Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.In iz tabora Filistejcev stopi dvobojnik, po imenu Goliat, iz Gata, visok šest komolcev in dlan.
Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.I vyšel muž bojovník z vojska Filistinského, Goliáš jménem, z Gát, zvýší šesti loket a dlani.
Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.I wyszedł mąż między nie z obozu Filistyńskiego imieniem Golijat z Get, wzwyż na sześciu łokci i na piędzi.
Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.블레셋 사람의 진에서 싸움을 돋우는 자가 왔는데 그 이름은 골리앗이요 가드 사람이라 그 신장은 여섯 규빗 한 뼘이요
Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.И выступил из стана Филистимского единоборец, по имени Голиаф, изГефа; ростом он – шести локтей и пяди.
Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.И от филистимския стан излезе юнак на име Голиат, от Гет, шест лакътя и една педя висок.
Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.ויצא איש הבנים ממחנות פלשתים גלית שמו מגת גבהו שש אמות וזרת׃
Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.فخرج رجل مبارز من جيوش الفلسطينيين اسمه جليات من جتّ طوله ست اذرع وشبر.
Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.從 非 利 士 營 中 出 來 一 個 討 戰 的 人 、 名 叫 歌 利 亞 . 是 迦 特 人 、 身 高 六 肘 零 一 虎 口
Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.從非利 士營 中 出來一個討戰 的 人 、 名叫 歌利亞 . 是 迦特人 、 身高 六肘零一 虎口
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.A keď padala rosa na tábor vnoci, padala naň i manna.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Cînd cădea roua noaptea în tabără, cădea şi mana.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Cuando el rocío descendía de noche sobre el campamento, el maná descendía sobre él
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.E, quando o orvalho descia de noite sobre o arraial, sobre ele descia também o maná.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Gdy bowiem padała rosa na obóz w nocy, padała też manna nań.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.in ko je po noči padala rosa na šatorišče, je padala mana ž njo vred. -
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Ja kasteen laskeutuessa yöllä leiriin laskeutui mannakin siihen.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Když pak sstupovala rosa na vojsko v noci, tedy sstupovala také i manna).
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Khi ban tối mù sương xuống trên trại quân, thì ma-na cũng xuống nữa.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Khi ban tối mù_sương xuống trên trại quân , thì ma - na cũng xuống nữa .
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.밤에 이슬이 진에 내릴 때에 만나도 같이 내렸더라
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Mikor pedig a harmat leszáll vala a táborra éjjel, a manna is mindjárt leszáll vala arra.)
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.När daggen om natten föll över lägret, föll ock mannat där.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Når duggen falt ned over leiren om natten, da falt mannaen ned sammen med den.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Når Duggen om Natten faldt over Lejren, faldt også Mannaen ned over den.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Quand la rosée descendait la nuit sur le camp, la manne y descendait aussi.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Quando di notte cadeva la rugiada sul campo, cadeva anche la manna
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Samen met de dauw bedekte het manna 's nachts het kamp.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Und wenn des Nachts der Tau über die Lager fiel, so fiel das Man mit darauf.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Και οτε κατεβαινεν η δροσος εις το στρατοπεδον την νυκτα, επιπτε το μαννα επ' αυτης.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.И когда роса сходила на стан ночью, тогда сходила на него и манна.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Когато падаше росата в стана нощем, падаше с нея и манна).
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.וברדת הטל על המחנה לילה ירד המן עליו׃
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.ومتى نزل الندى على المحلّة ليلا كان ينزل المنّ معه
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.夜 間 露 水 降 在 營 中 、 麼 哪 也 隨 著 降 下
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.夜 間 露水 降 在 營中 、 麼哪 也 隨著 降下
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Då trädde de fram och buro bort dem i deras livklädnader, utanför lägret, såsom Mose hade sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ei s'au apropiat, şi i-au scos afară din tabără, îmbrăcaţi în tunicile lor, cum zisese Moise.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ellos se acercaron y los llevaron con sus vestiduras fuera del campamento, como dijo Moisés
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.És odamenének, és kivivék õket az õ köntöseikben a táboron kivül, a mint szólott vala Mózes.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Essi si avvicinarono e li portarono via con le loro tuniche, fuori dell'accampamento, come Mosè aveva detto
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ils s`approchèrent, et ils les emportèrent dans leurs tuniques hors du camp, comme Moïse l`avait dit.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.I přišli a vynesli je v sukních jejich ven za stany, jakž byl rozkázal Mojžíš.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ja he astuivat esiin ja kantoivat heidät ihokkaineen leirin ulkopuolelle, niinkuin Mooses oli sanonut.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.그들이 나아와 모세의 명대로 그들을 옷 입은 채 진 밖으로 메어 내니
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Og de kom og bar dem uden for Lejren i deres Kjortler, som Moses havde sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Og de trådte frem og bar dem i deres kjortler utenfor leiren, som Moses hadde sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Stopita torej noter in ju odneseta v njunih suknjah ven za taborišče, kakor je rekel Mojzes.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Także królik, który choć przeżuwa, ale kopyta rozdzielonego nie ma, nieczystym wam będzie.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Und sie traten hinzu und trugen sie hinaus mit ihren leinenen Röcken vor das Lager, wie Mose gesagt hatte.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vậy , họ đến gần khiêng thây còn mặc áo_lá trong ra ngoài trại quân , y_như lời Môi-se đã biểu .
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vậy, họ đến gần khiêng thây còn mặc áo lá trong ra ngoài trại quân, y như lời Môi-se đã biểu.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vtedy pristúpili a vyniesli ich v ich sukniach von za tábor, tak ako hovoril Mojžiš.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Και επλησιασαν και εσηκωσαν αυτους με τους χιτωνας αυτων εξω του στρατοπεδου, καθως ειπεν ο Μωυσης.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.И пошли и вынесли их в хитонах их за стан, как сказал Моисей.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Те, прочее, пристъпиха и ги изнесоха с хитоните им вън от стана, според както рече Моисей.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.ויקרבו וישאם בכתנתם אל מחוץ למחנה כאשר דבר משה׃
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.فتقدما ورفعاهما في قميصيهما الى خارج المحلّة كما قال موسى.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.於 是 二 人 上 前 來 、 把 他 們 穿 著 袍 子 抬 到 營 外 . 是 照 摩 西 所 吩 咐 的
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.於是 二 人 上前 來 、 把 他 們穿著 袍子 抬到 營外 . 是 照 摩西 所 吩咐 的