Özellikle Güney Hindistan’ın bataklık ormanlarında yabânî olarak yetişir.Sie wachsen in den südasiatischen Tropen vor allem in Waldgebieten.
Böylece gelen 14 melek çocukları ormanın kötülüklerinden korumaya başlarlar.Vierzehn Engel steigen herab, den Schlaf der Kinder zu bewachen.
Son yıllarda orman ve tarım ön plandadır.Seit 1995 stehen der Wald und die Forstwirtschaft im Vordergrund.
Orman içinde daha nemli olan dereyatağı yanında bulunan Lepidosperma effusum sazlıklarını tercih eder.Er scheint jedoch bevorzugt seine Nahrung auf dem Boden dichter Regenwälder zu suchen.
Hagen'in 42 % si ormanlarla kaplidir.42 Prozent des Hagener Stadtgebietes bestehen aus Wald.
"Fikret Orman, "Ailemize hoş geldin"".Der Heimat Born : Ein Gruß an unsere kämpfenden Familienväter.
Ormanı ve gözeleri meşhurdur.Wald und Holz sind beliebt.
Ormanlık alanların %99,9' u Devlet mülkiyetindeki ormanlardır.99,9 % des Nationalparkgebiets befindet sich in öffentlichem Eigentum.
El Oriente, ülkenin doğusundaki Amazon yağmur ormanlarını kapsar.Der Goldsittich kommt in den Regenwäldern des Mündungsgebietes des Amazonas in Südamerika vor.
Bu ormanlarda yaş anlamını yitirmektedir.Im Dschungel siegt das Alter.
Köylüler aynı zamanda ormandan da gelir sağlamaktadırlar.Die Bauern aber sollten dieses Bauholz selbst aus dem Wald abfahren.
Ayrıca tarım ve orman ürünlerini işleyen sanayiler de bulunur.Daneben gibt es Holzbearbeitungs- und landwirtschaftliche Betriebe.
Köyün ekonomisinin temelini ormancılık oluşturur.Die Basis der Region blieb aber die Forstwirtschaft.
Kozlu ismi köy mezrası içinde bulunan kozlu adında yeşil ormanlıktan gelmektedir.Die Bezeichnung „Grün“ kommt von der reichen Flora, die im Tal vorkommt.
1755 hektarı ormanlıktır.1.945 Hektar sind Waldfläche.
Çevresi ormanlarla çevrili tarım arazileri az ve kıraçtır.Im restlichen Stadtgebiet sind die Waldflächen nur klein und sehr verstreut.
Daha çok nemli dağ ormanlarında yaşarlar.Sie wächst in tieferen immergrünen Bergwäldern.
Hem çok sık ormanlarda hem yüksek dağ geçitlerinde yol bulur.Selten sind sie auch in den höheren Straten im Wald unterwegs.
Doktor, yaratıkların evinin orman olduğunu öğrenir.An besagtem See finden die Ermittler ein Holzhäuschen.
İlk Çağ'ın ilk dönemlerinde adanın büyük bir kısmı ormanlarla kaplıydı.Große Teile der Insel waren ursprünglich von Regenwald bedeckt.
Ayrıca dere üzerinde bulunan şelale Orman Bakanlığınca Tabiat Anıtı olarak ilan edilmiştir.Vor dem Gebäude zudem steht ein Ahornbaum, der als Naturdenkmal eingetragen ist.
Ormanlık yeri Çavuş korusu bulunuyor.Die Garnison des Regiments ist in Slagelse.
Tarım arazisi az, ormanlık arazisi büyüktür.Die Böden sind wenig ergiebig, vorrangig gibt es Weideland.
Yine de Tigger, 100 Hektar Ormanı sakinlerince çok sevilmektedir.Von der Stadt wolle er weitere 100 Hektar Wald am Scheidskopf erwerben.
O da Orman Takımı'ndadır ve çok şişmandır.Sie werden ebenfalls aus Baumwolle gearbeitet und sind sehr robust.
Etraf tamamen ormanlıktı.Sie bestand noch völlig aus Holz.
2004 yılında, 108 kişi ormanda intihar etti.Im Jahr 2011 lebten in Söğütlütepe 108 Menschen.
Sathın %47,48'i ormanlıktır.47,48 Prozent der Fläche sind bewaldet.
Hayvanların ve ormanların koruyuculğunu yapar.Er gilt als Beschützer der Wälder und der wilden Tiere.
Tellervo, orman tanrıçası, Tapio ve Mielikki'nin kızı.Sie ist die Frau von Tapio, dem Gott des Waldes, und die Mutter von Nyyrikki und Tuulikki.
Her yer orman, ağaç ve yeşil idi.In ihrer Umgebung waren Gärten, Wege, Felder und Wälder verwüstet.
Ülkenin aşağı yukarı %47'si ormanlarla kaplıdır.Etwa 47 % des Nationalparks sind mit Wald bedeckt.
Özellikle tropikal yağmur ormanları biyo çeşitliliğe neden olmaktadır.Besonders der tropische Regenwald Ghanas trägt stark zur Biodiversität des Landes bei.
Gündüz ormanda dinlenir.Die Nacht verbringt er im Wald.
Ormanlık alanlar görülür.Waldungen sich befinden.
Her mahallenin kendisine ait baltalık ormanı bulunmaktadır.An dem Prozess beteiligt sind alle Staaten, auf deren Territorium sich Wald befindet.
Deprem Stel Ormanı'ndaki stellerin birçoğuna hasar vermiştir.Diese Entwicklung hat zu einer großen Gefährdung vieler Waldökosysteme in den Bergregionen geführt.
Bunun en güzel örneği ise meşe ormanlarıdır.Das besondere an diesem ist die Obstdörre.
Şehir, Göller Yöresi'nde ormanlık bir kıyı üzerine kuruludur.Sie flüchten gemeinsam in eine Holzhütte am See.
1908 yılından beri orman korunmaktadır ve 1993 yılında Ulusal Doğa Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiştir.Das Gebiet war bereits seit 1948 geschützt und wurde 1984 zum Landschaftsschutzgebiet erklärt.
Fakat Prens de yaptığı hatadan çılgına dönmüş halde ormanda dolaşmaktadır.Der Ritter irrt fortan im Walde umher.
Bu gün mezarı hala o ormanda yer almaktadır.Sein Grab befindet sich heute noch auf diesem Militärfriedhof.
Buna karşın yağmur ormanları bölgesinde büyük bir bitki bolluğu bulunur.In den Regenwaldregionen findet man hingegen eine große Fülle an Pflanzen.
Bu da ormanların yayılma alanını artırmıştır.Gleichzeitig bestand die Verpflichtung, das Waldgebiet zu erweitern.
Bu arazi daha çok orman alanıdır.Es gibt mehr Wald als Nutzfläche.
Az bir ormanlık alanı vardır.Es gibt nur wenige Waldgebiete.
Grup, ormanda fısıltılar duyar.Es wären dabei immer viele Laute und Geräusche im Wald zu hören.
Trinidad'da nemli alçak bölge ormanlarını tercih eder.Auf Trinidad ist sein bevorzugtes Habitat eher der Regenwald.
Tropikal ormanlarda döküntülerde ve mağaralarda yaşar.Diese Arten leben im Grundwasser oder in Höhlen.
Sonra bir ormana girer.Also an einem Wald gelegen.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler.Rückblende: Ash macht nur mit seiner Freundin Linda Urlaub in einer Waldhütte.
Tropik ormanlardan, karlı ve fırtınalı dağlara kadar her yerde görev alıyorsunuz.Seine Lebensräume reichen von Tropenwäldern bis zu Steppen und Gebirgen.
Şehrin %22'si işlenmiş, %64'ü ormanlık alandır.32 % ihrer Fläche werden landwirtschaftlich genutzt, 64 % sind Wald.
Ilıman bölgelerdeki ormanlarda yaşar.Das Glück wohnt in den Wäldern ...
Ormanlar kalıntılar halinde küçük parçalar halindedir.Innerhalb der Waldflächen befinden sich kleine Tümpel.
Bu kütüphanedeki tüm kitaplar ise ormanın ağaçlarından oluşturulmuştur.Das Holz für die Kirche stammte aus den Wäldern der Umgebung.
Ormanları ve diğer ağaçlı alanları tercih ederler.Er bevorzugt dort Wälder und baumreiche Landschaften.
İlçenin %58'i ormanlıktır.58 % des Waldes sind in Privateigentum.
Sonbaharda orman kıpkırmızı oluyor.En automne, la montagne devient entièrement rouge.
Orman, tüm türlerden hayvanlarla doludur.La forêt est pleine d'animaux en tout genre.