa Paris Air Show 2017'de yayınlandı.Os primeiros livros ingleses foram publicados no Show Aéreo de Paris 2017, em parceria com a Airbus.
Japon fizikçi Takaaki Kajita ile ortaklaşa 2015 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.Recebeu o Nobel de Física de 2015, juntamente com Takaaki Kajita.
Durumlarda federal yasa, kabul alt mahkemelerde dava ortaklaşa üç profesyonel hakimden oluşan.Assim, por exemplo, nas causas de nulidade matrimonial, o colégio deve estar integrado por três juízes (c.
Türk Hava Kurumu ve Türk Hava Kuvvetleri tarafından ortaklaşa kullanılmaktadır.Continua em serviço na Força Aérea Russa e para diversos consumidores de exportação.
2010'da Richard F. Heck ve Ei-ichi Negishi ile birlikte ortaklaşa Kimya Nobel ödülü'nü aldılar.Em 2010 foi laureado com o Nobel de Química, juntamente com Richard Heck e Ei'ichi Negishi.
Anime için, Tatsunoko Pro ve SynergySP şirketleri tarafından Nelvana şirketi ile ortaklaşa üretim yapılmıştır.Formou-se, então, a parceria entre Sega e Tatsunoko Production.
2010'da Richard F. Heck ve Ei-ichi Negishi ile birlikte ortaklaşa Kimya Nobel ödülü'nü aldılar.Hij kreeg hiervoor in 2010 de Nobelprijs voor de scheikunde samen met Richard F. Heck en Ei-ichi Negishi.
Daha sonra tüm filmlerinin senaryolarını ya kendi yazdı ya da ortaklaşa yazdı.De meeste scenario's van zijn films schrijft hij zelf of in samenwerking.
2002 Dünya Kupası'nı ise Güney Kore ve Japonya'nın ortaklaşa düzenlemesine karar verildi.Het WK 2002 werd georganiseerd door Japan en Zuid-Korea.
Gabon daha önce Ekvator Ginesi ile ortaklaşa 2012 Afrika Uluslar Kupası'na ev sahipliği yapmıştı.W 2012 razem z Gabonem Gwinea Równikowa była gospodarzem Pucharu Narodów Afryki.
Bir grup insanın, kendi arasında, ortaklaşa üretmesine ve tüketmesine dayanır.Jednakże w przypadku człowieka muszą się jakoś wiązać, działać na siebie.
Televizyon alanında BBM, Amerikan şirketi Nielsen Media Research ile ortaklaşa çalışmaktadır.Przeważnie podaje się ratingi ze Stanów Zjednoczonych, za które odpowiada firma Media Nielsen Research.
Birçok projede ortaklaşa çalışmalarda bulunurlar.Razem współpracowali w wielu projektach.
2010'da Richard F. Heck ve Ei-ichi Negishi ile birlikte ortaklaşa Kimya Nobel ödülü'nü aldılar.Razem z Richardem F. Heckiem i Ei'ichi Negishim uhonorowany Nagrodą Nobla w dziedzinie chemii w 2010 roku.
Bugün işçi denetiminde bulunan birçok fabrika ortaklaşa işletiliyor ve bütün işçiler aynı maaşı alıyor.De oorganiserade får till stånd ett avtal med arbetsgivaren och alla arbetar nu för samma lön.
Ulusal final, yapım şirketi Raab TV tarafından ortaklaşa üretilecek.Det egna produktionsbolaget heter Raab TV.
Dünya koruma izleme merkezi, önceden ortaklaşa IUCN, UNEP tarafından idare edilen bağımsız bir organizasyondu.WDPA är ett gemensamt projekt som drivs av UNEP och IUCN.
Muzaraa: Ziraat ortakçılığı demek olup en az iki kişinin tarım alanında ortaklaşa iş yapmasıdır.Utgångspunkten är att minst två personer på något sätt samverkat vid tillkomsten av ett medverkansobjekt.
Birçok kardeşiyle birlikte ortaklaşa ülkeyi yönetmiştir.Разом з ним ідуть багато членів Братства.
Daha sonra da babasıyla ortaklaşa olarak bağımsız kayıt şirketi PDU'yu kurdu.Spolu se svým otcem založila svou vlastní nezávislou nahrávací firemní značku PDU.
The CW, programlarını UPN ve The WB ile ortaklaşa yayınlamaktadır.Stanice je následovníkem kanálů The WB a UPN.
Williams şarkıyı Eric Bazilian ve Desmond Child ile ortaklaşa yazmıştı.Píseň napsali Paul Stanley a Desmond Child.
Japon fizikçi Takaaki Kajita ile ortaklaşa 2015 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.Spolu s Takaakim Kadžitou získal Nobelovu cenu za fyziku za rok 2015.
2010'da Richard F. Heck ve Ei-ichi Negishi ile birlikte ortaklaşa Kimya Nobel ödülü'nü aldılar.A obținut, împreună cu Richard F. Heck și Ei-ichi Negishi, Premiul Nobel pentru Chimie în 2010.
Editörlüğü Denis Diderot ve Jean le Rond d'Alembert (1759 yılına kadar) tarafından ortaklaşa yapılmıştır.A colaborat cu enciclopediștii Denis Diderot și Jean le Rond d'Alembert.
İkinci tekli Avustralyalı pop ikonu Kylie Minogue'la ortaklaşa yapılan "Kids"di.Ritmul basului este asemănător cu cel din „I Should Be So Lucky” de Kylie Minogue.