orman ile cümle
orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Toprağın %16,47'si ormanlıktır.16,46 % da área são arborizados.
350-400 civarında nüfus bulunmaktadır. tarım ve hayvancılığın yanı sıra ormancılık ile geçim sağlanmaktadır.Há cerca de 400 a 500 habitantes que sobrevivem da pesca, agricultura e remessas de familiares no exterior.
Bu meydanlar, parklar ve Pendeli bir dağ yakınlarında küçük bir orman alanının çok güzel bir alan.É uma bela área com lotes de praças, parques e uma pequena área florestal perto da montanha de Pendeli.
Fakat birdenbire küçük bir adam orman içinde yakında kendini gösterir.Em seguida, um casal é visto prestes a fazer sexo numa floresta.
Çam Ormanından Sabah.O Dia da Árvore.
Gittikleri yol ormanın içindedir ve kimsenin olmadığı bir yoldur.Guiará a todos com equidade e não haverá entre eles arrogância que escravize entre eles.
Orman bu şekilde temizlendi.Essa floresta foi enormemente desmatada.
1884'te ise Orman ve Maadin Mektebi'ne müdür yardımcısı olmuştur.Em 1854, tornou-se Diretor Geral das Águas e Florestas.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.Os dois andam pela floresta e encontram soldados.
Bu alanın %31.3'ü tarımsal amaçlı kullanılırken %24.1'i ormanlık alandır.Desta área, 31,3% é usada para a agricultura, enquanto 24,1% é ocupada por florestas.
Ormancı, yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için bekçiyi muhtardan ister.O bom Fogo-de-conselho pela OMME O programa do Fogo deve ser preparado com antecedência.
Bu sebeple ağaç evler, ormanlık alanlarda kullanım için idealdir.Por este motivo, o terreno é favorecido para a utilização de máquinas nas plantações.
Yalnızca Batı ve Orta Afrika'nın ormanlık alanlarında bulunur.Está distribuída por áreas florestais da África central e ocidental.
Güney Amerika orman tilkisi.Serpentes da América do Sul.
Bunu yağmur ormanları ve gecekondu mahalleleri izler.É encontrando em florestas chuvosas e pantanosas.
Aksine ormanın yangına karşı korunmasına katkıda bulunduğuna dair tezler ortaya atılmıştır.Por outro lado, em certos locais ele protege a floresta dos incêndios.
Kutsal Kitap döneminde, Kudüs, badem, zeytin ve palmiye ağaçlarından oluşan ormanlarla çevrelenmişti.Nos tempos bíblicos, Jerusalém foi cercada por florestas de amêndoa, azeitona e pinheiros.
Ayrıca bahçe ve ormanlarda da görülür.Também é avistada em parques e jardins.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid acha um cabo vindo do oceano e indo para a floresta.
Silvia orman anlamına gelir.Forestville significa vila na floresta.
Filmde tatil için Tennessee ormanındaki bir kulübeye giden 5 üniversite öğrencisinin yaşadıkları anlatılıyor.O filme foca-se em cinco colegas estudantes que vão de férias para uma cabana isolada numa floresta remota.
"Belgrad Ormanı".«Herbário Florestal».
Gündüz ormanda sığınağında geçirir.O auxilia ocasionalmente na floresta.
Koşarken geriye dönüp ormana bakar.Ele corre de volta para a floresta e cai em prantos.
Küçük bir parça ormanlıktır.Seu quarto é uma mini-floresta.
Adam ormanda yaşayan barbar biridir ve ormanda halkı da vardır.É uma selvagem e mora no bosque.
Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD'de fırtına kopmasına neden olabilir.À exemplo, o bater de asas de uma borboleta no Brasil pode provocar um furacão no Texas.
Hekla bölgesi bir zamanlar ormanlık idi.O vale de Catmandu era outrora uma lagoa.
Bu yüzden köy orman tehlikesiyle karşı karşıyadır.E ainda se deve levar em conta os grandes perigos que a selva oferecia.
Arazi engebeli olup %65’i ormanlarla kaplıdır.Apesar de ser uma área altamente industrializada, possui também 65% de área florestal.
Bu ormanlar il yüzölçümünün % 55’ini kaplamaktadır.Os três lagos cobrem 55% da bacia.
Bu tür, 800-2500 metre yüksekliğe kadar subtropikal ormanlarda yaşarlar.A espécie vive em áreas de floresta subtropical em altitudes de 800 a 2500 metros acima do nível do mar.
Bu çevik mahluklar, orman gecesinin loşluğunda 6 metre ötedeki bir dala tam isabetle sıçrayabilirler.Eles são capazes de dar 100 bicadas por minuto no tronco de uma árvore.
Naruto, bu belgeyi ele geçirir ve ormana kaçar.Agu evita sua captura e escapa para a selva.
Mowgli, şimdi bir orman kasabasında, kendisini evlat edinen bir aile birlikte yaşamaktadır.Mokujin está em uma floresta, com sua família.
Ormanlarda dolaşmayı sever.Gostava de passear pelos campos.
Orman alanlarına bağlı olarak ormancılık yapılmaktadır.É uma espécie dependente de áreas florestais.
Pazaryeri ilçesi arazisinin büyük bir kısmı (%87) ormanlarla kaplıdır.Grande parte (79 ha) do seu território é coberto de floresta.
110 kilometrekare alan karışık ağaçlardan oluşur ve İngiltere'nin yaşayan antik ormanlarından biridir.Tem mais de 110 km² de floresta, uma das mais antigas da Inglaterra, e que avança para o País de Gales.
Ormanlara hakimdir.É a Sábia da Floresta.
Sherwood Ormanı, İngiltere'nin Nottinghamshire şehrinde bulunan orman.Sherwood é uma grandiosa floresta no condado de Nottingham, na Inglaterra.
Onunla ormanda kısa bir konuşma yapmıştır.Ele vive em uma pequena casa na floresta.
Bu gün mezarı hala o ormanda yer almaktadır.Ainda hoje sua tumba se encontra naquele país.
Yaz gelince yemyeşil ormanlarla ve çiçeklerle bezenmektedir.No Verão, tende a alimentar-se de arbustos e flores.
Kuzey Kara Ormanların (Schwarzwald) içinde yer alır.Para leste situa-se a Floresta Negra (Schwarzwald).
Ormanlık alanların varlığı nedeni ile ormancılık da ilçede önemli bir geçim kaynağıdır.A questão de se ela regenera bem no interior das florestas ainda é motivo de disputa.
Ormanlarda bulunur.Localizado em Mežciems.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Entre os fatores de risco estão a pobreza, a desnutrição, desmatamento e urbanização.
Ormanın içinde koşmaya başlar.Começo da Arte na Selva.
Akabinde, Ohio, Lancaster'da Orman Rose Mezarlığı'na gömüldü.Ele foi sepultado no Cemitério Forest Rose, em Lancaster, Ohio.
Doğu kıyısının en kuzey noktası tropik yağmur ormanları ile kaplı Cape York Yarımadası'dır.O ponto norte da costa leste é a tropical Península do Cabo York.
Siegfried ormana doğru oradan uzaklaşır.Sieglinde agradece e parte para a floresta.
Köyden 200 veya 300 metre ne tarafa gidilirse gidilsin ormanlarla kaplıdır.No planalto, em altitude superior a 300 a 400 m, essa floresta faz divisa com os campos.
Bu ormanlar sarıçam ağaçlarından oluşmaktadır.Esta Orquídea cresce sobre árvores.
Etrafındaki orman ve yayları tam bir doğa şaheseridir.O lago e os seus arredores são uma reserva natural.
Orman Genel Müdürlüğü.Chefe da guarda florestal.
İlçe arazisinin büyük bir kısmı orman ile örtülüdür.Além disso, grande parte da reserva consiste num bosque primário.
Kara Elfler (Drowlar) - Eski zamanlarda Elf ırkının bir kısmı Lanetli Ormanlardaki mağaralara kovulmuştur.Anjos, outrora parte da legião de Deus caíram em desgraça.
Ormanlık, bataklık, savan ve açık alanlarda bulunabilir.Pode Ser Encontrado em Pastos, Florestas e Savanas.
Göl çevresi ormanlarla kaplıdır.O lago é cercado por florestas de faias.