Ana içeriğe geç
Sözlük

ortada ile cümle

ortada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.وعادةً ما تنتهي العدوى تماماً وبدون حدوث أمراض للكبد.
Ortada tek ve doğru bir yorum yoktur.ليست هناك إجابة صحيحة أو خاطئة.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.و يتم إيقاف استخدام الضمادات عندما يتوقف الألم.
İki hafta sonra Guevara kamu hayatından çekildi ve ardından tamamen ortadan kayboldu.في عام 1965 بعد ذلك بأسبوعين قل ظهور غيفارا في الحياة العامة ومن ثم اختفى تماماً.
Doğal olarak bu kültürler birdenbire ortadan kalkıp gitmemiş, zaman içinde biri diğerinin yerini almıştır.أختفت وتراجعت هذة الثقافات بطبيعة الحال بشكل مفاجئ وحل بدلا منها قيمة اخرى في هذا الوقت.
Aniden ortadan kaybolmuştur."فقد اختفوا بشكل مفاجئ...
O dönemde bütün avanaklıklarımız da ortada duruyordu.وقد اكتشفت في عصرنا هذا هذه المعالم كلها.
Eva bir TIR şoförüyle ortadan kaybolur.يصطحبها إدوارد بالسيارة مع السائق.
Motoru ortada ve enine olarak yerleştirilmiştir.قُمرة القيادة مدرعة و مُحرِك مدرع.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.و قد توفي في ظل ظروف غامضة.
Sözlü dil, kavramsal yazı dilinin ortaya çıkmasıyla ortadan kaybolmuştur.ومما لا شك فيه أن الأدب الإسباني الشفوي قد وجد قبل ظهور النصوص الإسبانية المكتوبة.
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.وبالأخص بعد أن فقد أمه.
Sürekli rejim aleyhinde konuşan Profesörün ortadan kaldırılması diğerleri için de bir ibret oluşturacaktır.تجنب الظهور بمظهر الحكيم الواعظ دائماً فأنت قد تخطئ أيضاً.
Ne var ki daha sonra Paralı Askerler Savaşı sırasında bu sınırlama geçici olarak ortadan kalkmıştır.وقد تعرضت هذه المساكن بعد الحرب للنقد بشكل كبير.
Bu yapıldığında ölümün ortadan kalkacağına inanılıyordu."في هذه اللحظة أيقنت أنه سيموت لا محالة".
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.ثم اختفت بنفس الطريقة الغامضة التي ظهرت فيها.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.تم الإشتباه في العديد من الأشخاص.
İki çeşittir: Desteğin uçta, yükün ortada olduğu kaldıraç.منفكّين: مزايلين ما هم عليه من الدين .
(Tükçede normal A sesi ile farkı ortadan kalkmıştır).(يمكن أن تلاحظ هذا الاختلاف بينما تعدّل نبرة صوتك).
Saat 23:00’e geldiğinde Rus filosu ortadan kaybolmuştur.وبحلول الساعة 9:00 صباح هذا اليوم، فارق الروسي الحياة.
Din-bilim ayrımı ortadan kaldırılmalıdır.وجوب التآلف بين العلم والدين.
Federasyon 31 Aralık 1963'te ortadan kalktı.الاتحاد انتهت رسميا في 31 ديسمبر 1963.
1992 yılında bütün mülkleri Güzelce köyü tarafından satın alınarak ortadan kalkmıştır.في عام 1992 تمت مصادرة جميع ممتلكات المدينة.
Ancak çok geçmeden babası da hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur.وبعد عدة أشهر، رحلت حنا فجأة دون أن تترك أي أثر.
Yaptığı 'şeyi' tekrar yok etmeye karar vermişken 'yaratık' (Robert De Niro) ortadan kaybolur.بعد تدمير إنشائه استخدم طريقة أخرى لاستبدال روح اصطناعية معروفة باسم "نيكروير" بالروح المفقودة.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Os oligarcas também tentaram abolir as quatro divisões da sociedade.
Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur.Morre junto de Oruha e são ressuscitados pelo Deus Jirai.
2 Temmuz'da, ikisi arasında Extreme Rules için kemerin ortada olduğu 30 dakikalık Iron Man maçı ayarlandı.Em 2 de julho, uma luta Iron Man de 30 minutos entre os dois foi marcada para o Extreme Rules.
Ortadan tamamen kaldırılacak muhtemelen ilk paraziter hastalık olacaktır.Esta provavelmente será a primeira doença parasitária a ser erradicada.
Bana göre apaçık ortadadır ki, varlığı gerekli olan, sonsuz, yüce ve akıllı bir yaratıcı vardır.A divindade, nas religiões monoteístas, é onipotente, onisciente e onipresente.
Show, aynı zamanda Survivor Series'deki muzaffer WWF Ekibinin bir parçasıydı, oysa ilk ortadan kaldırdı.Show foi parte do time da WWF no Survivor Series, mesmo sendo o primeiro eliminado.
Refleksler ortadan kalkar.Depois os reflexos serão apurados.
John Waters'ın konuk oyuncu olarak dizide yer alması fikri, kısa bir süre ortada dolaştı.A ideia de convidar John Waters para uma participação especial já estava sendo considerada por algum tempo.
Bu öz-enerji problemini hemen ortadan kaldırır .Isso imediatamente remove o problema das autoenergias.
Ölümsüzler (Sonsuzlar) ortadan kayboldu.Os mortos (The Dead).
Şu anda bu eğilimin tamamen ortadan kalkmak üzeredir.No geral, esta tendência parece estar a desaparecer.
1314'te Sultan Yardımcısı görevini ortadan kaldırdı.Em 1314, ele aboliu também o posto de vice-sultão.
Heather ve Mike, ertesi sabah uyandığında Josh'ın ortadan kaybolduğunu fark ederler.No sexto dia, Heather e Mike despertam e descobrem que Josh desapareceu.
Gün doğumuyla Héctor, unutma ve ortadan yok olma eşiğindedir.Á medida que o sol nasce, Héctor corre o risco de ser esquecido e de desaparecer.
Eğer eşlik doğruysa ortada hata yok veya çift sayılı bir hata yok anlamı çıkar.Se a paridade estar correta então não deve haver erros, ou então há um número par de erros.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.Muitos são os suspeitos.
28 Haziran'da Billericay'da bulunan son isyancılar grubu da ortadan kaldırıldı.Os rebeldes foram derrotados em 28 de junho em Billericay.
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.De volta ao apartamento, Betty abre a caixa e desmaia.
Ortadan kaybolur.Você desaparece.
Bunlar, toplumsal devrimin ilk işinin otoritenin ortadan kaldırılması olmasını istiyorlar.Pedem que o primeiro ato da revolução social seja a abolição da autoridade.
Böylelikle sorun ortadan kaldırılabilir.Com isto o soluto pode ser completamente dissolvido.
1934'te Fard gizemli bir şekilde ortadan kayboldu.Em fevereiro do ano seguinte Gordiano faleceu misteriosamente.
Philae'de kalan son resmî kültler ise beşinci ile altıncı yüzyıllarda ortadan kaybolmuştur.Os últimos cultos formais, em Filas, extinguiram-se no quinto ou sexto século.
Sonraki iki haftada Flair, kemerin ortada olmadığı teke tek maçlarda Morgan ve Logan'ı yendi.Durantes as duas semanas seguintes, Flair derrotou Morgan e Logan em lutas sem o título em jogo.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Ela morreu de forma misteriosa.
30 Kasım'da üç takım arasında kemerlerin ortada olduğu TLC için üçlü tehdit maçı ayarlandı.Em 30 de novembro, uma luta triple threat de duplas entre as três equipes foi marcada para o TLC.
Daha sonrasın da ise Kane bir süre ortadan yok olmuştur.O enredo com Kane terminou pouco tempo depois.
Dini edebiyatın yoğun bir şekilde ortada olmasına rağmen, Mısır edebiyatı bununla sınırlı değildir.Apesar de conter referências a Deus, a obra não é estritamente religiosa.
Belirtiler, yaşlıların üçte ikisinde ortadan kalkarken, %3 ila %10 arasında devam eder.Embora em dois terços dos idosos os sintomas desapareçam, entre 3–10% dos casos são persistentes.
Teknolojinin asıl düşman olduğunu ve de onu ortadan kaldıracağını söyler.Eles falam que viram quem era o verdadeiro inimigo e que irão acabar com ela.
Romonos'un ortadan kalkması ile İoannis ve Mihail Psellos, sarayda tek hakim kaldılar.Com a eliminação de Romano, João e Miguel Pselo foram supremos na corte.
Bir gün ortadan kaybolur.Mas, um dia, desapareceu de vez.
Bu sırada Chris Redfield ortadan kaybolur.Max Freeman estava enganado.
Siviller ve askerler arasındaki fark ortadan kalkacaktır.A diferenciação entre civis e soldados torna-se mais difícil ou mesmo inexistente.
Atlamada bu dünya ile diğer dünya arasındaki sınırlar ortadan kalkar.A fronteira entre o Outro Mundo e o mundo real desaparecia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod