Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.Azután vesse le azt a ruháját, és öltözzék más ruhába, és vigye ki a hamut a táboron kivül, tiszta helyre.
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.Daarna zal hij zijn kleren verwisselen en de as naar een reine plaats buiten het kamp brengen.
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.đoạn cổi áo nầy , mặc áo khác , đem tro nầy ra ngoài trại quân , đổ trong một nơi tinh sạch .
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.đoạn cổi áo nầy, mặc áo khác, đem tro nầy ra ngoài trại quân, đổ trong một nơi tinh sạch.
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.그 옷을 벗고 다른 옷을 입고 그 재를 진 바깥 정결한 곳으로 가져 갈 것이요
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.Nato naj sleče svoja oblačila in obleče druga oblačila in naj nese pepel iz taborišča na čist kraj.
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.Potom si vyzlečie svoje rúcho a oblečie si iné rúcho a vynesie popol von za tábor na čisté miesto.
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.Potom svleče šaty své a obleče se v roucho jiné, a vynese popel ven z stanů na místo čisté.
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.Tać też jest ustawa ofiary spokojnej, którą będą ofiarowali Panu.
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.и пусть снимет с себя одежды свои, и наденет другие одежды, и вынесет пепел вне стана на чистое место;
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.Тогава да съблече одеждите си та да облече други одежди, и да изнесе пепелта вън от стана на чисто място.
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.ופשט את בגדיו ולבש בגדים אחרים והוציא את הדשן אל מחוץ למחנה אל מקום טהור׃
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.ثم يخلع ثيابه ويلبس ثيابا اخرى ويخرج الرماد الى خارج المحلّة الى مكان طاهر.
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.隨 後 要 脫 去 這 衣 服 、 穿 上 別 的 衣 服 、 把 灰 拿 到 營 外 潔 淨 之 處
Giysilerini değiştirdikten sonra külü ordugahın dışında temiz bir yere götürecek.隨後 要 脫去 這 衣服 、 穿上 別 的 衣服 、 把 灰 拿到 營外 潔淨 之 處
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Al tramonto un grido si diffuse per l'accampamento: «Ognuno alla sua città e ognuno alla sua tenda
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Ao pôr do sol passou pelo exército a palavra: Cada um para a sua cidade, e cada um para a sua terra!
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Au coucher du soleil, on cria par tout le camp: Chacun à sa ville et chacun dans son pays!
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Da Solen gik ned, gik det Råb gennem Lejren: "Enhver drage hjem til sin By og sit Land,
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.In ko je solnce zahajalo, je šel klic po taborišču: Vsak pojdi v mesto svoje in v kraj svoj,
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Ja auringon laskiessa kaikui kautta sotajoukon huuto: "Joka mies kaupunkiinsa! Joka mies maahansa!"
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.kikiálták napnyugotkor a táborban, mondván: Minden ember [menjen haza] a maga városába és földjébe!
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.해가 질 즈음에 군중에서 외치는 소리 있어 가로되 각기 성읍으로 각기 본향으로 하더라
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Lối chiều , trong hàng quân có rao truyền rằng : Ai_nấy hãy trở_về thành mình , xứ mình .
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Lối chiều, trong hàng quân có rao truyền rằng: Ai nấy hãy trở về thành mình, xứ mình.
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Og ved solens nedgang gikk der det rop gjennem leiren: Hver mann hjem til sin by og sitt land!
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Potom, o západe slnka, išiel krik táborom volajúc: Každý do svojho mesta a každý do svojej zeme!
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.И провозглашено было по всему стану при захождении солнца: каждыйиди в свой город, каждый в свою землю!
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.ויעבר הרנה במחנה כבא השמש לאמר איש אל עירו ואיש אל ארצו׃
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.وعبرت الرنّة في الجند عند غروب الشمس قائلا كل رجل الى مدينته وكل رجل الى ارضه.
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.約 在 日 落 的 時 候 、 有 號 令 傳 遍 軍 中 、 說 、 各 歸 本 城 、 各 歸 本 地 罷
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.約 在 日落 的 時候 、 有號 令 傳遍軍 中 、 說 、 各歸本城 、 各 歸 本地罷
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.A tedy obchádzala truhla Hospodinova mesto; obišli raz a prišli do tábora a prenocovali v tábore.
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.Hòm của Ðức Giê-hô-va đi vòng chung quanh thành một bận, rồi chúng vào trại quân, và ngủ đêm tại đó.
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.Hòm của Ðức_Giê - hô-va đi vòng chung_quanh thành một bận , rồi chúng vào trại quân , và ngủ đêm tại đó .
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.여호와의 궤로 성을 한번 돌게 하니라 무리가 진에 돌아와서 진에서 자니라
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.Tako je šla skrinja GOSPODOVA okoli mesta enkrat; in prišli so zopet v tabor in ondi prenočili.
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.Tedy obešla truhla Hospodinova město vůkol jednou, a navrátili se do stanů a zůstali v nich.
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.Tedy obeszła skrzynia Pańska miasto w około raz; i wrócili się do obozu, i zostali w obozie przez noc.
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.И тъй, направи да обиколи Господният ковчег около града еднъж; и дойдоха в стана и пренощуваха в стана.
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.ויסב ארון יהוה את העיר הקף פעם אחת ויבאו המחנה וילינו במחנה׃
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.فدار تابوت الرب حول المدينة مرّة واحدة. ثم دخلوا المحلّة وباتوا في المحلّة
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.這 樣 、 他 使 耶 和 華 的 約 櫃 繞 城 、 把 城 繞 了 一 次 . 眾 人 回 到 營 裡 、 就 在 營 裡 住 宿
Halk RABbin Sandığıyla birlikte kentin çevresini bir kez dolandı, sonra ordugaha dönüp geceyi orada geçirdi.這樣 、 他 使 耶和華 的 約櫃繞城 、 把 城繞 了 一 次 . 眾人 回到 營裡 、 就 在 營裡 住宿
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.23:13 Und du sollst draußen vor dem Lager einen Ort haben, dahin du zur Not hinausgehst.
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.A jeźliby on człowiek był ubogi, nie układziesz się z zastawem jego.
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.A táboron kívül valami helyed is legyen, hogy kimehess oda.
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Budeš mať i miesto vonku za táborom, a ta budeš chodiť von.
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Du skal ha et sted utenfor leiren som du skal gå ut til.
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Du skal have en afsides Plads uden for Lejren, hvor du kan gå for dig selv;
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Du skall hava en särskild plats utanför lägret, dit du kan gå avsides.
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Het toiletgebied moet buiten het kamp liggen.
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Imej tudi kraj zunaj taborišča, kamor boš hodil k svoji potrebi;
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Kamu harus menyediakan tempat di luar perkemahan untuk buang air
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.너의 진 밖에 변소를 베풀고 그리로 나가되
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Leirin ulkopuolella olkoon sinulla syrjäinen paikka, johon sinun on mentävä tarpeellesi.
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Ngươi phải có một chỗ riêng ở ngoài trại quân ; ấy_là nơi ngươi phải đi ra ;
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Ngươi phải có một chỗ riêng ở ngoài trại quân; ấy là nơi ngươi phải đi ra;
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Să ai un loc afară din tabără, şi acolo să ieşi afară.
‹‹İhtiyaçlarınızı gidermek için ordugahın dışında bir yeriniz olmalı.Také místo budeš míti vně za stany, abys tam chodíval ven;