Bu proje üzerinde ortaklaşa çalıştılar.They worked jointly on this project.
Onlarla ortaklaşa araba kullanıyorum.I carpool with them.
Onunla ortaklaşa araba kullanıyorum.I carpool with him.
Komşusuyla bir kuyuyu ortaklaşa kullanıyordu.He shared a well with his neighbor.
1990'lar sonundan itibaren Anderson ve Lou Reed birçok kayıtta ortaklaşa çalışmalar yaptı.From the late 1990s Anderson and Lou Reed collaborated on a number of recordings together.
Bu Industrial Light & Magic ve Phil Tippett tarafından ortaklaşa geliştirilmiştir.It was co-developed by Industrial Light & Magic and Phil Tippett.
Ulusal final, yapım şirketi Raab TV tarafından ortaklaşa üretilecek.The national final was co-produced by the production company Raab TV.
Ortaklaşa performans sergiledikleri müzik geleneği zaten Helmholtz evinde kurulmuştur.The tradition of jointly performing music had already been established in the home of Helmholtz.
İlk İngilizce kitaplar Airbus ile ortaklaşa Paris Air Show 2017'de yayınlandı.The first English books have been published at the Paris Air Show 2017, in partnership with Airbus.
Filmin yapımcılığını Jenő Janovics Fransız şirket Pathé ile ortaklaşa yapmıştır.The film was made by producer Jenő Janovics in partnership with the French company Pathé.
1922 yılına gelindiğinde, iş Lever Brothers ve Margarine Unie tarafından ortaklaşa satın alındı.By 1922 the business had been jointly bought by Lever Brothers and Margarine Unie.
Bodleian, 2004 yılında Google ile ortaklaşa bir sayısallaştırma projesi yürütmüştür.The Bodleian engaged in a mass-digitisation project with Google in 2004.
Aynı zamanda Robbie Williams ve Steven Page ile ortaklaşa çalışmalar yapmıştır.He has also co-written with Robbie Williams and Steven Page.
Daha sonra da babasıyla ortaklaşa olarak bağımsız kayıt şirketi PDU'yu kurdu.She founded the independent record label PDU in collaboration with her father.
Merkez, 1976 yılında Sabancı Holding ve Türk Eğitim Vakfı tarafından ortaklaşa inşa edildi.The Center was constructed jointly by Sabancı Holding and Turkish Education Foundation.
Japon fizikçi Takaaki Kajita ile ortaklaşa 2015 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.He was awarded the 2015 Nobel Prize in Physics jointly with Japanese physicist Takaaki Kajita.
Burada unutulmaması gereken konu şu: Golf sahalarını ortaklaşa kullanıyoruz.The only other thing I remember is they played golf together.
Birçok projede ortaklaşa çalışmalarda bulunurlar.Together they have worked on multiple projects.
Bilgisayar üretimini Siemens ile ortaklaşa yaparlar.QuEST Global partners with Siemens.
Muzaraa: Ziraat ortakçılığı demek olup en az iki kişinin tarım alanında ortaklaşa iş yapmasıdır.According to him, human life is enough to be professional at least in two spheres.
Kibutz, ilke olarak çocukların yetiştirilmesini ve eğitilmesini ortaklaşa yapar.Kibbutz Samar is primarily engaged in growing and exporting organic dates.
Dünyanın ortaklaşa projelere harcayacak bir yılda bir trilyon saatten fazla zamanı var.The world has over a trillion hours a year of free time to commit to shared projects.
Sinir sistemi hücrelerinin ne ile ortaklaşa çalışacağını kontrol ederler.They're controlling who nervous system cells partner up with.
Bu ortaklaşa çaba öylesine muhteşemdi ki.The collaborative effort was fabulous.
Devam eden ortaklaşa karar alma durumu var.So there's this collective decision-making that's going on.
Ortaklaşa rekabet şeklinde mi olacak?Are they going to be coopetition?
Bir araya gelip ortaklaşa çalıştığımızda olağanüstü başarılar elde edebiliriz.And when we come together and work as one, we can achieve extraordinary things.
Tüm dünya ortaklaşa bu kararı almamız mümkün değildir.But we can't make that decision as a global community.
Richard'ın burada bizimle ortaklaşa çalışabileceği bir yol bulduk.And so we've actually found a way to incorporate Richard in this.
Moda Haftası ise bir ortaklaşa rekabet örneğidir.Fashion week, well that's an example of coopetition.
Ortaklar için ortaklaşa rekabet, başka bir potansiyel alandır.So coopetition is another potential area for partners.
Tüm bu ortaklaşa şeylerdeki birçok fikir, bize öğretilen ulus, sınıf, aile kavramlarıydı.The very idea, all these collective nouns that we have been taught about -- nation, class, family.
İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.All who believed were together, and had all things in common.
Organizasyonu Belgrad Kültür Merkezi ile bağımsız sanat derneği Remont ortaklaşa üstleniyor.The Belgrade Cultural Centre and the independent arts association Remont are co-organisers.
Etkinliği Bitola Müzesi ve Çağdaş Sanatlar Merkezi ortaklaşa düzenledi.The Bitola Museum and the Centre for Contemporary Arts co-organised the event.
Etkinliği müze ile devlet haber ajansı Rompres ortaklaşa düzenlediler.The event was co-organised by the museum and the state news agency Rompres.
Etkinliği Arnavut hükümeti ile Tiran Rotaryenler kulübü ortaklaşa düzenledi.The event was co-organised by the Albanian government and Rotary Club Tirana.
Etkinliği Bulgaristan Telgraf Dairesi ve LIK dergisi ortaklaşa düzenliyor.The event is co-organised by the Bulgarian Telegraph Agency and LIK magazine.
Sistem, Rus ve İsrailli bilimadamları tarafından ortaklaşa geliştirildi.The system was developed jointly by Russian and Israeli scientists.
Festivali Bar Kültür Merkezi ve Cedo Dragoviç Tiyatrosu ortaklaşa düzenledi.The Bar Culture Centre and the Cedo Dragovic Theatre co-organised the festival.
Geçişlerin ortaklaşa yönetilmesi çözümün bir parçası olabilir.Jointly managed crossings may be part of a solution.
Sergiyi Müze ve Makedonya Ulusal Koruma Merkezi ortaklaşa düzenliyor.The exhibition is co-organised by the Museum and the Macedonian National Centre for Conservation.
Konferansa Kosova Başbakanı Haşim Taki ve PER Başkanı Livia Plaks ortaklaşa başkanlık ettiler.Co-chairing the forum were Kosovo Prime Minister Hashim Thaci and PER President Livia Plaks.
Venedik'teki forumu UNESCO ile İtalyan hükümeti ortaklaşa düzenlediler.The forum, in Venice, was co-organised by UNESCO and the Italian government.
Her barakada dört oda ve ortaklaşa kullandığımız dev bir banyo vardı.Each barracks had four rooms.
Festivalin sponsorluğunu Sırp Cumhuriyeti hükümeti ve Prijedor belediyesi ortaklaşa üstleniyor.The Republika Srpska government and the municipality of Prijedor are co-financing the festival.
Proje Hırvatistan Bilim, Eğitim ve Spor bakanlığı ile ortaklaşa düzenlendi.The project is co-organised by the Croatian Ministry of Science, Education and Sports.
Arnavutluk'un 100. yıldönümünü ortaklaşa kutlamak, bu senaryonun bir parçası.Celebrating jointly the 100-year anniversary of Albania is part of that scenario.
Etkinliği UNESCO ile Slovenya ve Avusturya hükümetleri ortaklaşa düzenliyor.The event is being co-organised by UNESCO and the Slovenian and Austrian governments.
Etkinliği Sırp hükümeti ve ve Sırbistan Ticaret Odası ortaklaşa düzenledi.The event was co-organised by the Serbian government and the Trade Chamber of Serbia.
26 diğer etkinlik de Lüksemburg ile ortaklaşa düzenleniyor.Another 26 events are being organised in partnership with Luxembourg.
PBZ'nin çoğunluk hissesini İtalyan Intesa Grubu ile EBRD ortaklaşa elinde tutuyor.Intesa Group of Italy and the EBRD jointly hold a majority share in PBZ.
Festival Niş, Üsküp ve Sofya olmak üzere üç Balkan kenti tarafından ortaklaşa düzenleniyor.The festival is a collaborative project organised by three Balkan cities: Nish, Skopje and Sofia.
Anket için USAID ve UNDP ortaklaşa kaynak sağladılar.The survey is co-funded by USAID and UNDP.
Etkinliği Yunan ve Arnavut kültür bakanlıkları ortaklaşa düzenledi.The event was co-organised by the Greek and Albanian ministries of culture.
Projenin sponsorluğunu şirket ve ekonomi ve maliye bakanlığı ortaklaşa üstlendiler.The company and the ministry of economy and finance co-financed it.
Projeyi Bulgar Bulgartransgaz ve Rumen Transgaz ortaklaşa uygulayacak.Bulgaria's Bulgartransgaz and Romanian's Transgaz will jointly implement the project.
Bu, her zaman ortaklaşa yürütülen bir çaba olmamış ne var ki.It hasn't always been like this, though.
Projeyi Makedonya, İsveç ve Hollanda hükümetleri ortaklaşa finanse edecekler.The project will be co-financed by the Macedonian, Swedish and Dutch governments.
Bu sorunlara ortaklaşa çözüm bulmaya devam ediyoruz.We will continue to address them jointly.