Ana içeriğe geç
Sözlük

ortada ile cümle

ortada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Semptomlar genellikle yedi ila on gün içinde ortadan kaybolur.Příznaky obvykle spontánně ustoupí do 7–10 dnů.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Pak stejně tajemně zmizí.
Ortada hiçbir şey yoktu.Nic tam nebylo.
Babası küçüklüğünden beri ortada yoktur.Svého otce v dětství moc nevídal.
Kurbanlar ise marjinal veya ortadan kaybolduğunu kimseye bildirmek zorunda olmayan kişilerdir.Zavraždit museli každého, kdo přišel na to, že nejsou blázni.
Ama Haricilik tam olarak ortadan kalkmadı.Disciplína však nezanikla úplně.
O dönemde bütün avanaklıklarımız da ortada duruyordu.Hodně jsme tehdy plakali, dokonce při utkáních.
Ancak .com, .org ve .net arasındaki ayrım, kayıt kısıtlamasının kaldırılmasıyla birlikte ortadan kalkmıştır.Nicméně, nakonec se rozdíly ztratily když použití domén .com, .org a .net přestalo být podmíněno.
1795 yılında Polonya'nın üçüncü kez bölünmesiyle bağımsız Lehistan-Litvanya Birliği ortadan kalktı.V roce 1795 po třetím dělení Polska přestal zcela existovat nezávislý polský stát.
Endüstriyel yönetimin rolü şans ve kazaları ortadan kaldırarak sağlam bir sistem geliştirmektir.Úkolem managementu je zlepšovat systém eliminací vlivu náhody a nehod.
Bu savaş sonrasında Burgonyalılar'ın bağımsız devlet kurma hayalleri tümüyle ortadan kaldırılmıştır.Po ukončení války zůstával osud nezávislé Albánie nejistý.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Zdá se, že byli vypařeni, ale není jasné jak a proč.
Sistemik tam olarak ortadan kaldırılabilen bir hastalık değildir.Právě ta totiž může zánět zcela odstranit.
9. Ortadaki evde oturan süt içer.Ten, co žije ve středním domě, pije mléko.
Ortadaki İmama aittir.Druhým světem je střední vrstva.
Şu anda bu eğilimin tamamen ortadan kalkmak üzeredir.Nyní toto zdržení zcela odpadá.
Ortadaki büyük gemi yelkenlerini toplamaya başlamıştır.Za jeho panování se první lodě Númenorejců doplavily do Středozemě.
Hemen takip eder ki Oğul henüz ortada yok iken, Baba hala Tanrı'ydı.Vtělením Bůh přestává být Otcem, nanebevstoupením přestává být Synem.
Bu sayede artık alıcı ve satıcı ortada para yok iken bir araya getirilebiliyordur.Není potřeba čekat na okamžik, kdy se najde kupec nebo prodejce.
Ayrıca Üstünlük Yasası’yla da Papa’nın otoritesini ortadan kaldırmıştı.Na to odvětil: „Já pohrdám úřadem papeže a všemi jeho zákony.
Ortadakinin 17 metre, diğer ikisinin 15,5 metre yüksekliği vardır.Větší z obou útesů je vysoký 23,2 metrů, druhý má výšku 15 metrů.
Ama bizim çocuğumuz ortada yok.Vlastní dítě bych na ni neposlal.
Tufan bütün yaratıkları silip süpürür ve ortada sadece Manu kalır.Askospory se zachytí na bliznách pestíků a vyklíčí v hyfy.
Tedavi öncelikle bu soruna yol açan kaynağın ortadan kaldırılması ile olur.V rámci léčby je v prvé řadě nezbytné včasné vysazení léku, který reakci způsobil.
Belirtiler, yaşlıların üçte ikisinde ortadan kalkarken, %3 ila %10 arasında devam eder.U zhruba dvou třetin starších pacientů se příznaky zlepší, u 3 až 10 % však přetrvávají.
Daha sonra Savaş kimseye haber vermeden ortadan kaybolur.Po válce se ztratila neznámo kam.
Kalıntılar 1990'lı yılların başında ve 2000'li yılların başında ortadan kalkmıştı.Vyřazovány byly počátkem 90. let 20. století, několik jich zůstalo provozuschopných.
Böylece dövizle ödeme yapma zorunluluğu ortadan kalkar.Mimo to mělo odpadnout placení dovolené.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.Vadžra ničí všechnu nevědomost, příčinu našeho utrpení.
Adanın orman örtüsü de aynı şekilde ortadan kaldırıldı.Tím sklářská huť v Ostrově definitivně zanikla.
İsveç ile Norveç arasında bulunan şahsi krallık birliği ortadan kaldırıldı.Za jeho života proběhlo pokojné zrušení personální unie mezi Norskem a Švédskem.
Ortadan kaybolan Nicholai' ın öldüğü farzedilir.Je jím pohřešovaný Dorkin.
Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla ortadan kalmıştır.Zanikla s rozpadem SSSR.
Hanlık 1822 yılında ortadan kaldırılmıştır.Ten byl zrušen roku 1822.
Shepherd'in amacı Task Force 141'i ortadan kaldırarak kendisini bir savaş kahramanı haline getirmektir.Po SAS se přidal ke Task Force 141 která sloužila jako utajovaná jednotka pro zabránění válce.
Eğer eşlik doğruysa ortada hata yok veya çift sayılı bir hata yok anlamı çıkar.Pokud je shodný, tak téměř jistě k žádné chybě nedošlo.
Kuşkusuz bu egemenliğin yanı sıra ahşap kirişlemeli düz tavan örtünün tümüyle ortadan kalktığı söylenemez.Neméně hloupé by však bylo se domnívat, že okamžikem uzavření chrámu přestalo existovat úplně.
Üç yıl sonra, 25 Temmuz 1841'de bir kez daha ortadan kayboldu.Trei ani mai târziu, la 25 iulie 1841, ea a dispărut din nou.
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Totuși, utilizarea prezervativului nu elimină complet riscul.
Gözün öldürülmesi, vicdanın ortadan kaldırılmasıdır.Uciderea ochiului este atunci o eliminare a conștiinței.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Ultimele rămășițe ale structurilor de comandă ale fostei armate sovietice au fost dizolvate în iunie 1993.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Dar i se poate da crezare?
Antibiyotik tedavisi genellikle semptomların 16 saat daha erken ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.Tratamentul cu antibiotice va determina de obicei dispariția simptomelor cu 16 ore mai devreme.
Ortadan tamamen kaldırılacak muhtemelen ilk paraziter hastalık olacaktır.Aceasta va fi, cel mai probabil, prima boală parazitară eradicată.
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Simptomele dispar de obicei după sarcină; prin urmare tratamentul activ este amânat deseori până după naștere.
1937'de de ise Stalin Kızıl Ordu'nun en iyi askerî liderlerini ortadan kaldırmıştır.În 1937, totuși, Stalin a epurat Armata Roșie de cei mai valoroși lideri militari pe care îi aveau sovieticii.
Ardından bir patlama olmaksızın ortadan kayboldu.A fost distrusă însă mai târziu, în urma unei explozii.
İhanetten sonra hem Makarov'u öldürmek, hem de Task Force 141'i ortadan kaldırmayı amaçlar.Pentru a găsi ascunzătoarea lui Makarov, Task Force 141 decide să se despartă.
Kısa bir süre sonra bayan Holton esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur.Însă în noaptea următoare, părul a dispărut în mod misterios.
Bu olayla yıkılan Sonny ortadan kaybolur.După plecarea lor, Sonny este deprimat.
Ayrıca ne zaman ortadan kalkacağı da bilinmez.Nu se știe când vei mai avea nevoie de el.
Bilim insanları, köye ait geleneklerin ve konuşulan dilin ortadan kalktığına inanmaktadır.Oamenii de știință cred că obiceiurile și limba culturii s-au distrus.
Aniden ortadan kaybolmuştur.Moartea sa a survenit brusc.
Aynı gece savaşçı ortadan kaybolur.În aceeași noapte se întoarse și Amfitrion.
Amaç düşmanı yok edip ortadan kaldırmak değil, ona karşı savunarak onu kazanmanın yolunu keşfetmektir.Datoria unui amiral nu este să atragă înfrângerea ci să câștige victoria.
Cumhuriyet ortadan kaldırıldı.Biserica a fost demolată.
Beyaz ise ortada buluştukları barışı simgeler.Albul simbolizează pacea.
Ortada eşsiz bir durum bulunmaktadır.Fiecare situație este unică.
Asıl sebep ile ilgili ortada sonradan uydurulan birçok dayanaksız görüş bulunmaktadır.În cele ce urmează sunt prezentate principalele cuvinte nehotărâte.
Tekkeye ait diğer bölümler zaman içinde yıkılıp ortadan kalkmıştır.Fragmentele tăiate au dispărut pentru totdeauna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod