orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Olur ilçesinin en yeşil ve ormanlık köylerinden birisidir.A négy falu közül Meldert a legzöldebb és a legvidékiesebb jellegű.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.A félelmetes büntetések ellenére a rabszolgák az úttalan erdőkbe szöktek.
Çevredeki ormanda en yaygın ağaç türü ise Meşe ağacıdır.Az erdőben a legjellemzőbb fa a fűz.
Çoğunlukla dökülen ormanlık bölgelerde özellikle suya yakın yerlerde bulunurlar.Elsősorban erdőkben élő faj, többnyire víz közelében fordul elő.
Ağaç ve ormanları korurlar.Meg akarják védeni a falut és az erdőt is.
Güney ormanları bölgesindeki topraklar kireç bakımından kifayetsizdir.Napos déli oldala jobbára erdőtlen.
Mielikki, Tapio'nun karısı, orman tanrıçası.Tapio felesége Mielikki az erdő kegyelmes asszonya és istennője.
Orman Fakültesi (2010).Nemzeti Tankönyvkiadó (2010).
Ormanlarda bulunurlar.Az erdőkben található meg.
Ama oyunu tanımlamak gerektiğinde, Caldavar Ormanı'nı asıl harita olarak seçebiliriz.Ha mégis ki szeretnénk próbálni, legjobb, ha finom ágú fát választunk, például juhart.
Sherwood Ormanında bulunan dev meşe ağacı Edwinstowe köyü yakınındadır.A Major tölgy („Az Őrnagy”) hatalmas fa Edwinstowe falu (Anglia) közelében, a sherwoodi erdőben.
Kuruluş yeri ormanlık bir alandır.Az erdő közös legelő.
En önemli orman zararlıları bunlardır.Ez az ország legnagyobb erdős masszívuma.
Ormanda geceyi geçirmek için bir mağara bulurlar ve orada uyurlar.A társaság végül egy barlangban talál menedéket, ahol lepihennek éjszakára.
Orman alanlarının büyük bir bölümü ise şehirleşme nedeniyle yok olmuştur.A régészeti terület egy része a város növekedése miatt mára eltűnt.
Orman bu şekilde temizlendi.A falu erdei tisztáson jött létre.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler."Ash" Williams és barátnője Linda a hegyekbe indul.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Ezt kihasználva a németek csapdát állítottak a környező magaslatokban elbújva.
Tropikal ormanlar.Trópusi erdők lakója.
Doğu kıyısının en kuzey noktası tropik yağmur ormanları ile kaplı Cape York Yarımadası'dır.Legészakibb pontja a trópusi esőerdőkkel borított York-félsziget.
Daha çok kapalı orman olarak adlandırılan ormanın iç kısımlarında bulunurlar.Az Erdőspuszták nevű erdős sztyeppvidék legmagasabb része.
Orman alanlarının % 36’sını koru, % 64’ünü baltalıklar oluşturmaktadır.Minden oldalról erdők védik, a város 36%-át erdők, parkok teszik ki.
Tropik yağmur ormanları yaşam alanıdır.Élőhelye a trópusi esőerdők.
Karadere Ormanları.Karszt-bokorerdők.
Ormanda yaşar.Erdőben él.
Özellikle ilçenin güneyindeki Çangal Ormanları biyolojik açıdan çok zengindir.A Bwindi Áthatolhatatlan Erdő biológiailag nagyon gazdag.
Orman bir UNESCO Dünya Mirası Alanı ve bir AB Natura 2000 Özel Koruma Alanı olarak belirlenmiştir.Az UNESCO Világörökség része, bioszféra-rezervátum és Natura 2000 különleges természetmegőrzési terület.
Doktor, TARDIS'le yalnız gezerken bir orman gezegenine varır.Wilson a térkép segítségével behatol a Washington közelében lévő erdőbe egyedül.
Kolorado Platosu'nun arazisini çoğu bazı ormanlar da bulunmakla beraber, yüksek rakımlı çöl arazisidir.A Colorado-fennsík nagy része sivatag, néhol erdős részek találhatók.
Ormanlık alanda yaklaşık bir hafta kalmıştır.Területének mintegy ½-ét erdő borítja.
Köyden 200 veya 300 metre ne tarafa gidilirse gidilsin ormanlarla kaplıdır.A települést 200-300 méteres magasságú, részben erdőkkel fedett dombvonulatok határolják.
Genelde çıplak ve ormansızdır.Általában magányos és területvédő.
Edegör ormanından çıkarılan ağaçlar, ticaret gemisi yapımında kullanılmıştır.Az itt kitermelt fát főként hajóépítéshez használták fel.
Psycho ormanda tüm gün Koreliler ile çarpışır.Várpalotát egész nap támadják a szovjetek.
Buralarda bir zamanlar büyük ormanların bulunduğu tahmin edilmektedir.A név arra utal, hogy itt egykor nagyobb erdőség lehetett.
Yasak Orman, öğrencilere kesinlikle yasaktır.Diákoknak tiltott terület.
Sonunda yaratıkları ormanda serbest bırakır.A teremtmény az erdőbe menekül.
Ormanlık arazisi geniştir.Erdőterülete elenyésző.
Ormanlık alanlarda tür çeşitliliği fazla.Erdős-féle eltérő távolságok problémája.
Rusya, Brezilya, Kanada, ABD, Çin dünya ormanlarının %50'sine sahiptir.Az Amerikai Egyesült Államok, Franciaország és Japán adja a világ nukleáris energiájának 57%-át.
Sonra Locke, Kate, Jack ve Shannon ormana giderler.A dzsungelben Locke, Sayid, Kate és Rousseau megközelítik a tanyát.
Orman arazileri hızla kaçak kesimler ve yangınlar nedeniyle azalmaktadır.A terebélyes elővárosok az erődítések építése és a tűzvészek miatt teljesen megsemmisültek.
Sıklıkla bu bölgede ormanaltındaki bitkileri ezerek oluşturdukları patikalarda dolaşırlar.Ezek mellett gyakran adott fel fát az erdészet bizonyos állomásokon.
Gündüz ormanda dinlenir.Nappal mozog az erdő talaján.
Orman ve Ev.Erdő és legelő.
Alışılmışın dışında büyük ve eski lodgepole çam ormanları ulusal park kurulması için önemli bir etken oldu.A különleges és ritka növényfajok miatt, a Várhegy a Bükki Nemzeti Park része.
Gebe olan Sieglinde'yi ormanda bularak mağarasına getirmiştir.Köztes történet: Sieglinde az erdőben bolyongva rátalál Mime barlangjára.
Arazinin büyük bölümü ormanlık alanlar-la kaplıdır Bu arazinin yaklaşık 188 hektarında tarım yapılmaktadır.A terület nagy részét hegyek és erdők borítják, így a lakható terület mindössze 851 km².
20. yüzyıl başlarında kent, günümüzde olduğundan daha çok orman üretimi yapılan bir kente dönüştü.Az 1900-as évek elején még nagyobb központja volt az erdőgazdálkodásnak mint amekkora ma.
Kral antiloplar Orta Afrika'daki sık yağmur ormanında yaşar, yaprak ve yere düşmüş meyvelerle beslenirler.A góliátbogarak Afrika trópusi erdőiben élnek, ahol fák nedveivel és gyümölccsel táplálkoznak.
1972 yılında bölge şefliği Millî Park Orman İşletme Müdürlüğü haline getirilmiştir.1974-ben a lagei erdészeti hivatal erdőkerületének vezetője lett.
Adana Orman İşletme Müdürlüğünde göreve başladı.Elsőnek a kamarai erdészeti igazgatóságnál vállalt hivatalt.
11 Kasım'da Compiègne Ormanı'nda imzalanan ateşkes ile Almanya yenilgiyi kabul etti.November 11-én a franciaországi Compiegne-ban Németország fegyverszünetet kötött.
Pamuk Prenses, ormanda kaybolur ve yedi küçük cücenin eviyle karşılaşır.Hófehérke elmenekül az erdőbe, ahol egy kunyhóra talál, melyben hét törpe él.
Onlara ormandaki yolu gösterir.Az erdei ösvényeket fölszántotta.
Willow ormanda Warren'ı kovalamaktadır.Clove, elkezdte üldözni Katniss-t, az erdőben.
Nakarat Ormanın kalbinde okyanusun kıyıları Zayıflık ve nefret olmadan dikkatli kalın!Kuoro Valtameren rannoilta sademetsän sydämeen pysykäämme valppaina, vailla heikkoutta ja vailla vihaa!
Fikret Orman (d.Fikret Orman (s.
Taş Harry'nin uyuşmuş parmakları arasından kayıp Yasak Orman'da kaldı.Kivi putoaa Harryn tunnottomista sormista Kiellettyyn metsään.
Hagrid Grawp'ı yasak ormanda saklamaktadır.Hagrid piilotti Ruaahin Kiellettyyn metsään.

İlgili Sayfalar