Ana içeriğe geç
Sözlük

orta ile cümle

orta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'nin sözde suç ortağıydı.Tom was Mary's alleged accomplice.
Tom, Mary ile olan ilişkisin en mahrem ayrıntılarını ortaya çıkardı.Tom revealed the most intimate details of his relationship with Mary.
Orta Doğu'nun Andes'ten daha önemli olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think the Middle East is more important than the Andes?
İnsan bünyesi, Dünya dışındaki ortamlara uyum sağlayabilecek kadar esnek mi?Is the human condition flexible enough to adapt to environments beyond Earth?
Bu bir üst orta sınıf komşuluğu olarak düşünülmektedir.This is considered an upper-middle-class neighborhood.
Eğer Tom ortaya çıkmasaydı bana sürpriz olmazdı.It wouldn't surprise me if Tom didn't show up.
Tom birkaç yeni fikirle ortaya çıktı.Tom has come up with a few new ideas.
Hileyi ortadan kaldırmak zor.It's difficult to eliminate cheating.
O sorun ortadan kaldırıldı.That concern has been eliminated.
Tom iyi bir ortaktır.Tom is a good partner.
Güneş ortaya çıktı mı?Has the sun come out?
Tom ortalama boyda.Tom is average height.
Almanya Orta Avrupa'dadır.Germany is in Central Europe.
Tom üniversiteye gider gitmez ortaya çıktı.Tom came out as soon as he went to college.
Demirhindi, birçok Güney Asya ve Orta Amerika mutfaklarında popüler.Tamarind is popular in many South Asian and Central American cuisines.
Gerçek ortada yatıyor.The truth lies in the middle.
Onlarla ortak bir şeyim yoktu.I had nothing in common with them.
Tom ortalığı karıştırmaya çalışıyor gibi görünüyor.Tom seems to be trying to stir up trouble.
Ortalama olarak ben haftada üç kez sinemaya giderim.On average I go to the movies three times a week.
Ortak bir Avrupa kimliği mümkün mü?Is a common European identity possible?
Tom Etsy'de bir ortaçağ gömleği aldı.Tom bought a medieval shirt on Etsy.
Ortam akışını dinlemeyi severim.I like to listen to podcasts.
Son zamanlarda top gibi bir göbek büyütüyorum. Bu orta yaş olmalı.Lately, I've been growing a pot belly. It must be middle age...
Gerçek ortada bir yerde yatıyor.The truth lies somewhere in the middle.
Onun onunla hiçbir ortak yanı yok.He has nothing in common with her.
Bu sorun ortadan kalkmıyor.This problem isn't going away.
"Savaş çıkacak" düşüncesini ortaya attılar.They put forward the idea that "a war will break out."
Ortalama erkek benden daha büyüktür.The average man is bigger than I.
Ortalama kadın benden daha büyüktür.The average woman is bigger than I.
Ortalama kadın benden daha uzun boyludur.The average woman is taller than me.
Bu garip gelebilir ama o aniden ortadan kayboldu.This might sound strange, but he has suddenly disappeared.
Sahanın ortasındaki o küçük höyük nedir?What is that little mound in the middle of the field?
Ortak paydada buluşma ve desteğimizi gösterme zamanı.It's time to come together around common values and show our support.
Tom orta sınıf bir mahallede büyüdü.Tom grew up in a middle class neighborhood.
Ben ekipmanı temizlemek zorundayım, onu ortalıktan kaldır.I have to clean the equipment, pack it away.
Biz arkadaş değiliz, biz ortağız.We're not friends, we're partners.
Bir Manhattan daire için ortalama kira yaklaşık aylık 4000 dolardır.The average rent for a Manhattan apartment is about $4,000 a month.
Üzengi örs ve iç kulak arasında, orta kulakta bir kemiktir.The stirrup is a bone in the middle ear, between the anvil and the inner ear.
Tom'la hiçbir ortak yanım yok bu yüzden ne hakkında konuşacağımı bilmiyorum.I have nothing in common with Tom so I don't know what to talk about.
Bazı Rus sporcuların "Meldonyum" adı verilen yeni bir uyarıcı kullandıkları ortaya çıktı.It turned out that some Russian athletes have used a new stimulant called "meldonium".
Amerika aşırı dozda bir ilaç salgınının ortasında.America is in the midst of a drug overdose epidemic.
Bir teşhirci bir sapık için ideal bir ortak olurdu.An exhibitionist would be the ideal partner for a voyeur.
Boston'un ortasında bir ofis kiralamak çok pahalı.Renting an office in the middle of Boston costs a lot.
Tom ve Mary bir orta çağ evinde yaşıyor.Tom and Mary live in a mid-century home.
Bu filmin bir fiyasko olduğu ortaya çıktı.That movie turned out to be a dud.
Bunu ortaya attığın için teşekkür ederim.Thank you for bringing that up.
Eğer tanrı gerkçekten var olsaydı, onu ortadan kaldırmak gerekli olabilirdi.If God really existed, it would be necessary to abolish him.
Ben her zaman seni bizim diğer ortak çalışanlarımızdan daha zeki olarak düşündüm.I've always considered you more intelligent than all our other co-workers.
Fakat farklı bir şey ortaya çıktı.But something different came out.
Tom bir ortaokul öğretmeni.Tom is a middle school teacher.
Bir ortaklık anlaşmasına ulaştık.We have reached a partnership agreement.
Sen sahtekarları ortaya çıkarmalısın.You must expose the impostors.
Tom üç ders kitabını ortak yazdı.Tom has co-authored three textbooks.
Bunu ortaya çıkararak hayatımı riske attım.I risked my life revealing this.
Hükümet cehaleti ortadan kaldırmak için ortak çabalar sarf etmiştir.The government has made joint efforts to eradicate illiteracy.
Ortalama bir gecede yedi saat uyuruz.We sleep seven hours a night on average.
Bu burada ortak bir tutum.That's a common attitude here.
Televizyon ortam olarak her halükarda modası geçmiş.Television is obsolete as a medium in any case.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, bir kadın ortalama olarak sadece üç çocuğa sahiptir.In the United States of America, a woman on average only has three children.
O ortalığı karıştırmayı severdi.He loved to throw the cat amongst the pigeons.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod