Ana içeriğe geç
Sözlük

orta ile cümle

orta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Birçok yorumcu, Obama'yı bir ortayolcu olarak görür.Many commentators regard Obama as a centrist.
Onlar ülkenin ortasından geldi.They came from the middle of the country.
Ortak çıkarları için birlikte çalışmaktaydılar.They had been working together for common interests.
Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.They knew they must fight together to defeat the common enemy.
O, ortada yakalandı.He was caught in the middle.
Soğuk Savaş aynı zamanda Orta Doğuyu da etkiledi.The Cold War also affected the Middle East.
İki adamın ortak çok şeyi vardı.The two men had much in common.
Hava korsanları orta doğu ülkelerindendi.The hijackers were from Middle Eastern countries.
İngilizce birçok Asyalı için ortak bir dildir.English is a common language for many Asians.
Vali meselesinin kesintisiz görüntüleri internette ortaya çıktı.Uncut footage of the governor's affair has surfaced on the Internet.
Bu ikisinin çok az ortak yanı var.These two have very little in common.
O yer hiçbir yerin ortasında değildir.That place is in the middle of nowhere.
O tür tapınak bütün Orta Doğuyu, özellikle Mısır'ı etkiledi.That type of temple influenced all of the Middle East, mainly Egypt.
Kötü bir ortaklıktansa yalnız olmak daha iyidir.Better to be alone than in bad company.
Bir fincan kahve, baş ağrımı ortadan kaldırdı.A cup of coffee cleared up my headache.
Onun onunla ortak bir yanı yoktu.She has nothing in common with him.
O, üniversiteye gitmek istediğini açıkça ortaya koydu.She made it plain that she wanted to go to college.
Onun ceketi ortam için uygun değildi.Her coat wasn't appropriate for the occasion.
İslam Çin'e ilk olarak 7nci yüzyılın ortalarında ulaştı.Islam first reached China about the middle of the 7th century.
Yeni kocasının kötü bir kişi olduğu ortaya çıktı.Her new husband turned out to be a bad person.
Orta yaşta bir genç her gün ne kadar televizyon izler?How much time does the average teenager watch TV every day?
Bugünlerde Amerika ile ortak gerçekten her şeyimiz var, elbette dil hariç.We have really everything in common with America nowadays except, of course, language.
Olimpiyat Oyunları nerede ortaya çıktı?Where did the Olympic Games originate?
Şimdiye kadar bir ortak buldun mu?Have you found a partner by now?
Ulu orta birinin eşini öpmesi, bazı ülkelerde normal bir davranış olarak görülür.Kissing one's spouse in public is considered acceptable behavior in some countries.
O evin jartiyer yılanları ile istila edildiği ortaya çıkıyor. Her yerdeler.It turns out that that house is infested with garter snakes. They're everywhere.
Ortalama bir kişi bir dakikada kaç kez göz kırpar?How many times a minute does the average person blink?
Bazen gecenin ortasında aç hissediyorum.I sometimes feel hungry in the middle of the night.
Sanırım daha iyi bir sistemle ortaya çıkmak çok zor olmazdı.I think it wouldn't be too hard to come up with a better system.
Benim dışında orta çağ müziğinden hoşlanan bildiğim tek kişisin.You're the only person I know besides me who likes medieval music.
Rusya, Polonya, Çek ve Bulgaristan'ın ortak Slav kökleri var.Such languages as Russian, Polish, Czech and Bulgarian have common Slavic roots.
Rusça, Lehçe, Çekçe ve Bulgarca gibi dillerin ortak Slav kökenleri vardır.Such languages as Russian, Polish, Czech and Bulgarian have common Slavic roots.
Onun kökenini belirlemek için orta çağlara geri gitmeliyiz.To determine its origin, we must go back to the middle ages.
Kuş gribi ortadan kaldırıldı mı?Is the bird flu eradicated?
Organların satışı yasal hale getirilirse potansiyel sağlık sorunları ortaya çıkabilir.If the sale of organs is legalised, potential health problems may arise.
Tom yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istedi.Tom wanted to set the record straight.
Tom köprünün ortasına yakın üç patlayıcı bıraktı.Tom planted some explosives near the middle of the bridge.
Tom şeylerin bu şekilde ortaya nasıl çıktığını bilmiyor.Tom doesn't know how things turned out this way.
Tom bir iz bırakmadan ortadan kayboldu.Tom disappeared without leaving a trace.
Tom hâlâ ortaokulda iken karate çalışmaya başladı.Tom began to study karate when he was still in junior high school.
Tom'un üniversiteden mezun olmadığı ortaya çıktı.It turns out that Tom never graduated from college.
Doğrusu Tom'un ortaya çıkacağını düşünmemiştim.I honestly didn't think Tom would show up.
Tom'un açık artırmada ortaya çıkacağından hiç şüphem yok.I have no doubt in my mind that Tom will show up at the auction.
Tom ünlü olmadan önce, o ortaokul resim öğretmeniydi.Before Tom became famous, he was a junior high school art teacher.
Tom'un Mary ile hiçbir ortak yanı yoktur.Tom has nothing in common with Mary.
Tom'un Mary ile bir sürü ortak yanı var.Tom has a lot in common with Mary.
Tom Mary'nin giydiğinin ortam için uygun olduğunu düşünmüyordu.Tom didn't think what Mary was wearing was appropriate for the occasion.
Tom ve Mary'nin ortak bir şeyi yok.Tom and Mary have nothing in common.
Tom ve Mary'nin pek çok ortak şeyleri yoktur.Tom and Mary don't have much in common.
Tom ve Mary birbiriyle geçinmiyor. Onların ortak bir şeyi yok.Tom and Mary don't get along. They have nothing in common.
Tom ve Mary partiden sonra ortalığı toparladılar.Tom and Mary cleaned up after the party.
Polisi büyük bir uyuşturucu operasyonunu ortaya çıkardı.The police uncovered a major drug operation.
John odaya girdiğinde Tom ve Marry ateşli bir tartışmanın ortasındaydı.Tom and Mary were in the middle of a heated argument when John walked into the room.
O, odanın ortasında durdu.She stood in the middle of the room.
Polis Tom'u alınının ortasındaki bir kurşun deliğiyle yerde yatarken buldu.The police found Tom lying on the floor with a bullet hole in the middle of his forehead.
Başkan biz savaşın ortasındayız dedi."We are in the middle of a war", said the President.
Almanya Avrupa'nın ortasındadır.Germany is in the middle of Europe.
Tom'un ortağı, gurme patlamış mısır baharatlarını da satmaları gerektiğini düşündü.Tom's partner thought that they should also sell gourmet popcorn seasonings.
Kentin ortasında bir çeşme var.In the middle of the city, there is a fountain.
Tom gecenin ortasında uyandı.Tom woke up in the middle of the night.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod