Bugün o, salt gerçeği nasıl ortaya çıkaracağını öğrendi.Today she learnt how to find out the real truth.
Ben ortaçağ İspanyası hakkında bir kitap arıyorum.I am looking for a book about medieval Spain.
Biz maymunlardan evrim geçirmedik. Ortak bir atayı paylaşıyoruz.We did not evolve from monkeys. We share a common ancestor.
Üç yıllık yokluğun ardından umulmadık bir şekilde ortaya çıktı.He appeared unexpectedly after three years of absence.
En eski uygarlıklar Mezopotamya'da ortaya çıktı.The earliest civilizations arose in Mesopotamia.
Okul bahçesinin ortasında duruyorum.I am standing in the middle of the schoolyard.
Telefon gecenin ortasında çaldığında o hemen bir şeyin kötü olduğunu bildi.When the phone rang in the middle of the night, she immediately knew something was wrong.
O son zamanlarda bir lezbiyen olarak ortaya çıktıShe recently came out as a lesbian.
Kavgalar için bile ortak bir dil gereklidir.Even for quarrels, a common language is needed.
Sen hiç gecenin ortasında duş aldın mı?Have you ever taken a shower in the middle of the night?
Gecenin ortasında Taninna'yı aradığın doğru mu?Is it true that you called Taninna in the middle of the night?
Ben ortaokulda bir öğretmenim.I am a teacher in the secondary school.
Avusturya, Orta Avrupa'da parlamenter bir cumhuriyettir ve dokuz federal eyaletten oluşur.Austria is a parliamentary republic in central Europe and consists of nine federal states.
Bir beklenti hissi ortalıkta dolaşıyor.A sense of expectation is hanging in the air.
Tanrım! Frankfurt Orta Doğu'da değil Almanya'da.Oh, my God! Frankfurt is in Germany, not in the Middle East!
Bizim çok ortak yanımız yok.We don't have much in common.
Avusturya, Orta Avrupa'da yer almaktadır.Austria is situated in Central Europe.
Orta Afrika Cumhuriyetine Sango dilinde "Ködörösêse tî Bêafrîka" denilmektedir.The Central African Republic is called "Ködörösêse tî Bêafrîka" in Sango.
Orta Afrika Cumhuriyeti'ne Fransızca'da "République Centrafricaine" denir.The Central African Republic is called "République Centrafricaine" in French.
Suudi Arabistan Orta Doğu'nun en büyük ülkesidir.Saudi Arabia is the largest country in the Middle East.
Kazakistan, Orta Asya'daki en geniş ülkedir.Kazakhstan is the largest country in Central Asia.
Nikaragua Orta Amerika'nın en büyük ülkesidir.Nicaragua is the largest country in Central America.
Ben üç çocuktan ortanca olanım.I'm the middle child of three.
Tom partide bir korsan gibi giyinmiş olarak ortaya çıktı.Tom showed up at the party dressed like a pirate.
Güz ortası günü Çin'de geleneksel bir bayramdır.Mid-Autumn Day is a traditional holiday in China.
Ortaokulda bir oğlum var.I have a son in junior high school.
Tom ve Mary önceden buradaydılar ama şimdi ortadan yok oldular.Tom and Mary were here earlier, but now they've disappeared.
Biz ortak değiliz.We're not partners.
Muhtemelen sahip olduğumuzu düşündüğünüzden daha çok ortak yönümüz var.We have a lot more in common than you probably think we do.
Benim fark ettiğimizden çok daha fazla ortak yönümüz var.We have a lot more in common than I realized.
O, ortaklarından ayrıldı.He broke with his partners.
Tom'un orta Atlantik aksanı var.Tom has a mid-Atlantic accent.
Hepimizin ortak noktası nedir?What do all have in common?
Tom'un ortaya çıkacağını düşündüm.I thought Tom would show up.
Orta çağ 1.000 yıl sürdü.The Middle Ages lasted 1000 years.
Orta Çağda din çok önemliydi.Religion was very important in the Middle Ages.
Gizli bilgiyi ortaya çıkartamayız.We can't reveal classified information.
Siz ikinizin çok ortak yönü olduğunu düşünüyordum.I thought you two would have a lot in common.
Bir şey yapmanın tam ortasındayım.I'm right in the middle of doing something.
Odanın ortasında modern görünümlü bir kahve sehpası vardı.There was a modern-looking coffee table in the center of the room.
Ortalık sakin.The coast is clear.
Bir ortaklık ister misin?Do you want some company?
Benim ortağım olmak ister misin?Do you want to be my partner?
Tom bir ortaklık istediğini söyledi.Tom said he wanted some company.
Sadece bir dert ortağı istedim.I just wanted a shoulder to cry on.
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için bir fırsat istiyorum.I'd like a chance to set the record straight.
Onun babası orta sınıftan bir İngiliz erkeği.Her father is a middle-class English man.
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istiyorum.I want to set the record straight.
İspanyolca üç kelimeyi bir araya getiremiyor, ve orta düzey olduğunu iddia ediyor.She can't put together three words in Spanish, and she claims she's intermediate.
Bir şeyin ortasındayım. Daha sonra gelir misin?I'm in the middle of something. Could you come back later?
Acil bir şey ortaya çıktı.Something urgent came up.
Önemli bir şey ortaya çıktı.Something important has come up.
Ortak bir şeyimiz var.We have something in common.
Biz ortağız.We're partners.
Ortaya çık.Come forward.
Kilise köyün ortasındadır.The church is in the middle of the village.
Tüm şüpheleri ortadan kaldırmaya çalıştım.I tried to remove all doubt.
Söylentinin yanlış olduğu ortaya çıktı.It turned out that the rumor was false.
Fikirlerini açıkça ortaya koydun.You have clearly laid out your ideas.
İki adam iş ortaklarıydı.The two men were business partners.