Ana içeriğe geç
Sözlük

ortada ile cümle

ortada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ortadan tamamen kaldırılacak muhtemelen ilk paraziter hastalık olacaktır.Вероятно това ще бъде първото паразитно заболяване, което ще бъде заличено.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.Ако се дължи на вирусен агент, състоянието обикновено се подобрява в рамките на една седмица.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.След това, непознатият изчезва загадъчно.
Belirtiler, yaşlıların üçte ikisinde ortadan kalkarken, %3 ila %10 arasında devam eder.Макар и симптомите да отзвучават при около две трети от възрастните хора, при 3 до 10% продължават.
Gövdeleri mekik şeklinde, ince uzun ve ortada kalındır.Когато влизат в гората намират пътеката тясна и кална.
205 Live programında Neville, kemerin ortada olmadığı maçta Swann'ı yendi ve sonrasında yine Swann'a saldırdı.На 205 На живо, Невил побеждава Суон в мач без заложба на титлата, и отново атакува Суон.
Refleksler ortadan kalkar.Хватателният рефлекс постепенно изчезва.
Birkaç ay sonra ortadan kayboldular.Те изчезват след няколко дни.
Politik karşıtın ortadan kaldırılması eğilimi.На подобна политическа извратеност трябва да се сложи край.
MITB çantasının ortada olduğu ve kaybedenin RAW'dan ayrılacağı bir maç.Обявен е мач в който загубилият трябва да напусне Raw.
Undertaker ise ortadan kaybolur.После бирникът изчезнал .
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Симптомите обикновено преминават след бременност, поради което активното лечение често започва след раждането.
ABD'nin Irak'ı işgalinden sonra, Mesud Recavi ortadan kayboldu.След американската инвазия в Ирак, Масуд Раджави изчезва безследно.
Geri kalanlar ise muhtemelen Urartu'nun çöküşünden sonra tamamen ortadan yok olup gitmişlerdir.Рядко са несправедливи и постигат по силно отвращение към неправдата от който и да е друг.
Gün gelir bu koruyucu nesne ortadan kaybolur.Когато пораства, този прякор изчезва.
Böylece bölgenin direnci de ortadan kalkmış oldu.По-късно е преодоляна и съпротивата в западната част.
İsveç ile Norveç arasında bulunan şahsi krallık birliği ortadan kaldırıldı.По този начин съюзът между Швеция и Норвегия бил прекъснат.
Yine de hukukun gücü adaleti ortadan kaldırmaya yetmez.Освен това правоспособността не може да бъде отменяна.
1 Aralık 2011’den itibaren puan sistemi tamamen ortadan kalktı.След извеждането на спътник на 03.10.2011 г. системата е напълно комплектована отново.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.Прекратяването (пали: ниродха) се отнася до прекратяването на страданието и причините за страданието.
Şu anda bu eğilimin tamamen ortadan kalkmak üzeredir.Но тази теория вече е почти напълно отхвърлена.
Bu devlet 1918'de Bolşevikler tarafından ortadan kaldırıldı.През 1918 е арестуван от болшевиките.
Özel af ya yalnızca cezanın uygulanmasını hafifletir ya da tamamen ortadan kaldırır.Целта на тази замяна е да намали болката или да я премахне напълно.
Ortada eliptik bir atrium bulunur.Има открит лекоатлетически стадион.
Eşrefoğulları Beyliği onun ölümünden sonra ortadan kalktı.Поредицата, вдъхновена от съпруга ѝ, е прекратена след смъртта му.
Ama Haricilik tam olarak ortadan kalkmadı.Но лагерите не изчезват напълно.
1992 yılında bütün mülkleri Güzelce köyü tarafından satın alınarak ortadan kalkmıştır.През 1992 г. персоналът придобва правото на отдаване под наем на целия имот на комплекса.
Ancak bu küçümseme zamanla ortadan kaybolmuştur.Но както се забелязва това дразнене изчезва с времето.
1810 yılında ortadan kalkmıştır.Открит е през 1810 година.
Kanser hücrelerine ait izler tümüyle ortadan kalktığında kanser tedavi edilmiş sayılmaktadır.Ракът се отстранява като се премахва цялата площ с ракови клетки.
28 Temmuz'da Kazarian ve Michael Shane'e karşı kemerin ortada olduğu Ultimate X maçına çıktı.На 28 юли той защитава титлата си срещу Казериан и Майкъл Шейн в Ultimate X мач.
Aslında ortada gerçek bir dava da yoktur.Всъщност престъпление не е имало.
Saat 23:00’e geldiğinde Rus filosu ortadan kaybolmuştur.Около 11.00 руският крайцер потъва.
Ortada hiçbir şey yoktu.Нямаше никакво съмнение.
İşçi devletinde ise devletleştirme, sömürüyü ve sömürücü sınıfları ortadan kaldırmak amacıyla yapılır.В социалистическото общество комунизмът се стреми към премахване на класовото потисничество и експлоатация.
Geçici Hükümet ortadan kalktı ve tüm iktidar Sovyetlerin eline geçti.Новото правителство концентрира цялата изпълнителна власт в ръцете на комунистите.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.При него изчезва болката.
Fakat Carol, sonrasında ortadan kaybolur.Впоследствие Стефан изчезва.
Ortadaki şerit mavi renkte idi ve bayrak Rusya bayrağına benzemekteydi.Središnja pruga bila je plava kao na zastavi Rusije.
Antibiyotik tedavisi genellikle semptomların 16 saat daha erken ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.Liječenje antibioticima potaknut će povlačenje simptoma 16 sati ranije.
Dolayısıyla mülteciler bu kaos ortamında ortada kaldı.Drugi su pak pokušali pobjeći usred kaosa.
Cadılar ortadan kaybolurlar.Žavera zatekne vještice.
Kurduğu devlet de ortadan kalktı.Dječak koga si trenirao otišao je.
Aniden ortadan kaybolmuştur.No Gospa je odjednom nestala.
Bunun sonucunda Milano antik Dükalığı ortadan kaldırıldı.Zbog nje je napušten antički Milet.
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Nakon trudnoće simptomi se obično povlače, zbog čega se i aktivno liječenje obično odgađa do nakon porođaja.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.Ako je uzrok zaraze virus, stanje se obično povlači unutar jednog tjedna.
Ed'den parayı alan Tolliver ortadan kaybolur ve Ed dolandırıldığını düşünmeye başlar.Ed odnosi novac Tolliveru, koji nakon toga nestaje, ostavivši Eda u uvjerenju da je prevaren.
En üstte tam ortada kızıl yıldız sembolü bulunur.Iznad njih je crvena zvijezda.
Bunların atalarının yirmidört Oğuz Boyunun Alkırevli Boyunu teşkil ettiği de ortadadır.Naprotiv, kod određenih vrsta školjkaša prijenos mtDNK od obaju roditelja javlja se redovito.
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.Nakon povratka u stan, Rita pronalazi ključ, a Betty misteriozno nestaje.
Varşova paktı dağılırken, hiç beklenmedik biçimde Sovyetler Birliği de ortadan kalktı.Prestao je postojati Varšavski pakt, a raspao se i Sovjetski Savez.
Muhaliflerin çekmiş olduğu videolarda Kaddafi'nin darp edildiği ortadadır.Razni mediji bavili su se pitanjem gdje je pobjegao Gaddafi.
Ortadan kaybolur.Vjerojatno su nestali.
Ayaklanmanın başında İstahr krallığı ortadan kaldırılır.Tu kreće borba za prevlast do istrebljenja! šiša
1958'de COSATAN'ın ortadan kaybolmasıyla birlikte her iki maden de 1960'ta terk edildi.Obje rafinerije su napuštene 1960-ih nakon propasti tvrtke COSATAN 1958. godine.
Adam gönderip kontrol ettiriyorum, ortada bir nesne yok.Provjeriti, čineći opće preglede, da nešto nije ispušteno.
Proletarya, sınıf olarak kendi varlığını da ortadan kaldırmakta bulur gerçek çıkarlarını.Proletarijat može samo u borbi i činu razviti svoju klasnu svijest.
Tüm zamanlama hataları ortadan kalkar.Svakakve se računalne pogreške pojavljuju.
Memlûk Türkleri tarafından ortadan kaldırıldı.Dolaskom Turaka one su porušene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod