Ana içeriğe geç
Sözlük

ortada ile cümle

ortada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Davranma şekli ortada.The moral imperative is on the table.
Sahip ölünce ortada kimlik de kalmaz.They had no identification when the master died.
Bunu yapmadıklarında, ortada köprü möprü kalmaz.If they don't do that, there's no bridge.
Bu oyunda, bilgilendirilen ortada dört dolar olduğunu biliyor.In this case, they know there's four dollars.
Freud dedi ki, bakın, ortada konuşmadan çok daha fazlası var:Freud said, look, there's much more to it than speech:
Ve bu elektron ortadan kayboluyor.And that electron disappears.
M (meal), yemek tabağınız, ortada, ve W (water), suyunuz, sağda.M, your meal, is in the middle, and W, your water, is on the right.
Yani ortadan kaybolucak.So it will disappear.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Well, primarily that there is a subtle knowledge that we can connect with the world.
Başkaldırının gücü ortada.The intensity of the upspring.
Hızla ortadan kayboldu.Gone very fast, disappeared.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.And all day she walked around only in her underwear.
O zaman ortadaki üçgene kosinüs kuralını uygulayalım. .So let's apply the law of cosines to this triangle right here.
Sağ üçgenle ortadaki üçgeni çizme şeklim birbirine biraz benzemekte.And the way I drew it, they correspond.
Engelleri ortadan kaldırmalısınız.You got to clear away the obstacles.
Oyun ortada, bu oyun astrobiyolojide oynadığımız bir oyun.So the game's afoot, and this is the game that we play in astro-biology.
Televizyon neden ortada bir şey olarak tanımlanır?Why is television called a medium?
Ayrıca, bu katsayı ile bu katsayı da aynı. Bir de ortadaki katsayı var.This coeffieicnt is the same as this coefficient and then this one's in the middle.
Şu ortadaki ise, yukarıdan aşağı doğru inen, y ekseni. .This right here, in the middle, going up and down, is my y-axis.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.We didn't have words like "crowdsourcing" and "radical collaboration" when I had my accident.
'Obama'nın Bütçesi Nasa Ay Projesini Ortadan Kaldırıyo'"Obama budget would cut NASA moon plan
Burada iki farklı profil var, siyah veya beyaz bir vazo ortada.So, it's two profiles in black, or a white vase in the middle.
Burada ortada beyaz bir alan var ve onu kaldırıyoruz.So, here we got the white area in the middle, and you can pick it up.
Ortada kaynak yoksa, nasıl bir plan yaparsanız yapın o plan işe yaramayacaktır.Without resources, whatever planning you do, if you don't have the resources, is invalidated.
Kâr amacı ortadan kalkınca, çevre dostu ürünler üretmemek için hiç bir neden olmayacak.Without the profit motive, we have no reason not to develop eco-friendly products.
Bu ortadan kalkabilir mi?Can that be eliminated?
Deprem!" diye bir mesaj gönderdi ve hemen sonra 25 dakika süreyle ortadan kayboldu."Whoa, earthquake," and then disappeared for 25 minutes.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.If you look at this building in Chile, it's ripped in half, but it's not a pile of rubble.
Kumsalı ortadan bölmeye anlaşırsınız.You agree that you will split the beach in half.
Ben yatakta izlemekte döndü, ama ortadan kaybolmuştu.I turned round from eyeing the bed, but he had disappeared.
Ancak hala Jonah oldukça çanta, ihtiyatlı şüpheleri ortadan kaldırır tacizYet when Jonah fairly takes out his purse, prudent suspicions still molest the
Ortadaki iki terimi toplayabiliriz.We can combine these two middle terms.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.That will blow away a lot of the opposition.
1967 de, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) hastalığı ortadan kaldırmak için ciddi bir girişim yaptı.In 1967, the WHO embarked on what was an outrageous program to eradicate a disease.
Daha fazla yakıt kullanmak için ters teşvikleri ortadan kaldırmalıyız.We need to remove the perverse incentives to use more fuel.
Hayvanlar ortadan kayboldular.The animals are simply gone.
Ve başlarda onun yapımında çalışan adamlardan biri benim babamdı, Freeman - şurada tam ortadaAnd one of the people who worked on it at the beginning was my father, Freeman, there in the middle.
Yani, uzerlerine tiklayip, ortadan kadirabilirsiniz.So you can click on things and remove it.
Paylaşımın tamamen ortadan kalkmasını istiyorlar.They just want the sharing to go away.
Ve onlarla ortada uzlaştığımız bir makine yaptık.And we make the machine meet them half way.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.The gloves go away in a matter of months or years.
Adam ameliyattan sonra ortadan kayboldu. aşık olduğu kadını bırakıp gitti.That man disappeared right after the surgery... leaving behind the wife he claimed to love.
Ve gördüğünüz gibi, ortada bizim eski dostumuz, hacker.And as you see, in the middle, there is our old friend, the hacker.
Umarım görebiliyorsunuzdur ortadaki resimde halka şeklinde yapılar var, bunlar su.And I hope you can see that there are some ring-like structures in the middle image, which is water.
Gerçekten düşünürseniz, efsaneyi ortadan kaldırır ve hala orada olan muhteşem şeyi görürsünüz.If you actually think, you remove the myth and there is still something wonderful.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.And if the bleaching doesn't go away -- if the temperatures don't go down -- reefs start to die.
Nasılsa ortada bakacak bir şey yok.There wasn't even anything to see.
Ortada Zeus'u görüyoruz.Then we have series of gods and goddesses reacting to that.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Three days later it faded, and a week later, no more complaining anywhere.
Kökünden ortadan kaldırdık.We basically eliminated it.
Şimdi bütün bunlar negatif motivasyon ya da negatif motivasyonu ortadan kaldırma ile ilgiliydi.So this is all in terms of negative motivation, or eliminating negative motivation.
Ortadan kaldırmaya çalışmak yerine kontrol etmeye çalışsak daha iyi olmaz mı?Shouldn't we think about manipulation, rather than elimination?
Bu, neredeyse tüm suçları da ortadan kaldıracaktır.That will prevent almost all crime.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.So it was very clear these were stressed, sick, traumatized birds.
Ve ortada gerçekten işe yarayacak bir çözüm yoktu.And there really were no good solutions.
Ortada oturan bir kadın vardı ve kadın bizi tutmak için bekliyordu.There was a woman sitting in the middle of it, and this woman was waiting to hold us.
Ortadaki üçgenle ilgili henüz konuşmadıkWe haven't thought about this middle triangle just yet
Bu , en ortadaki üçgene de uyuyorOne marked two marked three marked, And that even applies to this middle triangle right over here
Bir yıl önce ortadan kayboldun.You disappeared a year ago.
Ortada sihir yok; mesele uygulama, uygulama, uygulama.There's no magic; it's practice, practice, practice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod