orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Aslan ormanın kralıdır.Лев - король джунглів.
Küçük çocuk ormanda kayboldu.Маленький хлопчик заблукав в лісі.
Tom ormana gitti.Том пішов до лісу.
Ormandan nefret ederim.Я ненавиджу ліс.
Parkta tepeler ve ormanlar arasında 126 göl bulunur.V národní parku je mezi lesy a kopci rozptýleno 126 jezer.
David otelden kaçıp ormanda yalnızlara katılır.David uteče z hotelu a přidá se k samotářům.
Gittikleri yol ormanın içindedir ve kimsenin olmadığı bir yoldur.Stopy jeho chodidel v písku budou zahlazeny, avšak nebudou poslední.
Orman Fakültesi (2010).Akademický bulletin (2010).
Ancak yine de dünyanın en geniş ormanlarındandır.Je již ze všech stran (kromě severní) obklopen lesy.
Çam Ormanından Sabah.Ráno v trávě.
Tropikal ormanlar.Tropické dřeviny.
Eleusis'e giden Kutsal Yol üzerinde aynı adı taşıyan ormanın yakınında bulunmaktadır.Nachází se v blízkosti stejnojmenného lesa, na posvátné cestě vedoucí do Eleusis.
Grup, ormanda fısıltılar duyar.V lese je slyšet hlasy (sbor Koks žydras).
2003 yılında ormanda 103 ceset bulundu ve 2002 yılındaki 75 ceset rekorunu geride bıraktı.V roce 2003 zde bylo nalezeno 105 těl a byl tak překonán rekord sedmdesáti osmi těl za rok v roce 2002.
Tai Ormanı, Ebola virüsünün doğal bir rezervuarıdır.Park je přirozeným rezervoárem viru Ebola.
Bu kütüphanedeki tüm kitaplar ise ormanın ağaçlarından oluşturulmuştur.Veškerý nábytek v knihovně je ze dřeva.
“Orman Kardeşliği” adlı başka bir grup da sonradan oluşturuldu.O něco později vznikla druhá skupina, tzv. Bratrstvo lesa.
Adriyatik kıyısı ve adalara yakın orta ve güney bölgeler, alçak dağ ve ormanlık arazilerden oluşur.Střední a jižní oblasti poblíž jadranského pobřeží se skládají z nízkých hor a zalesněných vrchovin.
Ormanlarda yaşarlar.Žijí v lesích.
Ossiriand yeşil ve ormanlık bir ülkeydi ve halkı Sindar değildi.Ossiriand byla zalesněná země, neosídlená Sindar.
Toprağın %16,47'si ormanlıktır.16,74 % plochy je zalesněno.
Ormanlar, ilin topraklarının % 31'ini kaplamaktadır.Lesy pokrývají 31 % území planiny.
Ormanlara hakimdir.Byl lesnickým odborníkem.
Orman ve Ev.Dům a zahrada .
Ancak ateş kontrolden çıkarak bir orman yangınına sebep olur.Jeho otec ho varuje, že lesem se šíří požár.
Ormandan elde edilen ürünler odun ve odun dışı olarak sınıflandırılır.Materiál získaný těžbou se nazývá dříví a ne dřevo.
Bu transkripsiyonun Çincedeki doğrudan anlamı "Uğurlu Orman"'dır.Doslovný překlad současného čínského pojmenování je „příznivý les“.
Ormanlar rezervin %89'unu kapsamaktadır.Povodí tři řek pokrývá 89% prefektury.
İlçede orman ile ilgili bir kurum bulunmamaktadır.Volání o pomoc by v šumu rádia nikdo nerozuměl
Katyn Ormanı Katliamı olarak da bilinir.Vraždy v Katyňském lese.
Orman genişledikce köyde saygınlığım arttı.Jak se rozvíjel hrad, rostla i osada v podhradí.
Arden ormanında sürgündedir.Mraveniště mravence lesního v Ardenách.
Diğer kısımların çoğunluğu orman ve çayır ve mera alanı bulunur.Zbylá 3 % tvořily zahrady, louky a další plochy.
Özellikle güneydeki dağlık kesim gür ormanlarla kaplıdır.Svahy hory jsou zejména na jižní straně pokryty hustými lesy.
Ormancılar tercih eder.K životu dávají přednost lesům.
Ormanlık alan oranı %11,5'dir.Jezernatost dosahuje 15,1 %.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.V dávné minulosti toto území pokrývaly husté pralesovité lesy.
Köyün üç tarafı ormanlarla çevrilidir.Město je ze tří stran obklopeno lesy.
Efsaneye göre, kral ava çıktığı bir gün ormanda uyuyakalmıştır.Chudému uhlířovi se narodil syn zrovna v den, kdy u něj v lese přespával král, který zabloudil v lese.
Mahallenin kendi ormanı ve merası bulunmaktadır.Obec vlastnila svůj les i lom.
Aynı şekilde yağmur ormanlarının korunmasına da yardım ediyordu.Nadal i za pomoci deště udolal Zvereva.
Akabinde, Ohio, Lancaster'da Orman Rose Mezarlığı'na gömüldü.Následně byl pohřben na lesním hřbitově Rose v Lancasteru v Ohiu.
Ormanlarda pek rastlanmaz.V lesích se prakticky nevyskytuje.
Hayvanların ve ormanların koruyuculğunu yapar.Je ochránkyní lesů a divoké zvěře.
Dalinda bir orman gezisine çıkmıştır.Na jeho severní straně prochází lesní cesta.
Kışın 600 m yüksekliğine kadar meşelik ve bambuluk ormanlara iner.Na zimu si mohou shromáždit až 80 m³ dřeva.
Ormanların derinliklerinde de, açık alanlarda da yaşayabilir.Vyskytovala se například v lesích, avšak mohla žít i v otevřených oblastech.
600 hektar orman kül oldu.Vzniklo na ploše 100 000 hektarů vymýceného pralesa.
Parlak tüylerine rağmen ormanlık habitatlarda görülmesi zor olmaktadır.Navzdory jejich nápadnému zbarvení je není jednoduché v lesích spatřit.
Kutsal yazılar üzerinde çalışmak için ormana çekilir.Na svatou Dorotu rádo teče do botů.
Bazı kadroları Orman Korucuları olarak adlandırılmıştır.Kamčadalové ji pokládají za ochránkyni proti lesním duchům.
Kavalcı onları yakındaki bir ormana götürür.Vojáci jej odnášejí do blízké chýše.
Hatta öylesine büyük ki kendine ait bir yağmur ormanı, büyük bir nehri ve küçük dağları var.Dešat má také hluboké říční soutěsky, obrovské lesy a malá ledovcová horská jezera.
Pohlistova' yı ormanlık bir alanda 38 kez bıçakladı.V československé lize nastoupil ve 38 utkáních.
Bozdiyarlılar, Eriador'daki bütün ormanlarda yaşarlardı.Přeživší jeptišky se skrývaly v lesích kolem Krupky.
Orman ekosistemlerinde karbondioksit salınımı gerçekleştirmektedirler.V bažinatém terénu probublává oxid uhličitý.
Tutuklananlari soymaktan sonra, bazıları ormana götürüldü.Po zatčení byli spiklenci uvězněni v Templu.
Adanın ormansız, dağlık merkezinde raslanılmazlar.Turistické trasy prostorem hory nejsou vedeny.
Ülkenin yüksek sanayileşme düzeyine rağmen, topraklarının neredeyse üçte biri ormanlarla kaplıdır.Země má nadprůměrné zalesnění, zhruba jednu třetinu plochy pokrývají lesy.
Perili ormandan geçer.Protéká přes bažinaté lesy.

İlgili Sayfalar