orman ile cümle
orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ormana kaçar.Copulare nel bosco.
Başlıca askeri, tetkik ve orman koruma çalışmalarında kullanılırdı.Era utilizzato in ambito militare, nella sorveglianza e protezione forestale.
Ormandan bir boru sesi duyulur.La sera sente un fischio provenire dalla foresta.
Ormanlık alanların %99,9' u Devlet mülkiyetindeki ormanlardır.Il 99,99% della società è di proprietà dello Stato.
Tropikal iklim bölgesi: Af: Tropikal yağmur ormanı iklimi (Örn.Af: climi tropicali delle foreste pluviali (Tropische Regenwaldklimate).
Bir rezerv orman olarak 1905 yılında kurulan park 2005 yılında yüzüncü yılını kutladı.Il parco ha celebrato il centenario nel 2005 essendo stato inaugurato nel 1905 come riserva forestale.
İki ülkenin sınırını oluşturan Mering Çayı bu ormandan geçer.Attraverso questo lago passa il confine fra i due länder.
Daha sonra Jim'i bir ormanın ortasında bırakıp giderler.Più tardi, Tom viene lasciato in un campo da qualche parte.
Amaçları Van der Brecken’in ormancı kampına ulaşmaktır.Ha sempre invidiato Bree Van de Kamp per il suo giardino.
Şehrin güneyinde şehir ormanları vardır.Nella città è presente una foresta urbana.
Ormancılar tercih eder.Preferisce i margini forestali.
Ancak içinde bulundukları orman hükûmet tarafından korunma altına alınmaktadır.Si salvarono solo quelli, tra loro, che si rifugiarono tra gli Inca di Manco.
Gebe olan Sieglinde'yi ormanda bularak mağarasına getirmiştir.Dopodiché intrappolò Glinda nella Foresta Incantata.
Kasai'nin boşaltma havzaları genel olarak ekvatoryal yağmur ormanları bölgeleridir.Il bacino fluviale del Kasai consiste principalmente in regioni della foresta pluviale equatoriale.
Etraf tamamen ormanlıktı.Il bosco pareva effettivamente essere deserto.
Etrafı dağlık ve ormanlıktır.Il paese è circondato da foreste e montagne.
Sesleri takip edip ormana girince kendini Kabuslar Evi'nde bulur.Inseguendo lui, anche Nightmare raggiunge il palazzo.
Ormanda yalnız gezilmemesi gerektiğini vurgular.Per questo decide di inoltrarsi da solo nel bosco.
Köyün iki yönü balta girmemiş ormanlarla çevrilidir.Si attinge il villaggio da due strade non raccordantesi.
Gezegen tam bir ormanlık alandır.Pianeta coperto di giungla.
Köy adını; orman mahallesi olmasından dolayı Çamlıkale adını almıştır.Deve il suo nome proprio alla presenza dei boschi.
Ormanın içinde yine bir azmak vardır.Nella terraferma, prevalgono le foreste decidue.
Ülkenin aşağı yukarı %47'si ormanlarla kaplıdır.Il 47% del territorio del paese è coperto da foreste.
Bölgenin büyük bir kısmı Amazon ormanlarıyla kaplıdır.Gran parte del territorio è occupato dalla foresta Amazzonica.
Daha yüksek yamaçlarda ise ormanlık alanlar ortaya çıkmaktadır.Sui pendii più bassi delle montagne si alternano boschi e brughiere.
Ocak 1987 yılından Nisan 1989 yılına kadar Ormancılık ve Tarım Bakanı'ydı.Da gennaio ad ottobre 2014, è stato Ministro dell'Ambiente e dell'Allevamento.
Özellikle Güney Amerika'da yağmur ormanlarında bulunur.Soprattutto nelle foreste tropicali sudamericane.
Arkadaki ormanın Mumcular halkı için önemi büyüktür.Nella zona boschiva sono presenti specie interessanti di mammiferi.
Sundarbans, ile Bangladeş arasında bulunan dünyanın en büyük mangrov ormanıdır.Le Sundarbans sono la più grande foresta di mangrovie del mondo.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanlığı yaptı.Il ministro dell'agricoltura, del demanio e delle foreste la costituì.
Yasak Orman, öğrencilere kesinlikle yasaktır.Foresta Proibita, foresta pullulante di pericolosi Animali fantastici quindi vietata agli studenti.
"Beynam Ormanları".I boschi del Maine.
Yer-Su İnancı) Bâzı dağlara, ormanlara ve ırmaklara kutsal değerler yüklerler.Adorano il cielo (Tengrismo) e gli spiriti delle montagne e dei colli.
Aynı zamanda ormanda da yaşarlar.E io continuai ad andare nei boschi.
Güneydoğu Avustralya ve Tazmanya'nın ormanlık ve dağlık bölgelerinde yaşarlar.Abitano nelle foreste, sulle montagne e nelle lande dell'Australia sud-orientale e della Tasmania.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Ma qualcuno vuole trasformare il campeggio in una lussuoso villaggio vacanze.
Ormanın her yerinden soğuk kaynak suları çıkmaktadır.Non ci sono dubbi sul fatto che tutti i ghiacciai della foresta si stanno ritirando rapidamente.
Kuzey Maluku'nun ormanlarında yaşar.Vive in boscaglie di Mallee.
Bu ormanın doğa güzellɪğini görmek için yılda yaklaşık 2.5 milyon ziyaretçi gelmektedir.Generalmente, ogni anno arrivano 2,5 milioni di visitatori da tutto il mondo per la visita al castello.
Halk geçimi ormancılık ve hayvancılık ile sağlar.Questo rende più agevole il movimento nella foresta per uomini e animali.
İstanbul'un kuzey ormanları, Karadeniz ikliminin etkisinde biçimlenmiştir.Le foreste della regione iberica nord-occidentale mostrano qualche variazione in accordo con l'altitudine.
Florası esasen savan, tropik ve mangrov ormanlarından oluşmaktadır.Allo stesso modo possono riposare su alberi delle savane e delle mangrovie.
Ancak adanın ormansız, dağlık merkezinde raslanılmazlar.Una forma ancora non descritta è presente nelle foreste montane dell'isola.
Orman içerisinde piknik alanları bulunmaktadır...All'interno del bosco sono stati installati alcuni tavoli per picnic.
Fazla ağaçlı ormanlardan ve çöllerden uzak durur.Evita le foreste fitte e i deserti.
Orman kuşağı toprak grubuna dahil zonal topraklardır.Tuttora i boschi risultano essere di proprietà collettiva.
Ertesi sabah, Sawyer Karl'ı ormanda ağlarken bulur.La mattina seguente, Margaret trova Karl nella stalla.
Familyanın bütün türleri çeşitli orman şekillerinde yaşar.Le specie vivono in vari tipi di foreste.
Ormancılık da yapılmaktadır.Viene prodotto inoltre legname.
Sebzeler yağış durumuna göre yüksek ormanlardan alçak bölgelere doğru değişir.Nello Sri Lanka sembra colonizzare le foreste secche delle quote più basse.
Akabinde, Ohio, Lancaster'da Orman Rose Mezarlığı'na gömüldü.È stato sepolto presso il cimitero di Forest Rose di Lancaster, Ohio.
Sağda orman yeşili rengi görüntülenir.A destra è mostrato il colore verde foresta.
Klipte Wyatt Family'nin ormanı gösterilirken Rowan'ın bir koyun maskesi taktığı görüldü.Le vignette hanno mostrato le origini boschive della Wyatt Family e Rowan che indossava un maschera d'agnello.
Perili ormandan geçer.Il Volturino dai boschi di Pierfaone.
Köy Güven Dağı üzerinde orman köyü olarak kurulmuş olup, arazisi dardır.Castello di Mistretta edificato su un monte come fortezza a guardia della città.
İlçede ekilebilir arazi sınırlı olup, dağlık alanların yüksek kesimlerinde orman alanları mevcuttur.Nelle regioni montuose si spinge eventualmente oltre il limite superiore delle foreste.
Ormanda bir mağarada yaşar.Vive all'interno di grotte nelle foreste.
Ren eyaleti doğal parkı kapsamındaki Kottenforst Ormanı Bonn'un batısında yer alır.Radnor Forest, area di bellezze naturali nell'ovest della contea.
Hekla bölgesi bir zamanlar ormanlık idi.Era una volta una fortezza Jedi.
Ormanlar il topraklarının % 53.9'unu oluşturur.L'area totale è composta dal 35,35% di acque interne.