Ana içeriğe geç
Sözlük

orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Daha sonra Jim'i bir ormanın ortasında bırakıp giderler.Bagefter bærer han hende med ind til midten af Skoven.
Genel yapısı ormanlıktır.Skoven er produktionsskov.
Coğrafik olarak Bavyera ve Bohemya Ormanları aynı sıradağlar üzerinde bulunurlar.Geografisk er Bayerischer Wald og Böhmerwald samme bjergkæde.
Bölgenin büyük bir kısmı Amazon ormanlarıyla kaplıdır.Det meste af bassinet er dækket af Amazonas regnskov.
Bundan öncesine kadar orman deposunda halk çalışmaktaydı.Tidligere lå landsbyen i Skovbo Kommune.
Kentteki diğer önemli endüstri kolları ise çelik üretimi ve ormancılıktır.Andre vigtige industrier i kommunen er jern- og træindustri.
Gerisi ormanlıktır.Resten var træhuse.
Ormana kaçar.En lysning i skoven.
Deprem Stel Ormanı'ndaki stellerin birçoğuna hasar vermiştir.Jordskælvet gjorde stor skade på mange af stelerne i Steleskoven.
Özellikle orman içi sularda yaygındır.El er også almindelige i skovene langs vandløb.
1962 ormanda vahşice öldürülmüş 14 ceset, arasında 12 çocuk ve 2 yetişkin şahıs, bulunur.I 1972 fandt man en gruppe særdeles velbevarede mumier bestående af seks voksne og to børn.
Ancak birçok ormanda yaşayan diğer türlerin de nesli tehlikeye girmiştir.Der er en række andre træer, som også er i farezonen.
Orman yürüyüşlerine katılarak zorlu yolculuğa çıkabilirsiniz.Herfra er det muligt at gå tur i skoven.
Arazinin %20 si ormanlıktır.Kun 20% af skoven er løvtræ.
Ormanın bu niteliği, farklı bitki türlerinin aynı alanda iç içe büyümesine olanak sağlamaktadır.Men denne nye skov giver helt andre betingelser for planterne i skoven.
Sathın %17,34'ü ormanlıktır.Den urbane befolkningen udgør 17,34 % af befolkningen.
Farklı orman şekillerinde yaşarlar.De lever i skove af meget forskellig karakter.
Marmosetgiller Orta- ve Güney Amerika'nın tropik ormanlarında yaşar.Egernaber lever i tropiske skove i Mellem- og Sydamerika.
Köyün ekonomisi tarım,hayvacılık ve orman ürünlerine dayalıdır.Det grønne står for landbrug, bjerge og landets naturressourcer.
Orman Genel Müdürlüğü.Direktøren for statsskovbruget.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.To mænd tager i skoven for at fælde et egetræ.
İnsanlarca yapılan tehdit ise ormanın yok edilmesidir.En trussel mod arten er ødelæggelse af levesteder på grund af skovhugst.
Göl çevresi ormandır.Det er skov rundt om hele søen.
İlçenin ormanları yaş itibarıyla çok gençtir.Jöölboomet selv er ældre.
Sakin bir orman kuşudur.Selvlukkelig låge til hundeskoven.
Topraklarının üçte biri ormanlarla kaplıdır.En tredjedel af landarealet er dækket af skov.
Ormancılık gelişmiştir.Skoven er gammel.
Ormanlar il topraklarının % 53.9'unu oluşturur.Det er et af de mest skovrige voivodeskaber med 35,9% af det samlede areal.
Ormanlarda yaklaşık 453 ağaç ve çalı türü bulunmaktadır ve bunlardan 153 ağaç ve çalı türü endemiktir.I skoven har man hidtil fundet 542 arter karplanter, deraf 101 arter træer og buske.
Bayağı çaprazgaga ladin ve göknar ormanlarını tercih eder, ama parklarda ve bahçelerde de görülür.Fuglene foretrækker skove og krat, men også gerne ældre haver og parker.
Köyün yanında orman deposu var.Ved landsbyen var der en fæstning.
Şehrin %61'i ormanlık alandan oluşmuştur.61% af kommunens areal er dækket med skov.
2004 yılında, 108 kişi ormanda intihar etti.Under revolutionen i 1905 blev 120 mennesker dræbt i byen.
Ayrıca ormancılık, kerestecilik, ağaç işleme, gıda ve yapı malzemeleri sanayi vardır.Der ud over er industrigrene skov-, bjergværks-, maskin-, træforædlings- og næringsmiddelindustri vigtige.
Ayrıca Artemis ev ve orman tanrıçasıdır.Vesta var arnens og hjemmets gudinde.
Jungle ve Yağmur Ormanları Arasındaki Fark Nedir?Det veksler mellem marker og skove.
Bölge adını antik çağdaki "Arduenna Silva" adlı ormandan almaktadır.Navnet referer til den tidligere Forest of Arden.
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.77% af arealet er dækket af skov.
Dağlık olan adaların büyük bir bölümü ormanlarla kaplıdır.Store dele af bjergene var dækkede af skov.
Yaşam alanlarında çok sayıda birey bulunurken öncelikle ormanlarda görülürler.I skoven findes den primært, hvis der findes lysninger.
Wikipedia Rainforest Yağmur ormanlarıHoh-regnskoven
Ormanların içleri çok yerde zifiri karanlık ve tam bir sessizlik içindedir.Midt i Eem skoven tæt og mørk.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid finder et mystisk kabel, der løber ud af havet og ind i junglen.
Son Durak'tan kaçmayı başaran grup, ormanda yolculuklarına devam etmektedir.Gruppen tvinges nu til at flygte til fods tilbage gennem skoven.
Fakat birdenbire küçük bir adam orman içinde yakında kendini gösterir.Kort efter forsvandt en dreng i skoven omkring kolonien.
35 km2 si orman, 5km2 si de yerleşim alanıdır.26,44 km² er skov og 5,22 km² er gårde og bebyggede arealer.
Bu nedenle, Abhazya'nın büyük bir kısmı (topraklarının yaklaşık % 70'i) bugün hala ormanlarla kaplıdır.Derfor er store deler av Abkhasia (omtrent 70 %) fortsatt dekket av skog.
Ormanların yok edilmesi en büyük sorundur.Størst skade forårsaket ødeleggelsene av skogen.
Llanos bölgesi ile Amazon ormanları'nın sınırı olarak görülür.Guaviare anses som grensa mellom Llanos og Amazonasregnskogen.
Müze 1912 yılında kuruldu ve Arnhem yakınlarındaki ormanda yer almaktadır.Museet ble etablert i 1912 og ligger i et parklandskap nær Arnhem.
Le Preste ailesi noter olarak çalışmaktaydı ve tarım ve ormancılıkla uğraşıyordu.Le Prestre-herrene virket som notarer og virket i jordbruket og skogbruket.
Karbonifer döneminde iklim değişiklikleri bu tropikal ormanları tahrip etti.Klimaendringer herjet disse tropiske regnskoger i løpet av karbon-perioden.
2004 yılında, 108 kişi ormanda intihar etti.I 2006 er 60 mann forlagt i fortet.
Ormanlık alanlarda yaşarlar ama genellikle açık arazide beslenirler.De finner mat andre steder, som regel ute i skogen.
1992 yılında adadaki ormanlık arazi miktarı %20'den azdı.I 2004 dekket skogen mindre enn halvparten av arealet i 1990.
Köyün asıl ekonomisi ormancılıktır.Hovedindustrien i landsbyen er skogbruk.
Sayid kendi kampına dönmek üzere giderken ormanda Danielle'ın bahsettiği fısıltıları duyar.Mens han prøver å finne tilbake til leiren, hører Sayid hviskingen som Danielle fortalte om.
Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlıdır.Enheten er underlagt jord- og skogbruksministeriet.
İçindeki evler de orman kadar sevimlidir.De voksne finnes gjerne i skog.
Farklı orman şekillerinde yaşarlar.De lever i ulike skogtyper.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod