Tom ve Mary'nin ortak bir yönü, onların müzik sevgisidir.One thing Tom and Mary have in common is their love of music.
Tom büyük ortak.Tom is a senior partner.
İşçi sınıfı ile işveren sınıfının hiçbir ortak noktası yoktur.The working class and the employing class have nothing in common.
Ne ortak noktaları var?What do they have in common?
Onunla hiç ortak yönümüz yok.He and I have nothing in common.
Komşusuyla bir kuyuyu ortaklaşa kullanıyordu.He shared a well with his neighbor.
Havlu gibi kişisel eşyalarınızı ortak kullanmayın.Don't share your personal items, such as towels, with others.
Cezayir bölgede güvenilir bir ortak.Algeria is a reliable partner in the region.
Ortak bir düşmanımız var.We have a common enemy.
Ortak bir zemin bulabildiniz mi?Did you find any common ground?
Damar yoluyla uyuşturucu kullanırken başkalarıyla ortak iğne kullanmış mıydınız?Have you ever shared needles when you used IV drugs?
Ortak bir kararla tüm bağlarını kopardılar.They both agreed to sever all ties.
Cezayir'in Tunus'la ortak noktası Libya'ya göre daha fazla.Algeria has more in common with Tunisia than it does with Libya.
Hepimizin ortak tarafı futbolu sevmemiz.What we all have in common is that we love soccer.
Hepimizin ortak noktası futbolu seviyor olmamız.What we all have in common is that we love soccer.
Bu ortaklık, G1G1 2007 programının dağıtım konularını çözmek için özel olarak seçilmiştir.This partnership was chosen specifically to solve the distribution issues of the G1G1 2007 program.
Bangladeş ve Türkiye, 2012 yılında ticaret ve yatırım konusunda ortak bir protokol imzaladı.Bangladesh and Turkey have signed a joint protocol on trade and investment in 2012.
"Pop ve dansın ortaklığı"."Pop ve dansın ortaklığı".
AA, AAA ve N boyutları 1950'lerden beri ortak kullanımdadır.The AA, AAA, and N sizes have been in common use since the 1950s.
Ortaklık Konseyi 1/98 Kararı tarım ürünleri ticaretini kapsamaktadır.Decision 1/98 of the Association Council covers trade in agricultural products.
Martina, iki ortak imparator üzerinde kendi otoritesini kurmaya teşebbüs ediyordu.Martina was attempting to establish her own authority over the two co-emperors.
Latince bir zamanlar Avrupa'nın ortak akademik dili idi.Latin was once the universal academic language in Europe.
1998'de NATO-Rusya Daimi Ortak Konseyi kuruldu.In 1998, the NATO–Russia Permanent Joint Council was established.
Asya'nın tüm ülkeleri ortak bir ülkü etrafında bir araya geldiler..."All countries of Asia have to meet together in a common task ..."
Flickr pek çok üçüncü tarafla ortaklıklar kurmuştur.Flickr has entered into partnerships with many third parties.
Bunları dinleyenler de (gıybet) günahına ortak olurlar.Those who are attached to this sinful must be reckoned among the wicked.
Google ve GeoEye: 2008 yılında NGA Google ve GeoEye ile ortaklık kurdu.Google and GeoEye: In 2008 the NGA partnered with Google and GeoEye.
Apple'ın web sitesine göre, tüm büyük araç üreticilerinin CarPlay ile ortaklıkları vardır.According to Apple's website, all major vehicle manufacturers are partnering with CarPlay.
İlk çalışmalarının ortak teması, "yetişkin dünyasını çocukların reddetmesi" konusu olmuştur.A common theme of his early work is the rejection of the adult world by children.
Nisan 2005 yılından bu yana yeni düzenlenmiş pasaportlar CARICOM ortak pasaportu ile uyumludur.Since April 2005, the new issued passports comply with the CARICOM common passports.
1922'de Allen, Frank Wright ile ortaklık yaptı.In 1922, Allen partnered with Frank Wright.
İki şirket birlikte çalıştı ve UIQ'nun geliştirilmesine ortak yatırım yaptı.The two companies worked and invested jointly in the development of UIQ.
1018 yılında ölünce, Guaimar ortak prens yapılmıştır.When he died in 1018, Guaimar was made co-prince.
1990'lar sonundan itibaren Anderson ve Lou Reed birçok kayıtta ortaklaşa çalışmalar yaptı.From the late 1990s Anderson and Lou Reed collaborated on a number of recordings together.
Ayrıca bakınız: Ekonomik Ortaklık Düzenlemesini Arttırmak (anlam ayrımı) ile Hong Kong ve Makao.See also: Closer Economic Partnership Arrangement (disambiguation) with Hong Kong and Macau.
Yahoo! ortak markalı beyaz sayfalar için çevrimiçi iletişim şirketi Four11 ile anlaşma yaptı.Yahoo! made a deal with the online communications company Four11 for co-branded white pages.
Günümüzde, hala dünyadaki çay dükkanlarında servis edilen ortak bir içecektir.Nowadays, it's still a common drink served in tea shops around the world.
Bu Industrial Light & Magic ve Phil Tippett tarafından ortaklaşa geliştirilmiştir.It was co-developed by Industrial Light & Magic and Phil Tippett.
Britanya artık Japonya'ya ortak olarak güvenmemeye başladı.Britain was affronted and no longer trusted Japan as a partner.
PepsiCo ve Unilever'in her biri, bu ortak girişimlerin paylarının yüzde 50'sini kontrol ediyor.PepsiCo and Unilever each control 50 per cent of the shares of these joint ventures.
Yeni bir ortak sır kurulduğunda, yeni bir hash mandalı başlatılır.As soon as a new common secret is established, a new hash ratchet gets initialized.
6 Ocak 2014'te Liverpool FC, XOLO'yu Hindistan'daki ilk bölgesel ortaklığı olarak ilan etti.On 6 January 2014, Liverpool FC announced Xolo as its first regional partner in India.
İki Yunan şehri Volos ve Larissa ortak teklif vermişlerdir.Two Greek cities, Volos and Larisa, made a combined bid.
Bangladeş ve Türkiye birbirlerinin kilit ticaret ortakları arasındadır.Bangladesh and Turkey are among each other's key trading partners.
Ortak otomobil üreticisi Fiat'a, teknik desteğinin karşılığında %7 pay teklif edilmişti.Partner car maker Fiat was offered a 7% share in exchange of its technical assistance.
Bunun yerine Microsoft, Telefónica ile hizmet sunmak için ortak çalışıyordu.Microsoft would instead partner with Telefonica to provide the service.
1980'de Rank, Toshiba ile olan anlaşmasını feshetti ve ortak şirket kapandı.In 1980 Rank terminated its agreement with Toshiba and the joint company was wound up.
Düşmanlar Reìna (1-52): Melekler ve Şeytanların ortak düşmanıdır.First, he is the Enemy of Satan and the fallen angels.
Bir zamanlar bir sihirbaz, hokkabaz ya da benzeri eğlence için ortak bir terimdi.It was once a common term for a magician, juggler, or other similar entertainers.
Bagrat, onu 1369 yılında ortak hükümdar ilan etmiştir.Bagrat appointed him co-ruler in 1369.
1965 yılında oğlu Dion Neutra ile ortaklık kurdu.In 1965 Neutra formed a partnership with his son Dion Neutra.
Moldova, 16 Mart 1994 tarihinde Barış için Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü Ortaklığı'na katıldı.Moldova joined the North Atlantic Treaty Organisation's Partnership for Peace on 16 March 1994.
Suriyeli ve Lübnanlı temsilciler ortak bir strateji izleme kararı verdiler.The Syrian and Lebanese negotiators agreed on a common strategy.
Ulusal final, yapım şirketi Raab TV tarafından ortaklaşa üretilecek.The national final was co-produced by the production company Raab TV.
Bu arada da Darla, Büyük Ortaklar'ı aramaya koyulur, amacı onların güçlerine katılmaktır.Meanwhile, Darla has also been looking for the Senior Partners, intending to join in their power.
Ortaklaşa performans sergiledikleri müzik geleneği zaten Helmholtz evinde kurulmuştur.The tradition of jointly performing music had already been established in the home of Helmholtz.
Bir diğer ortak çalışmaları ise Surname-i Hümayun olmuştur.Several other companions have died subsequent to their companionships.
Nikki karakteriyle ilgili olarak Madonna şunları söyledi: "Nikki ile çok ortak noktam vardı.Regarding the character Nikki, Madonna commented, "I had a lot in common with Nikki.
1876'da Freebody emekliye ayrıldığında, yeni bir ortaklık olan Debenham & Hewitt kuruldu.In 1876 when Freebody retired, a new partnership, Debenham & Hewitt, was formed.
İsveçlilerin %56'sı ortak para birimini reddetti, %42'si ise geçiş için destek oyu kullandı.A 56% majority of Swedes rejected the common currency, while 42% voted in favour of it.