orman ile cümle
orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kendisine Lórien Hanımı, Galadhrim Hanımı, Işığın Hanımı veya Ormanın Hanımı olarak hitap edilir.Mai este denumită și beladonă, doamna-codrului sau doamnă-mare, cireașa-lupului, iarba codrului sau țilidonie.
Geri kalan kesim ise ormancılıkla uğraşır.Se amestecă restul de verdeață.
Kızlar bir gün ormana gezintiye çıkmışlar.Duminicile, obișnuia să facă plimbări lungi în pădure.
Daima nemli yağmur ormanları iklimi.Trăiește în păduri tropicale umede veșnic verzi.
9131 dekar tarım, 4000 dekar orman alanına sahip bulunmaktadır.De asemenea, mai există și 13.937 ha de păduri.
Şimdi yeniden ormanlaşmaya başlamıştır.Azi regiunea începe din nou să se refacă.
Güney ormanları bölgesindeki topraklar kireç bakımından kifayetsizdir.Reliefurile de pe peretele estic sunt nu mai puțin pitorești.
Bitki örtüsü cesitli olup ormanları Boldur.Vegetația este abundentă, cu păduri.
Etrafı dağlık ve ormanlıktır.Lacul este înconjurat de munți și păduri.
Yağmur ormanlarında yaşarlar ve bazen insanlarla karşılaşırlar.El habitează în păduri, uneori poate fi găsită și în locuințele umane.
Pehlivanlar, bu ormanların havası ve suyuyla yetişmektedir.Păsările sunt mai bine reprezentate prin cele de apă și de pădure.
Orman Fakültesi (2010).Institutul de Istorie al Țărilor de Jos (2002).
Direk orman arazisine sınırdır.Se află dincolo de limita pădurii.
İdari olarak İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü'nün görev alanı içinde kalmaktadır.A îndeplinit printre altele funcția de guvernator al fortăreței Vincennes.
Tropik yağmur ormanları ülke topraklarının yaklaşık yüzde 40'ını kaplar.Pădurea tropicală acoperă aproape ⅓ din suprafața țării.
Qualinesti ormanında Elfler tarafından izin verilmiş bir zanaatkardı.A fost chiar suspectată o tentativă de cuibărit în pădurea Hagieni.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.În trecut, întreaga suprafață a țării era acoperită cu păduri de curmali.
Bir ormana girer.Popas deasupra unei păduri.
Arkasında Kara Orman bulunur.În spate se întinde pădurea.
Gölün çevresinin %62'si lâdin ve çam ormanları ile çevrilidir.Aproximativ 62% din bazinul hidrografic este acoperit de molizi, pini și păduri cu frunze căzătoare.
Adalar, tropikal ormanlarla çevrilidir.Mai cresc sălbăticiți prin pădurile tropicale.
Ormanda yaşar.Trăiește în păduri.
Bitki örtüsü Arazi orman toprağı karakterindedir.Vegetația este caracteristică zonei de deal.
Meşe ormanlığına sahiptir.Are păduri de stejar.
O ormanda körü körüne kaçar ve o yavaşça girer karanlık kale, soğuk ve yorgun yanılmak.Intră în zona zăpezilor veșnice, îi este din ce în ce mai frig și este din ce în ce mai obosit.
Oradan oraya savrularak, kimi zaman dışarıda, ormanda yatarak günlerini geçirdi.Au venit asemenea altora, să-și petreacă ziua de sărbătoare la aer liber, în pădure.
Dağlık alanlarda veya ormanlarda yaşar.Trăiesc în păduri dese de câmpie sau montane.
Buradaki ormanlar önemli miktarda sarıçam (Pinus sylvestris) popülasyonunu barındırır.Rezervația este importantă prin arboretul de pin silvestru ( Pinus sylvestris).
Sol kanatta, Sovyet piyade tümenlerinin ileri harekâtı, Yelnya’ın güneybatısındaki ormanlık arazide yavaşladı.Pe flancul stâng, diviziile de infanterie sovietice luptau din greu în pădurile de la sud-vest de Elnia.
Dağlık alana kuruludur, orman mevcut değildir.Vârful este acoperit cu păduri, nu există priveliște.
Onlara ormandaki yolu gösterir.Urme de pași în pădure.
Su havzaları ve orman arazileri risk altına girdi.În cele din urmă, lacurile și pădurile contaminate pot ajunge să fie lipsite de viață.
Ayrıca bahçe ve ormanlarda da görülür.Ele se pot găsi atât în pădure cât și în parcuri.
Özellikle sahil ormanlarının ve kuru sclerophyll ormanları tercih ederler.Preferă habitatele de coastă și pădurile umede.
Park, Şili orman makamı CONAF tarafından idare edilir.Pădurea este administrată de Ocolul Silvic Podu Iloaiei.
Yaşam alanları ormanlardır.Păduri satul are suficiente.
Ormanlaşma artmıştır.Ve bölgenin en güzel ve en cana yakın ve güvenilir insanıyla bilinir.Aceasta își urește sora, și se consideră cea mai frumoasă și mai specială dintre cele două.
Yağmur ormanları dünya'nın en büyük biyolojik hazineleri biridir.Pădurile tropicale sunt unele dintre cele mai mari comori biologice ale lumii.
Kente bağlı ormanlık alanın yüzölçümü ise 107.7 ha'dır (toplam arazinin %4,7'si).Suprafața fondului silvic este de 107,7 ha sau 4,7% din suprafața totală.
Dağlar meşe ormanlarıyla kaplıdır.A hegyeket örökzöld erdő borítja.
Karlı Kayın Ormanı 06.Mérsékelt övi tűlevelű erdő 06.
Ormanlarda pek rastlanmaz.Erdőkben nem jellemző.
1950'lerde, orman mühendisi Norman Franz su jeti kesici erken bir formu ile kereste kesmek için denedi.Az 1950-es években Norman Franz erdőmérnök kísérletezett egy korai változattal, favágás céljából.
Köylüler bu munçağa samsoi cacoong yani "ormanın derinliklerinde yaşayan geyik" der.Vietnamiul eme muntyákszarvas neve: samsoi cacoong, amely „szarvas, mely a sűrű erdőben lakik”-ot jelent.
Kate meyve toplamak için ormana gider.Kate a gyümölcsszedés után visszaindul a táborba.
Ormanlık alan oranı %11,5'dir.A társasági adó 11,5%.
Locke su bulmak amacıyla ormana dalar.Locke elindul a dzsungelbe, hogy forrást találjon.
Mağarada ve ormanda yaşar.Barlangokban és az erdőben lakott.
Ka-32A1 : Orman yangını söndürme helikopteri.Ka–32A1 – Tűzoltó helikopter.
Ertesi gün Desmond, Charlie, Jin ve Hurley ormana doğru yola koyulurlar.Másnap reggel Desmond, Charlie, Jin és Hurley kimerészkednek a dzsungelbe.
Orman fidanlığına gittim.Erdőtarcsán telepedett le.
Ormanlar, ilin topraklarının % 31'ini kaplamaktadır.Ma is erdő borítja területének 31%-át.
Abbasi (Orman ailesi) aşireti üyeleri oturmaktadır.A byte (bájt) bitek csoportja.
Ülkenin toplam alanının yarıya yakını ormanlıktır.Az állam területének megközelítőleg fele erdős terület.
1992 yılında adadaki ormanlık arazi miktarı %20'den azdı.2004-re az antarktiszi ózonlyuk 20%-kal kisebb lett.
Orman için ne diyorlar, diye araştırdım.Majd megkért, hogyha tudok menjek el az erdőbe.
Ormanda Desmond ve Charlie bu orman macerasının sebebini tartışırlar.A dzsungelben Desmond és Charlie megvitatják, hogy miért kellett eljönniük a túrára.
Orman yoktur.Erdő nem volt.
Arçura adı verilen başka bir türü ise ormanlarda gezer.A más néven vad csapat az erdő sötétjében él.
Okulun bahçesi ve ormanı örnek teşkil edecek düzeydedir.A projekt központjában az Erdei iskola helyszíne, környezete áll.