orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İlçe ormanlarının asıl türü kızıl çamdır.La forma di vegetazione dominante è la foresta primaria pluviale.
Köyün ekonomisi orman ve madenciliğe dayalıdır.L'economia del distretto era basata sulle foreste e le risorse minerarie.
Gerisi ormanlıktır.Il resto era deserto.
İçerisinde çok miktarda orman alanı mevcuttur.All'interno sono sfruttate alcune foreste.
Ormanların yok edilmesi en büyük sorundur.Nell'entroterra è la deforestazione a costituire il problema maggiore.
Bu programla ormanlarda onarım çalışmaları yürütülmüştür ve çok sayıda ağaç dikilmiştir.Recentemente, la deforestazione si è arrestata e sono stati piantati molti alberi.
Açık alanlarda küçüklü büyüklü gruplar, bazen de Ladin ormanı açıklıklarında küçük kümeler halinde bulunur.Sulle loro parti inferiori chiare si trovano talvolta delle leggere striature.
Vadinin yaklaşık % 70’i ormanlar ve meyve ağaçlarından oluşur.Più del 90% del territorio era coperto da foreste di querce e faggi.
Ormanda pek geyik görmedik.Мы не видели в лесу много оленей.
Yağmur ormanlarının tahribi çevremizi etkiliyor.Уничтожение джунглей наносит ущерб окружающей среде.
Hayvanlar ormanda yaşar.Звери живут в лесу.
Ormanda yalnız başına yaşadı.Он жил одиноко в лесу.
Ormanların dikimi çevre için iyidir.Посадка лесов приносит пользу окружающей среде.
Yabanî hayvanlar ormanda yașar.В лесу живут дикие животные.
O, ormanda dolaşıyordu.Она бродила по лесу.
Biz Amazon ormanını keşfettik.Мы исследовали амазонский лес.
Orman yolu tamamen karla kaplandı.Лесная тропинка была полностью покрыта снегом.
Kurtlar ormanda dolaşıyor.Волки бродят в лесах.
Ayı kimseden izin almaz ve tayga ormanlarını vermez.Медведь ни у кого разрешения не спрашивает, и тайгу он не отдаёт.
Böyle bir yağmurun ardından güneş açınca orman yemyeşil olup her yeri elmas gibi ışıl ışıl parlar.А когда выглянет солнце после такого дождя, лес так ярко зеленеет и весь горит алмазными искрами.
Sovyetler zamanında Baptistler tutuklanmamak için ormanda gece vakti vaftiz olmaya mecbur kalıyordu.Во времена СССР баптисты вынуждены были креститься ночью в лесу, чтобы избежать ареста.
Dağlar zengin ormanlarla kaplıdır.Збигнев Ставецкий) Зеленые холмы тех лет (муз.
28.Bölük Hurtgen Ormanında bir saldırıya katılmayı beklemektedir.28-я дивизия планировала начать атаку в Хюртгенском лесу.
Sonraki gece Jon, Craster'ın yeni doğan bir erkek bebeği orman içine götürdüğünü görür.Позже ночью Джон замечает, как Крастер несёт новорождённого ребёнка в лес.
1972'de 700.000 ha (7.000 km2) bir alan Alto Darién Koruma Ormanı'nın bir parçası haline geldi.В 1972 году площадь в 700 000 га стала частью охраняемого лесного массива Альто-Дарьен.
Çevredeki dağlar ise, ormanlarla kaplıdır.Местообитания птиц — это, преимущественно, ненарушенные горные леса.
Orman tipleri dağ topluluklar tarafından temsil edilmektedir.Леса представлены горными типами сообществ.
Yüzyıllar boyu süren savaş ve hor görme, bu ormanların yok olmasına sebep oldu.За столетия войн и заброшенности эти леса были уничтожены.
Dağlarda egemen bitki örtüsü ormanlar ve makilerdir.Холмы по сторонам от города покрыты перелесками и виноградными садами.
Hekla bölgesi bir zamanlar ormanlık idi.Область Геклы когда-то была покрыта деревьями.
Bu sırada hayvanlar ilk kez göründü ve ormanlar ilk kez büyümeye başlamıştı.В то же время появились первые животные, а также начали расти леса.
Eyâletin aşağı yukarı üçte biri ormanlarla kaplıdır.За ними, ещё восточнее, вновь на высоких холмах — лес Третьяк.
Orta Shoria ormanlarında güney Sibirya dağların eşsiz ve zengin bitki örtüsü kalır. .В лесных массивах среднегорной части Шории сохраняется уникальная и богатая флора гор Южной Сибири.
Kızlar bir gün ormana gezintiye çıkmışlar.Пошла девочка в лес погулять.
Gittikleri yol ormanın içindedir ve kimsenin olmadığı bir yoldur.Они далеко отступают от его пути, потому что им не за что в нём зацепиться.
Orman Fakültesi (2010).Институт Логики (2010).
Sabah olunca Charlie ve Jin ormanda gezintiye çıkarlar Ethan Jin'i sapanla vurarak bayıltır.Затем, когда Чарли и Джин идут по лесу, неожиданно появляется Итан.
Dağlık, Bozkır ve Koru (Küçük çam ormanı) arazilerine sahiptir.Предгорья и нижние склоны гор заняты садами и виноградниками.
Grup, ormanda fısıltılar duyar.В лесу друзья слышат шум.
Ancak ormancılıkla geçinemediklerinden göç vermiştir.В него добавили яркий краситель, который не размешивали.
Kara Orman (Schwarzwald) ilin ana ormanını teşkil etmektedir.Он советует им поискать в чёрном лесу.
Ormana kaçan polisi kısa sürede öldürür.Но домчаться до леса беглец уже не успел бы.
Ormanların kesilmesi de başka bir tehdittir.Вырубка лесов представляет собой потенциальную угрозу.
Orman yangınları.Огненный лес.
Belediye zabıtası, orman zabıtası, gümrük zabıtası gibi.В остальном город сер, как тюремный бушлат.
Stužica, Doğu Karpatlarda benzersiz bir şekilde korunmuş ve bozulmamış ilkel bir kayın ormanıdır.Stužica) — уникально сохранившийся нетронутый первобытный буковый лес в Восточных Карпатах.
Abbasi (Orman ailesi) aşireti üyeleri oturmaktadır.Ақаҩба) — абхазская фамилия.
Thüringen ormanlarının güneyinde bulunmaktadır.Город расположен на юге Тюрингенского Леса.
Ormanlık bir alana kurulmuştur.Клад находился в глиняном кувшине.
Dalinda bir orman gezisine çıkmıştır.На их месте проходит лесная дорога.
İl merkezinin yakınında hiç doğal orman bulunmaz.Естественных лесов в окрестностях города нет.
Bu transkripsiyonun Çincedeki doğrudan anlamı "Uğurlu Orman"'dır.В переводе с китайского значит «тонкое лесное ограждение».
Slovakya'da yer alan orman, Polonya ve Ukrayna ile olan sınırda yer almaktadır.Расположен в Словакии на границе с Польшей и Украиной.
Tropikal ormanlar.Тропический лес.
Darwin tilkisi görünüşe göre, güney ılıman yağmur ormanlarında yaşayan tipik bir orman hayvanıdır..Дарвиновская лисица — это типично лесное животное, обитающее в южных, умеренных влажных джунглях.
Bunun en büyük nedeni tropik yağmur ormanlarının yokolması ve kaçak avlanmadır.Наибольшие опасения вызывает сокращение дождевых тропических лесов.
Erzurum un en iyi yeşil ve orman'lık alanları burada yer almaktadır.Именно тут находятся самые старые и темные леса.
Ormancılar tercih eder.Предпочитает леса.
Ormancılık gelişmiştir.Развивались лесозаготовки.
Ellen ayağa kalkar ve ormana doğru kaçar.Энни была вынуждена выпрыгнуть на ходу и бежать вглубь леса.

İlgili Sayfalar