Ana içeriğe geç
Sözlük

orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Arkasında Kara Orman bulunur.Im Hintergrund erhebt sich ein düsterer Wald.
Ancak bölgesel olarak ormanların azalmasından etkilenebilirler.Tatsache ist, dass Wälder Hochwasser in ihren Wirkungen mildern können.
Şili orman kedisinin yaşam tarzı hala daha çok iyi bilinmemektedir.Über die Lebensweise der Chilenischen Waldkatze ist noch nicht allzu viel bekannt.
Fakat birdenbire küçük bir adam orman içinde yakında kendini gösterir.Aber, mein Sohn, eines Tages wirst du in den Wald gehen.
Kızlar bir gün ormana gezintiye çıkmışlar.Eines Tages gingen sie durch den Wald.
Wahi Annuar: Ayaklanmanın başlangıcında ormana geçecektir.52: Zu Beginn des Jahres bricht der gallische Aufstand aus.
Orman tabanında beslenmeyi ve dolaşmayı severler.Sie sitzen gerne auf Waldwegen und saugen an Pfützen.
Yeni ismi ise eskiden meşe ormanlarının yer almasından dolayı verilmiştir.Sein Name weist auf die frühere Nutzung zur Waldweide hin.
Bunun nedenleri ormanların yok edilmesi ve avlanılmalarıdır.Die Hauptursachen dafür sind die Jagd und die Zerstörung der Wälder.
Küçük bir parça ormanlıktır.Irgendwo ein Stück Wald.
Bitki örtüsü ise maki, fundalık ve zeytinlik ile çam ormanlarından oluşmaktadır.Sie befand sich etwa am Zusammenfluss von Šešuvis und Jura.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.Die beiden flüchten in den Wald.
Ormancılar tercih eder.Sie bevorzugt die Wälder.
1983'te, her yıl Belgrad Ormanı'nda düzenlenen Atatürk Koşusu'nun ilki gerçekleştirildi.Im Jahre 1983 fand zum ersten Mal, der jährliche Atatürk-Marathon im Belgrader Wald statt.
Ormanda yetişen Semen çiçeğinin de ilçeye ismini verdiği düşünülmektedir.Die Flußschnelle am Wald gab ihnen den Namen.
Çünkü burası ormanlıkmış.Heute ist dort Wald.
Sakin bir orman kuşudur.Süße Stille des Waldes!
Bu nedenle bu ormanda çok fazla kişi kaybolmuştur.Dadurch gingen in der Vergangenheit viele Waldbestände verloren.
Buzul dili 1560 m yükseklikte, lokal orman sınırının epey altında yer alır.Die Gletscherzunge liegt derzeit auf rund 1'560 Meter Höhe, weit unterhalb der lokalen Waldgrenze.
Bu arazi hemen hemen baştan başa fındık, ceviz ağaçları ile zengin ormanlarla kaplıydı.Der Boden bestand aus gestampfter Erde und war mit Stroh bedeckt.
Ormanda geceyi geçirmek için bir mağara bulurlar ve orada uyurlar.Sie finden eine Höhle, in der sie übernachten wollen.
Amazon Yağmur ormanlarında bazı yerli grupları şaman eylemlerinde bulunmaktadırlar.Im Regenwald des peruanischen Amazonasgebietes leben einige isolierte Völker.
Her iki takımın da kendine ait ormanı vardır.Beide Wälder besitzen ein Netz von Waldwegen.
Ormancı ve karısı da ona bir isim vermezler.Ihre Namen nennen die Frau und der Mann nicht.
116 km² alana sahip milli park, servi ormanları ile kaplıdır.Der 116 km² große Nationalpark ist von Zypressenwäldern durchzogen.
Orman örtüsü köy arazisinin yaklaşık %30'nı kaplamaktadır.Die Waldfläche macht ca. 30 % der Landesfläche aus.
11 Kasım'da Compiègne Ormanı'nda imzalanan ateşkes ile Almanya yenilgiyi kabul etti.Am 11. November unterzeichnete Deutschland den Waffenstillstand von Compiègne.
Avcılık, balıkçılık ve ormancılık diğer önemli gelir kaynaklarıdır.Daneben bilden Viehzucht, Fischfang und Forstwirtschaft wichtige Einnahmequellen.
Dağlarda egemen bitki örtüsü ormanlar ve makilerdir.Die Anhöhen und Berge um den Ort tragen Mischwälder.
321 Tanıtımcılar (1868) G'schichten aus dem Wienerwald Viyana Ormanları Masalları op.321 (1868), selbiges wie oben „Geschichten aus dem Wienerwald“ op.
Orman yangınları başlayabilir.Holz lässt Feuer brennen.
Bu tedbirler sayesinde hükümdarlığının 26. yılında Orman-hiung-nu'larını yenilgiye uğratmıştır.Im 26. Jahr seiner Regierung vernichtete er die Wald-Xiongnu.
1970 li yıllarda Ormancık ismini almıştır.Seit 1970 ruht jede forstliche Nutzung.
Kivi Deve Kuşu, Yeni Zelanda ormanlarında yaşarlar.Lappenvögel leben in den Wäldern Neuseelands.
Scotty ormandan çıkış için başka bir yol aramaya gider.Laura verschwindet in den Wald, um einen anderen Weg zu suchen.
Jungle ve Yağmur Ormanları Arasındaki Fark Nedir?Man unterscheidet zwischen den Berg- und den Waldtrollen.
Orman doğal anıt olarak ilan edilmiş ve korunmaya alınmıştır.Der Gipfelbereich ist als Naturdenkmal ausgewiesen und geschützt.
Ormanlara hakimdir.Leselöwen Dschungel Wissen.
Köy halkının tamamı deniz ve orman ürünlerinden doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaktadır.Fast alle Einwohner haben direkt oder indirekt mit dem Weinbau zu tun.
Orman yangınları.Das Feuer im Wald.
Ormanların yok edilmesi en büyük sorundur.Als Hauptgefährdung gilt die Abholzung der Wälder.
Christmas Adası'nın büyük bölümü tropik ormanlarla kaplıdır.Die Weihnachtsinsel ist zu einem großen Teil mit tropischem Regenwald bedeckt.
Genelde açık otluk alanlarda yaşayıp sadece bazı sert kışlarda ormanlara giderler.Ihr Habitat ist offenes Grasland, nur in harten Wintern gehen sie manchmal auch in Wälder.
Köy, Valmasque ormanı gibi ormanlarla çevrelenmiştir.Die Art ähnelte den nahe verwandten Waldmäusen (Apodemus).
Yağışlaŕın fazla olması orman örtüsünü de gürleştirmiştir.Mit der zunehmenden Abholzung der Regenwälder sank auch ihr Bestand.
Yaklasık 50 haneli olan köyün doğası ormanla çevrilidir.Das deutlich weniger als 50 Einwohner zählende Dorf liegt von Wäldern umgeben im Zentrum der Insel.
Tai Ormanı, Ebola virüsünün doğal bir rezervuarıdır.Vögel sind das natürliche Reservoir für das Virus.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından koruma altına alınmıştır.Der Wasserfall und seine Umgebung wird vom National Park Service verwaltet.
En önemli orman zararlıları bunlardır.Dabei handelt es sich um die höchste Fichte im Wald.
Kendisi tropik yağmur ormanlarında yaşar; mesela Venezuela, Kolombiya ve Guyana.Seine Heimat sind die tropischen Regenwälder in Venezuela, Kolumbien und Guayana.
Kavalcı onları yakındaki bir ormana götürür.Die Ermittler fahren mit ihm zu einem nahen Waldgebiet.
Milli Park sahip olduğu Puslu ormanları (hydrophil ormanlar) ile ünlüdür.Der Nationalpark ist bekannt für seine Nebelwälder (hydrophile Wälder).
Ormanlar ve çöllerde yaşarlar.Sie leben in Wäldern und am Waldrand.
Doğa ise orman yangınları ve kasırgalarla zarar vermektedir.Die Trockenheit begünstigte Wald- und Feldbrände.
Şehrin %61'i ormanlık alandan oluşmuştur.61 Prozent der Stadtfläche werden von Wald eingenommen.
Etrafı ormanlarla çevrilidir.Es ist von dichten Wäldern umgeben.
Ormandan bir boru sesi duyulur.Aus dem Wald erklingen Hörnerrufe.
Rehber Bobby Joe kaçmayı dener ama ormanda ağaçların saldırısına uğrar.Smokie Joe können sie retten, aber ihr Leben im Wald ist damit beendet.
Ormanlar İsviçre’nin kereste ihtiyacının yarısını sağlar.Die Aussichtsplattform besteht zu hundert Prozent aus Schweizer Holz aus der Region.
En fazla tür çeşitliliği Güney Amerika'nın orta ve kuzey kısmında özellikle Amazonas ormanlarındadır.Die größte Artenvielfalt erreichen sie im nördlichen und mittleren Südamerika, insbesondere im Amazonasbecken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod