Ana içeriğe geç
Sözlük

orta ile cümle

orta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ay ortalama 382.400 kilometrelik bir mesafede dünyanın etrafında döner.The Moon orbits Earth at an average distance of 382,400 kilometers.
Dan beyaz bir üstünlük yanlısı olduğunu ortaya koydu.Dan revealed he was a white supremacist.
Dan, yürek parçalayan gerçekleri ortaya çıkardı.Dan revealed heartbreaking truths.
Polis soygunun profesyonellerin işi olduğunu ortaya çıkardı.Police revealed that the heist was the work of professionals.
FBI soruşturmada aktif bir ortaktı.The FBI was an active partner in the investigation.
Bu lastik izleri orta boy bir araç tarafından yapıldı.These tire tracks were made by a mid-size vehicle.
Orta okulda iyi notlar aldın mı?Did you get good grades in junior high school?
Tom ve ben orta okuldan beri arkadaşız.Tom and I have been friends since junior high school.
Tom'un otopsisi onun aşırı dozdan öldüğünü ortaya koydu.Tom's autopsy revealed that he died from an overdose.
Burada bir şeyin ortasında olduğumu göremiyor musun?Can't you see I'm in the middle of something here?
Dan, Linda'nın gelecekle ilgili planlarını ortaya çıkardı.Dan revealed to Linda his plans for the future.
Bir oyuncu oyunun tam ortasında bayıldı.An actress fainted right in the middle of the play.
Ben orta çağ temalı bir bilgisayar oyunu oynuyorum.I'm playing a medieval-themed PC game.
Ortalama bir araba için önerilen lastik basıncı yaklaşık 32 psi'dir.The recommended tyre pressure of the average car is around 32 psi.
Tom ve Mary'nin ortak bir şeyi olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom and Mary have anything in common.
Bence Tom ve Meryem'in pek ortak noktaları yok.I don't think Tom and Mary have much in common.
Tom iz bırakmadan ortadan kayboldu.Tom vanished without a trace.
Sınav ortasında mideniz guruldarsa, bu oldukça utandırıcı bir durum olur.If your stomach growls in the middle of a test, that's pretty embarrassing.
1342 seli orta Avrupa tarihinin en büyük seliydi.The flood of 1342 was the biggest deluge in the history of central Europe.
Meryem klasik bir orta sınıf Amerikan annesi.Mary is a soccer mom.
"Kahvenizi nasıl alırsınız?" "Sütlü ve orta şekerli, bir zahmet.""How do you have your coffee?" "White with two, thanks."
Ortalığı karıştırmaya çalışmıyorum, duyduğumu söylüyorum sadece.I'm not trying to stir up trouble. I'm just telling you what I heard.
Tom'u üç saat bekledim ama o asla ortaya çıkmadı.I waited for Tom for three hours, but he never showed up.
O sadece ortaokula devam etti.He attended only secondary school.
Tepe ortada, ağaçsız.The hill is exposed, with no trees.
Bu şok edici hikayenin korkunç gerçeğini ortaya çıkarın.Uncover the horrific truth of this shocking story.
Biz 6. kitlesel yok oluşun ortasındayız.We are in the midst of the 6th mass extinction.
Bay Goat Butt bir ortak olacağını bana hiç söylemedi.Mr. Goat Butt never told me there would be a partner.
Arkadaşlar arasındaki her şey ortaktır.Between friends all is common.
Loncalar orta çağda toplumun önemli bir parçasıydı.Guilds were an important part of society in the Middle Ages.
Fındık sonbaharın ortasında hasat edilir.Hazelnuts are harvested in mid-autumn.
İlk tam elektronik bilgisayar geçen yüzyılın ortasına yakın geliştirilmiştir.The first fully electronic computer was developed near the middle of the last century.
Onlar ortamı elektronik müzikle yorumluyor.They interpret ambient electronic music.
Kışın ortalarında olmuştu.It happened at some point in midwinter.
Tom'un Meryem'e vurgun olduğu ayan beyan ortada.It's as plain as the nose on your face that Tom is dotty about Mary.
Orta Doğu hâlâ barut fıçısı olarak kabul ediliyor.The Middle East is still considered a powder keg.
Tom'un nişanlandığı kadının bir erkek olduğu ortaya çıktı!The woman Tom was engaged to turned out to be a man!
Balık temiz mavi gökyüzünden ortaya çıkıyordu!Fish were falling out of the clear blue sky!
Tom gecenin ortasında uyandı ve bütün bir torba kurabiyeyi yedi.Tom woke up in the middle of the night and ate an entire bag of cookies.
Ortak çalışmaya dayalı bir çabaydı.It was a collaborative effort.
Bu düşmanca bir ortam.It's a hostile environment.
Yakında başka sorunlar ortaya çıktı.Further problems soon arose.
Aniden bir sorun ortaya çıktı.A problem immediately arose.
Tom, Chuck's Bar and Grill'in ortağıdır.Tom is a part-owner of Chuck's Bar and Grill.
Başka bir sorun ortaya çıktı.Another problem has developed.
Bu Tom'la ortak yanımız.Tom and I have that in common.
Tom davet edilmemesine rağmen Mary'nin partisinde ortaya çıktı.Tom turned up at Mary's party even though he wasn't invited.
Küçük bir topluluk ortaya çıktı.A small community emerged.
Tom ve Mary işe ortak araba kullanarak gidiyor.Tom and Mary carpool to work.
O, gecenin ortasında uyandı.She awoke in the middle of the night.
Tom sap gibi ortadaydı.Tom stuck out like a sore thumb.
Tom kabak gibi ortadaydı.Tom stuck out like a sore thumb.
Bir kelebeğin ortalama yaşam süresi ne kadar?What's the average lifespan of a butterfly?
Senin aniden ortaya çıkman beni şaşırttı.Your sudden appearance surprised me.
Gecenin ortasında uyandım ve yatağımda garip, korkunç bir hayalet gördüm.I woke up in the middle of the night and saw a strange, scary shape on my bed.
Gün ışığı ortalığı aydınlatır, acılar da ruhu.Sun lights the landscape, pain illuminates the soul.
Tom Mary hakkındaki başka bir şok edici gerçeği ortaya çıkardı.Tom uncovered another shocking truth about Mary.
Mary egzotik bir orta doğu güzeliydi.Mary was an exotic Middleastern beauty.
Aynı ortamlarda takılıyorlardı.They moved in the same circles.
Örneğin Orta Doğu'nun Orta Amerika'dan daha önemli olduğunu sana düşündürten şey ne?What makes you think the Middle East is more important than Mesoamerica, for instance?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod