Bu ısıyı ortadan kaldırmak için soğutucu kullanımı gereklidir.Pendinginan dibutuhkan untuk mencegah pemanasan berlebihan.
Bu sayede Sınıf A'nın dezavantajları ortadan kaldırılmış olur.Suatu hari, terjadi peristiwa yang menyebabkan kelas B terancam dibubarkan.
Ortadaki yıldız, Vietnam insanının soyunu temsil eder.Bintang kuning di tengah melambangkan kepimpinan Partai Komunis Vietnam di negara itu.
Böylece Yugoslavya'nın son kalıntıları da ortadan kalktı.Dengan ini, berakhirlah perjalanan panjang negara Yugoslavia.
Beylerbeyi'ndeki tarihi eserler yıllar geçtikçe yok olmaya yüz tuttuğundan dolayı ortadan kalkmıştır.“Adalah hal aneh bagi saya kembali ke Banten setelah sekian tahun menghilang.
1975'te çok partili siyasi yapıyı ortadan kaldırarak Rastahiz (Diriliş) Partisi'ni tek yasal parti ilan etti.Pada tahun 1975, ia menghapus sistem multi partai menjadi satu partai di bawah Partai Rastakhiz (Kebangkitan).
Etkenler ortadan kaldırılmazsa akciğerler kalıcı şekilde zarar görür.Bila tidak diperbaiki, kerusakan bentuk ini akan menjadi permanen.
Ancak şişliğin ortadan kalkması birkaç hafta alabilir.Sedangkan pembengkakannya memerlukan beberapa minggu untuk hilang.
Beyaz ise ortada buluştukları barışı simgeler.Warna putih melambangkan perdamaian.
Ancak çok geçmeden babası da hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur.Seiring dengan berjalannya waktu, Opstib pun hilang tanpa bekas sama sekali.
Azınlıktaki millî Kültürler Sovyetler Birliği'nde tamamen ortadan kaldırılmamıştır.Nền văn hóa dân tộc thiểu số không hoàn toàn bị bãi bỏ ở Liên bang Xô viết.
Gün doğumuyla Héctor, unutma ve ortadan yok olma eşiğindedir.Khi mặt trời mọc, Héctor đang có nguy cơ bị lãng quên và biến mất.
Ortadan tamamen kaldırılacak muhtemelen ilk paraziter hastalık olacaktır.Đây có thể là bệnh ký sinh trùng đầu tiên sẽ bị xóa bỏ.
Ayaklanma başarısız olmuştu ve Thälmann bir süre ortadan yok olmak zorunda kalmıştı.Cuộc nổi dậy thất bại, khiến Thälmann phải quay vào hoạt động bí mật một thời gian.
Komutan Corbulo, Part ordusunun büyük bölümünü aynı yıl içerisinde ortadan kaldırdı.Tướng Corbulo phản công và đẩy lùi phần lớn quân đội Parthia trong năm đó.
Fakat Carol, sonrasında ortadan kaybolur.Nghe vậy, Carol liền bỏ đi.
Bu savaş sonrasında Burgonyalılar'ın bağımsız devlet kurma hayalleri tümüyle ortadan kaldırılmıştır.Sau trận này, Kế hoạch Barbarossa của nước Đức Quốc xã hoàn toàn phá sản.
Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı.Vây ngực nhọn chưa tới vây bụng.
Din-bilim ayrımı ortadan kaldırılmalıdır.Khoa học thống kê phải được nghiên cứu.
1810 yılında ortadan kalkmıştır.Ông mất năm 1810.
O da gangsterlerden bu arabayı ortadan kaldırmaları için yardım ister.Vậy các chú giúp Bác tặng lại chiếc xe này cho thương binh.
Bunları söyler söylemez, ortadan kaybolur.Cầu nó thì không được mà xả nói thì nó chẳng dời.
Cadılar ortadan kaybolurlar.Tuy nhiên, phù thủy Ada có mặt ở đó.
Ortada sekizgen bir göbek taşı bulunur.Hiện giờ dấu tích của nó chỉ còn lại 8 cột đá.
Takviye kuvvetlerin gecikeceği ortadadır.Lực lượng dự bị cũng mỏng dần.
Daha sonrasın da ise Kane bir süre ortadan yok olmuştur.Song ngay hôm sau, anh đột nhiên biến mất.
Bölge kavramı ortadan kalktı.Hiệp hộ địa phương biến mất.
Aluwyn öfkeli bir şekilde ortadan kaybolur.Perelman đã giận dữ bỏ đi.
İnce Beyler sülalesini düşmanları ortadan kaldırmıştır.Tay hữu Ngài, lạy CHÚA, đã nghiền nát địch quân.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Châu sau đó cũng biến mất một cách bí ẩn.
Armanın en altında ortada Belarusça "Belarus Cumhuriyeti" yazar.Dải màu phía dưới cùng có dòng chữ Kirin tiếng Belarus "Nước cộng hòa Belarus" (Рэспублiка Беларусь).
Kadınların ayrı vergi vermesini ortadan kaldıran bir mücadeleyi de yönetti.Bà cũng giám sát quá trình bãi bỏ các mức thuế riêng đối với phụ nữ.
Tüm Dinozor türleri ortadan kalkmıştır.Các loài còn lại đều đã tuyệt chủng.
Birliğin parçalanması üzerine ortadan kalktı.Cuộc vây hãm Phàn Thành của quân Thục bị phá vỡ.
Akımlar ortada kalan kuvvetin yüklü kuvvete eşit olana kadar devam eder.Ông chỉ huy đơn vị trú phòng chống trả mãnh liệt cho đến lúc thế cùng lực kiệt.
Ardından bir patlama olmaksızın ortadan kayboldu.Họ đã được báo cáo mất tích sau vụ nổ.
Fakat bu kişi için bahse girdiysek ortada bir durum söz konusudur.Loa sự thật khi có loa này thì nói gì cũng trở thành sự thật.
O sırada Castiel ise ortadan yok oldu.Do đó, Delita được cứu ngay lập tức.
Ancak bu küçümseme zamanla ortadan kaybolmuştur.Khám phá này đã bị lãng quên vào thời gian đó.
1815 yılında Kandi Krallığı'nın da ortadan kaldırılması ile tüm ada Britanya hakimiyetine girmiştir.Sự sụp đổ của vương quốc Kandy năm 1815 làm toàn bộ hòn đảo bị Đế quốc Anh đô hộ.
1961 Formula 1 sezonu itibarıyla, tüm yarışmacılar motoru ortada arabalara geçtiler.Đến năm 1961, tất cả những tay đua thi đấu đã chuyển sang các loại xe hơi động cơ tầm trung.
Nisan 2005'te, 9 ila 12 yaşlarında beş çocuk ortadan kayboldu.Vào tháng 3,2015, ít hơn 15 người vẫn còn sống.
Ve köprünün patlatılma tehlikesi ortadan kaldırılmış oldu.Cả lữ đoàn có nguy cơ bị tiêu diệt.
Hiç temkinli davranmadı, yanıltıcı olanakları ortadan kaldırmak istemesine rağmen.Nhiều khi họ tỏ thái độ bất bình, bị Đắc Tuyên tìm cơ hội trừ khử.
Bunu gören Helvetler ortadan tekrar hücuma geçtiler.然(しか)れども慮(おもいみ)るに殘賊強暴横惡之神(ちはやぶるあしきかみ)有り。
Çünkü önceki gökle yeryüzü ortadan kalkmıştı.天地 守(あまち まもる) 前作に続き登場。
Ölümsüzler (Sonsuzlar) ortadan kayboldu.しかし魔族は死滅したわけではなかった。
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?何かを盲信する人。
Ortada ise birçok şüpheli vardır.一方で、その実在を疑う者も多い。
Çünkü önceki düzen ortadan kalktı.”また前作の降魔はなくなった。
Gün gelir bu koruyucu nesne ortadan kaybolur.この日をもって、守安厚が脱退。
Yaklaşık 90 erkek, 17 kadın ve 11 çocuktan oluşan göçmenler grubu hiç iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu.その隊員たちも男90人、女17人、子供11人の植民者達の形跡を見つけられず、戦闘が行われたような兆候も無かった。
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.比丘たちよ、苦を終止するための諦が存在する。
Bunların atalarının yirmidört Oğuz Boyunun Alkırevli Boyunu teşkil ettiği de ortadadır.親ちかしは祖父の重親の娘、末(すえ)の次男である。
Aniden ortadan kaybolmuştur.突然彼は失踪した。
Bütün adalar ortadan kalktı, dağlar yok oldu.島々はみな逃げ去り、山々は見えなくなった。
Ortada daha iyisini hak etmesine rağmen beklediği ilgiyi göremeyen bir adam vardır.真面目で困った人がいたら見逃せない人のいい人物。
Endüstriyel yönetimin rolü şans ve kazaları ortadan kaldırarak sağlam bir sistem geliştirmektir.経営の役割は、偶然や事故を排除してシステムを効率化することである。
Sonrasında Ensar ortadan kaybolur.その後本機は行方不明となる。
Bu arada, Mary'nin kızkardeşi Lila, kızkardeşinin ortadan kaybolması için Sam'e söyler.サムの店に、マリオンの妹ライラが姉の消息を尋ねに来る。