Ana içeriğe geç
Sözlük

orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çevredeki dağlar, yer yer meşe ormanlarıyla kaplıdır.Trakten runt Qalpirəquayu Dağı består i huvudsak av gräsmarker.
Doğal olarak yetişen 5 ormangülü türü vardır.Det finns sammanlagt fem vattenlevande krinum-arter.
Küçük orman kartalı’na görünüş olarak çok benzerler.Ett mycket förenklat släktträd skulle se ut som nedan.
Bu sırada hayvanlar ilk kez göründü ve ormanlar ilk kez büyümeye başlamıştı.Djuren växte sig allt större under den här tiden och de första stora djuren dök upp.
Hindistan'da kendisine ait bir ormanı da vardır.Tānda Forest är en skog i Indien.
Göktürk ordusu ise Kögmen Ormanı'nı dolanarak geri döndü.Danskarna fortsatte in i Hällaskogen.
Köyün güneyinde, Blanský Ormanı'nı Koruma Alanı yer almaktadır.Söder om byn ligger det skyddade landskapet Blanskýskogen.
Orman ve Ev.Dammen och hus.
Ayrıca tarım ve orman ürünlerini işleyen sanayiler de bulunur.Det gäller t.ex. för näringsidkare som bedriver jord- eller skogsbruk.
İlk Çağ'ın ilk dönemlerinde adanın büyük bir kısmı ormanlarla kaplıydı.Före människans ankomst var ön troligen helt täckt av skog.
Buna rağmen ormana dayalı sanayisi yoktur.För dem existerar inte huvudstaden formellt.
Nadir bir kuş olup olgun ormanlar ile bol cansız odunlara ihtiyaç duyarlar.Det finns gott om fågelarter som kräver gamla skogar.
Dağın bitki örtüsü ormanlıktır.Bergskedjan är skogbeväxt.
Orman botaniği, orman ağaçlarının sistematiği ile ilgilenir.Hållbart skogsbruk är skogsbruk i enlighet med principerna i hållbar utveckling.
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.Åttio till nittio procent av Europa var en gång täckt av skog.
Doğal yaşam ortamı ormanlardır.Dess miljö är regnskogar.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Riskfaktorer innefattar bland annat: fattigdom, näringsbrist, skogsskövling och urbanisering.
Yeni Gine civarındaki bölgelerde yağmur ormanlarında bulunur.Den förekommer i bergiga regnskogar på Nya Guinea.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.De lämnar skogen och anländer till slottet.
Ocak 1987 yılından Nisan 1989 yılına kadar Ormancılık ve Tarım Bakanı'ydı.Därefter var Niclasen social- och folkhälsominister från januari till juli 1989.
28 Şubat 3019: Éomer'in Éored'i Fangorn Ormanı yakınlarında ork birliğini kuşattı.28 februari: Éomer hinner ikapp orcherna alldeles utanför Fangornskogen.
Bunlardan beşi Budist tapınağı, biri Şinto tapınağı, biri saray ve biri de bakir ormandır.Fem är buddhistiska tempel, en är en shintohelgedom, en är ett palats och en är en urskog.
Geçmiş yıllarda bölgede çok sık bir şekilde bulunan ormanlık alanlar ise tamamen yok olmuş konumdadır.En del villor från senare decennier har successivt lagts till i området.
Akan, 90.481 hektarlık (904.81 km²) bir volkanik krater ve orman alanıdır.Akan nationalpark omfattar 904,81 kvadratkilometer bergslandskap med vulkaniska kratrar och skog.
Diğer önemli bir nokta ise Aokigahara Jukai Ormanı'dır.För andra betydelser, se Akaiwa Yama.
Bu orman da Nottinghamshire'da bulunmaktadır.Den här artikeln handlar om Southwell i Nottinghamshire.
Orman Japon mitolojisinde iblisler ile ilişkilendirilir.Enligt japansk mytologi finns demoner i skogen.
Dolauer Heide: Orman arazisidir.Trelleborg: Skog.
Bunu, Caldavar Ormanı'na göre anlatacağım.För andra betydelser, se Callaghan Lake.
Bozdiyarlılar, Eriador'daki bütün ormanlarda yaşarlardı.De kom att vandra till länderna i Eriador.
Bu ormanlar il yüzölçümünün % 55’ini kaplamaktadır.Dessa utgör 55 % av bevattningssysemen.
Fakat bu hayvanlar daha çok ormanların derinlerine çekilmişlerdir.De undviker däremot allt för täta skogar.
Bu büyük orman kalıntılarıdır.Den undviker täta skogar.
Ormancılık gelişmiştir.Jordstammen är välutvecklad.
Ormanda gün batımı zamanı.Ett äfventyr i skogen.
Ormanın Kitabı, yönetmenliğini Stephen Sommers'in yaptığı 1994 yılı ABD yapımı filmdir.Djungelboken är en amerikansk äventyrsfilm från 1994 i regi av Stephen Sommers.
Yaklaşık 14.000 km²'lik alanı ile, orman alanının beşte birlik bir kısmını oluşturmaktadır.Reservatet är ungefär 14 000 km² stort, och upptar en femtedel av skogens areal.
Ormanda yalnız gezilmemesi gerektiğini vurgular.Det är därför förbjudet att gå runt på egen hand i området.
Yasak ormanın kenarındaki bahçede bulunan tahtadan bir kulübedir.Kvarnen står i skogen bakom ladugården.
Bu ormanlar dinamik yapısına uygun bir işletmecilikle devam ettirilebilir.Gårdsfasad må behandlas på ett arkitektonisk tillfredsställande sätt.
Ormanlar ya da korular ülkenin yaklaşık %50'sini kaplar.Skogar och buskar upptar cirka 5 procent.
Bundan dolayı devlet köylüye %2 oranında orman kredisi vermiştir.De donerade senare två procent av sitt område till regeringen.
Daha çok ormanların koruyucusu bir tanrı sayılırdı.Tiveden skulle då betyda gudarnas skog.
Yaylalarda birkaç aile birleşerek kırlarda veya ormanlarda piknik yaparlar.Många tar en promenad eller en joggingtur i Stadsskogen.
Christmas Adası'nın büyük bölümü tropik ormanlarla kaplıdır.Stora delar av ön täcks av tropisk regnskog.
Ormanlarda devlet doğa koruma bölgeleri, tabiat eserleri ve koruluk parkları kurulmuştur.Naturskyddat område naturreservat, nationalpark, sälskyddsområde med mera.
Asya altın kedisi ormanlarda yaşar.Lolyun Forest är en skog i Indien.
Çamkoru Orman İçi Dinlenme Yeri'nde piknik ve gezinti alanları mevcuttur.Det finns markerade promenad- och ridstigar för att ta sig runt i skogen.
Pazaryeri ilçesi arazisinin büyük bir kısmı (%87) ormanlarla kaplıdır.Avrinningsområdet består mestadels av skog (87 %).
Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlıdır.Institutet lyder under jord- och skogsbruksministeriet.
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.57 procent av delrepublikens område täcks av skog.
"Fikret Orman, "Ailemize hoş geldin""."Kom i skogen, du min gosse!"
Familyanın bütün türleri çeşitli orman şekillerinde yaşar.Alla arter lever i olika sorters skogar.
Güney bölgelerde ve güneye bakan yamaçlarda ise kuraklığa dayanıklı ormanlar görülür.I söder och i götamålen är detta -t dock bevarat.
Pohlistova' yı ormanlık bir alanda 38 kez bıçakladı.Popovic representerade Sverige i landslaget i ishockey 38 gånger.
Şili orman kedisi ortalama on bir yıl yaşar.Den guldstrimliga salamandern lever i åtminstone 10 år.
Şili orman kedisi, Merkezi ve Güney Şili'nin ormanlarında ve Arjantin sınırındaki bölümlerde yaşar.Detta kattdjur lever i skogar i centrala och södra Chile samt i angränsade delar av Argentina.
Bölgenin büyük bir kısmı Amazon ormanlarıyla kaplıdır.Huvuddelen av det peruanska territoriet täcks av den täta djungeln i Amazonas.
Buradaki ormanların içinden bile geçilemeyecek kadar sık olduğu rivayet edilir.I trakten runt Jānu Pass finns ovanligt många namngivna skogar.
Normandiya Çıkartması'na katıldı ve Hürtgen Ormanı'nda Almanlarla savaştı.Han reser till Norge för att där se motståndet mot den tyska ockupationen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod