Ana içeriğe geç
Sözlük

ortada ile cümle

ortada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsa tam ortada oturmaktadır.Isus je to sve ispunio.
Maçta tüm kemerler ortadaydı.Utakmice Skupine I su odigrane u Celju.
Göz kapaklarını kaldırdığımda, beyninde çok ciddi bir hasar olduğu ortadaydı.Podigao sam mu kapke i zahvaljujući zjenicama uvidio da je pretrpio ogromnu ozljedu mozga.
Ortadaki sahan diğerlerinden daha büyük ve geniştir.Stupovi srednjeg reda su širi, rjeđi i viši od ostalih.
Unvan Orta Çağda İskandinavya'da ortadan kalkarken, İngiltere'de kullanılmaya devam edildi.Unatoč neuspjehu do sredine 1970-ih je ostala u Danskoj, te bila uspješna u Skandinaviji.
Salgının tanımı üzerine birçok tartışma mevcuttur, ancak Avrupa'da 19. yüzyılda ortadan kalkmıştır.Porijeklo bolesti je kontroverzno, no njezin se smrtonosni oblik povukao iz Europe u 18. stoljeću.
Böylelikle sorun ortadan kaldırılabilir.S tom tvrdnjom možemo i završiti.
Ortadaki adam saldırılarına karşı korur.Njegova obitelj u očaju se pokuša oduprijeti napadačima.
Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla ortadan kalmıştır.Ubrzo je došlo do raspada Sovjetskog Saveza.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Oligarchia sa tiež snažila ukončiť rozdelenie spoločnosti na štyri spoločenské triedy.
Ortadaki şerit mavi renkte idi ve bayrak Rusya bayrağına benzemekteydi.Prostredný pruh bol modrý a vlajka bola podobná vlajke Ruska.
Ya da o kötülükleri niçin ortadan kaldırmamaktadır?Prečo by teda mali byť odstránené, alebo skryté?
9. Ortadaki evde oturan süt içer.Ten, kto žije v prostrednom dome, pije mlieko.
Ekzopeptidazlar bu sorunun ortadan kalkmasına sağlayabilir.Týmto spôsobom ich zbavujú ektoparazitov.
Ortadan motorlu iki kişilik bu otomobilde iki motor seçeneği bulunmaktadır.Pre väčšiu odolnoť v boji bola zvolená dvojica motorov.
Bu işlemin gerçekleşebilmesi için malzemelerin bir kısmının bilinçli biçimde ortadan kaldırılması gereklidir.Predpokladá sa, že niektoré časti tela môžu byť falošné, aby sa zachovala jeho vystavovateľnosť.
Hemen takip eder ki Oğul henüz ortada yok iken, Baba hala Tanrı'ydı.Vtelením Boh prestáva byť Otcom, nanebovstúpením prestáva byť Synom.
Fakat tamamen ortadan kalkması da beklenmemektedir.Nie je však nutné, aby stál úplne bez pohybu.
Siviller ve askerler arasındaki fark ortadan kalkacaktır.Vzdialenosti medzi ľuďmi a strojmi budú miznúť.
İşçi devletinde ise devletleştirme, sömürüyü ve sömürücü sınıfları ortadan kaldırmak amacıyla yapılır.Štát chce šetriť na vede, hrozí masové prepúšťanie .
Çünkü Habsburglar'ın erkek soyu tümüyle ortadan kalkmıştı.Detronizácia Habsburgovcov v Uhorsku mala rýchlu odozvu.
Bu devlet 1918'de Bolşevikler tarafından ortadan kaldırıldı.Ten bol napokon boľševikmi porazený v priebehu roku 1920.
Saka Ocağı, 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla ortadan kalkmıştır.Kaplnka zanikla v súvislosti so zrušením cintorína v roku 1774.
Buna rağmen topraklar ve kalıntılar, henüz kontrol edilemeden ortadan kayboldu.Hniezdenie v jaskyniach a priepastiach zatiaľ nebolo preukázané, ale nemožno ho vylúčiť.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Vedci však začínajú jeden po druhom záhadne miznúť.
Ama deniz yarlamamış Kutsal Toprakların yakınlarına bile varamadan ortadan kaybolmuşlardır.Presídlením by navyše stratili svoje posvätné miesta.
Avrupa’da Orta Çağ sonuna kadar bilinen tavukgöğsü sonra ortadan kalkmış.V Európe bola bavlna neznáma až do neskorého stredoveku.
Yuvarlaktır ve ulusal amblem ortada tasvir edilirken, amblemin renkleri arma taraması ile işaretlenmiştir.Je okrúhla. V jej strede je vyobrazený štátny znak, pričom farby znaku sú vyznačené heraldickým šrafovaním.
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Uporaba kondoma pa tveganja ne zmanjša popolnoma.
Ortadan tamamen kaldırılacak muhtemelen ilk paraziter hastalık olacaktır.Verjetno bo to prva parazitska bolezen, ki se bo po celem svetu izkoreninila.
İstediği şeye tam olarak ulaşamayınca her şeyini toplayıp ortadan kaybolmuştur.Ker pa ji ni mogel dati vsega, kar je hotela, ga je zapustila.
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Simptomi po nosečnosti navadno izginejo, zato se aktivno zdravljenje pogosto odloži na čas po porodu.
Birdenbire ülkeler ortadan kalktı ve kargaşa içinde dağıldı.Naenkrat so se dežele razšle, raztresene so bile v vojni.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.Če gre za virusni izvor, bolezen običajno izzveni v enem tednu.
Ortadaki tek sorun Tom'un gerçek olmamasıdır.A zlorabe niso bile resnične saj je Michael bil nedolžen.
9. Ortadaki evde oturan süt içer.Lastnik srednje hiše pije mleko.
Tüm hamilelikler içinde %2-5 oranında görülür ve doğumdan sonra ortadan kaybolabilir.Do nje pride pri 2-10 % vseh nosečnosti; po porodu se lahko izboljša ali izgine.
Ancak çok geçmeden babası da hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur.Nekega dne pa je Ema brez sledi izginila.
Eva bir TIR şoförüyle ortadan kaybolur.Dan se konča s trobljenjem na šofar.
Antibiyotik tedavisi genellikle semptomların 16 saat daha erken ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.Zdravljenje z antibiotiki skrajša čas akutne bolezni za okoli 16 ur.
Aztekleri ortadan kaldırma kararı aldılar.Skupaj sta se zavzemali za odpravo abolicionizma.
Açılan karenin ortadan üçte birine mercimekli harcı koyulur.Po vsaki tretjini je potrebno očistiti drsališče.
Ortada iki kadın ve bir erkek ayakta durmaktadır.V parih drsata moški in ženska skupaj.
Dört tarafta ortada bir büyük pencere ve yanlarında yuvarlak iki küçük pencere vardır.V obzidju so štiri velika vrata in dvoje majhnih vrat.
Böylelikle sorun ortadan kaldırılabilir.Če se da, je potrebno odstraniti vzrok.
İsteklerin ve arzuların sona ermesi, acıları da ortadan kaldırır.Neizpolnjene želje so tudi trpljenje.
6 Haziran 1523'te İsveç Krallığı'nın Kalmar Birliği'nden ayrılması ile bu birlik ortadan kalktı.Kalmarska zveza se konča 6. junija 1523 z neodvisnostjo Švedske.
Ortadaki element insanı temsil eder.Lahko rečemo, da predstavlja povprečnega moškega.
Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı.Telo pretežno nepoškodovano, vse do trebuha.
Günün birinde ortadan kaybolan adam arkasında büyük bir gizem bırakmıştır.Neke noči je kar na mostu igral s skrivnostnim tujcem.
Ortada Şevket Turgut Paşa'nın 2. Kolordusunun Karaağaç'taki mevzileri de yarılmak üzereydi.Verjetno so požgali tudi hetitsko drugo prestolnico Šapinuvo.
Üretilen prototip de ortadan kaldırıldı.Tudi produkcijsko je plošča izpiljena.
Greuthunglar ve Thervingler sözcükleri bu tek krallık döneminde 400'den hemen sonra ortadan kalkmıştır.Imeni Grevtungi in Tervingi sta se kmalu po letu 400 opustili.
Yüksek topuklu ayakkabılar 1790'da tümüyle ortadan kalktı.Čevljarski mojstri so se organizirali v čevljarski ceh leta 1760.
Kısa süre sonra rakipleri ortadan kalktı.Kmalu je zavezništvo upornikov razpadlo.
Eşrefoğulları Beyliği onun ölümünden sonra ortadan kalktı.Kratkotrajen preporod poganstva se je z njegovo smrtjo končal.
Ne var ki daha sonra Paralı Askerler Savaşı sırasında bu sınırlama geçici olarak ortadan kalkmıştır.Po vojni je bila škoda začasno odstranjena.
Şehirde taşınamayacak her şey yakılıp şehir ortadan kaldırıldı.Mesto je oplenil in požgal, gradu pa mu ni uspelo osvojiti.
Ortadaki sahan diğerlerinden daha büyük ve geniştir.Osrednja in zahodni kupola sta večji od preostalih treh.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Oligarchai taip pat stengėsi panaikinti keturių skyrių visuomenę.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod