"My 1st Single" (Ortak prodüksiyon ve klavye) 15."My 1st Single" (production additionnelle et claviers) 15.
"One Shot 2 Shot" (Ortak prodüksiyon ve klavye) 20."One Shot 2 Shot" (production additionnelle et claviers) 20.
1937'de, on mağaza ve 160 çalışandan oluşan şirket, John Lewis Ortaklığı tarafından devralındı.En 1937, l'entreprise, composée de 10 magasins et 160 employés, fut rachetée par John Lewis Partnership.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.Ils sont rejoints par leurs enfants et leurs amis (Les tentacules du Mal).
Derwent Valley Mills Ortaklığı tarafından yönetilmektedir.Elles sont administrées par le Derwent Valley Mills Partnership.
Dünyadaki sağlık öğrencilerinin ilk ortak sempozyumu 7-12 Kasım 2005 tarihinde Malta’da gerçekleşti.Le premier symposium commun aux étudiants en Santé du monde a eu lieu à Malte du 7 au 12 novembre 2005.
Nikki karakteriyle ilgili olarak Madonna şunları söyledi: "Nikki ile çok ortak noktam vardı.Tout en parlant du personnage de Nikki, Madonna déclare : « J'ai beaucoup de choses en commun avec Nikki.
"Like Toy Soldiers" (Ortak prodüksiyon ve klavye) 07."Like Toy Soldiers" (production additionnelle et claviers) 07.
"Crazy In Love" (Ortak prodüksiyon ve klavye) 18."Crazy In Love" (production additionnelle et claviers) 18.
Guy Deutscher ve Fry ortak ilgi alanları olan dilbilimi nedeniyle daha önceden tanışıyorlardı.Guy Deutscher et Fry se connaissaient par un intérêt commun pour la linguistique.
"Mockingbird" (Ortak prodüksiyon ve klavye) 17."Mockingbird" (production additionnelle et claviers) 17.
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.Les distinctions sociales ne peuvent être fondées que sur l'utilité commune.
The Last Story (2010) AQ Interactive ile ortak yapım.The Last Story (2011), codéveloppé avec AQ Interactive sur Wii.
Bu ressamların ortak noktası natüralizmi reddetmeleridir.Le principal point commun de ces peintres est qu'ils refusaient le naturalisme.
Bu ortaklık, Association of Universities for Research in Astronomy (AURA) tarafından yönetilmektedir.L'observatoire est géré par l'Association of Universities for Research in Astronomy (AURA).
Fransa, İspanya ortak yapımı.Production France/Espagne.
Pek çok solo albümünün yanı sıra Sleepy Sleepers ve Leningrad Cowboys'la da ortak çalışmaları vardır.Il a enregistré plusieurs albums solo et collaboré avec les Sleepy Sleepers (en) et les Leningrad Cowboys.
İstanbul:Kültür Bakanlığı ve Türkiye Ekonomik Ve Toplumsal Tarih Vakfı ortak yayınları.Beşiktaş, İstanbul: Kültür Bakanlığı Ile Türkiye Ekonomik Ve Toplumsal Tarih Vakfı'nın Ortak Yayınıdır, 1890.
NATO'nun Barış İçin Ortaklık programına da üyedir.Ce stage faisait partie du programme de partenariat pour la paix de l'OTAN.
1059-1070 : Murchad mac Diarmata, ortak oglu (1070'te öldürüldü.).1059-1070 : Murchad mac Diarmata, son fils associé (meurt en 1070).
Suriyeli ve Lübnanlı temsilciler ortak bir strateji izleme kararı verdiler.Syriens et Libanais s'accordèrent sur une position et une stratégie communes.
Bu oyunlar da satranca benzerdir ve ortak bir geçmişe sahiplerdir.Elles ont de fortes similitudes avec le jeu d'échecs et partagent un ancêtre commun.
Ama 1945den sonra zamanını ABD ile Avrupa'da ortak geçirmeye başladı.Après 1945, il partage son temps entre l'Europe et les États-Unis.
"Puke" (Ortak prodüksiyon ve klavye) 08."Puke" (production additionnelle et claviers) 08.
Hart'ın yedi katmanlı sistemi o zamandan beri ortak permakültür tasarım öğesi olarak kabul edildi.Les sept couches du système de Hart ont, depuis, été adoptées comme un élément de design en permaculture.
EPSA ayrıca ortak üye kuruluşlar’a da sahiptir.EPSA a également des membres associés.
FH12 ve FH16 ortak şasi ve kabini paylaştı.Il fut lancé deux modèles, le FH12 et le FH16, qui partageaient des châssis et des cabines communes.
Doğu Afrika Uluslararası Kriket Konseyi (ICC)'nin 1966 ile 1989 yılları arasında ortak üyesi idi.L'Afrique de l'Est fut membre associé de l'ICC de 1966 à 1989.
İlk CEMS Sosyal Ortakları organizasyona 2010 yılının Aralık ayında katılmıştır.La première Organisation Non Gouvernementale partenaire a rejoint le réseau CEMS en décembre 2010.
Telefon ve işletim sistemi her iki şirketin ortaklığı ile üretilmiştir.L'appareil et le système d'exploitation ont été développés conjointement par les deux sociétés.
Böylece ikisi de ortak şampiyon olurlar.Ils sont tous les deux de grands champions.
15-16 Eylül 2017'de Montpellier'de iki parti ortak bir yaz üniversitesi toplantısı yapmıştır.Le 15 et 16 septembre 2017, les deux partis se rassemblent lors d'universités d'été communes à Montpellier.
Aslında İngiliz ve Fransız ortak yapımıdır.Il s'agit d'une co-production française et britannique.
İspanya'da 2003 yılında bu ortaklığa katılmıştır.En 2003, l’Espagne rejoint le projet.
HK G11, Heckler & Koch ve Nobel firmasının ortak çalışmasının ürünü olarak doğdu.Cette nouvelle arme, appelée G11 fut développée en partenariat par Heckler & Koch et la société Nobel.
Queensryche, 2003 yılında Dream Theater ile ortak turne de düzenlemiştir.En juin 2003, Queensrÿche participe à une tournée en compagnie de Dream Theater.
1826'dan 1833'e kadar Zoological Society of London'ın ortak-kurucusu ve ilk sekreterliğini yapmıştır.Il est l’un des fondateurs de la Zoological Society of London en 1826 et son premier secrétaire jusqu’en 1833.
1395 yılında Brethren Ortak Yaşam Kilisesi'nin yönetiminde olan Deventer'deki bir okula gönderilmiştir.En 1395 il fut envoyé à Deventer, à l'école des Frères de la vie commune.
Alcatel, 2004 yılında Alcatel-Lucent (% 45) ve TCL (% 55) arasında bir ortak girişim olarak kurulmuştur.Elle a été créée en 2004 en tant que coentreprise par Alcatel (45 %) et TCL Corporation (55 %).
Aynı zamanda o Trevor Horn'la yaptığı ortak işten şöyle bahsetti.Il a également travaillé avec le producteur Trevor Horn.
KPK Türkiye-Avrupa Birliği ortaklığının demokratik denetim organıdır.La CPM UE-Turquie est l’organe chargé du contrôle démocratique du partenariat entre UE et la Turquie.
Nitroplus, ayrıca light novel dizisi Fate/Zero'nun yapımında Type-Moon ile ortaklık yapmıştır.La société a collaboré avec Type-Moon pour créer la série de light novel Fate/Zero.
1906’da bir ortakla birlikte Japonya’da sigara kağıdı üreten bir şirket kurdu.En 1906, il établit un partenariat turco-japonais dans une fabrique de papier à cigarettes.
Oyun Yoshiki Okamoto tarafından ortak oluşturuldu.Le jeu a été co-créé par Yoshiki Okamoto.
Bu albüm, Tom Gabriel Fischer ortak çalışmasıyla Avrupa'da 25 Mayıs 2009'da yayınlandı.L'album est mixé avec Tom Gabriel Fischer et publié en Europe le 29 mai 2009.
Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz."Nous implorons leur secours, et ils nous secourent.
Ortak mal ve cemaat halinde bulunma anlayışından dolayı, ticaretle de uğraşmazlardı.Distinction entre les choses qui sont en commerce et celles qui n'y entrent point.
Böylece erkek kardeş ile kız kardeşinin kocası (enişte/damat) avcılık ortaklığı kurup birlikte avlanırlar.Son frère et sa sœur (qui épousera un membre de la famille de Sèze) meurent avant lui.
Bu ortaklık altı yıl sürdü.Ce partenariat a duré 6 ans.
II. Aleksios, Andronikos'u ortak imparator yapmaya zorlandı sonra öldürüldü.Alexis II est forcé de reconnaître Andronic comme empereur associé, avant d'être assassiné.
İran ile batıda ortak sınırı vardır.La province partage à l'ouest une frontière avec l'Iran.
Artık Naruto ve Kurama (Kyuubi) ortaktırlar.Atalar və atasızlar (Pères et sans père).
Ortak Bizans ve Göktürk harekatları, Tiflis kuşatmasına odaklandı.Les opérations conjointes entre les Byzantins et les Göktürks se concentrèrent sur le siège de Tiflis.
"Love You More" (Ortak prodüksiyon ve klavye) 23."Love You More" (production additionnelle et claviers) 03.
Sonuçlar, Ulusal Bilim Akademisi Tutanaklarında ortak adlarımız altında yayımlandı.Le travail est publié dans les Proceedings of the National Academy of Sciences.
11 Kasım’da yapılan Smackdown’da Primo, Hunico ve Epico’yla ortak olarak The Usos’a saldırır.Lors du SmackDown du 11 novembre, il manage l'équipe d'Hunico et d'Epico, son cousin, contre The Usos.
Ortak üniversiteler kurulmuştur.Des bâtiments universitaires sont construits.
Eğitim programı İngiltere`deki Heriot-Watt Üniversitesi ile ortaklık ve iş birliği ilişkisine dayanmaktadır.Le système d’éducation est basé sur son partenariat avec l'Université Heriot-Watt en Écosse.
"We As Americans" (Ortak prodüksiyon ve klavye) 22."We As Americans" (production additionnelle et claviers) 02.
Adam Mitchell, Nathan Hayes ve diğer polis ortakları kasabada polistirler.Adam Mitchell, Nathan Hayes et leurs collègues sont des policiers confiants et concentrés.