Ana içeriğe geç
Sözlük

ortada ile cümle

ortada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Audi R8, Alman otomobil üreticisi Audi tarafından üretilen ortadan motorlu spor otomobil.A Audi Sport é a divisão esportiva da fabricante automotiva alemão Audi.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Aparentemente, foi preso, e não se sabe por onde anda.
Yaz dönemleri ise bu faaliyetler ortadan kalkar.E as lagartas que eclodem no verão, quando os amentos já não existem?
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor.A abolição da religião enquanto felicidade ilusória dos homens é a exigência da sua felicidade real.
Kadınların ayrı vergi vermesini ortadan kaldıran bir mücadeleyi de yönetti.Ela também supervisionou o sucesso da abolição de taxas de imposto diferenciadas para mulheres.
Bu da ölçümdeki insan hatasını ortadan kaldırır ve yüksek örnek verimliliği sağlar.Isto elimina o erro humano e assegura o alto rendimento da amostra.
İddia ortadadır: güneş gibi bir yerçekimsel güç ele alınsın.O argumento é óbvio se considerarmos uma fonte gravitacional, como o sol, por exemplo.
Sahne büyüktü, dört video ekranı, multimedya projektörleri ve ortada merdivenler vardı.O palco era enorme, com quatro telões, projetores multimídia e um lance de escadas no meio.
Eğer elektrik akımı çok azsa, vorteksler yerleşik hal alır ve direnç ortadan kalkar.Se a corrente é relativamente pequena, esses vórtices se tornam estacionários, e a resistividade desaparece.
Sovyetler Birliği'nin dağılması ile birlikte ortadan kalmıştır.Tornou-se extinta com o dissolução da União Soviética.
Bu sorunun köpek henüz küçükken ortadan kaldırılması önemlidir.Este tratamento não é realizado até que a criança atinja a adolescência.
1945 yılında Nazi Almanyası teslim olup organizasyon fiilen ortadan kalkmıştır.Com a rendição da Alemanha Nazista, em 1945, a organização de facto deixou de existir.
Biri size hakaret ederse önce onu uyarın, eğer devam ederse ortadan kaldırın.Avisa-a que se for preciso, ele mesmo acaba com ela.
Sözlü dil, kavramsal yazı dilinin ortaya çıkmasıyla ortadan kaybolmuştur.A língua meroítica e sua escrita parecem ter desaparecido.
Bunu gören Helvetler ortadan tekrar hücuma geçtiler.Em alguns casos, os gênios do mal são vistos como seres humanos extraviados .
İsteklerin ve arzuların sona ermesi, acıları da ortadan kaldırır.Sua ignorância, desejo e apegos acabaram.
Yine de hukukun gücü adaleti ortadan kaldırmaya yetmez."A graça não exclui a justiça...
Günümüzde bu düşünce tamamen ortadan kalkmıştır.Hoje, esta ideia está descartada.
Fakat İrini'nin Midilli adasında 8 Ağustosta ölümü isyanın herhangi bir meşruluk iddiasını ortadan kaldırdı.Contudo, a morte desta em Lesbos a 8 de agosto, retirou aos rebeldes qualquer crédito de legitimidade.
Yalnız ortada küçük bir sorun vardır.(Aqui há um pequeno equívoco.
Bu delik etrafında oluşan katmanların üfleme yoluyla kendiliğinden ortadan kalkması beklenmelidir.O preenchimento desse buraco com o seu próprio cabelo terá o efeito de afasta-la.
Ortada tek ve doğru bir yorum yoktur.Não há nenhuma resposta certa e segura.
Bu devlet 1918'de Bolşevikler tarafından ortadan kaldırıldı.No entanto, essa república durou pouco tempo, sendo destruída pelos bolcheviques em janeiro de 1918.
Ortada Courbet bir manzara resmi üzerine çalışmaktadır.Violet parecia estar encenando um papel.
Kızılok, bütün bunlar üzerine ortadan kayboldu.O falso (Arqueiro Vermelho) desapareceu depois disso.
Ortadaki sahan diğerlerinden daha büyük ve geniştir.No entanto, o seu corredor central é mais amplo do que os outros.
Ortada bunu gerektiren bir şey olmadığı takdirde.Se nada falta nada há que buscar.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.Quando tem origem viral, a doença desaparece normalmente ao fim de uma semana.
Bir sorun yok, Durumum ortada.Tudo está bem, tudo está bem com minha alma.
Heather, 18. yaş doğum gününden bir gün önce korkunç kabuslar görür ve babası ortadan kaybolur.Agora, na véspera do seu aniversário de 18 anos, o pai de Heather misteriosamente desaparece.
İlerleyen günlerde kemerin ortada olduğu maçta Sasha’nın karşısına çıkmaya hak kazanmıştır.Desde então vive em constante competição para ver quem é que mantém Sask.
Bu savaş sonrasında Burgonyalılar'ın bağımsız devlet kurma hayalleri tümüyle ortadan kaldırılmıştır.Diante desses problemas, os planos de independência dos nacionalistas foram seriamente afetados.
Norton bir tuzak kurarak kaçıyormuş süsü verdirdiği Tommy'i ortadan kaldırıyor.Norton faz com que Hadley assassine Tommy sob o disfarce de uma tentativa de fuga.
Kubbe ortada dört payeye oturtulmuştur.Pagamento em até 4 parcelas.
İsa tam ortada oturmaktadır.Cristo Espera Por Ti.
Onu Buffy'lerin evinde yakarlar ve büyü ortadan kalkar.O monstro incendia a cafeteria usando um feitiço e mata Burly.
Kilise içinde ortada iki geçiş yolu bulunur.Dois modelos de igreja dentro da mesma igreja.
Big Show, Randy Orton'u ortadan kaldırarak ECW maçını kazandı.Big Show venceu a luta para a ECW, eliminando por último Randy Orton.
Ancak çok geçmeden babası da hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur.Em pouco tempo, desapareceria sem sequer deixar um traço.
Ortada her bir istasyon için bir porta sahip olan bir hub ya da Ağ anahtarı bulunur.Um hub ou switch fica no meio e tem uma porta para cada nó da rede.
Bu Ermeni acemi birliklerinin ortadan kaldırılması sonradan yerli Türk çeteleri tarafından gerçekleştirildi.Muitos desses recrutas armênios foram executados por grupos turcos locais.
Bu sırada şehir komutanı Yağı-Sayan kaçıp ortadan kaybolmuştu.Na sequência, lutou contra o Homem de Ferro e fugiu.
Ortada ayrıca Dragon'un J-Crown kemeri ortadaydı.Estava ali também o Arco de Jano.
Birlikte cesedi ortadan kaldırmaya çalışırlar ama Alex de peşlerinden gelmiştir.Os dois amigos conseguiram fugir, mas os perseguidores alcançaram Alex e o cercaram.
Onlar Lincoln Burrows'un ortadan kaldırılması konusunda anlaşırlar.Inicialmente, receberia o papel do personagem Lincoln Burrows.
Bu problemi ortadan kaldırmak ancak söz konusu sorgulara özgü bazı önlemler alarak mümkündür.No entanto, a capacidade de resolver dificuldades na prática é também uma responsabilidade primária.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.A infeção geralmente resolve-se sozinha e sem causar outras doenças no fígado.
Çünkü önceki düzen ortadan kalktı.”Het betreft de vroegste bedijking.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Maar is hij wel te vertrouwen?
Ortadan tamamen kaldırılacak muhtemelen ilk paraziter hastalık olacaktır.Waarschijnlijk wordt dit de eerste parasitaire aandoening die wordt uitgeroeid.
918 Spyder, Michael Mauer tarafından ortadan motorlu iki koltuklu bir spor otomobil olarak tasarlanmıştır.De 918 Spyder is een middenmotor tweezits sportwagen ontworpen door Michael Mauer.
Cadılar ortadan kaybolurlar.Daarna verdween de heks.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.Er zijn verdachten genoeg.
Ortada hiçbir şey yoktu.Terwijl er natuurlijk niks was, hè.
Öğle Namazı Güneş tam ortadan geçtikten sonra kılınan bir farz namazdır.Dit gebed wordt verricht juist na de hoogste zonnestand van die dag.
Antibiyotik tedavisi genellikle semptomların 16 saat daha erken ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.Door behandeling met antibiotica verdwijnen de symptomen meestal 16 uur eerder dan zonder antibiotica.
İsa ortada, onlar da iki yanında olmak üzere çarmıha gerdiler.Hij stelt dat Marten Toonder en hij beiden striptekenaars waren.
Kadınlar ile erkekler arasındaki hukuksal eşitsizlik ortadan kaldırıldı.Het juridisch onderscheid tussen mannen en vrouwen vervalt.
Yalnız ortada küçük bir sorun vardır.Er is alleen een klein probleempje.
Ortadan kaybolan Nicholai' ın öldüğü farzedilir.Nu kent alleen nog de verdwenen Nikolaus ze.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod