İsrail halkıyla birlikte Lakişten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugah kurup saldırıya geçti.여호수아가 온 이스라엘로 더불어 라기스에서 에글론으로 나아가서 대진하고 싸워
İsrail halkıyla birlikte Lakişten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugah kurup saldırıya geçti.Och från Lakis drog Josua med hela Israel till Eglon, och de belägrade och angrepo det.
İsrail halkıyla birlikte Lakişten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugah kurup saldırıya geçti.Så drog Josua med hele Israel fra Lakisj til Eglon, og de slog Lejr udenfor og angreb Byen;
İsrail halkıyla birlikte Lakişten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugah kurup saldırıya geçti.Táhl potom Jozue a všecken Izrael s ním z Lachis do Eglon, a položivše se naproti, bojovali proti němu.
İsrail halkıyla birlikte Lakişten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugah kurup saldırıya geçti.Und Josua zog von Lachis samt dem ganzen Israel gen Eglon und belagerte und bestritt es
İsrail halkıyla birlikte Lakişten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugah kurup saldırıya geçti.И от Лахис, Исус и целият Израил с него, премина в Еглон, разположиха стан срещу него, и воюваха против него;
İsrail halkıyla birlikte Lakişten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugah kurup saldırıya geçti.ויעבר יהושע וכל ישראל עמו מלכיש עגלנה ויחנו עליה וילחמו עליה׃
İsrail halkıyla birlikte Lakişten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugah kurup saldırıya geçti.ثم اجتاز يشوع وكل اسرائيل معه من لخيش الى عجلون فنزلوا عليها وحاربوها
İsrail halkıyla birlikte Lakişten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugah kurup saldırıya geçti.約 書 亞 和 以 色 列 眾 人 從 拉 吉 往 伊 磯 倫 去 、 對 著 伊 磯 倫 安 營 、 攻 打 這 城
İsrail halkıyla birlikte Lakişten Eglon üzerine yürüyen Yeşu, kentin karşısında ordugah kurup saldırıya geçti.約書亞 和 以色列 眾人 從拉吉往 伊磯倫 去 、 對著 伊磯倫 安營 、 攻打 這城
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederDacă cineva din casa lui Israel junghie în tabără sau afară din tabără un bou, un miel sau o capră,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederHa valaki Izráel házából ökröt, vagy bárányt, vagy kecskét öl le a táborban, vagy a ki öl a táboron kivül,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederHver mann av Israels hus som slakter en okse eller et får eller en gjet enten i leiren eller utenfor leiren
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban eder무릇 이스라엘 집의 누구든지 소나 어린 양이나 염소를 진 안에서 잡든지 진 밖에서 잡든지
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederKuka ikinä Israelin heimosta teurastaa härän tai karitsan tai vuohen leirissä tai leirin ulkopuolella
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederOm någon av Israels hus, i lägret eller utanför lägret, slaktar ett fäkreatur eller ett lamm eller en get,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederQualquer homem da casa de Israel que imolar boi, ou cordeiro, ou cabra, no arraial, ou fora do arraial,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederQualunque Israelita scanna un bue o un agnello o una capra entro il campo o fuori del camp
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederSi un homme de la maison d`Israël égorge dans le camp ou hors du camp un boeuf, un agneau ou une chèvre,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederVsakdo iz hiše Izraelove, ki zakolje vola ali ovco ali kozo v taborišču ali pa zunaj taborišča
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederВсеки човек от Израилевия дом, който заколи говедо, агне, или коза в стана, или който заколи вън от стана,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederесли кто из дома Израилева заколет тельца или овцу или козу в стане, или если кто заколет вне стана
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederאיש איש מבית ישראל אשר ישחט שור או כשב או עז במחנה או אשר ישחט מחוץ למחנה׃
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederكل انسان من بيت اسرائيل يذبح بقرا او غنما او معزى في المحلّة او يذبح خارج المحلّة
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban eder凡 以 色 列 家 中 的 人 、 宰 公 牛 、 或 是 綿 羊 羔 、 或 是 山 羊 、 不 拘 宰 於 營 內 營 外
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban eder凡 以色列 家中 的 人 、 宰 公牛 、 或是 綿 羊羔 、 或是 山羊 、 不拘 宰於 營內 營外
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Also machten sich die Kinder Israel des Morgens auf und lagerten sich vor Gibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.A tak ráno vstavše synové Izraelští, položili se proti Gabaa.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.A tak wstawszy synowie Izraelscy rano, położyli się obozem przeciw Gabaa.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Besok paginya berangkatlah mereka dan berkemah di dekat kota Gibea
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Copiii lui Israel au pornit disdedimineaţă, şi au tăbărît la Ghibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Då bröto Israels barn upp följande morgon och lägrade sig framför Gibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Dès le matin, les enfants d`Israël se mirent en marche, et ils campèrent près de Guibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Felkeltek azért az Izráel fiai reggel, és táborba szállottak Gibea elõtt.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Il mattino dopo, gli Israeliti si mossero e si accamparono presso Gàbaa
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Ja israelilaiset lähtivät liikkeelle seuraavana aamuna ja asettuivat leiriin Gibean edustalle.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.이스라엘 자손이 아침에 일어나 기브아를 대하여 진을 치니라
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Levantaram-se, pois, os filhos de Israel pela manhã, e acamparam contra Gibeá.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Los hijos de Israel se levantaron por la mañana y acamparon frente a Gabaa
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Så brød Israelitterne op om Morgenen og slog Lejr uden for Gibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Så brøt Israels barn op om morgenen og leiret sig midt imot Gibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Vtedy vstali synovia Izraelovi ráno a položili sa táborom proti Gibei.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Vừa sáng ngày , dân Y-sơ-ra-ên kéo đi và đóng trại gần Ghi-bê - a .
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Vừa sáng ngày, dân Y-sơ-ra-ên kéo đi và đóng trại gần Ghi-bê-a.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Zjutraj torej vstanejo sinovi Izraelovi in se utabore proti Gibei.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Και εσηκωθησαν οι υιοι Ισραηλ το πρωι και εστρατοπεδευσαν εναντιον της Γαβαα.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.И встали сыны Израилевы поутру и расположились станом подле Гивы;
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.И тъй, на утринта израилтяните станаха та разположиха стан против Гавая.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.ויקומו בני ישראל בבקר ויחנו על הגבעה׃
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.فقام بنو اسرائيل في الصباح ونزلوا على جبعة.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.以 色 列 人 早 晨 起 來 、 對 著 基 比 亞 安 營
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.以色列人 早晨 起來 、 對著基 比 亞安營
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,A pap pedig menjen ki a táboron kivül, és nézze meg a pap, és ha meggyógyult a pokloson a poklos fakadék:
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,dan imam membawanya ke luar perkemahan. Kalau menurut pemeriksaannya orang itu sudah sembuh
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,duhovnik pa naj pride ven iz šatorišča in ga ogleda, in glej, boleznivo znamenje gob je zaceljeno na gobavcu:
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,e este sairá para fora do arraial, e o examinará; se a praga do leproso tiver sarado,
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,I vyjde kněz ven z stanů a pohledí na něj, a uzří-li, že uzdravena jest rána malomocenství malomocného:
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,제사장은 진에서 나가서 진찰할지니 그 환자에게 있던 문둥병 환처가 나았으면
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,Le sacrificateur sortira du camp, et il examinera le lépreux. Si le lépreux est guéri de la plaie de la lèpre,
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,Preotul să iasă afară din tabără, şi să cerceteze pe cel lepros. Dacă leprosul este tămăduit de rana leprei,