Ana içeriğe geç
Sözlük

ortak ile cümle

ortak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Endüstrideki gecikmelerinin önüne geçmek için bazı üreticiler batılı şirketlerle ortaklık kurar.Pour rattraper leur retard, certains constructeurs s'associent avec des entreprises occidentales.
Ortak AB savunma ve güvenlik politikasını desteklemektedir.Elle exclut la politique de défense et de sécurité commune.
28 Nisan 2005'te Güney Afrika da ortaklık programına dahil oldu.Le 28 septembre 2005, un autre scandale secoue l'Afrique du Sud.
Timsahlarla bu kuşlar arasında adeta ortak bir yaşam göze çarpar.Tous ces oiseaux semblent y cohabiter sans problème.
1018 yılında ölünce, Guaimar ortak prens yapılmıştır.Lorsqu'il meurt en 1018, Guaimar devient corégent en septembre.
1794 yılında, Manchester'daki, Chorlton Twist Company isimli bir firmada ortak ve müdür oldu.En 1794 ou 1795, il devient le directeur et l'un des associés de la Chorlton Twist Company à Manchester.
Şu anda The Saint Paul Chamber Orchestra’sının sanatsal ortaklarından biridir.En 2004, il est devenu l'un des premiers partenaires artistiques du Saint Paul Chamber Orchestra.
Devlet, ortak iyiyi ve genel iradeyi temsil etmeye çalışır.Être au service du bien commun et de la réussite collective.
Fakat bu ortaklık son dakikada iptal oldu.L'opération est annulée au dernier moment.
Gel de böylesi ile ortaklık kur!Mettez-vous d'accord avec votre partenaire !
Bir diğer ortak çalışmaları ise Surname-i Hümayun olmuştur.Les autres âmes attendaient leur tour pour la pesée de leurs actions.
Özel mülkiyet yasak olup, her şey ortaktır.Toute propriété privée est interdite, et la consommation est rationnée.
Temmuz 2008 de Kirkman’ın Image Comics’in ortaklarından biri olduğu açıklanmıştır.En juillet 2008, il est annoncé lors du Comic-Con que Robert Kirkman devient partenaire d'Image Comics.
14 Mayıs 2012'de Lamar'ın J. Cole ile bir ortak albüm üzerinde çalıştığı duyuruldu.Le 14 mai 2012, J. Cole parle de nouveau de son projet musical en commun avec Lamar.
Ortak bir vatandaşlık olmayacak.Il n’y a pas de condition de nationalité.
Her iki taraf da topyekûn imhaya karşı ortak zayıflıklarını tanımışlardır.Les deux derniers de chaque division seront, pour leur part, relégués en division inférieure.
Ayrıca ortak en zayıf noktaları kadınlardır.Sa seule faiblesse apparente est les femmes.
Nauru ise Britanya ile Büyük Okyanus'taki iki dominyonun ortak mandası yapıldı.Nauru fut placé sous un mandat conjoint du Royaume-Uni et des deux dominions du Pacifique.
Diğer ortak özellikleri, arka ayaklarının ikinci ve üçüncü parmakları birleşik olmasıdır.Les pattes arrière sont dépourvues de griffes, et les deuxième et troisième doigts sont soudés.
Solana aynı zamanda Avrupa Birliği'nin Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası'nı da yürütmektedir.Le haut représentant conduit la politique étrangère et de sécurité commune de l'Union.
Amerikan ve İngiliz İngilizcesinde söylenişleri aynı olan ancak değişik yazılan birçok ortak sözcük vardır.Américains et Anglais parlent la même langue, mais sont quand même très différents.
Ortak hukuk sisteminde tazminatla ilintili işlemlerde temel ilke olarak uygulanır.L'acte de désobéissance s'inscrit par principe dans un mouvement collectif.
Aynı yıl Ersen ve Kardaşlar ortaklığını sonlardırdı.La même année, les groupes Casino et La Poste signent un accord de partenariat.
Hattı yenileme işlemini İspanyol ortaklığı olan OHL firması yapmaktadır.Elle est chargée d'une mission de contact permanent avec le mouvement espagnol Podemos.
Ortak ve karşılıklı işbirlik yoluyla üye ülkelerin yerli bilim ve teknolijik kapasitelerini geliştirmek.Équipe spéciale sur l'intégration des systèmes de savoirs autochtones et locaux.
Bu dönemde Camp Lo ile ortak projesi 80 Blocks From Tiffany's'i duyurdu.Il publie son album Monumental suivi du LP 80 Blocks from Tiffanys de Camp Lo.
Bu konuda 2 farklı görüş bulunmakla beraber bir ortak nokta bulunabilmiş değildir.Sujet et moi semblent bien être deux choses différentes.
En önemli ortak problem, ekran kablosundaki bir tasarım arızasının ortaya çıkması nedeniyle ortaya çıkmıştır.Une des difficultés est de localiser le défaut dans le câble.
DCI Renault-Nissan'ın ortak malı oldu.C’est un acteur central de l’alliance Renault-Nissan.
2011 yılında A-Cube Entertainment, , ilk kurulan bağlı ortak şirkettir.A-Cube Entertainment est une société sœur de Cube Entertainment fondée en 2011, qui partagent le même siège.
Hint-ABD ortak hava tatbikatlarında Amerikan F-15 ve F-16'larına karşı da iyi bir performans sergilemiştir.L’US Air Force avait d'ailleurs émis les mêmes souhaits concernant le F-15 et le F-16.
Muz çeşitleri Orta Afrika mutfağının ortak yiyeceklerindendir.La cuisine centrafricaine est une cuisine d'Afrique centrale.
FC Barcelona'nın başarısına Valencia ve Real Zaragoza da ortak oldu.Le FC Barcelone est désormais rejoint par le FC Valence et le Real Saragosse.
Ana mimar İspanyol bir Katalan oaln Ricardo Bofill Levi ve ortak mimar Faslı Elie Mouyal'dir.L'architecte du complexe Twin Center est l'Espagnol Ricardo Bofill et le Marocain Élie Mouyal.
Turin Dükü ve Kral Raginpert'in oğlu olarak Bavyera Hanedanı'na mensuptu, 700'de tahta ortak oldu.Duc lombard de Turin, fils du roi Raghinpert, Aripert est associé au trône à partir de 700.
Onun yerine "imtiyazlı ortaklık" önermektedir.Elles ont par contre introduit l'idée d'« interposition ».
Pazar Günü Asla, 1960 Yunanistan ABD ortak yapımı romantik komedi filmidir.Le film Jamais le dimanche (1960) apporte au couple une grande renommée internationale.
İki kurum 2004'ten beri ortak çalışmaktadır.Les deux sont compagnons depuis 2011.
Bu işlem sonucu Doğan Grubu'nun ortaklık payı %86,7'den %52,7'ye düştü.C'est donc encore une fois IU qui subit cette performance socialiste, chutant de 15,6 % à 8,7 %.
Aktörlük kariyerine Brisbane'de bulunan Queensland Tiyatro Ortaklığı'nda başladı.Il commence à jouer en tant qu'acteur avec la Queensland Theatre Company à Brisbane.
Bazen Pim'in kötü planlarına ortak olan genç bir orkestra şefidir.Il est souvent impliqué dans les plans diaboliques de Pim.
Bu uçuş Finnair ile ortak bir hizmettir.Flybe Nordic partage ses codes avec Finnair.
1890'da Nordenfeldt-Zaharof ortaklığı sona ermiş, Zaharoff, Hiram Maxim ile ayrı bir ortaklık kurmuştur.En 1890, l'association entre Maxim et Nordenfelt se termina et Zaharoff choisit de rester avec Maxim.
İsyanlarından sonra Yaşlı Herakleios ve Genç Herakleios ortak konsül olarak ilan edildiler.Après le déclenchement de leur révolte, Héraclius l'Ancien et son fils sont nommés conjointement consuls.
Düzenli olarak buluştular, cebir ve topolojinin ortaklıkları üzerine tartıştılar.Ils se rencontrent régulièrement et apprécient de discuter des points communs entre l'algèbre et la topologie.
Çok ortaklıdır.Très sociable.
Erol Köse, şirkete %51 payla ortak oldu.Danone réclame 51 % dans ses entités.
Ortak İstihbarat Bürosu: Politik istihbarat toplamakla sorumludur.Ses officiers sont uniquement responsables de la collecte du renseignement.
946) 924 ile 945 yılları arasında ortak imparator.Il est co-empereur de 924 à 945.
Bu elementlerin en önemli ortak özelliği, elektron katılımının 5f orbitalinde gerçekleşmesidir.Cet effet est imputable aux électrons des orbitales 5f.
Tüm dünyanın ortak birimidir.Ils font partie du monde à part entière.
Ortak bir kütle merkezi etrafındaki yörünge süresi 5,732436 gündür.La période orbitale de l'orbite retenue est de 372,5 jours.
Bella Ciao (film, 2001), Stéphane Giusti'nin 2001'de yönettiği İtalyan-Fransız ortak yapımı dramatik film.Bella ciao, un film dramatique franco-italien de Stéphane Giusti réalisé en 2000.
Bu bağlamda da ortak sağlık standartları veya ergonomik ilkeler çerçevesinde üretim olanağı sağlanmalıdır.Faciliter l'intégration aux projets des recommandations santé/sécurité/ergonomie.
Hayır işlerinde gereken ortak çalışma.Travail en collaboration.
Daha sonra tüm filmlerinin senaryolarını ya kendi yazdı ya da ortaklaşa yazdı.Il les a ensuite retranscrits dans les films qu'il a réalisés ou scénarisés.
İkisi birlikte Jónsi & Alex diye adlandırılan bir sanat ortak çalışması yapmışlardır.Il a également collaboré avec Jónsi à la création d'art visuel et de musique sous le titre Jónsi & Alex.
Ortak bir hafıza alanı kullanılır.Fragments d'une mémoire collective.
Kung Fu Panda 3, Amerikan-Çin ortak yapımı 3D animasyon filmidir.Kung Fu Panda, Kung Fu Panda 2 et Kung Fu Panda 3 sont des films d'animation américains.
Bestelediği bu eserlerin ortak özelliği sahneye yönelik olmasıdır.Ce qui fait la qualité de Comrades, c’est sa mise en scène.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod