Ana içeriğe geç
Sözlük

orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ormanlar önemli bir kereste kaynağıdır.Bossen zijn ook een belangrijke bron van energie.
Tropikal ormanlar.De tropische tuinen.
Doğal ormanlarla çevrilidir.Zij zijn omgeven door natuurgebieden.
Orman yangınları başlayabilir.Dat geeft aanleiding tot bosbranden.
Kavalcı onları yakındaki bir ormana götürür.De vrienden kamperen vlak bij een bos.
Köyün güneyi, ormanlarla kaplıdır.Het zuiden van het grondgebied wordt bedekt door bossen.
Yağmur ormanlarında yoğunlaşmışlardır.Ze leven in dichte regenwouden.
Ormanın içinde çok soğuk bir su akar.In het Woud stromen veel rivieren.
600 hektar orman kül oldu.Driehonderd hectare bos ging verloren.
Sık ormanlarda yaşar.De dieren leven vaak in de bossen.
Daha önceki bitki örtüsü maki idi, şimdi karışık orman mevcuttur.Het zogeheten Woeste Gedeelte werd beplant en is nu een oud gemengd bos.
Ancak kendisinden sonra ormanda hiçbir şeyin değişmediğini farkına varır.Wanneer ze later in haar kasteel komt blijkt dat ze niet is veranderd.
Ormanlık alanda kuruludur.De noodsituatie in ons bos.
İki dağın arasında, arkası ormanlarla kaplıdır.Zij is staande op een heuvel met twee bomen afgebeeld.
Ancak içinde bulundukları orman hükûmet tarafından korunma altına alınmaktadır.Een lepralijder (melaatse) zal pas offeren wanneer hij/zij gewassen is.
Ormanın İstanbul tarihinde yeri bunlarla sınırlı değildir.In dit verhaal is de connotatie van het woud niet enkel negatief.
Ormanlar ya da korular ülkenin yaklaşık %50'sini kaplar.Bossen bedekken ongeveer 50% van het land.
Eyâletin aşağı yukarı üçte biri ormanlarla kaplıdır.Een andere oude verblijfplek was op de Drieburcht, nabij de Aa.
Ormanlı yamaçların düzlüklerine kurulmuş beş tümülüs (Yığma Tepe) bulunmaktadır.Van de Bergetiger(P) zijn er dus vijf gebouwd.
Anlatıldığına göre bir avcı, ormanın içinde güzel bir genç kız bulur ve onunla evlenir.Hij komt veilig door het bos en ziet een mooi meisje in een dorp en vraagt haar ten huwelijk.
Bölge, 1943 yılında çam ormanları, karışık ormanlar ve yoğun çalılıklarla kaplıydı.In 1943 was het gebied grotendeels bedekt met berken- en naaldbossen en dicht struikgewas.
Ormanlık arazi içerisindedir.Skoghem ligt in het binnenland.
Ertesi gün Hıçkıdık ormanda gezinirken uzakta bir şey fark eder.De volgende dag gaan de dwergen naar het woud Demsterwold.
Çevresi ormanlıktır.De omgeving is bosrijk.
Bu ormanın öyküsü sarar sizi.Het sluit dan ook aan bij dit bos.
Köyün güneyinde orman bulunmaktadır.Ten zuiden van het dorp ligt een bosgebied.
Orman alanlarına bağlı olarak ormancılık yapılmaktadır.De soort lijkt afhankelijk van bos.
Bir arabanın altında saklanan Sophia iki aylak tarafından fark edilir ve Sophia ormana doğru koşmaya başlar.Sophia wordt door twee walkers opgemerkt en vlucht het naastliggende bos in.
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.57% van de republiek is bedekt met bossen.
Köy ormanın içindedir.Het dorp ligt in een bosrijke omgeving.
KKTC Orman Dairesi.Houten koetshuis.
Birlikte gelip buradaki ormanın içinde birer ev yaparlar.Daarom ontmoeten ze elkaar in een houten huis in het bos.
Ormanlık alandaki bölümü halen ayaktadır.Delen van de podiummuur staan nog overeind.
Aslında yoldan gördüğünüz sadece ormanın çok küçük bir parçasıdır.Door deze bebouwing bleef maar een klein deel van het bos bestaan.
Bu programla ormanlarda onarım çalışmaları yürütülmüştür ve çok sayıda ağaç dikilmiştir.De laatste tijd is de ontbossing vertraagd en zijn er veel bomen geplant.
Tatar birliği etraftaki orman ağaçları arasına saklanırlar.De Zuidelijken verborgen zich in de omliggende bossen.
Geniş yapraklı ormanlarda yaşar, açık arazilerden kaçınır.De soort is te vinden in bossen, en vermijdt open plaatsen.
Ana sanayi orman ürünleri ve kimya sanayisidir.De voornaamste industrieën zijn houtverwerking en chemie.
Bir zamanlar Ümraniye tamamen ormanlarla kaplı idi.Oorspronkelijk was het land bedekt met bossen.
İki aşığın yolu Arden ormanında kesişecektir, fakat Rosalind erkek kılığındadır.Op die manier gaat zijn liefdesverdriet over, beweert Rosalind in mannenkostuum.
Azerbaycan ormanları çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır.De grenzen van Centraal-Azië zijn het onderwerp van verschillende definities.
Ülkenin %80'ini ormanlar oluşturur.80% van de grond dankte.
Ama Hörük obasi öyle değil çok dağlık ve taşlıktır ve fazlasıyla ormanlıktır.Het gebergte is niet bijzonder hoog, maar wel bijzonder steil en woest.
Sıçan kangurusugiller gece aktifdir ve seyrek ağaçlı alanlarda ve fazla sıkı olmayan ormanlarda yaşarlar.A. derbianus is 's nachts actief en leeft in holle bomen.
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.In de jaren zestig van de 20e eeuw was ongeveer 40% van het land nog bedekt met bos.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Risicofactoren zijn onder meer: armoede, ondervoeding, ontbossing en verstedelijking.
Ormanların kesilmesi de başka bir tehdittir.Ook het stijgen van de zeespiegel kan een bedreiging vormen.
1990'ların başlarındaki verilere göre Silivri'deki ormanlık alan 27.453 hektardır.Bronnen: Naar schatting bedroeg de beboste oppervlakte van de gemeente Mol 4725 hectare in 1900.
Tropik ormanlarda tek başına yaşayan bir gece hayvanıdır.Het is een solitair dier dat op de bosbodem leeft.
Orman Fakültesi (2010).Boterplaats (2010).
Avcılık, balıkçılık ve ormancılık diğer önemli gelir kaynaklarıdır.Bosbouw, mijnbouw en visserij zijn eveneens belangrijke bronnen van inkomsten.
Halen yolları orman yoludur ve asfaltlanmamıştır.De wegen zijn vrij van asfalt en er zijn geen stoepranden.
Köyün bulunduğu alanın o zamanlar ormanla kaplı olduğu bilinmektedir.Het gebied waar nu de stad ligt was in die tijd bedekt met bos.
Gündüz ormanda dinlenir.De groep overnacht in het bos.
Orman için ne diyorlar, diye araştırdım."Wat de dieren in het woud me vertellen".
Ormanda yaşar.In het bos leven dassen.
Onlara ormandaki yolu gösterir.Wegen door het woud.
Çocukken ormanda yapılan bir av sırasında kaybedilmiş ve aslanlar tarafından yetiştirilmiştir.Als klein jongetje is hij in de jungle achtergelaten en door apen opgevoed.
2004 yılında, 108 kişi ormanda intihar etti.In 2004 telde Tramaced 108 inwoners.
28 Şubat 3019: Éomer'in Éored'i Fangorn Ormanı yakınlarında ork birliğini kuşattı.29 februari 3019 - De Rohirrim doden de Orks bij Fangorn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod