Ana içeriğe geç
Sözlük

ortada ile cümle

ortada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kenarlardan alınan hamur, ortadaki tereyağına batırılarak yenilir.Den klæg, der er gravet op, bliver lagt på den mellemliggende ager.
Refleksler ortadan kalkar.Vores sanser forsvinder.
Yolu üzerinde duranlar vatana ihanet suçundan yargılandılar ve hızlıca ortadan kaldırıldılar.De som sto i vegen ble anklaget for forræderi og raskt fjernet.
Ortada bir cehennem tasviri vardır.Et glimt av helvete.
Onun ortadan kaybolması çekimleri aksatır.Hans mareritt forsvinner.
Böylece, Yahudiler ve Yahudi olmayanlar arasındaki fark ortadan kalkacaktı.Imidlertid eksisterte det spenninger mellom jøder og ikke-jøder.
Marksist kuramda son aşama olan komünizmin gerçekleşmesiyle devlet ortadan kalkacaktır.Under kommunismen, som det høyeste stadium i utviklingen, vil staten visne bort.
Ancak ortada değişik tahminler vardır.Men finnes det slike premisser?
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.En av lærerinnene forsvinner også på mystisk vis.
Ortada hiçbir şey yoktu.Men det sto ingen ting på det.
Ortada iki kadın ve bir erkek ayakta durmaktadır.I parløp går en kvinne og en mann sammen.
Çünkü ortada David'in onu görmesi için hiçbir neden yoktur.David mister ikke interessen for henne av den grunn.
O sırada Castiel ise ortadan yok oldu.Bautaen har imidlertid siden forsvunnet.
Takviye kuvvetlerin gecikeceği ortadadır.Aksestyrkene var på tilbaketog.
Duvarın şehrin içinden geçen kısmı aynı yılın Kasım ayına kadar neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı.Det meste av byen ble så ødelagt i slutten av august det samme året.
Aluwyn öfkeli bir şekilde ortadan kaybolur.Godwin av Wessex ble rasende.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Noe har blitt viktigere og hun vet ikke hva.
Yaz dönemleri ise bu faaliyetler ortadan kalkar.De neste sommerne har oppløsningen fortsatt.
Yalnız ortada küçük bir sorun vardır.Et lite problem har imidlertid oppstått.
Asıl sebep ile ilgili ortada sonradan uydurulan birçok dayanaksız görüş bulunmaktadır.Men i realiteten var det nok flere bakenforliggende årsaker bak de sterke reaksjonene.
Nisan 2005'te, 9 ila 12 yaşlarında beş çocuk ortadan kayboldu.«I fjor døde tre barn under fem år pr.
Hocası, şehzadenin kırk gün boyunca konuşmamasını ister ve ortadan kaybolur.Erobringen varte ikke lenge, gruppen forlot byen etter fire timer, hvorfor er ikke kjent.
Ortadan tamamen kaldırılacak muhtemelen ilk paraziter hastalık olacaktır.Den opprinnelige hunden er dessverre sannsynligvis utdødd.
«Ayrılıkları ortadan kaldırmalıyız.“Jeg er kommet for å sette skille”.
Hanlık 1822 yılında ortadan kaldırılmıştır.Den ble nedlagt i 1822.
Kemerler üzerine yükseltilmiş yapı üç taraftan ortadaki terası çevreler.Svalgangen på utsiden av bygningen går rundt på tre sider.
Böylece Tzirallum'un askeri önemi de ortadan kaldırılmıştır.I nedsettende betydning har også ordet trojansk esel forekommet.
Arka planda ortada bulunan bir volkan ve quetzaldan (özgürlüğü sembolize eden yerel bir kuş) oluşmaktadır.Det er en framside (brukersiden) og en bakside (utvikler- og selskapsiden).
Cadılar ortadan kaybolurlar.I det samme forsvinner trollhvalen.
İskender'in işgalinden sonra ise bu sistem ortadan kalktı.Etter pesten ble denne ordningen borte.
Cumhuriyet ortadan kaldırıldı.Republikken ble styrtet.
Ortadaki sahan diğerlerinden daha büyük ve geniştir.Det sørlige tempelet er eldre og mer omfattende av de to.
Beyaz ise ortada buluştukları barışı simgeler.Hvitt symboliserer fred.
Sekiz adet olan gözlerin tümü bir arada kümelenmiş, ön ortadakiler diğer hepsinden daha küçük.De har bare har seks øyne, med unntak av noen få som har åtte, fire, to eller ingen øyne.
Ortadaki İmama aittir.Og da var det midtvinters.
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Namun, penggunaan kondom, tidak sepenuhnya menghilangkan risiko.
Bunları söyler söylemez, ortadan kaybolur.Setelah mengatakan hal itu mereka pun menghilang.
Antibiyotik tedavisi genellikle semptomların 16 saat daha erken ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.Pengobatan dengan antibiotik biasanya akan membuat gejalanya hilang 16 jam lebih cepat.
Ortadan tamamen kaldırılacak muhtemelen ilk paraziter hastalık olacaktır.Kemungkinan penyakit ini akan menjadi penyakit parasit pertama yang dimusnahkan.
Cadılar ortadan kaybolurlar.Tiba-tiba sang pesulap menghilang.
Yolu üzerinde duranlar vatana ihanet suçundan yargılandılar ve hızlıca ortadan kaldırıldılar.Mereka yang berdiri di nya cara diadili karena pengkhianatan dan cepat ditangani.
Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur.Sebagai Allah yang sepenuhnya, Ia mengalahkan maut (kematian) dan bangkit kembali.
Bilinmeyen bir sebepten dolayı 7 Temmuz X777 ylılında ortadan kaybolurlar.Dia menghilang pada 7/7/X777.
Yalnız ortada küçük bir sorun vardır.Hanya saja, ada satu kesalahan kecil.
Ortadan kaybolan Nicholai' ın öldüğü farzedilir.Menemukan Kekristenan yang Hilang.
Bu bitişe göre; Freddy ortadan kaybolacak, her şey bir rüya olarak gözükecek.Pada titik ini, Fred bangun, menunjukkan itu semua mimpi.
Haksızlığa uğramayanlar da, uğrayanlar kadar öfke duydukları zaman, haksızlığın ortadan kalkacağını söyledi.Apabila orang-orang itu menahan diri maka tiada permusuhan selain terhadap orang-orang yang zalim.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.Bila disebabkan oleh virus, kondisi ini biasanya membaik dalam satu minggu.
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.Setelah neneknya meninggal.
Sonrasında Ensar ortadan kaybolur.Setelah itu, makhluk itu menghilang begitu saja.
Semptomlar genellikle yedi ila on gün içinde ortadan kaybolur.Orang biasanya sembuh dalam tujuh sampai sepuluh hari.
Adal emirliği, 16. yüzyıl'dan itibaren önemini kaybetti ve ortadan kalktı.Praktek ini telah berlangsung sejak abad ke-16 dan telah diturunkan secara turun temurun.
Undertaker ise ortadan kaybolur.Icil Divo ikut menghilang.
Günümüzde tatbik edilen tedavilerin temel amacı, habis hücreleri ortadan kaldırmaktır.Tujuan utama dari bedah terapi kanker mulut adalah untuk menghapus setiap jaringan yang terkena.
Abatis'in önemli bir zayıflığı, yakılarak kolaylıkla ortadan kaldırılabilmesidir.Kelemahan penting dari abatis, dibanding kawat berduri, adalah dapat dihacurkan dengan api.
Bu arada Doktor ve arkadaşları şaşkınlıklar içinde ortada kalır.Saya pikir seluruh penggemar dan sahabatnya bingung sekarang.
Ebbinghaus’un 1885’de unutma üzerine yaptığı deneyden beri ortada.Pada tahun 1878, Ebbinghaus memulai eksperimen memorinya.
Bütün adalar ortadan kalktı, dağlar yok oldu.Dan semua pulau hilang lenyap, dan tidak ditemukan lagi gunung-gunung.
Eşrefoğulları Beyliği onun ölümünden sonra ortadan kalktı.Pengikut Mazdakisme hampir menghilang setelah pembantaian itu.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Apakah ada kepercayaan yang dibenarkan?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ortada ile cümle - Sayfa 34 - ortada kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App