Ana içeriğe geç
Sözlük

orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ormanın ismi komşu olduğu bairrolar (mahalleler) Tijuca ve Barra da Tijuca’dan almaktadır.Skogen deler navn med bydelene Tijuca og Barra da Tijuca.
ABD Orman hizmetine göre Amerika’daki en yaygın ağaçtır.USAs skogvoktertjeneste regner Rødlønn som det vanligste treet i Amerika.
Coğrafik olarak Bavyera ve Bohemya Ormanları aynı sıradağlar üzerinde bulunurlar.Geografisk er Bayerischer Wald og Böhmerwald samme fjellkjede.
Grup, ormanda fısıltılar duyar.I Hillestad hørte det skog til gårdene.
Köy dağın yamacında yer alır önü ova, arkası ormanlıktır.Fjellet deles inn i følgende soner: Dette er området rett over skoggrensa.
Ülke topraklarının %33'ü tarıma elverişlidir ve %31'lik bölümü ya Silvikültür'dür ya da ormandır.3 % av arealet i landet er dyrkbart og resten er for det meste fjellområder eller skog.
Ormanda geceyi geçirmek için bir mağara bulurlar ve orada uyurlar.Om kvelden samles de også i store flokker i skogen for å overnatte, de sover i underskogen.
Doğal habitatları, ılımlı ormanlardır.Dens naturlige habitat er tempererte skoger.
Aile, karavana düşmeden önce hemen karavandan iner ve ormanda mahsur kalır.Familien kommer seg ut av bilen like før den styrter ned i dalen.
"Fikret Orman, "Ailemize hoş geldin"".Velkomen, gjer deg kjend med fjordfylket vårt.
Ve en sonunda ormandan çıkar.Den ender som blindvei ut mot skogen.
Bayağı çaprazgaga ladin ve göknar ormanlarını tercih eder, ama parklarda ve bahçelerde de görülür.Det skal helst være forholdsvis lysåpen skog, den finnes også gjerne i hager og parker.
Güvercinler ormanlarda sürüler halinde yaşarlar.Disse sommerfuglene lever i skog.
Doğal olarak yetişen 5 ormangülü türü vardır.I Norge vokser det fem arter i slekta.
Çayıralan ormanları da çok sayıda görülmeye değer güzellik barındırmaktadır.I noen grotter finnes også dryppsteinsdannelser som mange betrakter som vakre.
Orman ve fundalık yok denecek kadar azdır.Både skogpleien og avvirkningen er liten.
Şirin bir orman köyüdür.Kupert skogbevokst landskap.
Şili orman kedisi ortalama on bir yıl yaşar.Mosjøen idrettslag 100 år.
İğne yapraklı ve huş ormanlarında ürer.For bruk i løssnø og skogsterreng.
Ormancılık ve Pansiyonculuk da önemli geçim kaynaklarıdır.Skip og aksjer er forgjengelige verdier.
Güneybatıda Kara Orman'ın yüksek dağlarına kadar uzanır.I sørvest stiger de opp mot de høyere fjellene i Schwarzwald.
İlk Çağ'ın ilk dönemlerinde adanın büyük bir kısmı ormanlarla kaplıydı.Det meste av øya var en gang dekket av skog.
Ocak 1987 yılından Nisan 1989 yılına kadar Ormancılık ve Tarım Bakanı'ydı.Han var landets utenriks- og handelsminister fra juni til september 2014.
Çevresi ardıç, meşe, sedir ağaçlarından oluşan ormanlarla kaplıdır.Det finnes også stedvis rene alleer av trær (bjerk og noe lønn).
Yazları yağış almadığından yazları sık sık büyük alanları etkisi altına alan orman ve çalı yangınları olur.I perioder uten sommerregn kan man få tørke, og da kan ofte et røykteppe fra skogbranner dekke store områder.
Ormanın içinde bir dere bulur, umutla dereyi takip etmeye başlar.Den trenger åpninger i skogen hvor den kan jakte.
Aynı zamanda orman köyüdür.Det er også ei bro ved Skogsøysund.
Ormanlarda genellikle meşe ağacı bulunmaktadır.Skogtordivel finnes oftest i skog.
Katrina'nın ormancılık sanayisine verdiği zarar $ 5 milyar olarak tahmin edilmektedir.Bestanden av smalnebbdykkpetrell er anslått til 14 000 000.
1999 yılında tarım ve ormancılık ile ilgili işletmelerin 281 olarak gerçekleşti.Ifølge en undersøkelse fra 1999 var det 118 bedrifter knyttet til land- og skogbruk.
Ormanlarda yaklaşık 150 ağaç türü bulunmaktadır.På Morskogen bor det rundt 150 mennesker.
Bunun yanı sıra, Afrika her yıl dört milyon hektar ormanını kaybetmektedir.Ifølge FAO forsvinner 16 millioner hektar skog årlig på Jorda.
Bu cins kuşlar Afrika'da bulunur ve ormanlık alanlarda yaşarlar.Den finnes kun i Indonesia og bor i fuktige skoger.
Sherwood Ormanı, İngiltere'nin Nottinghamshire şehrinde bulunan orman.Sherwoodskogen er en naturpark rundt landsbyen Edwinstowe i Nottinghamshire i England.
Willow ormanda Warren'ı kovalamaktadır.Så han lar Egon bli igjen i skogen.
Amazon Ormanları Amazon.com, Internet üzerinden alışveriş yapmaya olanak sağlayan site.Amazon Video er et videotorg som drives av Amazon.com.
Bir zamanlar Ümraniye tamamen ormanlarla kaplı idi.Lyngheiområdene var tidligere dekket av skog.
Ormanda kaybolmuş, gözleri bağlanmış birisiydim, neresi kuzey neresi güney bilmiyordum.Aku bagaikan seorang pria yang tertutup matanya di hutan, yang bahkan tidak tahu di mana utara atau selatan.
Orman birçokları tarafından Tokyo'nun merkezinde rekreasyon ve dinlenme alanı olarak görülür.Hutan ini sebagian besar dikunjungi sebagai tempat rekreasi dan relaksasi di pusat kota Tokyo.
Taş Harry'nin uyuşmuş parmakları arasından kayıp Yasak Orman'da kaldı.Batu tersebut tergelincir dari jari-jari Harry yang kebas di Hutan Terlarang.
Ülkenin yüksek sanayileşme düzeyine rağmen, topraklarının neredeyse üçte biri ormanlarla kaplıdır.Meskipun tingkat industrialisasi di negara ini amat tinggi, hampir sepertiga wilayah masih ditutupi hutan.
Haberi alınca kaçıp Adramytteion (günümüzde Edremit) civarında bulunan ormanlarda saklanmayı denedi.Lalu ia mencari Ahazia; Ahazia tertangkap ketika ia bersembunyi di Samaria.
Afrika orman fili (Loxodonta cyclotis) Kongo Havzası'nda bulunan ve ormanlarda yaşayan bir fil türüdür.Gajah hutan afrika (Loxodonta cyclotis) adalah spesies gajah yang tinggal di hutan di Cekungan Kongo.
Faust öneriyi kabul etti ve ormana girdiklerinde Adamec’i öldürdü.Faust setuju, dan ketika berada di hutan, menusuk Adamec sampai mati.
Ormanlı yamaçların düzlüklerine kurulmuş beş tümülüs (Yığma Tepe) bulunmaktadır.Di kelima sudut dibangun kubu (benteng) dari tanah yang dikeraskan.
Genellikle yoğun ormanlarda bulunan erkekler yalnız yaşamayı tercih eder.Gajah jantan di hutan yang padat biasanya hidup sendiri.
Kadının istediği olur ve Rama 14 yıl boyunca bir münzevi olarak yaşaması için ormana sürgün edilir.Ia juga meminta agar Rama dibuang ke tengah hutan selama 14 tahun.
1755 hektarı ormanlıktır.Sungai Petai 1780 hektare.
Dağ, yaklaşık 2.000 hektarlık bir orman alanına sahiptir.Gunung ini memiliki area hutan lindung dengan luas sekitar 2.000 hektar.
Afrika orman ırkının sayısında ise %43 oranında azalma tespit edilmiştir.Gajah hutan afrika mengalami penurunan sebesar 43%.
Almanya'nın İlkel Kayın Ormanları, Almanya'nın çeşitli yerlerindeki beş alandan oluşmaktadır.Hutan Beech Kuno di Jepang meliputi lima lokasi di berbagai belahan Jerman.
Bunlardan beşi Budist tapınağı, biri Şinto tapınağı, biri saray ve biri de bakir ormandır.Lima bangunan di antaranya adalah Wihara Buddha, satu Kuil Shinto, satu istana, dan satu hutan purba.
Aynı zamanda ormanda da yaşarlar.Utamanya, mereka juga makan di pohon.
Yağmur ormanının bir başka kısmı av sahası olarak kullanılır.Bagian hutan hujan lainnya digunakan untuk berburu.
Bir rezerv orman olarak 1905 yılında kurulan park 2005 yılında yüzüncü yılını kutladı.Taman ini merayakan usia 100 tahun pada tahun 2005 setelah dinobatkan menjadi hutan lindung pada tahun 1905.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler.Dimulai dengan Ash William dan pacarnya yang bernama Linda pergi ke sebuah kabin di tengah hutan.
Ormanlık alanda yaklaşık bir hafta kalmıştır.Sekitar sepertiga dari daerah lahan hutan.
Mandriller, tropik yağmur ormanları ve orman-savan mozaiklerinde yaşamayı tercih etmektedir.Monyet dukun memilih untuk hidup di hutan hujan tropis dan savana hutan mosaik.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Tapi selama sedetik, 'seberkas cahaya turun dari langit dan menerangi lokasi'".
Sık ormanlarda yaşar.Mereka biasanya tinggal di hutan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod