Ana içeriğe geç
Sözlük

orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
28.Bölük Hurtgen Ormanında bir saldırıya katılmayı beklemektedir.28 Dywizja była przeznaczona do ataku w lesie Hürtgen.
Bazı kişiler ormancılıkla geçimini sağlar.Wiele z nich prowadzi leśny tryb życia.
Dağlık kesimlerde meşe ormanlıkları bulunur.Na zboczach gór występują lasy świerkowe.
Bu orman fıstık çamı olarak 1994 yılında tesis edilmiştir.W 1997 roku omawiany fragment lasu wciąż jest oznaczony jako las wilgotny.
Karbon devrinde korular gerçek ormanlar haline geldi.Dawne tereny pól uprawnych zamieniały się w lasy.
En önemli orman zararlıları bunlardır.W takich drzewostanach wyrządza największe szkody.
Bariz bir şekilde ormanlık arazileri tercih eder ancak açık arazilerde de bulunur.Omarlicowaty ten preferuje siedliska leśne, ale spotykany jest też na terenach otwartych.
Birçok sebeplerden dolayı ormanlık çam ve meşelik alanlar kesilerek yok edilmiştir.W związku z osuszaniem terenów wyginęło wiele roślin błotno-wodnych, leśnych i torfowych.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Wieś, dookoła otoczona lasami, jest doskonałym miejscem do wypoczynku.
Bitki örtüsü yönünden Çayırhan ormandan yoksundur.W leśnictwie dziupla jest wadą drewna.
Dağlarda meşe ormanları hakimdir.W lesie tym (szczególnie u podnóży gór) występują liczne skałki gnejsowe.
Ormanların çoğu bozuk ormanlardır.Większość stanowią lasy iglaste.
Sathın %17,34'ü ormanlıktır.Ich sprzedaż stanowiła 14,44% sprzedaży Forda.
Ormanlık ve ağaçlık yerlerde az da olsa bulunabilirler.Gospodarzy posiadających więcej ziemi i lasów było bardzo mało.
Yağmur ormanılarının taşlık bölgelerinde yaşarlar.Zamieszkuje lasy deszczowe w terenach górskich.
Günümüzde yağmur ormanı terimi de cengel yerine kullanılmaktadır.Dziś z wyciągu orczykowego można skorzystać zamiast tego w Zieleńcu.
Bunun için, pusu kurulmuş ormanın içine Osmanlı ordusunu çekti.W zamian, wysłała je do Bezkresnego Lasu.
Ormanlarda yaşarlar ve kovuklar içine yuva yaparlar.Wyprowadza się do lasu i buduje tam szałas.
Panfu'da oyuncular avatarlarıyla çeşitli yerleri gezebilirler: Şehir, Liman, Orman, Volkan vb...Każdy gracz mógł zwiedzać swoim awatarem różne miejsca na wyspie: miasto, port, dżunglę, wulkan itd.
Orman GerillalarıLeśni Bracia
Türkiye'de muhtelif orman bölgelerinde görülür.Źródła posiada w Lesie Turyńskim.
Bu programla ormanlarda onarım çalışmaları yürütülmüştür ve çok sayıda ağaç dikilmiştir.Urządzono tutaj miejsce odpoczynku i zasadzono drzewa.
Yağmur ormanlarında görülür.Występuje w lasach deszczowych.
Nemli ve verimli orman topraklarını tercih ederler.Zwierzę preferuje nizinne i podgórskie wilgotne lasy.
Azerbaycan ormanları çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır.Gospodarka Barcelony obejmuje różne gałęzie.
Fakat, yapılan araştırmalardan eski çağlarda Çekerek civarında yoğun ormanlarla kaplı olduğu anlaşılmıştır.W czasach starożytnych, według przekazów antycznych, była obficie pokryta lasami.
İlçenin %25'i ormanlık alanla kaplıdır.15% terytorium góry jest porośnięte młodym lasem.
Çevredeki tepeler muhtemelen ormanlıktı.Okoliczne wzgórza są porośnięte lasami.
Türkiye orman varlığının %0,5'i Kayseri'dedir.0,5% siedlisk leśnych w Polsce.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.Obaj udali się do lasu.
Orman yapısının zayıflığı orman ürünleri üretimini de sınırlamaktadır.Degradacja terenów leśnych zmniejszyła produkcję w leśnictwie.
Bu orman da Nottinghamshire'da bulunmaktadır.Okręg położony jest w hrabstwie Nottinghamshire.
Bazı kaynaklarda bu sebepten orman halkı manasında Uranhay adlandırılması yakıştırılmıştır.Z wymienionych względów uważanych za owada bardzo pożytecznego w leśnictwie.
Çamlık Rohan ve Gondor'un arasında yer alan bir orman.Graniczna rzeka między Rohanem a Gondorem.
Hikâye Amazon Ormanları'na düşen bir köpek (Brandy) ve bir tavşan (Bay Bıyık) hakkındadır.Gwiazda otoczona jest liściem palmy oraz gałązką oliwną.
Gündüz ormanda sığınağında geçirir.Codziennie wybierał się na spacery do lasu.
Bunun nedenleri ormanların yok edilmesi ve avlanılmalarıdır.Uznaje się, że powodem były polowania i wycinka lasów.
Adam ormanda yaşayan barbar biridir ve ormanda halkı da vardır.Mieszka w domku w lesie, podobnie jak świnki.
25 Temmuz - Gelibolu Yarımadası'nda 2000 hektarlık orman alanı yandı.Według władz szwedzkich do 24 lipca spaliło się 25 tys. ha lasów.
Adalar, tropikal ormanlarla çevrilidir.Są ściśle związane z lasami tropikalnymi.
Adı, Bengalce güzel orman anlamına gelir.Nazwa Schönwald oznacza ‘piękny las’.
Çam Ormanından Sabah.Grasanci z Kamiennego Lasu.
Jack ve takımı Danielle’i izleyerek ormanda ilerlemekteyken 2 ağacın siyahla işaretlendiğini görürler.Gdy Johnny z kolegami ścigają Daniela, za jednym drzew widać generator pary, dzięki któremu dookoła jest mgła.
Doğu Karadeniz Ormanları" (PDF).LKP Lasy Birczańskie (PDF). .
Yağmur ormanlarında yoğunlaşmışlardır.Rośnie w lasach deszczowych.
Onlar çocuklarını ormanda terk etti.Porzucili dzieci w lesie.
Çoğunluk daha sonra Brethil Ormanlarına girer.Majoriteten av folket kom senare att bege sig in i skogen Brethil.
Merkez ve güney Çin'de egemen olan subtropikal ormanlar, 146.000'e kadar flora türünü desteklemektedir.Subtropiska skogar, som dominerar mellersta och södra Kina, ger plats för ca 146 000 arter av växter.
Halbuki kaya sıvacı kuşlarının iki türü de ormanlar ile bağlantılı değildir.De två arterna klippnötväckor är dock inte starkt knutna till skogsland.
Müze 1912 yılında kuruldu ve Arnhem yakınlarındaki ormanda yer almaktadır.Museet grundades 1912 och ligger i ett parklandskap nära Arnhem.
Adam ormanda yaşayan barbar biridir ve ormanda halkı da vardır.Bor en man i skogen? → Bor det en man i skogen?
Ormanların kesilmesi de başka bir tehdittir.Även skogsavverkningar är ett hot.
Białowieża Orman Dünya Mirası alanı toplam 141.885 ha (1.418.85 km²; 547.82 mi²) alanı kapsar.Världsarvet Białowieża upptar en yta på 141 885 hektar (1418.85 km²).
İki grup da Ormanın Efendisi adında devasa bir mutant ayı tarafından sürekli terörize edilmektedir.De har blivit förbjudna att lämna skogen av The Great Deku Tree (det stora dekuträdet) som de dyrkar.
Birçok goril grubuyla kapsamlı incelemeler yapmış, Ruanda'nın dağ ormanlarında yıllarca onları gözlemlemiştir.Hon intresserade sig för gorillor och studerade dem dagligen i bergsskogarna i Rwanda.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler.Ash och hans flickvän Linda åker till en, som de tror, övergiven stuga i skogen.
İkizce’de orman.Akt II I skogen.
Orman Fakültesi (2010).Hovstaterna och Statens fastighetsverk (2010)
Orman yangınları.Exempelvis en skogsbrand.
Tropikal ormanlar.Mina tropiska världar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod