Tom Orta Amerika'yı ziyaret etmek istedi.Tom wanted to visit Central America.
Tom sadece ortalama-görünümlü bir adamdır.Tom is just an average-looking guy.
Tom çok fazla ortalarda görünmüyor.Tom hasn't been around much.
Ortaokulda iken Tom Mary'ye çok fena tutuldu.Tom had a crush on Mary when he was in junior high school.
Tom gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor.Tom doesn't want the truth to come out.
Tom'un ortaya çıkmaya yüzü yoktu.Tom didn't have the nerve to show up.
Tom'un ortaya çıkmamaya yüzü yoktu.Tom didn't have the nerve to not show up.
Tom ve Mary'nin birçok ortak yanı var.Tom and Mary have a lot in common.
Ortak dil konuşmadıkları için Tom ve Mary o zaman birbirleriyle konuşamadılar.Tom and Mary couldn't talk to each other then because they didn't speak a common language.
Spiker orta yaşlıdır.The speaker is middle-aged.
O fikri nasıl ortaya attın?How did you come up with that idea?
O, orta yaşlı şişman bir kadındır.She's a middle-aged fat woman.
Ben orta okul ikinci sınıf öğrencisiyim.I'm a second year middle school student.
Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
Ben iki dilli bir ortak arıyorum.I'm looking for a bilingual partner.
Onun ve benim ortak yanımız yok.She and I have nothing in common.
Ortağım olmanı istiyorum.I want you to be my partner.
Ortak yönleri olmadığı için Tom ve Mary birbirleriyle geçinmiyor.Tom and Mary don't get along because they have nothing in common.
Tüm galaksilerin aniden ortadan kaybolması alışılmadık değil.It's not unusual that entire galaxies disappear all of the sudden.
Orta çağlarda, Kutsal Yazılara karşı çıkan herhangi biri öldürüldü.In the Middle Ages, anyone who'd oppose to the Holy Scriptures was murdered.
Neden 5 ve 50 yenlik bozuk paraların ortasında boşluk var?Why do the five yen coin and the fifty yen coin have holes in the center?
Ortada fol yok yumurta yok.Don't cry before you get hurt.
Birkaç hafta ortalıkta görünmesen iyi olur.You’d better lie low for a few weeks.
Bazı Orta Doğulular daha dindar çözümler arıyor.Some Middle-Easterners seek more religious solutions.
Bizim gün ortasında öğle yemeğimiz var.We have lunch at midday.
Biz gün ortasında öğle yemeği yiyoruz.We have lunch at midday.
Benim önsezinin doğru olduğu ortaya çıktı.My premonition turned out to be right.
Gerçeğin ortaya çıkacağını umuyoruz.We hope that the truth comes to light.
Maria orta direk bir çevrede yaşıyor.Maria lives in a middle class neighborhood.
İngilizce dünya çapında ortak bir dil gibidir.English is like a world-wide common language.
Ortak çok şeyimiz olduğuna eminim.I am sure we have a lot in common.
Gökdelen şehrin ortasındadır.The skyscraper is in the center of the city.
Günün birinde oğlan, iz bırakmadan ortadan kayboldu.Some day, the boy disappeared without a trace.
Coca-Cola, Fanta'yı 2. Dünya Savaşının ortasında Alman pazarı için icat etti.Coca-Cola invented Fanta, in the middle of the Second World War, for the German market.
Tartışmanın ortasında kalktı ve gitti.He got up and left in the middle of the discussion.
Başkan emeklilikleri revize etmek için koalisyon ortaklarını ikna etmeye çalıştı.The Prime Minister tried to convince his coalition partners to overhaul pensions.
Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.This tradition arose in China.
Ben bir karmaşanın ortasındayım.I'm in the middle of a muddle.
O evlenme niyetini açıkça ortaya koydu.He made his intentions clear.
Onunla bir sürü ortak yönüm var.I have a lot in common with him.
Dünyadaki bütün insanlar ortak bir atanın soyundan gelirler.All humans on Earth are descended from a common ancestor.
Arabamın aküsü otoyolun ortasında bitti.My car battery died in the middle of the freeway.
Her şeyin bir saadet zinciri olduğu ortaya çıktı.The whole thing turned out to be a Ponzi scheme.
Aniden ortaya çıkmasına şaşırdım.I was surprised by his sudden appearance.
Tom'un haklı olduğu ortaya çıktı.Tom turned out to be right.
Bu gün gibi ortada.That's as plain as the nose on your face.
Ruhun karanlık gecesi hayatın ortasındaki ölümdür.The dark night of the soul is death in the midst of life.
Tom ortalama düzeydedir.Tom is average.
Ben konserin ortasında tiyatroyu terk etmek zorunda kaldım.I had to leave the theater in the middle of the concert.
Konserin ortasında tiyatroyu terk etmek zorunda kaldım.I had to leave the theater in the middle of the concert.
Güzel eski bir orta çağ kasabasıdır!It's a beautiful old medieval town!
Bütün sahipsiz mal yarın gün ortasında atılacak.All unclaimed property will be disposed of at midday tomorrow.
Alman çobanlar uyuşturucu maddeleri ortaya çıkarmada iyidir.German Shepherds are good at sniffing out drugs.
Tom ortalama görünümlü.Tom is average looking.
Tom ortaokulda Al Midilli okudu.Tom read The Red Pony in middle school.
Kazakistan, Orta Asya'daki gelişmiş ülkelerden biridir.Kazakhstan is one of the developed countries in Central Asia.
Macaristan, Orta Avrupa'da yer alan bir devlettir.Hungary is a state situated in Central Europe.
Bu ürünün yıllık satışı ortalama 80 milyon dolardır.This product has annual sales of about $80 million.
Bizim sırrımız, hükümet tarafından ortaya çıkarıldı.Our secret was discovered by the government.
Sonra gerekli makineyi nereden alacağımız sorunu ortaya çıktı.Then arose the question of where we were to get the necessary machinery.