orman ile cümle
orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Böylece ayı bahara kadar akşamları eve gelmiş, sabahları erkenden ormana dönmüş.Okazało się, że co noc uciekała do lasu by do świtu tańczyć.
Köy halkının ormanlardan ağaç kesmesi yasaktır.Kiedy właściciel lasu może wyciąć drzew?.
Ve en sonunda ormandan çıkar.Następnie na krótko opuszcza teren lasu.
Abbasi (Orman ailesi) aşireti üyeleri oturmaktadır.Al-Ba’adż (arab.
Ormanda geceyi geçirmek için bir mağara bulurlar ve orada uyurlar.Ukrywają się w jaskini i tam spędzają noc.
Ayrıca bahçe ve ormanlarda da görülür.Spotykany też w lasach i ogrodach.
Ormanda, tam olarak ne olduklarını bilemeseler de onlara korku dolu bir yaşantı sürdüren yaratıklar vardır.Jedynie Szarka nie wie na czym polega jej wyjątkowość i dlaczego wzbudza wśród ludzi strach.
Bu nedenle bu ormanda çok fazla kişi kaybolmuştur.W związku z tym występuje tu dużo nieużytków i lasów.
Ormanda yaşayan mandalar onun sadece yarısı kadardır.Bawoły podgatunku leśnego są o połowę mniejsze.
Kuzey-doğusunda ise "Bowland Ormanı" vardır.Na północny wschód od miasta znajduje się Forest of Bowland.
Edegör ormanından çıkarılan ağaçlar, ticaret gemisi yapımında kullanılmıştır.Drewno z tego drzewa jest wykorzystywane w budownictwie okrętowym.
Dünyada bir şehir sınırları içinde yer alan en büyük ormandır.Jeden z największych kompleksów leśnych znajdującym się w granicach miasta w Europie.
3000 dönüm ormanlık alana sahiptir.1000 ha terenów leśnych.
Ormana kaçar."Cięcie lasu.
Bu ormandaki ağaçlar kibrit ve kutu imalatına elverişlidir.Bohaterami tej animacji są zapałki i pudełka od zapałek.
Koşarken geriye dönüp ormana bakar.Po jego pokonaniu kierują się do lasu.
Ormanlık yeri Çavuş korusu bulunuyor.Do Służby Leśnej zaliczana jest Straż Leśna.
Kalenin iç kısmı tamamen orman dokusu ile örtülüdür.Góra pokryta jest w całości lasem liściastym.
Juliet, ilacı almaya ormana gider.Żabon i Emilka ruszają do lasu znaleźć lekarstwo.
Köyün ekonomisi tarım ve ormancılığa dayalıdır.Pozostała część wsi nastawiona jest na rolnictwo i gospodarkę leśną.
1890 yıllarında bölge kapkara çam ormanları ile kaplıdır.W 1803 obszar ten pokrywały całości lasy.
Orman örtüsü köy arazisinin yaklaşık %30'nı kaplamaktadır.W sumie lasy zajmują około 30% powierzchni kraju.
Sık ormanlarda yaşar.Zazwyczaj przebywają w lasach.
Etrafında ormanlık alan yoktur.W jej pobliżu nie ma żadnych lasów.
Ormanlarda pek rastlanmaz.W lasach jest rzadszy.
321 Tanıtımcılar (1868) G'schichten aus dem Wienerwald Viyana Ormanları Masalları op.Opowieści Lasku Wiedeńskiego (G'schichten aus dem Wienerwald, 1868, op.
Orman alanının dışında az da olsa makiler bulunur.Z lasów pozostało prawie nic.
Şili orman kedisi ortalama on bir yıl yaşar.Lis przylądkowy dożywa 10 lat.
İmhâ hükmünün dışında olan kitaplar tıpla, kehânetle, tarım ve ormancılıkla ilgili olan kitaplardır.Wyjątkiem będą księgi o medycynie, wróżeniu i rolnictwie.
Ancak ateş kontrolden çıkarak bir orman yangınına sebep olur.Do tego dochodzą trudne do ugaszenia pożary lasów.
28.Bölük Hurtgen Ormanında bir saldırıya katılmayı beklemektedir.28 Dywizja była przeznaczona do ataku w lesie Hürtgen.
Bazı kişiler ormancılıkla geçimini sağlar.Wiele z nich prowadzi leśny tryb życia.
Dağlık kesimlerde meşe ormanlıkları bulunur.Na zboczach gór występują lasy świerkowe.
Bu orman fıstık çamı olarak 1994 yılında tesis edilmiştir.W 1997 roku omawiany fragment lasu wciąż jest oznaczony jako las wilgotny.
Karbon devrinde korular gerçek ormanlar haline geldi.Dawne tereny pól uprawnych zamieniały się w lasy.
En önemli orman zararlıları bunlardır.W takich drzewostanach wyrządza największe szkody.
Bariz bir şekilde ormanlık arazileri tercih eder ancak açık arazilerde de bulunur.Omarlicowaty ten preferuje siedliska leśne, ale spotykany jest też na terenach otwartych.
Birçok sebeplerden dolayı ormanlık çam ve meşelik alanlar kesilerek yok edilmiştir.W związku z osuszaniem terenów wyginęło wiele roślin błotno-wodnych, leśnych i torfowych.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Wieś, dookoła otoczona lasami, jest doskonałym miejscem do wypoczynku.
Bitki örtüsü yönünden Çayırhan ormandan yoksundur.W leśnictwie dziupla jest wadą drewna.
Dağlarda meşe ormanları hakimdir.W lesie tym (szczególnie u podnóży gór) występują liczne skałki gnejsowe.
Ormanların çoğu bozuk ormanlardır.Większość stanowią lasy iglaste.
Sathın %17,34'ü ormanlıktır.Ich sprzedaż stanowiła 14,44% sprzedaży Forda.
Ormanlık ve ağaçlık yerlerde az da olsa bulunabilirler.Gospodarzy posiadających więcej ziemi i lasów było bardzo mało.
Yağmur ormanılarının taşlık bölgelerinde yaşarlar.Zamieszkuje lasy deszczowe w terenach górskich.
Günümüzde yağmur ormanı terimi de cengel yerine kullanılmaktadır.Dziś z wyciągu orczykowego można skorzystać zamiast tego w Zieleńcu.
Bunun için, pusu kurulmuş ormanın içine Osmanlı ordusunu çekti.W zamian, wysłała je do Bezkresnego Lasu.
Ormanlarda yaşarlar ve kovuklar içine yuva yaparlar.Wyprowadza się do lasu i buduje tam szałas.
Panfu'da oyuncular avatarlarıyla çeşitli yerleri gezebilirler: Şehir, Liman, Orman, Volkan vb...Każdy gracz mógł zwiedzać swoim awatarem różne miejsca na wyspie: miasto, port, dżunglę, wulkan itd.
Orman GerillalarıLeśni Bracia
Türkiye'de muhtelif orman bölgelerinde görülür.Źródła posiada w Lesie Turyńskim.
Bu programla ormanlarda onarım çalışmaları yürütülmüştür ve çok sayıda ağaç dikilmiştir.Urządzono tutaj miejsce odpoczynku i zasadzono drzewa.
Yağmur ormanlarında görülür.Występuje w lasach deszczowych.
Nemli ve verimli orman topraklarını tercih ederler.Zwierzę preferuje nizinne i podgórskie wilgotne lasy.
Azerbaycan ormanları çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır.Gospodarka Barcelony obejmuje różne gałęzie.
Fakat, yapılan araştırmalardan eski çağlarda Çekerek civarında yoğun ormanlarla kaplı olduğu anlaşılmıştır.W czasach starożytnych, według przekazów antycznych, była obficie pokryta lasami.
İlçenin %25'i ormanlık alanla kaplıdır.15% terytorium góry jest porośnięte młodym lasem.
Çevredeki tepeler muhtemelen ormanlıktı.Okoliczne wzgórza są porośnięte lasami.
Türkiye orman varlığının %0,5'i Kayseri'dedir.0,5% siedlisk leśnych w Polsce.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.Obaj udali się do lasu.