Ana içeriğe geç
Sözlük

orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ormanın içinde yine bir azmak vardır.Nella terraferma, prevalgono le foreste decidue.
Ülkenin aşağı yukarı %47'si ormanlarla kaplıdır.Il 47% del territorio del paese è coperto da foreste.
Bölgenin büyük bir kısmı Amazon ormanlarıyla kaplıdır.Gran parte del territorio è occupato dalla foresta Amazzonica.
Daha yüksek yamaçlarda ise ormanlık alanlar ortaya çıkmaktadır.Sui pendii più bassi delle montagne si alternano boschi e brughiere.
Ocak 1987 yılından Nisan 1989 yılına kadar Ormancılık ve Tarım Bakanı'ydı.Da gennaio ad ottobre 2014, è stato Ministro dell'Ambiente e dell'Allevamento.
Özellikle Güney Amerika'da yağmur ormanlarında bulunur.Soprattutto nelle foreste tropicali sudamericane.
Arkadaki ormanın Mumcular halkı için önemi büyüktür.Nella zona boschiva sono presenti specie interessanti di mammiferi.
Sundarbans, ile Bangladeş arasında bulunan dünyanın en büyük mangrov ormanıdır.Le Sundarbans sono la più grande foresta di mangrovie del mondo.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanlığı yaptı.Il ministro dell'agricoltura, del demanio e delle foreste la costituì.
Yasak Orman, öğrencilere kesinlikle yasaktır.Foresta Proibita, foresta pullulante di pericolosi Animali fantastici quindi vietata agli studenti.
"Beynam Ormanları".I boschi del Maine.
Yer-Su İnancı) Bâzı dağlara, ormanlara ve ırmaklara kutsal değerler yüklerler.Adorano il cielo (Tengrismo) e gli spiriti delle montagne e dei colli.
Aynı zamanda ormanda da yaşarlar.E io continuai ad andare nei boschi.
Güneydoğu Avustralya ve Tazmanya'nın ormanlık ve dağlık bölgelerinde yaşarlar.Abitano nelle foreste, sulle montagne e nelle lande dell'Australia sud-orientale e della Tasmania.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Ma qualcuno vuole trasformare il campeggio in una lussuoso villaggio vacanze.
Ormanın her yerinden soğuk kaynak suları çıkmaktadır.Non ci sono dubbi sul fatto che tutti i ghiacciai della foresta si stanno ritirando rapidamente.
Kuzey Maluku'nun ormanlarında yaşar.Vive in boscaglie di Mallee.
Bu ormanın doğa güzellɪğini görmek için yılda yaklaşık 2.5 milyon ziyaretçi gelmektedir.Generalmente, ogni anno arrivano 2,5 milioni di visitatori da tutto il mondo per la visita al castello.
Halk geçimi ormancılık ve hayvancılık ile sağlar.Questo rende più agevole il movimento nella foresta per uomini e animali.
İstanbul'un kuzey ormanları, Karadeniz ikliminin etkisinde biçimlenmiştir.Le foreste della regione iberica nord-occidentale mostrano qualche variazione in accordo con l'altitudine.
Florası esasen savan, tropik ve mangrov ormanlarından oluşmaktadır.Allo stesso modo possono riposare su alberi delle savane e delle mangrovie.
Ancak adanın ormansız, dağlık merkezinde raslanılmazlar.Una forma ancora non descritta è presente nelle foreste montane dell'isola.
Orman içerisinde piknik alanları bulunmaktadır...All'interno del bosco sono stati installati alcuni tavoli per picnic.
Fazla ağaçlı ormanlardan ve çöllerden uzak durur.Evita le foreste fitte e i deserti.
Orman kuşağı toprak grubuna dahil zonal topraklardır.Tuttora i boschi risultano essere di proprietà collettiva.
Ertesi sabah, Sawyer Karl'ı ormanda ağlarken bulur.La mattina seguente, Margaret trova Karl nella stalla.
Familyanın bütün türleri çeşitli orman şekillerinde yaşar.Le specie vivono in vari tipi di foreste.
Ormancılık da yapılmaktadır.Viene prodotto inoltre legname.
Sebzeler yağış durumuna göre yüksek ormanlardan alçak bölgelere doğru değişir.Nello Sri Lanka sembra colonizzare le foreste secche delle quote più basse.
Akabinde, Ohio, Lancaster'da Orman Rose Mezarlığı'na gömüldü.È stato sepolto presso il cimitero di Forest Rose di Lancaster, Ohio.
Sağda orman yeşili rengi görüntülenir.A destra è mostrato il colore verde foresta.
Klipte Wyatt Family'nin ormanı gösterilirken Rowan'ın bir koyun maskesi taktığı görüldü.Le vignette hanno mostrato le origini boschive della Wyatt Family e Rowan che indossava un maschera d'agnello.
Perili ormandan geçer.Il Volturino dai boschi di Pierfaone.
Köy Güven Dağı üzerinde orman köyü olarak kurulmuş olup, arazisi dardır.Castello di Mistretta edificato su un monte come fortezza a guardia della città.
İlçede ekilebilir arazi sınırlı olup, dağlık alanların yüksek kesimlerinde orman alanları mevcuttur.Nelle regioni montuose si spinge eventualmente oltre il limite superiore delle foreste.
Ormanda bir mağarada yaşar.Vive all'interno di grotte nelle foreste.
Ren eyaleti doğal parkı kapsamındaki Kottenforst Ormanı Bonn'un batısında yer alır.Radnor Forest, area di bellezze naturali nell'ovest della contea.
Hekla bölgesi bir zamanlar ormanlık idi.Era una volta una fortezza Jedi.
Ormanlar il topraklarının % 53.9'unu oluşturur.L'area totale è composta dal 35,35% di acque interne.
İlçe ormanlarının asıl türü kızıl çamdır.La forma di vegetazione dominante è la foresta primaria pluviale.
Köyün ekonomisi orman ve madenciliğe dayalıdır.L'economia del distretto era basata sulle foreste e le risorse minerarie.
Gerisi ormanlıktır.Il resto era deserto.
İçerisinde çok miktarda orman alanı mevcuttur.All'interno sono sfruttate alcune foreste.
Ormanların yok edilmesi en büyük sorundur.Nell'entroterra è la deforestazione a costituire il problema maggiore.
Bu programla ormanlarda onarım çalışmaları yürütülmüştür ve çok sayıda ağaç dikilmiştir.Recentemente, la deforestazione si è arrestata e sono stati piantati molti alberi.
Açık alanlarda küçüklü büyüklü gruplar, bazen de Ladin ormanı açıklıklarında küçük kümeler halinde bulunur.Sulle loro parti inferiori chiare si trovano talvolta delle leggere striature.
Vadinin yaklaşık % 70’i ormanlar ve meyve ağaçlarından oluşur.Più del 90% del territorio era coperto da foreste di querce e faggi.
Ormanda pek geyik görmedik.Мы не видели в лесу много оленей.
Yağmur ormanlarının tahribi çevremizi etkiliyor.Уничтожение джунглей наносит ущерб окружающей среде.
Hayvanlar ormanda yaşar.Звери живут в лесу.
Ormanda yalnız başına yaşadı.Он жил одиноко в лесу.
Ormanların dikimi çevre için iyidir.Посадка лесов приносит пользу окружающей среде.
Yabanî hayvanlar ormanda yașar.В лесу живут дикие животные.
O, ormanda dolaşıyordu.Она бродила по лесу.
Biz Amazon ormanını keşfettik.Мы исследовали амазонский лес.
Orman yolu tamamen karla kaplandı.Лесная тропинка была полностью покрыта снегом.
Kurtlar ormanda dolaşıyor.Волки бродят в лесах.
Ayı kimseden izin almaz ve tayga ormanlarını vermez.Медведь ни у кого разрешения не спрашивает, и тайгу он не отдаёт.
Böyle bir yağmurun ardından güneş açınca orman yemyeşil olup her yeri elmas gibi ışıl ışıl parlar.А когда выглянет солнце после такого дождя, лес так ярко зеленеет и весь горит алмазными искрами.
Sovyetler zamanında Baptistler tutuklanmamak için ormanda gece vakti vaftiz olmaya mecbur kalıyordu.Во времена СССР баптисты вынуждены были креститься ночью в лесу, чтобы избежать ареста.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod