Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.Тогава Моисей, свещеникът Елеазар и всичките първенци на обществото излязоха да ги посрещнат вън от стана.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.ויצאו משה ואלעזר הכהן וכל נשיאי העדה לקראתם אל מחוץ למחנה׃
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.فخرج موسى والعازار الكاهن وكل رؤساء الجماعة لاستقبالهم الى خارج المحلّة.
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.摩 西 和 祭 司 以 利 亞 撒 、 並 會 眾 一 切 的 首 領 、 都 出 到 營 外 迎 接 他 們
Musa, Kâhin Elazar ve topluluğun önderleri onları karşılamak için ordugahın dışına çıktılar.摩西 和 祭司 以利 亞撒 、 並會眾 一切 的 首領 、 都 出 到 營外 迎接 他 們
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.32:3 Und da er sie sah, sprach er: Es sind Gottes Heere; und hieß die Stätte Mahanaim.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.A Jakob povedal, keď ich videl: Toto je tábor Boží. A preto nazval meno toho miesta: Machnajim.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.A Jakób też poszedł w drogę swoję i potkali się z nim Aniołowie Boży.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.Cuando los vio, Jacob dijo: --¡Éste es un campamento de Dios! Y llamó el nombre de aquel lugar Majanaim
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.Da Jakob så dem, sa han: Dette er Guds leir. Og han kalte stedet Mahana'im*. / {* d.e. to leire.}
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.En les voyant, Jacob dit: C`est le camp de Dieu! Et il donna à ce lieu le nom de Mahanaïm.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.És monda Jákób mikor azokat látja vala: Isten tábora ez; és nevezé annak a helynek nevét Mahanáimnak.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.I řekl Jákob, když je viděl: Vojsko Boží jest toto. A nazval jméno místa toho Mahanaim.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.Ja nähdessään heidät Jaakob sanoi: "Tämä on Jumalan sotajoukkoa". Ja hän antoi sille paikalle nimen Mahanaim.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.Ketika Yakub melihat mereka, ia berkata, "Ini perkemahan Allah," karena itu dinamakannya tempat itu Mahanaim
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.야곱이 그들을 볼 때에 이르기를 이는 하나님의 군대라 하고 그 땅 이름을 마하나임이라 하였더라
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.Mentre Giacobbe continuava il viaggio, gli si fecero incontro gli angeli di Dio
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.och då Jakob såg dem, sade han: »Detta är Guds skara.» Och han gav den platsen namnet Mahanaim .
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.og da Jakob så dem, sagde han: "Her er Guds Lejr!" derfor kaldte han Stedet Mahanajim.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.Quando Jacó os viu, disse: Este é o exército de Deus. E chamou �quele lugar Maanaim.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.Toen Jakob hen zag, riep hij: "Dat is een leger van God!"
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.А като ги видя, Яков рече: Това е Божие войнство; и наименува мястото Маханаим*.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.Иаков, увидев их, сказал: это ополчение Божие. И нарек имя месту тому: Маханаим.
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.ויאמר יעקב כאשר ראם מחנה אלהים זה ויקרא שם המקום ההוא מחנים׃
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.وقال يعقوب اذ رآهم هذا جيش الله. فدعا اسم ذلك المكان محنايم
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.雅 各 看 見 他 們 就 說 、 這 是 神 的 軍 兵 . 於 是 給 那 地 方 起 名 叫 瑪 哈 念 。 〔 就 是 二 軍 兵 的 意 思
Onları görünce, ‹‹Tanrının ordugahı bu›› diyerek oraya Mahanayim adını verdi.雅各 看見 他 們就說 、 這是 神 的 軍兵 . 於是 給 那 地方 起名 叫 瑪哈念 。 〔 就 是 二軍兵 的 意思
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.A postavili se každý na místě svém vůkol ležení; i zděšena jsou všecka vojska, a křičíce, utíkali.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.A stáli každý na svojom mieste vôkol tábora. Vtedy sa pustil do behu celý tábor, a kričali a utekali.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.Au rămas fiecare la locul lui în jurul taberii, şi toată tabăra a început să alerge, să ţipe, şi să fugă.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.Chúng đứng vây quanh trại quân , ai cứ chỗ nấy ; cả trại quân bèn vỡ chạy , cất_tiếng la và trốn đi .
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.Chúng đứng vây quanh trại quân, ai cứ chỗ nấy; cả trại quân bèn vỡ chạy, cất tiếng la và trốn đi.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.In sleherni obstane na svojem mestu okoli tabora. In vsa vojska začne tekati, in vpijejo ter beže.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.I stanęli każdy na miejscu swojem koło obozu, a strwożył się wszystek obóz, i krzycząc uciekali.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.각기 당처에 서서 그 진을 사면으로 에워싸매 그 온 적군이 달음질하고 부르짖으며 도망하였는데
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.Всеки застана на мястото си около стана; и целият стан се разтича, като викаха и бягаха.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.И стоял всякий на своем месте вокруг стана; и стали бегать во всем стане, и кричали, и обратились в бегство.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.ויעמדו איש תחתיו סביב למחנה וירץ כל המחנה ויריעו ויניסו׃
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.ووقفوا كل واحد في مكانه حول المحلّة فركض كل الجيش وصرخوا وهربوا.
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.他 們 在 營 的 四 圍 各 站 各 的 地 方 . 全 營 的 人 都 亂 竄 . 三 百 人 吶 喊 、 使 他 們 逃 跑
Onlar ordugahın çevresinde dururken, ordugahtakilerin hepsi koşuşmaya, bağırıp kaçışmaya başladı.他 們在營 的 四 圍 各 站 各 的 地方 . 全營 的 人 都 亂竄.三百 人 吶喊 、 使 他 們 逃跑
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,(105:16) И позавидовали в стане Моисею и Аарону, святому Господню.
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,De bar Avind mod Moses i Lejren, mod Aron, HERRENs hellige;
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Después tuvieron celos de Moisés en el campamento, y de Aarón, el consagrado de Jehovah
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Di padang gurun itu mereka iri hati kepada Musa dan kepada Harun hamba-Nya yang suci
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Divennero gelosi di Mosè negli accampamenti, e di Aronne, il consacrato del Signore
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,És irigységre indulának Mózes ellen a táborban, az Úr szentje, Áron ellen.
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Ils se montrèrent, dans le camp, jaloux contre Moïse, Contre Aaron, le saint de l`Éternel.
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,In het kamp werden zij jaloers op Mozes en Aäron, die door de HERE waren uitgekozen.
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,În tabără au fost geloşi pe Moise, şi pe Aaron, sfîntul Domnului.
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Ja heissä syttyi leirissä kateus Moosesta vastaan ja Aaronia, Herran pyhää, vastaan.
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,저희가 진에서 모세와 여호와의 성도 아론을 질투하매
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Ko so bili nevoščljivi Mojzesu v taborišču in Aronu, svetniku GOSPODOVEMU,
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Och de upptändes av avund mot Mose i lägret, mot Aron, HERRENS helige.
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Og de blev avindsyke mot Moses i leiren, mot Aron, Herrens hellige.
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Potom, když horlili proti Mojžíšovi v vojště, a Aronovi, svatému Hospodinovu,
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Tiveram inveja de Moisés no acampamento, e de Arão, o santo do Senhor.
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Trong trại quân họ ganh ghét Môi-se Và A-rôn, là người thánh của Ðức Giê-hô-va.
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Trong trại quân họ ganh_ghét Môi-se Và A-rôn , là người thánh của Ðức_Giê - hô-va .
Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,Und sie empörten sich wider Mose im Lager, wider Aaron, den Heiligen des HERRN.