Ana içeriğe geç
Sözlük

ortada ile cümle

ortada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İki hafta sonra Guevara kamu hayatından çekildi ve ardından tamamen ortadan kayboldu.Два тижні по тому він випав з публічного життя, а потім зник зовсім.
Bundan sonra Lancasterlilerin Yorklulara karşı ciddi olarak direnişe de ortadan kalktı.З цієї причини він міг наслідувати Ланкастерам теж вельми умовно.
Aluwyn öfkeli bir şekilde ortadan kaybolur.Бідл зник розлючений.
Fakat her şey Elly’nin aniden ortadan kayboluşuyla bambaşka bir yola girer.Але це призводить до разючих змін у поведінці Елени.
Fakat 30’ların sonunda Stalin ve taraftarları neredeyse tamamen bu grupları ortadan kaldırmıştır.На початку 1930-х років Сталін і його прихильники остаточно припинили її.
Bu kendiliğinden öz enerji problemini ortadan kaldırır.Це відразу усуває проблему власних енергій.
Bölge kavramı ortadan kalktı.Сільське господарство занепало.
Soruyorum, eğer ortada fatura yoksa, niçin ödeme yapıyorsunuz?Якби їх не цікавили гроші, то для чого б вони працювали?
Belirtiler, yaşlıların üçte ikisinde ortadan kalkarken, %3 ila %10 arasında devam eder.Незважаючи на те, що напади зникають у двох третин літніх людей, у 3-10 % вони залишаються.
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Хоча їх використання не призводить до повного відвернення ризику.
Lennie, onun ölümüyle ortada kalmıştır.Леніна, ще за його життя.
Ayrıca bu sistemde, ortadaki gezegen ile en dıştaki gezegen arasında bir asteroit kuşağı bulunmaktadır.Саме це і є причиною утворення в цьому місці поясу астероїдів замість повноцінної планети.
Ancak sivil havalimanının nereye kurulacağı uzun zaman ortada kalmıştır.Пізніше, виникла потреба у наявності цивільного аеропорту.
Kısa bir süre sonra ortadan kaybolur.У певний момент він зникне.
Babası da onu götürüp bir yatılı okula bırakır ve bir daha hiç ortada görünmez.Мого батька теж забрали, заарештували у старій школі, її вже немає.
Bu arada nesne ortadan kaldırılmıştı.Однак змова була викрита.
Ortadaki İmama aittir.У відрізка - середина.
Honoria ortadan kaybolur.Перрі стає розгубленим.
Üç yıl sonra, 25 Temmuz 1841'de bir kez daha ortadan kayboldu.Через кілька тижнів, 5 червня 1833 року, вони вперше побачились.
Tüm Dinozor türleri ortadan kalkmıştır.Крім того, не всі динозаври вимерли.
Ortada bir güç oyunu vardı.Тут був правічний степ.
Kamiokande bazı teorilerin ortadan kaldırılmasına yardımcı oldu.Каміоканде допомагає виключити деякі із цих теорій.
Ve köprünün patlatılma tehlikesi ortadan kaldırılmış oldu.Однак задачу з руйнування мостів виконано не було.
Asıl sebep ile ilgili ortada sonradan uydurulan birçok dayanaksız görüş bulunmaktadır.Але було зрозуміло, що попереду ще багато невирішених питань.
Sonunda birlikte çalışma olanağı ortadan kalktı.Наприкінці робочого дня персонал виявив пропажу.
1) Tehlike veya tehlike kaynaklarının ortadan kaldırılması.Необхідно знайти та знищити джерело загрози.
Hocası, şehzadenin kırk gün boyunca konuşmamasını ister ve ortadan kaybolur.В обласному центрі чотири роки не прописували, рекомендували протягом 24 годин залишити місто.
Aslında ortada gerçek bir dava da yoktur.Виявляється, що насправді не існує ніякого судового рішення.
Takviye kuvvetlerin gecikeceği ortadadır.Змовників затримують.
Mayıs ayı boyunca radyo kırpışmaları giderek güçsüzleşti ve en sonunda tamamen ortadan kayboldu.Програми радіопередач ставали все менш популярними, і, врешті-решт, припинили своє існування.
1958'de COSATAN'ın ortadan kaybolmasıyla birlikte her iki maden de 1960'ta terk edildi.У 1958 році компанія COSATAN була закрита, а в 1960 припинилася робота на обох виробництвах.
Mozaikte ortada çocuğuyla birlikte Meryem yer alır.«Ти ж, Марія, носиш під серцем дитя.
Bu sayede artık alıcı ve satıcı ortada para yok iken bir araya getirilebiliyordur.Разом з тим, продавець та покупець не можуть бути взаємозалежними.
En üstte tam ortada kızıl yıldız sembolü bulunur.Вгорі намальована червона зірка.
Günün birinde ortadan kaybolan adam arkasında büyük bir gizem bırakmıştır.Відійшла у засвіти людина, яка залишила після себе неповторний слід.
Annesi ve babası boşandıktan sonra babası bir daha ortada görünmemiştir.Після розлучення батьків син не бачив матір роками.
Duvarlar ortada tek durabilir ya da bir yapının yanında yapılabilir.Сука́ може стояти самостійно або включати декілька стін будівлі.
9. Ortadaki evde oturan süt içer.Той, хто живе в центральному будинку, п'є молоко.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Як саме він зник не залишивши жодної згадки, невідомо.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.При процедурі, виконаній належним чином, розріз загоюється вже через кілька тижнів.
Savaşı nasıl ortadan kaldıracağız ?Як ми можемо покласти край війні?
Bu timin amacı, saldırının arkasındaki güçleri tespit etmek ve ortadan kaldırmaktır.Незабаром було ухвалено рішення призначити Сердара командиром секретної групи.
Bana göre apaçık ortadadır ki, varlığı gerekli olan, sonsuz, yüce ve akıllı bir yaratıcı vardır.O Pánu Bohu věří, že je vševědoucí a všemohoucí a všudypřítomný.
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Používání kondomu však riziko nevylučuje úplně.
Ortadan tamamen kaldırılacak muhtemelen ilk paraziter hastalık olacaktır.Bude se pravděpodobně jednat o první parazitické onemocnění, které se podaří vymýtit.
Hint hükümeti 1990'lı yıllardan beri çocuk emeğini ortadan kaldırmak için çeşitli programlar uyguladı.Od devadesátých let 20. století vláda zavedla řadu programů na odstranění dětské práce.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.Je-li onemocnění způsobeno virem, obvykle odezní do jednoho týdne.
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Symptomy obvykle ustupují po těhotenství, aktivní léčba je tudíž často odložena až na dobu po porodu.
Ortada tek ve doğru bir yorum yoktur.Neexistuje jedna jediná, pravdivá definice.
Donna, Dünya'daki arıların ortadan kaybolduğunu söyler.Wanda doufá, že na ni okolní svět zapomněl.
Onun ortadan kaybolması çekimleri aksatır.Z jeho zmizení je zdrcená.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Zbytky přežívající sovětské moci pak definitivně odstranily říjnové události roku 1993.
İstediği şeye tam olarak ulaşamayınca her şeyini toplayıp ortadan kaybolmuştur.Když okamžitě nedostala co chtěla, rozhodla se odejít.
Antibiyotik tedavisi genellikle semptomların 16 saat daha erken ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.Po zahájení léčby antibiotiky příznaky vymizí až o 16 hodin rychleji.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Ale může tomu věřit?
Böylece İngiltere Krallık mirası ortada kalmış bulunuyordu.V královském majetku již zůstal.
İsa tam ortada oturmaktadır.Vroucně k sobě tulí Ježíška.
Yalnız ortada küçük bir sorun vardır.Jenomže je tu malý problém.
Böylelikle Kosova Vilayeti de tamamen ortadan kalkmıştır.Kvůli tomu také přestala probíhat kolonizace Afriky.
Sekiz adet olan gözlerin tümü bir arada kümelenmiş, ön ortadakiler diğer hepsinden daha küçük.Lichopřeslenů vyrůstá až osm nad sebou, spodní jsou od sebe vzdálenější a horní k sobě bližší.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod