Ana içeriğe geç
Sözlük

oran ile cümle

oran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Amaç, yumuşak ve akıcı hareketlerle iki çubuğu da eşit oranda kullanmaktır.Für den Versuch werden zwei gleich schwere und feuchte Proben verwendet.
2016 yılında bu oranın %5 ila %10 arasında artacağı düşünülmektedir.Für 2016 wird die weitere Verminderung auf 10 bis 15 Prozent geschätzt.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.SSES kommt bei Jungen dreimal so oft vor wie bei Mädchen.
Güney Afrika dünya genelinde suç oranlarının en yüksek olduğu ülkelerin başında gelmektedir.Südafrika weist die höchste Rate an Vergewaltigungen in der Welt auf.
Bayrağın ebatı 3:5 oranındadır.Seekriegsflagge 3:5 ?
Geminin yapım çalışmaları maliyet sorunu sebebiyle 1992'de henüz %67 oranında tamamlanmışken durdurulmuştu.1992 wurde der Bau des zu etwa 70 % fertigen Schiffes wegen Finanzierungslücken gestoppt.
İnsan rakipler ise % 63,3 oran elde etmiştir.Die menschlichen Konkurrenten hingegen erzielten 63 %.
Nielsen ayrıca bir programdaki reklam bölümleri için ortalama izleme oranları da rapor eder.Darüber hinaus erfasst Nielsen Media Research die Werbekreationen in den verschiedenen Medien.
Çanın alaşımı % 78 oranında bakır, % 22 de kalaydan bileşir.Die Glocken bestehen alle aus 78 % Kupfer und 22 % Zinn.
Kalkınma oranı yükseldi.Der Schwierigkeitsgrad war angestiegen.
Kentsel alanlarda yaşayan nüfusun oranı, 1980 yılında %20'den 2014 yılında %50'den fazlaya çıktı.Dies entspricht einer Steigerung der Bevölkerungszahlen von über 50 % im Vergleich zum Jahre 1989.
Çoğu durumda gebenin kanında alfafetoprotein ölçümü de yüksek oranda bulunur.Im Labor finden sich häufig erhöhte Werte des Alphafetoproteins.
Lockheed Martin, savunma sanayisinin dünya çapında (gelire oranla) en büyük yüklenicisidir .Dieser löste dadurch Lockheed Martin vorübergehend als größten Rüstungskonzern der Welt ab.
Ekim 2017 itibarıyla, Polonya'nın işsizlik oranı Eurostat'a göre %4,6 seviyesinde gerçekleşti.Im Jahr 2017 betrug die Arbeitslosenquote (laut Eurostat-Definition) 4,6 %.
Meryem’in boynu, elleri, parmakları, başı ve uzun ve orantısızdır.Mit der weißen Besiedlung kamen foxglove (Fingerhut), Efeu und Stechpalmen (Ilex) hinzu.
Çimlenmede %60-75 oranında başarı sağlanır.Auf diese Weise sind 50 bis 70 % der Jagden erfolgreich.
Güney Amerika bölgesinde yüzde altılık bir oran bildirilmiştir.Mit 10 % Umsatzanteil ist die Region Südamerika zu erwähnen.
1958 yılında atmosferdeki 315 ppm/m3 karbondioksit oranı 2004'te 379 ppm/m3 olmuştur.So betrug die durchschnittliche Konzentration von Stickstoffdioxid im Jahr 2014 54 mg/m3.
Media Player'a oranla daha hızlı ve eğlencelidir.Das macht das Spiel auch für die Schiedsrichter schneller und dynamischer.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.In Städten ist die Sozialhilfequote höher als in ländlichen Regionen.
Bu oran çalışan nüfusun %46,1'ine denk gelmektedir.66,1 % der Erwerbstätigen pendelten aus der Gemeinde.
Kıl keçisi tulumlara basılan peynir, %75-80 nem oranına sahip mağaralarda iki-üç ay bekletiliyor.Der mit bis zu 40 % Kuhmilch verschnittene Schafsmilchkäse wird drei bis sieben Stunden lang geräuchert.
Yani bu sıralama, dağıtımların kullanma oranlarını gösteren bir istatistik değildir.Dann ist das Indikatorproblem kein Hindernis für den Einsatz von Indikatoren.
Ülkede ikamet eden yabancıların oranı takriben %34’tür.Der Ausländeranteil beträgt rund 34 Prozent.
Ardından Baku Polytechnical Technicum'una başlar ve oranı birincilikle bitirir.Dieser Zug haftet “Ballet mécanique” von Anfang bis Ende an.
Özellikle tecavüz vakaları DKC'de savaş silahı olarak çok yüksek oranda kullanılmaktadır.Für den Brandfall selbst gelten in einem KKW besonders strenge Anforderungen.
2007'deki ölüm oranı, her 1.000 kişi için 16,5 tane ölüm.Die Sterberate betrug im Jahr 2005 3,6 pro 1000 Einwohner.
2008 yılında Fas büyüme oranı yaklaşık %6,5 idi.Im Jahre 2008 konnte noch ein Wachstum von 6,2 % erzielt werden.
Okur-yazar oranı %85'dir.Die Alphabetisierungsquote beträgt 85 Prozent.
Samanyolu Galaksisinde açık yıldız kümelerinin oluşum oranı birkaç bin yılda bir olarak tahmin edilmiştir.In unserer Galaxie bilden sich offene Sternhaufen alle paar tausend Jahre.
Çağatayca'da büyük bir oranda İslam kültürünün etkileri de görülür.Auch in der Folgezeit ist weiterhin starker ägyptischer Einfluss zu beobachten.
Moleküler azot, büyük oranda Satürn'ün Ay'ı Titan'ın atmosferinde bulunur.Außerdem existiert Wasserdampf in der Atmosphäre des Saturnmonds Titan.
Araç büyük oranda Triumph Herald'a dayanmakta olup kısaltılmıştır.Es gibt Berichte, wonach die vordere Radaufhängung vom Triumph Herald übernommen wurde.
Bu oran daha çok % 10 olarak öngörülmektedir.Dies entspricht einer Zunahme von zehn Prozent.
Türkiye'de de bu oran geçerlidir.Ebenso ist es in Indien üblich.
Kurumlar vergisi oranı %30'dan %20'ye düştü.Insbesondere wurde die Gewinnsteuer von 24 % auf 20 % gesenkt.
Antimikrobiyal tedaviye karşın ölüm oranı %50'dir.Bei bakteriellen Enzephalitiden beträgt die Sterblichkeit bis zu 50 Prozent.
İlçede İngilizce ve İnyupikçe dışında konuşulan üçüncü büyük dil % 4.21 oranla Filipinlilerin Tagalog dilidir.Die restlichen 3,4 % geben an, dass weder Englisch noch Französisch ihre Erstsprache ist.
Son 10 yıl içinde nüfusu %-3.8 oranında azalmıştır.In den letzten zehn Jahre schrumpfte die Einwohnerzahl um 0,38 Prozent.
Son modeller ile yapılan deneme atışlarında bu oran %24e çıkmıştır.Bei Tests mit späteren Modellen ergaben sich Trefferwahrscheinlichkeiten von etwa 24 %.
Bunlardan biri de oranın asıl adının "suluca" lı olduğudur.Dort wurde eine Höhe nach ihm benannt: "Die Hohenwarte".
Butirik asidin gliserit hali tereyağında %3 - 4 oranında bulunur.Die Sterblichkeit wird mit drei bis vier Prozent der Gebissenen angegeben.
Şehrin ortalama güneş ışığı oranı yılda 2700 saattir..Die mittlere Sonnenscheindauer liegt bei 2700 Stunden/Jahr.
Tuzluluk oranı %1,2'dir.Ein Anstieg von 1,2 Prozent.
Kolej basketbolunu Syracuse Orange takımında oynamıştır.Coleman spielte an der Syracuse University für deren Team die Syracuse Orange.
2009 ve 2010 yılında, Çek Cumhuriyeti güçlü bir ekonomik kriz yaşamış ve GSYİH %4,5 oranında azalmıştır.Durch die weltweite Finanz- und Wirtschaftskrise erfuhr die EU 2009 eine Rezession um 4,4 %.
Bunun oranı ise %31'dir.Der Fettanteil liegt bei rund 31 Prozent.
Protein ve B vitamini oranı daha yüksektir.Sowohl AIDS als auch Hepatitis B nehmen zu.
Alkol oranları genelde %6,0'nın altındadır.Der Mindestalkoholgehalt liegt bei 12,0 Vol.-%.
Böylece halkın gerçek geliri % 40 oranında daha artmış oldu.Nur die Reallöhne der einkommensstärksten 10 % sind gestiegen.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.Im April 2011 wurde die Stadt durch einen Hurrikan schwer beschädigt.
Bir diğer yaygın GG EAT ise Ekstrem kütle oranı(EMR)dır .Eine traditionelle Gewürzmischung für Lebkuchen ist das „Neunerlei Gewürz“.
The Annoying Orange, Dane Boedigheimer'un ürettiği bir komedi İnternet şovudur.The Annoying Orange wird von Boedigheimer selbst synchronisiert.
Şanzıman oranları büyütülerek rejim değişikliklerinin genliği azaltılmıştır..Bei Machtverlust des jeweiligen Hegemons verändert sich das Regime.
İşsizlik ödeneğinin verilme süresi prim ödeme gün sayısıyla orantılıdır.Der Anspruch auf Arbeitslosengeld ruht während bestimmter Zeiten.
Açe 26 Aralık 2004 tarihindeki Tsunami'den önemli oranda etkilenmiştir.Der Ort wurde schwer von dem Tsunami am 26. Dezember 2004 getroffen.
İşsizlik oranı ise Mayıs 2009'a göre %5.3'tür.Die Arbeitslosenquote lag im Dezember 2013 bei 5,3 Prozent.
İşlenen pancarın % 4’ü oranında melas elde edilir.Das Darlehen sei mit vier Prozent verzinst worden.
Seçime katılım 2013 seçimlerine göre %12 oranında azaldı.Bei der Wahl 2010 ging ihre Sitzzahl gleichwohl auf 12 zurück.
Çocuk ölüm oranının azaltılması.Das rätselhafte Kindersterben.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod