orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ormanların gençleştirilmesinde ağaçların kütükler oluşturularak kesilmesnin büyük önemi vardır.مناطق الغابات التي يُحرم فيها قطع الأشجار.
Bursa Ormancılık Müzesi, Türkiye'nin ilk ve tek ormancılık müzesidir.ويعد متحف ساعات قصر طولمة باغجة، هو المتحف الأول والوحيد للساعات بتركيا.
İlçenin tüm yüzölçümünün %75'i ormanlık alanlarla kaplıdır.تغطي الغابة 75% من ترابة.
Orman kenarında içinde iki derenin birleştiği vadi içinde yer alan çok şirin bir mahalledir.توجد عند مدخلها غابة جميلة على جانبي الطريق.
Karlı Kayın Ormanı 06.الثعابين في العشب 04.
600 hektar orman kül oldu.160.000 هكتار أشجار غابية.
Doğa ise orman yangınları ve kasırgalarla zarar vermektedir.يمكن للجمر أن يتسبب في كوارث وحرائق كارثية للغابات.
Şahbudak, yerinden kalkar, ormancının üzerine yürür.هناك شيء يخرج من الغابة ويتجه نحونا.
Çocukken ormanda yapılan bir av sırasında kaybedilmiş ve aslanlar tarafından yetiştirilmiştir.وهو طفل رضيع يضيع في إحدى غابات الهند وتقوم قبيلة من الذئاب بتربيته.
Hekla bölgesi bir zamanlar ormanlık idi.كانت قرية إِدلب تتبع سرمين فيما مضى.
Bu madde orman alanına göre ülkeler listesidir.تضم هذه المقالة قائمة الدول حسب مساحة الغابات.
ABD Ormancılık Hizmetleri, Pacific Kuzeybatı Araştırma İstasyonu.لاجئون أرمن قرب مركز الإغاثة الأمريكي.
Sapsız meşe, ormandaki baskın ağaç türüdür.هو الغريب للأبد،تاه في غابة العالم.
Kentin güneyinde bulunan ormanın güneydoğusunda ayrıca yine kilise kalıntıları bulunmaktaydı.وكان هناك في جنوبي غربي القرية, على منحدر التل, بقايا كنيسة صليبية.
Polis onları ormanlığa doğru kovalamaya başlar.فيقرر الأمير الذهاب إلى الغابة ليضع حداً لهم.
Etrafı Karadeniz'in yeşil orman örtüsüyle çevrilidir.ظل يتجول وسط المروج الخضراء.
Tapio, orman tanrısı.أوزين : إله الغابات.
Eskişehir'in güneyindeki platolarda orman bulunmamakta fakat bölgesel step bitkileri vardır.وفي جنوب إسكي شهر لايوجد غابات ولكن توجد نباتات السهوب الإقليمية.
Ormanda kahkaha atar ve yakaladığı insanların dişlerini çeker.فاخذ اليهود يضحكون منها ويتندرون عليها فصاحت تستنجد من يعينها عليهم.
Karışık ormanlarda yaşarlar.وتعيش هذه النسانيس في الغابات المُختلطة.
Eleusis'e giden Kutsal Yol üzerinde aynı adı taşıyan ormanın yakınında bulunmaktadır.وهو أيضاً يقع بالقرب من غابة صغيرة تحمل نفس الاسم، على الطريق المقدس القديم الذي كان يؤدى إلى إلفسينا.
Azerbaycan ormanları çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır.تطورت الثقافة الأذربيجانية تحت تأثير عوامل عديدة.
Etrafında bol miktarda meşe ormanları vardır.وحولهما سهول شاسعة من النباتات اليابسة.
Ellen ayağa kalkar ve ormana doğru kaçar.أوري أصبح يتيمًا وينطلق لاستشكاف الغابة بنفسه.
O, gecenin ortasında ormana gider ve şimdi karanlıktan korkuyormuş gibi davranıyor.هو، يذهب للغابة في منتصف الليل والآن يتصرف وكأنه يخاف من الظلمة.
2004 yılında, 108 kişi ormanda intihar etti.Em 2004, 768 pessoas se mataram na floresta.
Orman birçokları tarafından Tokyo'nun merkezinde rekreasyon ve dinlenme alanı olarak görülür.A floresta é vista por muitos como uma área de recreação e relaxamento no centro de Tóquio.
Rick, Carl ve Shane, ormanda bir geyik ile karşılaşır.Rick, Carl e Shane descobrem um veado na floresta.
“Orman Kardeşliği” adlı başka bir grup da sonradan oluşturuldu.Outro grupo, os Irmãos da Floresta foi criado mais tarde.
Sonraki gece Jon, Craster'ın yeni doğan bir erkek bebeği orman içine götürdüğünü görür.Mais tarde naquela noite, Jon vê Craster levando um de seus filhos recém-nascidos para a floresta.
Beth daha sonra kendi başına ormana gider ve Daryl ise onu arkasından takip etmektedir.Ela então segue sozinha para dentro da floresta, com Daryl seguindo-a lentamente.
Hindistan ormanlarında en yaygın olan geyik türüdür.É o cervídeo mais comum nas florestas indianas.
Ormanda kaybolmuş, gözleri bağlanmış birisiydim, neresi kuzey neresi güney bilmiyordum.Eu era como um homem de olhos vendados em uma floresta, que ainda não sabe onde é o norte ou sul.
Köyün güneyinde, Blanský Ormanı'nı Koruma Alanı yer almaktadır.Ao sul localiza-se a área protegida da Floresta Blanský.
Almanya'nın geneli, işlenebilir toprak (%33) ve Silvikültürler, ormanlar (%31) ile kaplanmıştır.A maior parte da Alemanha é coberta por terras aráveis (33%) ou florestas e bosques (31%).
Orman endüstrisi mühendisliği.Símbolo da engenharia florestal.
Şehrin %61'i ormanlık alandan oluşmuştur.A área da cidade é de 61% de florestas.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Porém em menos de um segundo, um feixe de luz desceu do céu e incendiou a floresta".
Yüzyıllar boyu süren savaş ve hor görme, bu ormanların yok olmasına sebep oldu.Ao longo de séculos de guerras e de negligência, estas florestas foram destruídas.
Katrina'nın ormancılık sanayisine verdiği zarar $ 5 milyar olarak tahmin edilmektedir.A perda total para a indústria madeireira devido ao Katrina é calculada como mais de 5 bilhões de dólares.
Ormanda yalnız gezilmemesi gerektiğini vurgular.Aí eles percebem que talvez não tenham deixado a floresta sozinhos.
Merkez ve güney Çin'de egemen olan subtropikal ormanlar, 146.000'e kadar flora türünü desteklemektedir.As florestas subtropicais que dominam a China central e sul, suportam uma espantosa flora de 146,000 espécies.
Büyük, orman avcısı.Floresta Nacional de Caçador.
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.57% de sua superfície é coberta por florestas.
Orman yangınları.Os incêndios florestais.
Tropikal ormanlar.Há ainda florestas tropicais.
Ormanların kesilmesi de başka bir tehdittir.A desflorestação também é uma ameaça.
Eleusis'e giden Kutsal Yol üzerinde aynı adı taşıyan ormanın yakınında bulunmaktadır.Está situado perto da floresta de mesmo nome, no Caminho Sagrado que leva a Elêusis.
Orman Fakültesi (2010).Faculdade de Letras (2010).
Çevresini mahallenin meşhur ormanları sarar.Chama atenção o belo jardim que a circunda.
Gündüz ormanda dinlenir.Durante o dia repousa no solo.
İlçede orman ile ilgili bir kurum bulunmamaktadır.Eu não tenho intenções de ficar vagando em torno da floresta.
Orman ve Ev.Casa e Jardim.
İsim, ya erdő ("orman") ya da ér ("ırmak") kelimesinden gelir.A origem do nome pode ser "erdő" (bosque) ou "ér" (ribeiro).
Rusya, dünyanın ormanlarının beşte biri ile dünyanın en büyük orman ülkesidir.A Rússia tem mais de um quinto das florestas do mundo, o que faz com que seja o maior país florestal do mundo.
Çerkesler suya, ateşe, bitkilere, ormanlara, kayalara, gök gürültüsüne ve yıldırımlara tapmışlardır.Os mundos foram chamados de Alpeon (Terra), Inferos (Fogo), Aqueon (Água), Eris (Ar), e Luxian (Luz).
Yaklaşık 14.000 km²'lik alanı ile, orman alanının beşte birlik bir kısmını oluşturmaktadır.Tem aproximadamente 14.000 quilômetros quadrados e cobre aproximadamente um quinto da área da floresta.
Gerçekten takip altında mıdır ve ormandan kurtulmayı başarabilecek midir?Você está preparado para sair da Havan?
Jungle ve Yağmur Ormanları Arasındaki Fark Nedir?Qual a diferença entre ruas e avenidas?
Van Orman, Flapjack çizgi dizisini ve Ward ise Adventure Time çizgi dizisini yapmıştır.Van Orman criou As Trapalhadas de Flapjack e Ward criou Hora de Aventura.

İlgili Sayfalar