Ana içeriğe geç
Sözlük

orta ile cümle

orta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar orta sınıfın üyeleriydiThey were members of the middle class.
Neden ortaya çıkmadılar?Why didn't they show up?
Bir kasırganın ortasındaki bir kulübe gibi güvenilirsin.You're reliable like a shack in the middle of a hurricane.
Kaç tane insan büyük ihitmalle ortaya çıkacak?How many people are likely to show up?
O benim ortağım.He's my partner.
Ortalama öğrencilersiniz.You're average students.
Onun normal pozisyonu üçüncü orta saha oyuncusu.His normal position is third baseman.
Tom aniden ortaya çıktı.Tom appeared suddenly.
Biz ortaktık.We were partners.
Tom ortak aldı.Tom made partner.
Ortaya çıkacak.It'll turn up.
Hiçbir şey ortaya çıkmadı.Nothing came up.
Bir kamyon yolun ortasında çaprazlamasına durdu.A truck stopped crosswise in the middle of the road.
O ne yapmak zorunda olduğunu görür görmez, ortadan kayboldu.As soon as he saw what he had to do, he ducked out.
Arkadaşının aniden ortaya çıkmasına şaşırdı.He was surprised by the sudden appearance of his friend.
İnşallah ortağım seninle anlaşmaya varabilir.I hope my partner can come to an agreement with you.
Orta ve Güney Amerika'da İspanyolca konuşulmaktadır.Spanish is spoken in Central and South America.
Araba yolun ortasındaydı.The auto was in the middle of the road.
Araba yolun ortasında istop etti.The car stopped in the middle of the road.
Polis katilin suç ortaklarını tutukladı.The police have arrested the murderer's accomplices.
Bahçenin ortasında bir çiçeklik vardı.There was a flower bed in the middle of the garden.
O ortaya çıkmayacak.It won't come up.
Ortada ters giden bir şey var sanki.Something doesn't feel right.
Ortak noktada buluşmayacak mıyız?Won't you meet me halfway?
Sanırım Tom ortaya çıkmadı.I assume Tom didn't show up.
Ortaya çıkacağını düşünmedim.I didn't think you'd show up.
Sorunlarını ortadan kaldırabilirim.I can make your problems go away.
Bu gazete altı yıl sonra ortadan kayboldu.That newspaper disappeared after six years.
Onların yetişme ortamı ormansızlaşma tarafından tehdit ediliyor.Their habitat is threatened by deforestation.
Ortaokuldayken Mary'ye aşık oldum.I had such a crush on Mary when I was in junior high school.
Apartman ucuz fakat sadece ortak banyoları var.The apartment is cheap, but it only has communal bathrooms.
O, gecenin ortasında uyandı ve mutfaktan gelen garip bir ses duydu.She woke up in the middle of the night and heard a strange noise coming from the kitchen.
Ben sadece ortadan kaybolmak istiyorum.I just want to disappear.
Ortadan kaybolmak istedim.I wanted to disappear.
Konuşman ortama uyuyor.Your speech suits the occasion.
"Burjuva" terimi hem orta hem de üst sınıflara bir hakaret olarak kullanılabilir.The term "bourgeois" can be used as an insult by both the lower and the upper classes.
Bir orta-yaş krizine giriyor.He's going through a mid-life crisis.
Bir iş ortağım var.I have a business partner.
Ortaya çıkmanı bekliyordum.I've been expecting you to show up.
Tom'la Mary'den daha çok ortak yönlerim var.I have more in common with Tom than Mary.
Tom'un niçin öldüğünü ortaya çıkarmalıyım.I have to find out why Tom died.
Sanırım ortak yanımız var.I think we have something in common.
Sadece Tom'la ortak oldum.I just made Tom partner.
Tom'un er geç ortaya çıkacağını biliyordum.I knew Tom would show up eventually.
Ortaokulda asla iyi notlar almadım.I never got good grades in junior high school.
Senin aniden ortaya çıkışın beni şaşırttı.Your sudden appearance has surprised me.
Yakın bir ortaokulda Fransızca öğretirim.I teach French at a nearby junior high school.
Temmuz ortasına kadar bu listedeki tüm kelimeleri öğrenmek istiyorum.I want to learn all the words on this list by the middle of July.
Fırtınanın ortasında terk etmek gerekli değil.It's not necessary to leave in the middle of a storm
Ortalama olarak, haftada bir kez sinemaya giderim.On the average, I go to the movies once a week.
Burada ortalama sıcaklık nedir?What's the average temperature here?
Tom, ortalamadan daha kısa.Tom is shorter than average.
Tom uyandığında Mary'nin ortadan kaybolduğunu anladı.When Tom woke up, he found that Mary had vanished.
Siyah bulutlar ortaya çıkmaya başladı.Black clouds began to come up.
Çok ortak yanımız yok.We don't have a lot in common.
Ortağımın yasal haklarını satın aldım ve artık şirket benim.I bought out my partner and now the company is mine.
Polis davayla ilgili yeni kanıtlar ortaya çıkarmıştır.The police have uncovered new evidence related to the case.
Bu problem her gün ortaya çıkar.This problem comes up every day.
Ona bir emanet verdim ve sonra o ortadan kayboldu.I gave him a deposit and then he disappeared.
Gerçeği asla ortaya çıkaramadılar.They never found out the truth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod